Mardin Bienal'ine "ikinci Bakış"
Başbakanlık Tanıtma Fonu, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Mardin Valiliği'nce desteklenen 2'nci Uluslararası Mardin Bienali tarihi Tokmaklar evinde başladı.
GAP İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocalıgil ise, Mardin'in köklü tarihine yakışır biçimde düzenlenen uluslararası etkinliklerle sanatın merkezi, sanatseverlerin uğrak yeri haline geldiğini söyledi. GAP İdaresi Başkanlığının vizyoner bir kuruluş olarak kalkınma projelerini yürütürken bölgede sanatın gelişmesine her zaman öncü olduğunu ifade eden Sadrettin Karahocalıgil, "Dileğimiz medeniyetler yurdu Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ni hak ettiği biçimde sanat coğrafyası haline dönüştürmektir" dedi.
AYANOĞLU, ALTYAPI ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI ÖZÜR DİLEDİ
Gelen konukların, altyapı çalışmalarından zorluk çekmesi üzerine Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu özür dileyerek, " Bu altyapı çalışması 2011'den beridir devam ediyor. Mardin'in bu altyapısını yapmamız lazımdı.Mardin'de ilk kanalizasyon çalışması 1861 yılında çekilmiş, ilin su tesisatına ise en son 1951 yılında el değmişti. İlin mimari yapısı gözönünde bulundurulduğunda bugüne kadar ihmal edilmiş bir alanda çalışma başlattık. Tarihi dönüşüm projesi kapsamında hem yer altında, hem de üstünde çalışıyoruz. Bu sebeple bienale denk gelmedi, Binealdan öncede böyle bir çalışmamız vardı. Bu çalışmalarımız hoş göreceğinize inanıyoruz" dedi.
BİR AY SÜRECEK
Bienalin Direktörü Döne Otyam da Bineal'in ilkine göre çok daha fazla ilgi gördüğünü ve katılımın fazla olduğunu söyledi. Otyam "Bir ay sürecek bienal için 8 mekanımız var. Bu sefer halkın ve esnafın içine de girdi bienal. Bunun içinde kuaförler de var, kıraathanelerde var. Halkın çok olduğu yerlere girdik. 30'a yakın sanatçı katılıyor" dedi.
Küratörler Paolo Colombo ve Lora Sarıaslan da Mardin'in çok önemli bir şehir olduğunu burada olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Küratörlerden Lora Sarıaslan, Bienal ile şu bilgileri verdi:
"Bienal, Mardinlilerin kent içinde günlük yaşamlarını sürdürdükleri, gezindikleri, tarihi konutlardan berber dükkanlarına, kıraathanelerden açık hava sinemasına kadar değişik mekanları, normal koşullarda bir gezginin giremeyeceği ve deneyimleyemeyeceği 30 sanatçıya sergi alanı olarak sunuyor. Her bir mekan, gerçeklerin yanı sıra, farklı fiziksel, psikolojik, tarihi ve kültürel dünyaları temsil ediyor. Birbirlerine yürüme uzaklığında bulunan bu alanlar kimi zaman mekanla doğal bağı olan, kimi zaman da hiçbir ilişkisi olmayan yapıtlara hem esin kaynağı oluyor hem de yer veriyor. Geçmişi 16. yüzyıla dayanan ve Mardin'in en büyük konağı olan Tokmakçılar Konağı, bienalin ana mekanı olarak seçildi. Bu konağın mimari katmanları ve yapısal karmaşıklığı Mardin'in çok renkliliğini de yansıtıyor. Konağın duvarları sanatı barındıran bir kalkan görevi üstlenirken, doğal haliyle yapıtların sunumu için tarihi ve kültürel bir alan yaratıyor. Sanat yapıtlarının belli bir bölümü, yatay bir izleme alanı yaratmak için vitrinlerde sergileniyor. Bu alanlar aynı zamanda da arşivleme görevi yüklenirken, umarız sanat yapıtının bire bir okunmasını da sağlayacak. Sergi, Mardin'e sessizce, sanki parmak uçlarında yürüyormuşçasına, rahatsız etmeyen bir tavırla girerek iddialı ve baskın anlatımlardan uzak duruyor. Videolardan fotoğraflara, mekana özel yerleştirmelere kadar birçok eser sergileniyor"
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum