AKP’nin her alanda başlattığı kerameti kendinden menkul “dönüşümün” acısını en çok çekenlerin arasında ilk sıralarda kamu emekçileri olduğunu dikkat çeken Tatar, "AKP iktidarının ustalaştığı tek alan gerçekleri çarpıtma alanıdır. Ancak AKP’nin bu ustalığının tümünü burada tek tek anlatmaya kalksak günlerimizi, haftalarımızı alır. Bunun için burada belli başlılarını kısaca sıralamaya çalışacağız.”diye konuştu.
AKP İktidarı Diyor ki; “Kamu Emekçileriyle Toplu Sözleşme Yapacağız”
Tatar açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Gerçekte ise, AKP iktidarının aslında kamu emekçileri ile toplu sözleşme yapmak değil sadece yapıyor gibi görünmek istediği yaklaşık bir aydır Bakanlar Kurulunda bekletilen yasa taslağının içeriği ile net olarak ortaya çıkmıştır. Yasa taslağının hazırlık sürecinde defalarca üçlü danışma kurulu toplantıları, teknik komisyon toplantıları yapılmış ama sonuçta hükümet yine kendi bildiğini okumuştur.
Yasa taslağının
bütününe ilişkin bakışımızı daha önce sizler aracılığı ile kamuoyu ile
paylaştığımız için detaylara girmeyeceğiz. Ancak belli başlı
başlıklarla ifade etmemiz gerekirse,
Bu taslakta, uygar dünya
ülkelerinde 50 yıl önce tanınan grevli toplu sözleşme hakkı bu ülkenin
“ileri demokrasi”yi ağzından düşürmeyen iktidarı tarafından bizlere çok
görülmektedir. Kamu emekçilerinin yıllardır verdiği meşru mücadele,
uluslararası sözleşme ve anlaşmaların yanı sıra Anayasanın 90. maddesi
yok sayılarak Grevli Toplu Sözleşme hakkımız engellenmeye
çalışılmaktadır. Kamu emekçilerinin sayıca önemli bir bölümünün
sendikaya üye olması yasağı sürdürülerek örgütlenme özgürlüğü
engellenmek istenmektedir.
Bu yasa taslağında, özlük ve demokratik
haklarımız toplu sözleşmenin kapsamına alınmamaktadır. 2 milyon kamu
emekçisinin iradesi, iktidarın gönüllü kulluğunu kabul eden yandaş
konfederasyona tanınan ayrıcalıklarla ipotek altına alınmaya
çalışılmaktadır. Toplu Sözleşme sürecinde kamu emekçilerinin haklarını
savunacak olan ve salt çoğunlukla karar alacak olan Kamu Görevlileri
Sendikaları Heyetinin 7 üyesinin 4’ü yandaş konfederasyona
verilmektedir.” Şeklinde konuştu
Tatar konuşmasının devamında hakem
kuruluna karşı çıkarak konuşmasını şöyle sürdürdü “Anlaşmazlık durumunda
son sözü söyleyecek olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun oluşumuna
baktığımızda ise toplam 11 üyeden oluşan bu kurulun 4 üyesinin doğrudan
hükümet tarafından atanırken, kardeş payı yapılıp, 2 üyeliğin de yandaş
konfederasyona verilmek istendiğini görüyoruz. Bu kurulun başkanlığını
da, taslağa göre, TBMM’nin yani bir başka ifadeyle AKP hükümetinin
belirlediği Sayıştay Başkanın yapması öngörülmektedir. Diğer taraftan
bu yasa taslağı ile yerel yönetimlerle toplu sözleşme yapmak da imkânsız
hale getirilmektedir.
Kısaca bu taslakta kamu emekçilerinin Grev Hakkı, Örgütlenme Özgürlüğü, Özlük ve Demokratik Hakları YOK!
Yani bir sendika yasasında olması gereken vazgeçilemez düzenlemeler YOK!
Ancak
unuttukları bir şey var. KESK, kamu emekçilerinin geleceklerini çalmayı
hedefleyen bu yasa taslağına karşı mücadelesini sürdürmek için VAR!
Bildiğiniz gibi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-DER), Devrimci Sağlık İş Sendikası (DEV SAĞLIK İŞ), Sağlık Hizmetleri Sınıfı Çalışanları Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD), Tıbbi Laboratuvar Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜM RAD-DER), Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), Türk Hemşireler Derneği (THD), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye Diyetisyenler Derneği üyeleri de 21 Aralık’ta hizmet üretmeyecektir.
Son söz olarak, sendikal hak ve
özgürlüklerimiz korunması ve geliştirilmesi için başından beri
sürdürdüğümüz mücadelemizin bugün yok edilmek istenen tüm değerlerinin
egemenlerin bir lütuftu olmadığı bilinciyle, dişimizle tırnağımızla
verdiğimiz mücadelemizle kazandığımız haklarımızın yok edilmesine
seyirci kalmayacağımızı ifade ediyoruz.
Buradan diğer
konfederasyonlara ve tüm kamu emekçilerine çağrıda bulunuyoruz: Hiçbir
şekilde sorumlusu olmadığımız bu çarpık düzenin bedelini ödememek için,
temel haklarımız için, gelin hep birlikte mücadeleyi yükseltelim. 21
Aralık’ta yapacağımız grevle haklarımıza yapılan saldırılara sessiz
kalmayacağımızı hep birlikte gösterelim.”
Yorumlar
0 yorum