"Kur'an-ı Kerim Kendini Nasıl Tarif Ediyor"
Eğitim Bir Sen Mardin Şubesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Mehmet Sait ŞİMŞEK'in sunduğu “ Kur'an Kendini Nasıl Tanıtıyor ” adlı konferansı düzenledi.
Prof. Dr. Mehmet Sait Şimşek; “ Yüce Kitabımız Kur'anın insanlığa neler söylediğini başkalarına sormaya gerek yoktur. Uzun lafın kısası, O kendisini size en güzel şekilde tanıtıyor.” Dedi.
Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü; “Kur’an- kerim kendini şöyle tarif ediyor; Ben, bir hidâyet kitabıyım. Ben, dosdoğru bir kitabım. Ben, hatırlatan bir kitabım.. Ben, hikmet talim eden bir kitabım. Ben, hayat veren bir kitabım. Ben, bütün insanlığa bir beyannâmeyim. Ben, kalp gözünü açan bir kitabım. Ben, büyük bir haberim. Ben, çok kıymetli (kerîm) bir kitabım. Ben, hak bir kitabım. Ben, en güzel kıssaları anlatan bir kitabım. Ben, bir nimetim. Ben, cehâlete ve itikadî hastalıklara karşı uyarıcı bir kitabım. Bende asla şüphe yoktur. Ben, bir rahmet kitabıyım. Ben, hak ile batılı birbirinden ayıran bir kitabım. Ben, öğüt veren bir kitabım. Ben, sağlam bir ipim. Ben, ruha ve bedene şifa veren bir kitabım. Ben, bütün insanlığa sunulan bir mesajım. Ben, doğruyu yanlıştan ayıran gerçek bir sözüm. Ben, mübârek bir kitabım. Ben, çok üstün ve güçlü bir kitabım. Ben, bir nurum. Ben, tekrar tekrar okunan bir kitabım. Ben, müjdeleyici bir kitabım. Bende hiçbir çelişki ve çarpıklık yoktur.” Dedi.
Kaynak: EBS
Yorumlar
7 yorumfıkıh,kelam dediğiniz ilimlerin hepsi kuran temelli olmak zorunda ise ben fıkıhla ilgili hükümleri zihnime kazıdıktan sonra ayetleri o bilgiler doğrultusunda yorumlamak ne kadar doğru. fıkhın temel kaynağı başta ayetler değil mi, kelamın konuları kurani değil mi ben kuranı okumayacağımda neden başta onları okurum. fıkıh kitaplarımız bizi başta temizlik, abdest ve namaz konularında şekilciliğe boğmaktan başka işe yaramıyor. bir namaz kılma şekli var fıkıh kitaplarında robot gibi her hareketin bir tarifi var. din bir inananı bu kadar sıkmaz, eller böyle ,ayak parmak uçları böyle, dirsekler böyle.. buharide bir hadis var, efendimiz mescide giriyor bir tarafta bir grup sahabe kendi hallerinde tesbihat yaparken diğer köşede bir grup sahabe kuranı anlamaya çalışıyorlar, peygamber efendimiz ders yapan halkanın yanına oturmayı tercih etmiş. namaz tesbihatı dışında peygamberimizin bizim bildiğimiz anlamda zikir yaptığını söyleyen cehaletini ortaya koyar. Allah'ı normal gündelik hayat içinde , namazda anmak ayrı, bir program dahilinde toplanıp zikir etmek ayrı. bilgi, akıl,bilgiyle donanmak bunlar kuranın en çok değer verdiği kavramlar
bizim eski kürt kilasik medreselerinde çok çok önemli bir ilim okuma metodu vardı.oda şudur:ilkin sarf okunurdu daha sonra nahu okunurdu yanında da fıkıh okunurdu.biraz ilerledikçe hadise başlanırdı. mantık okunurdu.en sonunda tefsir okunurdu.İnanmayanlar araştıra bilir.mesele şu islami ilimlerin hepsini okuyacaksın dilden hadisten fıkıhtan,mantıktan haberdar olacaksın en sonunda o bilgilerle tefsiri okuyacaksın o zaman neyin niçin anlatıldığını anlama kabiliyetin olacaktır.bu zamanda sıfırdan tefsir okuyorlar.yazık msülümanların kafasını bulanık hale getiriyorlar..
mesela kuran bir zikir kitabıdır ayetini tevil ederken yersiz idi.neden çünkü kuran hem zikir kitabı hem de akıl kitabı hem bilim kitabı v.b. ama şahıs yok efendim kuran zikir kitabı değildir. Eğer yunus alyhisselama lailahe illa ente subhaneke inni kuntu minezzalimin ayeti indirilip kendisi okuyup ve allaha karşı özrünü beyan etmemiş olsaydı balığın karnından kurtulmazdı.keza hz. eyyüb keza bir sürü zikşir ayetleri falan filan..şu bilmemiz lazım kuran herkesin islami meşrebine cevap veriyor. hem resulullahın da günlük zikirleri vardı.kalkıp yok resulullah zikir etmedi falan filan hadislerden habersizdir.yok efendim kuranda geçmiyor,muhakkak seraheten dolaylı işaretenv.b. yollarla geçer.hem resululah bizim için delil değil mi? onca hadislerde zikirden bahsetmektedir. Hem sahabelerin onca yaptıkları güzel zikirler vardır.her büyük evliyanın kendine göre kurandan çıkarttığı zikirleri vardır. vesaire.müslümanları maneviyatından zahiri şeylere doğru uzaklaştırmamak gerekir. bir sürü delil anlatılabilir.wesselam.
ya bir konuyu beğenmemişsiz kalkıp hiç beğenmedim deyip bütün anlattıklarını kötülüyorsun. insaf. her alimin katılmadığımız sunumları olabilir. önyargılarımız, bilgi kaynağımız buna sebep olabilir ama adamın o kadar anlattığı şeye katılmazsan imanın tehlikeye girer veya hiç beğenmedim dersen kuranla söylediklerini beğenmemiş olursun anlamı taşır ve yine sıkıntılı. haberin olsun abdullah bey.
sayın haberi yapan kardeşim. hoca şunu şunu demiş dediğin bölümlerde hiç de demeyeceği şeyleri dedirtmişsin. ben dinledim asla öyle bir şey demedi. mesela: ben kalp gözünü açan bir kitabım demedi, ben ruha ve bedene şifa veren bir kitabım demedi.<br>said hoca kuranın bedene şifa verdiğini kabul etmez :) selam ve sevgiyle
sizin zihniniz kuran dışındaki bilgilerle dolduğu için ilahi kitabın mesajlarına yer kalmamış , almıyor, sistem dolu. boşaltın ve öyle dinleyin. ve şunu hiç unutmayın hiç kimse şuna buna uyup uymadığıyla hesaba çekilmeyecek, said nursiyi alim görüp görmemesiyle hesaba çekilmeyecek, hesaba çekileceğimiz tek konu vahye uyup uymadığımız. kıyamette sorulacağım kitap risaleler vb. de değil.ha şu da var, said hocayı bir konferansla anlamanız mümkün değil. kitapları mevcut alır okursun bir tek yer ayete aykırı görürsen hoca yaşıyor sorarsın. konuşmasının başında benim fikirlerimi kabul etmek ve beğenmek zorunda değilsiniz dedi, karşı çıkarsanız yeter ki dedile dayansın dedi. delil islamda ayet ve sahih hadislerdir. anlaşıldı mı abdullah kardeşim...
hiç beğenmedim ..adam var olan bilgilerimizi de kirletti.Said Nursi koskocaman bir kitap mucizati ehmediye adı altında yazmıştır. bu adam hepsini yok saydı.