Mardin Müzesine Şok Suçlama
Mardin'i tanıtmak için hazırlanan video filminde misyonerlik mesajlarının verildiği iddia edildi.
Klipte konuşan tek kişi Êzidi
Mardin Müzesi tarafından hazırlanan klipte ağırlıklı olarak Süryaniler, kiliseler ve manastırların görüntülerinin çekilmesi dikkat çekerken videoda konuşan tek kişi ise bir kadın ve kadın şunları söylüyor; “Ya Şeyh Hadi feryadımıza yetiş! Ya Melek Tavus, bizden rahmetini esirgeme. Biz Êzidi’yiz insanlık ağacının kırık dalıyız.”
Klipte; HDP'li belediyelerin bütün etkinliklerinde kullandıkları arbaneli müzik grubuna, köylerden de ağırlıklı olarak Êzidi ve Süryani köylerine yer verildiği görülüyor.
“Mardin’e bir Hristiyan şehri görüntüsü verilmiş”
Klipin analizini yaparak tepki gösteren vatandaşlardan Ahmet Demirci, "Klip genelinde sadece 40 saniye içinde Zinciriye, Kasımiye Medreseleri ile Kızıltepe ve Mardin Ulu Camii ile Şehidiye Camii'nin görüntülerine yer veriliyor. Klipin geneline hakim olan Hıristiyan motifleri ile adeta misyonerlik faaliyetleri yapılmış. Klipte 5 cami ve medresenin yanında 12 tane kilise ve manastırın ismi ve görüntüsü ile Mardin bir Hristiyan şehri görüntüsü verilmiş. Görüntülerde Müslümanların dini mekanları için ayrılan 40 saniyeye karşılık Hıristiyanların dini mekanları için tam 125 saniye yer verilmiş. Klipte Deyrulzafaran, Moryakup, Mor Evgin, Deyrul Umur, Kırklar Kilisesi, Mar Hırmız, Surp Hevsop, Mor Gabriel, Mor Loozer, Meryem Ana, Kıllıt, Mor Madşabo gibi kilise ve manastırlara yer verilerek adeta subnilminal mesajı ile misyonerlik yapılmıştır. Şimdi birileri; ‘Mardin hoşgörü ve bütün din ile dillerin bir arada yaşadığı bir şehirdir.’ diyeceklerdir. Doğrudur, hoşgörülüyüz ama Hristiyan değil.” dedi.
“Valilik eli ile yapılması bizi üzüyor”
Valilik adına bu tür çalışmaların yapılmasına da tepki gösteren Dost-Der Genel Sekreteri Muhammed Arasan da "Biz kimsenin dini inancına ve yaşantısına karşı değiliz. Ancak Mardin'deki gerçekleri ters yüz ederek Müslüman nüfusunu ve mekanlarını Hıristiyanlarınkinden yarısından azmış gibi gösterilmesine anlam veremiyoruz. Madem bu video Mardin'in tanıtımı için yapılıyorsa bu video da niçin Peygamberimizin ayak izi ve sakalı şerifi yok? Peygamberimizin postacısı olan Şeyh Çabuk camisinin görüntüsüne niçin yer verilmiyor? Şeyh Abdulkadir Geylani ile anılan Tekke Medresesi gibi onlarca medrese ve camimizin hiç mi tarihi ve mimari bir özelliği yok da videoda yer verilmemiş? Cami ve medreseler yerine kilise ve manastırların abartılı bir şekilde tanıtımının yapılması da bir misyonerlik faaliyetidir. Bizleri bu konuda en çok üzen de bunun valilik eli ile yapılıyor olmasıdır. Bu konuda valiliğin bundan sonra yapacağı çalışmalara daha fazla önem ve özen göstermesini istiyoruz. Ayrıca 13 dakikalık filimde sadece Mardin’deki tek Yezidi kadının konuşmasına yer verilmesi ve onun konuşmasıyla bitilmesi art niyetin boyutunu ortaya koyuyor.” diye konuştu.
“Elimizden gelen budur”
Mardin'in Sesleri adlı filmin yapımcısı Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan, 500 dakikalık bir video çektiklerini, ancak sadece 13 dakikayı kullanabildiklerini söyledi. Peygamberimizin ayak izinin olduğu camide de çekim yaptıklarını kaydeden Erdoğan, ancak ışık yetersizliği nedeniyle görüntülerin kötü çıktığını, bu yüzden de görüntüyü kullanamadıklarını söyledi. Erdoğan, “Amacımız Mardin’i tanıtmak ve bir arada yaşama kültürünü görünür kılmaktır. Bu nedenle filmimizi beş ayrı dilde yaptık. Bizim elimizden gelen budur, daha iyisini yapabilen varda buyursun yapsın.” diye belirtti.
Kaynak: M. SALİH KESKİN / İLKHA
Yorumlar
17 yorumMüdürün gazetecilere yayımlatmak için adeta yalvarırcasına kendi yazdığı allı pullu yazılarla reklamını yaptığı şaibeli tanıtım filmi... Hey gidi Mardin hey sen nelere tanıksın.
Müzenin görevini kötüye kullanan personeli, birlikte şaibeli işler yapan ortakları ve çıkarları için şakşakçılık yapan bu kişilerin tahsisinde olan gazeteciler şunu artık çok iyi bilmeli . Actum est, ilicet !!!!
Yalancı şahitlik yapanların ve riyakarların kendileri, kardeşleri ve diğer uzantıları işi garantiledi. Yıllarca bir baltaya sap olamayanlar bile nihayet devlet kurumlarında işe alındı, şirket kurdu, üniversitelerde akademik kadro ve lisansüstü öğrenci olma statüsünü kaptı. Hepsi yıllardır kaydediliyor. Sonunda toplu bir temizlikle atılıp gidecekler. Birileri bizi kör zannediyor galiba. Biz kör değiliz ama hak hukuk gasp edenlerin gözleri kör olsun, çaldıkları her haksız kazanç burunlarından gıdım gıdım gelsin, ruhlarına kadar inim inim inletsin. İtibarsız ve kafasızlar altın semere bürünse, büründülsede sonuç yine elde var sıfır oluyor.
Milli Gazete Aralık 2012 tarihinde Mardin Müzesi'nin bugün Paralel Yapı/FETÖ denilen örgüt tarafından misyonerlik faaliyeti yaptığını ima etmişti. O zamanlar trend dinlerarası dialogdan yana olunca uyarısı ve çağrısı yabana atılmıştı. O haberi şimdi yeniden okuyup analiz etmekte fayda var.<br><br>DİNLERARASI DİYALOG MASKESİ ALTINDA, ANADOLU TOPRAKLARI BAKIN, NASIL PARSELLENİYOR..?<br><br>http://bmajans.blogspot.com.tr/2012/12/anadolu-topraklari-nasil-parselleniyor.html?m=1
Mardin Müze Müdürlüğü tarafından son iki üç haftadır habere konu olan Mardin tanıtım filminin reklamının yapılması için bir kampanya başlatıldı. Youtube, Facebook, Twitterda videonun paylaşılması ve övgü yazılması için özel istekte bulunuluyor. Yoksa ödüle doymayan (!) ve fenomen (!) olan müze ve müdür yeni bir sipariş ödül başvurusumu yaptı? Yoksa bir soruşturma başlatıldı da bakın biz bu kadar övgü ve beğeni alan bir filme imza attık demek için mi? İnternet gerçek ve sayısız yeni açılmış sahte isimli kullanıcılarla filmi resmen gözümüze gözümüze sokuyor. Yakında çıkar kokusu. Hayırlısı.
Vallahi arkası yarın dallas dizisi gibi okuyoruz, Mardin büyülü şehir,hakkaten büyülenmiş. Artık birşey diyemiyorum ki,bunları okuyunca ne diyeyim.Koca bir hiç..hiç olmuş memleket.
Ne doğru demişsin. Mardin gerçekten büyülenmiş. Yoksa şehirde olan talana sömürüye yolsuzluklara yozlaşmaya, toprağımızın gavurlara satılmışlığına halk ve yetkililer karşı durmazmıydı? Bunlara karşı duran akademisyene ve iş kadınına erkek müsveddeleri vurduğunda bizim halkımız böyle korkak, umursamaz olurmuydu gurursuzluk yaparmıydu?Yüce Allah ve yüce adaletin sillesine birgün halkımında sillesi katılacaktır elbet.
A) Siz sadece izlemekle yetinin. Tıpkı ülkenin genelinin zombileşmişçesine kafasını dizilerden, izdivaç programlarında ve birilerinin diğerlerini utanmazca gözetlediği yarışma programlarını izlediği gibi izlemeye devam edin. Sizi de ülkeyi de insanlığı da bu aydınlığa kavuşturacaktır.<br>B) Mardin ve ülke gerçekten de bir hiç olan alavereci dalavereciler, rantçılar, hukuksuzlar ve mesleğine ihanet edenler tarafından mezata dönüştürülmüşken ağlanacak halimize dizi izler gibi keyiflenerek izlemeyin. Haklının yanında, haksızın karşısında olun. Doğrunun tarafında olma cesaretini ve sorumluluğunu gösterin artık.
