Mardin'de Turist bereketi
Tarihi Mardin kentine, inanç ve kültür turizmi yönünden ziyarete gelen turistlerin sezon hareketliliği bu yıl havaların güzel olması ile erken başladı.
Hanları, kervansarayları, medreseleri ve kiliseleri, eşsiz taş mimarisi konakları ile 32 medeniyete ev sahipliği yapan 7 bin yıllık tarihi Mardin kentinde, bir yandan altyapı, bir yandan çarpık yapılaşmalar yıkılırken, bir yandan da bakım ve onarım çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.
Büyük bir değişim ve gelişim sürecinde olan kente, seçim süreci olmasına rağmen durağan olması gereken yerli turist akışı aksine, çok hareketli geçmesi en çok esnafı sevindiriyor.
Turistlerin taş mimarisine hayran olduğu kentin en çok medreseler, manastır ve tarihi konaklarına yoğun ilgi gösteriyor. İlkbaharda havaların ısınması ile Mardin’de, yerli ve yabancı turist akışının yılsonuna kadar devam etmesi bekleniyor. Otellerde doluluk oranının yüzde 80 olduğu kentte, seçim süreci sonrasında bu oranın zaman zaman yüzde 100’leri aşması bekleniyor.
Mardin Life Gazetesi olarak, yolu Mardin'e düşecek olan misafirler için Mardin'de ne yiyebilir, nereler gezilebilir ve nerede kalınıp, görülebilir ilgili bir derleme yaptık.
İşte o derlememiz;
MEZOPOTAMYA OVASI
Bereket fışkıran bu ova, sonsuza doğru akıp gidiyor. Hava karardığında uzakta Suriye ışıkları görülüyor. Taklacı güvercinler özgürlüğe kanat çırparken gün batımına doğru ovanın rengi maviye çalıyor. Deniz oluyor ova ve her bir araba, kamyon bu dingin denizde yol alan birer tekneye dönüşüyor. Bu manzaranın en güzel göründüğü kartal yuvası, Mardin’in terasları. Dudağınızda kakuleli Mardin kahvesinin hafif acı tadı, kulağınızda ise yörenin reyhani müziği sizi masalsı bir âleme götürüyor.
NUSAYBİN – KIZILTEPE – MİDYAT
Mardin ilçeleriyle de tarihle yaşıt bir coğrafya. Nusaybin Felsefe Okulu, bin yılların ötesinden ilmin ışığıyla insanlığı aydınlatmış. Yakınlarındaki Beyazsu ise berrak ve coşkun akan sularıyla Nusaybin’e bereket taşıyor. Midyat, Mardin’in bir başka zenginliği. Camileri, kiliseleri ve Mor İbrahim Manastırı ile dinlerin, kültürlerin kaynaştığı bir kavşak noktası Midyat. Merkezdeki Halk Evi Binası ise mimarisi ile yörenin taş işçiliğinin zirve eserlerinden birini oluşturuyor. Kızıltepe ise Mardin’in hızla genişleyerek ovaya yayılan önemli merkezlerinden. Türkiye’nin en lezzetli kırmızı mercimeğini yetiştiriyor Kızıltepe çiftçisi. Orta Çağ İslam mimarisinin klasik bir örneği olan Koçhisar Camii ise burada mutlaka ziyaret etmeniz gereken mekânlardan.
DARA
Mardin – Nusaybin yolu üzerindeki Dara Antik Şehri adeta bölgenin Efes’i. En görkemli günlerini Persler döneminde yaşayan kentte Büyük İskender’in ardından Roma ve Bizans imparatorlukları da izler bırakmış. Mardin Müzesi tarafından sürdürülen kazı çalışmalarında kentte İslam uygarlıklarına ait izlere de rastlandı.
DEYRUZZAFERAN
Mardin, Süryani mabetlerinin en yoğun bulunduğu noktayı oluşturuyor. İrili ufaklı onlarca kilise, “tanrı hizmetkârlarının dağı” anlamına gelen Tur Abdin yöresinin inanç zenginliğini oluşturuyor. Mardin kent merkezine dört kilometre uzaklıktaki Deyruzzaferan Manastırı işte bu mabetlerin en dikkat çekicilerinden biri. İnşası Hristiyanlık öncesine dayanan yapı bir dağın eteğine kurulmuş. Zeytin ağaçları içindeki mekân yüzyılların sessiz tanıklarından.
