Mardin Barosu: Roboski'nin doğal Avukatlarıyız!
Mardin Barosu İnsan Hakları Komisyonu Robiski Katliamının ikinci senesi sebebiyle Mardin Adliyesi önünde Basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasında Roboski katliamı olduğunda Türk basınının olayı zamanında ve doğru şekilde yayınlamadığı, mevcut hükümetin çifte standart anlayışı, Roboski’nin iki yıldır adalet beklediği, mağdur ailelerin daha da mağdur edildiği, son günlerdeki yolsuzluk operasyonlarındaki hassasiyetin iki yıldır Roboski’ye gösterilmediği, vahim hadisenin yıl dönümünde sosyal medyada düşünce özgürlük adıyla Roboskili mağdurlara yapılan sistematik nefret söylemlerinin altı çizildi..
Ayrıca Roboski Katliamı sorumlularının yargı önüne bir an önce çıkarılması için öncelikle soruşturma dosyasının ‘’askeri savcılık‘’tan alınması ve gizlilik kararının derhal kaldırılmasının hukuki bir zorunluluk olduğu dile getirildi. Katliamın sorumluları ve failleri yargılanmadan sadece tazminatlar ile adaletin yerini bulamayacağının bildirildiği açıklamada “adalet, yaşam hakkı ve insan onuru asla parayla satın alınamaz” denildi.
Mardin Barosu İnsan Hakları Komisyonu bu vahim katliamın takipçisi ve doğal avukatları olduklarını belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi.
"Öncellikle Roboski Katliamının 2. Yılında yaşamını yitiren Miran Encü için ailesine ve bütün yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Miran Encü’nün ölümü katliamın devamıdır.
28 Aralık 2011 tarihinde çoğunluğu çocuklardan oluşan 34 Kürt, Türk silahlı Kuvvetlerine ait savaş uçaklarıyla bombalanarak katledilmiştir. 21. Yüzyılda dünyanın gözü önünde vahim katliamı geleneksel basın organları çok uzun süre bilinçli olarak görmezden geldi. Özgür Basın organları haberi dünyaya duyururken Türk basını bir yerlerden gelecek talimatları bekledi. Gelen talimat ile olayı sıradan adli bir vaka olarak yansıttı. Oysa olay adli bir vakıanın çok ötesinde vahim bir katliamdı.
Suriy’ede Esad rejimine ‘’kendi halkını bombalıyor’’ diyen Başbakan Roboski katliamını gerçekleştiren komutanlara operasyon için teşekkür ederken Türk Silahlı Kuvvetleri de Hava Kuvvetleri Komutanı Mehmet Erten’ e şeref madalyası taktı. Adeta tarih tekerrür ediyor, daha öncede Van Özalp’ta 33 Kürt köylüsünü İran sınırında katletme emri veren Mustafa Muğlalı’nın ismi de katliamın gerçekleştiği Özalp ilçesindeki kışlaya verilerek katliamın faili şereflendirilmişti.
Türkiye eski Türkiye değildi ve gelinen aşamada faili meçhul cinayetlerden Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol gibi Kürt çocukların faili belli kişilerce katledildiği coğrafyada tek tek katliamlar yetmedi Roboski ile toplu katliamlara geçilmiş oldu ve geçmişteki olaylar gibi Roboski’nin üzeri kara bir şal ile örtülmek isteniyor. Roboski 2 yıldır hukuk bekliyor 2 yıldır adalet bekliyor.
Beklenen adalet ilk zamanlarda katledilen sivil vatandaşların yakınlarına soruşturmalar ve yakalama emirleri ile geldi, Beklenen adalet Diyarbakır Başsavcılığı tarafından bir türlü ilerlemeyen ‘’soruşturma’’(ma) ile geldi, Beklenen adalet Diyarbakır Başsavcılığı tarafından verilen‘’görevsizlik kararı’’ ile soruşturmanın Askeri Savcılığa gönderilmesi ile geldi, Beklenen adalet ‘’gizlilik kararı’’ ile hiç ama hiç gelmedi Roboski’ye.
Yolsuzluk soruşturmasında ucu kendisine ve çocuklarına dokunan AKP hükümeti bir günde Emniyet Teşkilatının komuta kademesini değiştirirken 2 yıldır adalet bekleyen Roboski’yi görmezden gelmektedir.
Roboski adalet beklerken katliamın yıldönümünde sosyal medyada Roboski’de yaşamlarını yitirenlere yönelik adeta nefret kampanyası başlatıldı. Sistematik bir şekilde nefret suçu işlendi. Bu konuda da buradan suç duyurusunda bulunduğumuzu belirtiyoruz. Ancak göreceğiz ki yargı bu nefret söylemlerini düşünce özgürlüğü olarak değerlendirecektir.
Roboski katliamı sorumlularının yargı önüne bir an önce çıkarılması için öncelikle soruşturma dosyasının ‘’askeri savcılık ‘’ tan alınması ve gizlilik kararının derhal kaldırılması hukuki bir zorunluluktur.
Katliamın sorumluları ve failleri yargılanmadan sadece tazminatlar ile adalet yerini bulmayacaktır, çünkü adalet, yaşam hakkı ve insan onuru asla parayla satın alınamaz.
Bizler Mardin Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak bu vahim katliamın takipçisi ve doğal avukatları olduğumuzu göstermek amacıyla 28 Aralık 2013 günü Roboski anmasına komisyonun belirlediği heyet ile katıldık ve Roboski katliamı sorumluları adalet ve hukuk önünde yargılanacakları son güne kadar Roboski’nin doğal avukatları olmaya devam edeceğimizi basın ve kamuoyu saygıyla duyuruyoruz."
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum