Şırnakın Uludere ilçesinde hava saldırısı sonucu 35 sivilinin hayatını kaybettiği bölgeye ziyaretçi akını devam ediyor.
Taziye çadırının kurulduğu Gülyazı Köyünü ziyaretini eden Mardin STK Platformu temsilcileri olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. STK temsilcileri taziye ziyaretinden sonra aynı köyde linç edilmekten son anda kurtulan Uludere İlçe Kaymakamı Naif Yılmazı makamında ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini ilettiler.
Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Memur-Sen Sendikası Mardin İl Başkanı Mustafa Aydın, Mardin Gazeteci ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Nezir Güneş ve Diyanet-Sen Mardin Şube Başkanı Abdulkadir Kurtuluş, Şırnak Memur-Sen İl Başkanı Hakan Usal ile birlikte  Gülyazı Köyündeki taziye sahibi evleri tek tek ziyaret ederek başsağlığı dileklerini ilettiler.
Köyde 14 yakınını kaybeden 53 yaşındaki Ebuzeyt Encüyü ziyaret eden platform üyeleri burada kendisi ile bir süre sohbet ettiler.

TAZMİNAT DEĞİL OLAYIN FAİLLERİNİ İSTİYORUZ
Encü, platform üyelerine Kürtçe yaptığı açıklamada devletten kesinlikle tazminat istemediklerini bunun yerine en kısa zamanda olayın çözülerek faillerinin ortaya çıkarılmasını istediklerini söyledi. Gülyazı Köyünde 500 hane yaklaşık 3 bin kişinin yaşadığını hatırlatan Encü, köyün daha önce tek geçim kaynağı olan hayvancılığı güvenlik açısından yapamadıkları için ailelerin günlük nafakasını yerine getirmek için mecburi olarak kaçakçılığa yöneldiğini anlattı. Encü, bölgede 9un üzerinde kaçak geçiş noktası olduğunu belirterek, Köyümüzde daha önce tek geçim kaynağı hayvancılıktı. Güvenlik açısından yasaklanan yaylalara hayvanlarımızı çıkartamayınca daha önce her hane sahibinin 2-3 bin hayvanı varken şimdi bütün köyde ancak bu sayıda hayvan var. Burada yaşayan insanlarımız da geçim derdine düşünce zorunlu olarak sınır üzerinden kaçakçılık ticaretine başladılar. Sınırın öbür tarafında bulunan köyde yaşayanlar da bizim akrabalarımız. Sınırdan geçişlerimiz sadece kaçakçılık için değil aynı zamanda sınırlar çizilince birbirimizden ayrı düştüğümüz akrabalarımızı ziyaret etmek için de gidip geliyoruz.dedi.

KORUCU KÖYÜNE DEVLET SAHİPLENMEDİ
Köyün korucu köyü olduğunu köydeki korucu sayısının da 320lerden 100lere kadar düştüğünü ve kendisinin de aynı zamanda bir korucu olduğunu ifade eden Ebuzeyt Encü, Bu olay bütün Türkiye halkı gibi bizleri de çok şaşırttı. Birlikte operasyona çıktığımız askerler tarafından köylülerimizin öldürülmesi bizi çok üzdü. Bu karanlık olayın bir an önce günışığına çıkmasını istiyoruz. Devlet bize tazminat ödeyecek diyorlar. Bizler kesinlikle bu tazminatı istemiyoruz. Tazminat yerine en kısa zamanda bu olayın nasıl, niçin ve kimler tarafın yapıldığını ortaya çıkarsınlar. Medya olayı çok çarpıttı. Köylülerin sayısı 30un üzerinde olduğu için vurulduklarını söylüyorlar. Halbuki bir korucu olarak biliyorum ki örgüt mensuplarının geçişleri 4erli 5erli gruplarla olur ama kaçakçıların geçişleri ise en az 30 kişilik gruplarla olmak üzere bazen 150- 200 kişilik grupların geçişlerine de şahit olduk. Çünkü köylüler, kalabalık oluşturarak PKKlılardan farklı oldukları mesajını veriyorlardı. Bunu da askeri kesim çok iyi biliyordu. Geçen hafta da geçiş yapan 50 kişilik grup bombalanmak istemiş ama grubu takip eden F16lar son anda geri çekilmişti. Nasıl oluyor da bir hafta önce yapılmak istenen operasyon da köyden teyit alınıyor da bu sefer alınmıyor.diye konuştu. 