Bir akademisyen düşünün kendini bilime insanliğa ülkesine adamiş...<br>bir akademisyen düşünün onca saldırıya ragmen durüstlüğünden namusundan şerefinden ödün vermemiş<br>bir akademisyen duşünün işten atilma pahasına çikar çevrelerine göz yummamış.<br>lütfen akademisyenle ilgili karalama yaparken komik duruma düşmeyin, akademisyenin mal varliği, adli sicil kaydı, bilimsel donanımı, bitirdiği okullar ve yayinlari ortada bu akademisyene sahip çikmadiğimiz yetmezmiş gibi karalayip küçük düşmeyelim.
Be insaf be akıl! Kadının korkacak bir durumu olsaydı korkmadan dört yıldır bu amansız mücadeleyi verirmiydi? Kadını müzede adamlar darpetmiş yaralamış ölüm tehdidi almış. İşine son verilmiş. Araştırma yaptırmamışlar. Doçentliğini vermezuk demişler ama kadın hala susmamış. Yani uslanmamış.Hala bu kirli sistemde ranta ve kadrolaşmaya kafa tutuyor. Tek yaptığı sorumlu olduğunu işini yapmak. Mahkemeler açmış.Kaçımız bunu yapabiliyoruz. Değilmi Ğursi? Radikaldeki haberleri okuyun.
Akademik geçmişini bildiğimiz sikkeci Hasan gerçekleri saptırma çaban nafile. Önce bir kendi özgeçmişlerinize birde okuduğunuzu anlayabilir ve iş kalitesinden anlayabilirseniz iftira atıp elbirliğiyle akademiden uzaklaştırmaya çalıştığınız hocanın özgeçmişine bakın. Ekipçe birikimsiz ve saygısız bir tarzda geçmişten beri hocaya saldırmaya devam ediyorsunuz. Tıpkı daha önce yine Tacettin Abinin daha sonra ipekyolu misafirevinde işe alınan oğlu Burakı ve üniversitedeki diğer bazı öğrencileri hocalarıyla beraber hakaret, tehdit ve hedef gösterme suçuna teşvik ettirerek yazdırıp sonra korkudan sildirmek zorunda kaldığınız facebook, twitter ve bu gazetede dahil olmak üzere bazı gazetelerde bir gece yaptığınız saldırılarda kullandığınız aynı dil, aynı yalanları, iftiraları ve dedikoduları içeren hazımsızlığınızı kustuğunuz pespaye bir kompozisyon savunma yapmışsınız. Kaç kafa bir araya verdinizki ancak o berbat konpozisyon ortaya çıktı? Sizler üniversite mezunuydunuz değilmi? Hala kendinizi aklamak ve imaj düzeltmek için tüm düzeysizliğinizle hocaya iftira atıp cinsel taciz içerikli yorumlara kadar düşebiliyorsunuz. Müze ve Mardin Artuklu Üniversitesindeki ortaklarınızla hocamıza yazdığınız ağız dolusu küfür, taciz, ölüm ve iş tehditleri, hakaret ve iftira içerikli sayısız smsleriniz, BİMER'e, üniversite rektörlüğüne, Kültür ve Turizm Bakanlığına hitaben yazdığınız mektuplar ve soruşturma savunmalarınız, mahkemedeki yalan savunmalarınız ve tanık ifadeleriniz.... mahkeme, savcılık, emniyet, bakanlık kayıtları... Şahit ifadeleri... Duruşmalara giren polisler, gazeteciler, vatandaşlar... Siz şükredinki hocamız tüm ısrarlarımıza rağmen smslerinizi ve mektuplarınızı yayınlamamıza izin vermedi. Arşivimizde bekliyorlar. Sizi mahkemeye ifade vermeye götüren gerçek sebebi ve yalanlarla allayıp pulladığınız o cep telefonu mesajının aslını yazarsak bir dakika o devlet kurumunda kalamazsınız. Madem hoca kabahatliydi ve sizi karalayan mesajlar yazmıştı o halde hakim ve savcılık neden hocamız hakkında değilde müdürünüz hakkında tehdit ve hakaret suçundan ceza kesti? Neden aynı müdür bir diğer mahkemede hocaya hakaret ettiği için ikinci bir ceza aldı? Mesajın konusu müze soygunu olunca daha önce hocanın peşinde koşturup hayranlık şiirleri ve methiyeler dizenlerin sonra nasıl düşmanı olduğunu bilenler biliyor. Size tavsiyem kimsenin hele hele hocamız gibi namusu ve onuruyla yaşayanların namusuna, onuruna iftira etmeyin. Zekanız ve savunmalarınız size yardımcı olmayınca çareyi kadınları darp etmekte yada namuslarına çamur etmekte bulmayın. Her kadın sizin bildiğiniz kadınlardan değildir. Namusluların sillesi çetin olur. Siz emeğiyle, zekasıyla ve namusuyla çalışan liyakat sahibi vatansever kadın akademisyen ve arkeologlarla fazla tanışmamışsınız galiba. Hayat insanları namusları ve şerefleriyle gerçek başarıya götürür. Hayat ya rezil ediyor yada balçıkla sıvanamayan güneş olmakla ihya ediyor.
İnsanların hakikatleri yazmasından rahatsız olanlar yorum sahiplerini ve IP numaralarını ele geçirmek için cadı avının sahasını ve hızını genişletti. Durum sadece bu haberle ilgili değil. İlgili kişiler ve kurumlar hoşlarına gitmeyen her haber ve yorumda bunu deniyordu. Düşünce ve fikir özgürlüğüne müdahale etmeye çalışıyorlar. Belli kişi ve kurumların adına gerek kendileri gerekse uzantıları tarafından bloglar, sözde internet gazete sayfaları, Facebook ve Twitter hesapları açıyorlar. Bazılarında onları övgüye boğup reklamını yapıyor bazılarında okuyucuları tuzağa düşürmek için onlara karşılarmış gibi görünüyorlar. Özellikle Mardin turizmi, mardinseverler ve etkinlik temalı bazı sitelerde gerçek kimlikleri belli olmayanlardan gelen davet ve mesajlara dikkat edin. İsimsiz site kurucusundan gelen özel mesajlardaki hinliğe çok çok dikkat edin. Hangi siteye ve gazeteye yorum yaptığınızın bilincinde olun. IP numaranızın ve yorumcu isminin emniyet birimleri veya mahkeme dışında kanuna aykırı şekilde ele geçirildiğini düşünüyor ve dolaylı ya da doğrudan tehdit ediliyorsanız davacı olun. Avcılara ve zorbalara rağmen Mardinimizde olan biten adaletsizliklere, hukuksuzluklara, yolsuzluklara, kirli politikalara, kadrolaşmalara, ranta karşı bildiğiniz gerçekleri ve objektif fikirlerle eleştirilerinizi anlatmaktan vazgeçmeyin. Adalete olan inancınızı yitirmeyin. Doğru, gerçek ve haklı olan er ya da geç hep kazanandır dostlar. Bırakın korkması gerekenler korksun. Bu durumdaki korku suç işleyen veya kusuru olan insanlara ait doğal bir insani refleksdir.
Korkudan tutuşanlar Mardin Life'a gözdağı vermeye başlamış bile. Ne medeni ve özgürlükçü zihniyet ama! Basını gerçekleri yazmaktan ve halkı bilgilendirme hakkından mahrum bırakmaya çalışan şu sahte solculara bakın hele. Arkandayız Mardin Life. Siz doğruluğuna inandığınız haberinizi yaparsınız muhataplar medenice itiraz açıklamasını yapar. Bu kadar!