MARDİN ULU CAMİİ VE MUHTEŞEM MEDRESELER
Mardin mimarisinde Artukoğulları döneminin etkisi büyük. Halen restore edilmekte olan Ulu Cami ise görkemiyle görenleri büyülüyor. Haşmetli minaresi İslam yazı sanatı olan hüsn-ü hattın en güzel örnekleriyle dolu. Mardin kent silüetinin en karakteristik ve en etkileyici yapısı kesinlikle Ulu Cami’nin minaresi ve dilimli kubbesi. Mardin Kalesi eteklerindeki Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi de kentteki onlarca Artuklu eseri arasında. Medresenin taç kapısının iç kısmına damla motifleri içine işlenmiş Allah’ın 99 ismini (Esma’ül Hüsna) gösteren yazıt Mardin’de taşın konuştuğunun ve gerçekten de şiire, sanata, duaya ve zikre dönüştüğünün yaşayan bir kanıtı. Türkiye’deki Akkoyunlu Dönemi’ne ait olan tek medrese olan Kasımiye Medresesi’nde içinden akan doğal kaynak suyunun duvarlarında oluşturduğu melodiyle huzur duyacağınız tarihi bir yer.
Mardin, uzaktan bakıldığında gözünüze orta büyüklükte bir şehir gibi gelir. Ancak yaklaştıkça büyür kent. Taze baharat kokularının yükseldiği çarşılarında her sokak keşfedilecek yeni bir dünyaya açılır. Kahve değirmenlerinde kavrulan mis kokulu kahvenin kokusu, yöreye mahsus leblebinin kokusuyla karışır. Bakırcılar çarşısı, yöresel ürünlerin taze olarak satıldığı manavlar ve tezgâhlar arasında günün nasıl geçtiği anlaşılmaz. Mardin’in dar sokakları arasında gezerken sokakları birbirine bağlayan abbara adlı geçitler dikkat çekiyor. Kısıtlı alanın değerlendirmesi için bulunmuş son derece güzel bir mimari çözüm abbaralar. Mardin çarşılarında huzur ve güvenle gezebilirsiniz. Kent esnafı son derece güler yüzlü ve misafirperver burada. Birçok esnaf size yöresel kahve mırra ikram edecektir. Kendine özgü tadı ve aroması olan bu kahve sindirime iyi geldiği gibi, lezzetiyle de göz dolduruyor. Mardin’deki geleneksel hobilerden biri de güvercincilik. Akşamüstü saatlerinde birçok Mardinli güvercinleri kümeslerinden gökyüzüne salıyor. Tavsiyem bir kafe ya da yakınlarında bir çay bahçesine gidip eşsiz ova manzarası eşsizliğinde bu güzel canlıların gökyüzündeki danslarını seyre dalmanız.
MARDİN LEZZETLERİ
Efsane lezzetlere ev sahipliği yapıyor Mardin mutfağı. Güneydoğu mutfağının en iyi temsil edildiği mekânlarda kebap ve et ağırlıklı yöre yemekleri bulabilirsiniz. Yenişehir bölgesinde ise Mardinli ev hanımlarının bir araya gelip yörenin sebze ve tencere yemeklerini sundukları lezzet noktalarını keşfedebilirsiniz. Kaburga dolması, ikbibet, kibe, kitel ve Mardin usulü mumbar baş döndüren lezzetlerin sadece birkaçı. Mardin çarşılarının ara sokaklarındaki küçük esnaf lokantaları da günlük halk yemeklerini sunan ve çok lezzetli yemekler sunan seçenekler arasında.
MARDİN MÜZELERİ
Aslında kendisi bir açık hava müzesi olan Mardin’de Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Mardin Müzesi kentin arkeolojik geçmişine ışık tutuyor. Mardin’in binlerce yıllık geçmişine yakından göz atmak için Mardin Müzesi mutlaka ziyaret edilmeli. Diğer yandan kentteki Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi, bu bilge şehrin yüzyıllardan damıtılarak biriktirilmiş büyük kültürünü ziyaretçilerle buluşturuyor.
YOLUNUZU DÜŞÜRÜN
Mezopotamya’ya yukarıdan bakan bir kültür hazinesi olan Mardin, keşfetmeniz ve ruhunuzda hissetmeniz gereken bir dünya. İlk defa görseniz de kendinizi ait hissedeceğiniz bu kenti tanımak için her zaman doğru zaman.
Mardin’de tarihi mekânlar gün geçtikçe onarılıp, koruma altına alınıyor.Yöresel tatlar için Mardin’de keşfedeceğiniz birçok nokta var.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum