Konya çarşısında uzun yıllardır esnaflık yapan İrfan Altınel’in meslek hayatı, babası Emin Altınel’den öğrendiği ticaret geleneğine dayanıyor.
Aile mesleğini çocukluğundan itibaren sürdüren Altınel, yıllar içinde toptancılıktan tuhafiyeciliğe ve hazır giyime uzanan ticari faaliyetlerini devam ettirdi.
Geçmişte çarşıların gençlerin meslek öğrendiği ve hayat tecrübesi kazandığı önemli merkezler olduğunu dile getiren Altınel, günümüzde bu kültürün giderek azaldığına dikkati çekti.
İrfan Altunel
Çocukluğundan itibaren babasının mesleğini sürdürdüğünü belirten İrfan Altınel, “Babam manifaturacıydı zaten. Emin Altınel. İşte bu, çocukluktan beri babamın izinden yürüyoruz. Biz de onun uzun süre toptancılığını yaptık. Sonra tuhafiyeye, günün şartları içerisinde tuhafiyeye, konfeksiyona dönüş yaptık. Yani hazır giyim. Ağırlık başlayınca, herkes çabucak pratik giyinmeyi benimseyince rota değişti. Yani bu arada işte devam ettik. Bizim bu Tahsin Erkan'ın, yani ilkokul, lise, üniversite hayatından sonra yine mesleğe, babamın mesleğine dönüş yaptık yani. Ayrılmadık, kopmadık. Talebeyken bile İstanbul'da bulunduğumuz zamanlarda ticaretin içindeydik yani. Günlük piyasadan mal sevk ederdik. Burada baba ve bir kardeşimle beraber üç kişi, bugünlere kadar, onların vefatına kadar beraber devam ettik. Bu dükkân da yine buradan başka bir dükkânımız vardı. Çarşıda, burada yakın. 40'lı yıllardan başlar. 1940'lı yıllardan başlar. Samimi hayatım da ticaretin içinde geçti. Mesela okuldan gelince öğleye kadar, ondan sonra burasıydı bizim alanımız yani. O gün denen bir şeyi pek müşerref olamadık yani. Hep çalışmakla hayat geçti yani. Zaten mecbur ediyor yani bir şey. İki de yardıma ihtiyaç olan bir şey” dedi.
Geçmişte esnaf dükkânlarının gençler için birer yetişme alanı olduğunu belirten Altınel, “Gençlerin eğitimi, eğitim sisteminin bu şeylere, ortaokuldan sonra çocukları yönlendirmesi eskidendi. İlkokulu bitirdi mi çocuğun annesi babası, çocuğunu iyi bir mağazada yetiştirmek için buraya verirdi. Burası mektep gibiydi yani. Birçok çocuk buralarda yaşamın, insanlığın, toplumun içinde olmanın getirisini götürüsünü yaşıyordu yani. Şimdi yok. Çocuklar liseyi bitiriyor, üniversiteye gidiyor. Gide gide öyle gelse bile istediği mesleği uygulamadığı için boş. Yani şeysiz. Bir şey yapamaz. Gidip de kendi ihtiyacını karşılamak da vardır. Çünkü anne babanın hazır şeyleriyle büyüdüğü için doğuştan gelen bir çocuğun hayatı hazırı yok yani. Çocuk buraya geliyordu, çocuk tuvalete gitmesini bilmez, yemesini bilmez, içmesini bilmez, konuşmasını bilmez. Ama bunlar burada olgunlaşıyordu yani. Çocuk burada göre göre” ifadelerini kullandı.
Yanında yetişen kişilerin iş hayatında başarılı olmasından mutluluk duyduğunu dile getiren Altınel, “Şimdi bizim yanımızdan yetişip iş adamı olan ve iş yapanlar vardı, sosyal medyada. Bizde mesajları oluyor da hayatta bizde geçen günlerini özlemle şey yapıyorlar, anlaşıyorlar. Yani her şeyi bizim yanımızda bulduklarını söylüyorlar. Ben de onların iyi görüşmelerinden mutlu oluyorum yani” diye konuştu
Yorumlar
0 yorum