Yahu hala buradaki yorumlar asılsızdır savcılığa gidin diyorlar. Yorumları nasıl okuyorsunuz? Savcılığa, soruşturmalara, gazetelere çıkmış denmiş. İnanmayan bakanlıktan, savcılıktan, valilikten,il Kültür Müdürlüğünden, müze arşivinden araştırsın denmiş. Bu insanlar neden zaman harcayıp yazıyor kimin için mücadele ediyor. Biraz sorgulayın yahu.Ben kendi adıma burada kendini günah çıkartırcasına aklamaya çalışan yada saplantı ettikleri kişiyi hedef alan yalan, iftira, tehdit ve hakaret içerikli açıklamalar yapan paniklemiş müze personeline rağmen iddiaları inandırıcı buluyorum. Çünkü bu şehirde yaşıyorum. Kör değilim, aptal değilim. Onurdan ve ahlaktan mahrum olmayan bir Mardin ve vatanseverim. Ve o insanların ekmeğini iftiradan, adam dövmekten ve tehdit etmekten kazandığını çevremdeki pek çok örnekten biliyorum. Gerek Mardin gerek Mardin dışında canlarını yaktıkları, iftira, dedikodu, kirli politik ilişkiler ve hatta paralel yapı ve ajanlarla ittifak kurarak yıldırdıkları ve işlerine son verdirdikleri bir sürü insan var. Müdüre ve kuklalarına beddua edenlerin ahları sürekli ayaklarına dolanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının devlet memuru olan yeşil kürklü müdürün iki yıl önce müzenin önünde kameraların karşısında dövdüğü taksici arkadaşımız unutulmadı. Müdür dövdü Şehmuz arkasını topladı. Dayak yiyen arkadaşımızın şikayeti engellendi. Eee cep telefonları kamera kayıtları???? Bazılarınız kavga sırasındaki şahitliğinizi ve çay bahçesindeki sohbetleri hatırlarsınız. Şehmuz abisi korumasa zaten ertelenmiş iki adli cezası olan müdür şimdi hapiste olacaktı. Ekmeğini kazandıkları bu karaktersizliği yapanlar bunu masum insanların üzerine yaftalayacak kadar şerefli, zeki ve fikir zengini olunca aslında söyleyecek fazla söz yok. Suçlarını ve görev ihmallerini kapatmak için bizim Mardinlilerin gözünü ufak tefek işlerle boyayan gazetede ve internette kendilerinin yazıp bazı gazetecilerin ellerine tutuşturan şovmen makam sarhoşlarının reklam haberlerine alkış tutmadan önce bir zahmet sizde elinizi taşın altına koyun. Müze nedir müzecilik nedir müze personelinin sorumlulukları ve yetkileri nelerdir lütfen okuyun. Bir görevini layıkıyla yapan müzelerin ve personelin olduğu şehirlere birde bizim Mardinimize bakın. Tarihi yüzyılı geçmeyen eloğlu bile şehrini tarih, doğa ve turizmde ileriye taşırken bizim binlerce yıllık kadim şehrimizin acınası haline bakın. Birileri hızla zenginleşirken şehrin ve halkın geldiği duruma bakın. Şimdi kendinizi bu vatanın ve şehrin evladı olarak kabul ediyorsanız bu haberi ve yorumları aklınız ve vicdanınızla düşünün isterim. Ülke, özgürlük ve şerefli bir yaşam ranttan ve adaletsiz şahsi konforlu bir yaşamdan daha kıymetlidir sevgili hemşerilerim.
Ne zman mardin için bişeyler yapılsa birileri muhakkak bişeyler çıkarır yahu bu güzel videodan ne istiyorsunuz bunu yapanlarla probleminiz olabilir bi sürü yorum yapılmış madem bu kadar memleketi seviyorsunuz o zaman gidin savcılığa başvurun ve belgeleyin memleket seviciliğinizi böylesi sanal ortamlarda yapmayın yapmayın ki millette size inansın bu söylenenlerin hepsi karalamadan öteye geçmiyor bırakında şu güzel çalışmayı gölgelemeyin bari mardine yakışır bir çalışma olmuş teşekkürler Mardin Valiliği ve Mardin Müzesi haber ve yorumlara bakınca hakkatende bizler Mardinliler neyin ne olduğunu az çok çözüyoruz artık bu tür çalışmaların devamını diliyoruz
Yaklaşık 7-8 yıldır ciddi şaibeler altında olan bir kurumda acaba paralel ve pkk yapılanmasımı var?
Siz bizim her birinizi tektek ciğerinize kadar tanıyan şerefli cesur gerçek Mardinsever Münire Ablamıza ve Yasemin Ablamıza hakkınızda burada yazılan ve yazılmayan iddialar yüzünden soruşturmalar başlattıkları için husumet besleyenler değilmisiniz? Onlara deli şizofren karılar diyen ve dedirten gaddarlar değilmisiniz? Üniversitedekilerle beraber geçirdiğiniz soruşturmada neler ortaya çıkmıştı anlatsanıza. Münire Ablayı içerideki ve dışarıdakilerle kanser ettiniz ama kadın size boyun eğmedi. Ve eğmeyecek. Yasemin Ablamızı adamlar taş ocağında utanmadan darp etti, iftira attı ama yinede boyun eğdiremediler. Ve ettiremeyecekler. Kadir bilmezler. Onca güruh bir Yasemin ve Münire etmez. Boyunuzun ölçüsüne bakmadan Derviş Abiye ve Sincar Aşireti büyüklerine bile terbiyesizce laf attınız. Siz kimsiniz? Kendinizi ne sanıyorsunuz? Siz büyük değilsiniz ama sizden büyük Allah var Anayasamız var.