ASKERLER TABURDAN DIŞARI ÇIKMADI
Encü, konuşmasında olayın yaşandığı andan beri köy içinde bulunan Gülyazı Tabur Komutanlığında görevli hiçbir asker ve yetkilinin taburdan dışarı çıkarak taziyelerini sunmadıkları gibi beraber operasyona çıktıkları hiçbir korucu arkadaşlarına da bir taziye telefonu açılmadığını öne sürdü.
Encü, olayda yaralanarak Şırnak Devlet Hastanesinde tedavi gören köylünün de bitkisel hayata girdiği bilgisini vererek olayda sağ kurtulan iki köylünün ise psikolojik destek gördüklerini ve daha kendilerine gelemediklerini anlattı.

BAKANLAR KURULU ULUDEREDE TOPLANSIN
Mardin STK Platform Sözcüsü Mustafa Aydın da yaptığı açıklamada Bu elim olayın meydana geldiği andan beri arkadaşlarımız her gün gidip geliyorlardı. Bizler de buradaki kardeşlerimizin acısını paylaşmak hem de burada yaşananları buradaki kardeşlerimizin ağızdan duymak istedik. Bu olayın faillerinin ortaya çıkması için olayın takipçisi olacağız. Olayın sonuçları varacağı yer ne olursa olsun mutlaka adli yargının kamu ile paylaşılması kamuoyu vicdanının mutlaka rahatlatılması ve devletin sebep olmuş olduğu bu yürek acısının mutlaka devlet eli ile giderilmesi gerekiyor. Vatandaş kendisini burada devlet açısından yalnız kaldığını hissetmiştir. Mutlaka bakanlar kurulunun bir eksiği olmadan Şırnakta hatta Uluderede toplanması ve bu kardeşlerimizin yanında ve acılarına ortak olduklarını hissettirmesi gerekmektedir.dedi.
Uludere kaymakamının olaydan sonra verdiği demeçleri önemsediğini belirten Aydın, Devlet burada yapmak istediklerini kaymakamın duyarlı demeçleri çerçevesinde buradaki sosyal dokuyu dikkate alarak yapması gerekir. Buradaki eksikleri giderme de hızlı davranarak şefkat elini buraya ulaştırması gerekir. Taziye sahipleri görüştüğümüzde diyet veya tazminat istemiyorlar. Net bir şekilde bizden istedikleri olayın faillerinin ortaya çıkarılmasıdır.diye konuştu.
Olaydan halkın maddi bir beklentisinin olmadığını dikkat çeken Aydın açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
Onların istediği devletin kendi yanlarında olduğu devletin kendisinden kaynaklanan yanlışın giderilmesine yönelik kendilerinin önemsendiğine dair yanlarına görünmeleri ve bulunmalarına yönelik bir takım beklentileri var.  İnce bir sitemleri vardı. Ki bu da oldukça insani ve oldukça vicdani bir durum.  Ortadoğu Körfez ülkeleri kaynıyor, bölgemiz kaynıyor. Kaynayan bir bölgede demokratikleşme süreci hızlandırılarak yeni anayasanın hazırlanarak en kısa zamanda yürürlüğe girmesi de bütün bölgenin ortak talebidir.
Mardin Gazeteci ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Nezir Güneş de yaptığı açıklamada yaşanan olayın, terörle mücadele adı altında sürdürülen operasyonların kirli bir yüzü olarak ortaya çıktığını belirterek, "Hedef gözetilmeksizin yapılan bu bombardıman sonucu yaşamını yitiren insanlarımızın yarısına yakınının 20- 12 yaşlarında genç fidanlardan olması yaşanan katliamın vahametini ortaya koymaktadır. Bu katliamla devlet suç işlemiştir. Görevi suçluları yakalama olan güvenlik güçlerinin sivilleri öldürmesi ayrıca sorgulanması gereken bir olaydır. Hükümet yaşanan bu vahşeti araştırmalı ve sonuçlarını ivedi bir şekilde kamuoyuyla paylaşmalıdır. Hükümet ihmali bulunanları da en kısa zamanda mutlaka ortaya çıkararak cezalandırmalıdır. Bu vesile ile katliamda hayatını kaybeden mazlumlara Rabbimizden rahmet, yaralılara acil şifa geride kalanlara da sabr-ı cemil diliyoruz."dedi.
    Platform üyeleri, taziye çadırı ve mezarlık ziyaretinden sonra köyden ayrılarak Uludere ilçesine geçti. Platform üyeleri burada kaymakam Naif Yılmaza geçmiş olsun dileğinde bulundular.
    Bu arada Gülyazı Köyünün girişine asılan 5 metre uzunluğundaki Katil Erdoğan pankartının halen asılı olması dikkat çekti.