Miroğlu, AKPM Genel Kurulu'nda Konuştu
AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde konuştu.
AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu’nun, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
"Avrupa Konseyi çalışmalarına ilk kez ve Türkiye’den katılıyorum. Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan Süryani, Arap, Kürt ve Türk halkının yüzyıllar boyunca, bir arada ve barış içinde yaşadığı bir şehirden, Mardin'den geliyorum ve bu şehrin milletvekiliyim. Hayatımın 6,5 yılını askeri darbe yıllarında, Diyarbakır cezaevinde terör ve şiddet ortamında geçirdim. Hayatımın yirmi yılı siyaset yasaklarıyla geçti. Kürt meselesi hakkında 10 kitap ve 16 yıl çeşitli gazetelere köşe yazıları yazdım.
Demin konuşan Basklı meslektaşım gibi bu yaşıma kadar terör ve şiddet ortamında yaşadım diyebilirim. Birçok akrabamı dostumu terör saldırılarında kaybettim. On yıl önce, Kürtçe seçim propagandası yaptığım gerekçesiyle altı ay hapis cezası aldığımda, AİHM'sine başvurdum ve mahkeme lehime karar verdi.
Bunları şunun için anlatıyorum.
İki gün önce burada, AİHM'de görev yapacak yargıçlar için oy kullandığımda büyük bir mutluluk duydum. Türkiyeli bir Kürt siyasetçi olarak, bir zamanlar adalet aradığım bir yüksek mahkemede görev yapacak bir yargıç için yıllar sonra, oy kullanmak ve Avrupa'nın kurucu değerlerini yaşatacak çalışmalara katkı sunmak, benim gibi hayatı yasaklarla geçmiş biri için, son derece ironik, hatta tarihin hoş bir sürprizi ve şakası gibi oldu. Samimiyetle ifade etmek isterim ki, bu salonda bulunmamı, Türkiye'de gelişen demokrasinin gücüne borçluyum.
Sözünü ettiğim bu zor ve yasaklı yıllar, AK Parti hükümetlerinin reformları sonucu sona erdi ve bu reformların hayata geçmesinde, AB'nin sunduğu katkılar her zaman minnetle hatırlanacaktır.
Türkiye'de benim şehrim olan Mardin dâhil, bazı şehirlerde PKK şiddeti ve terörüne karşı bugün zor bir mücadele yürütülüyor.
PKK, Suriye'deki gelişmeleri bahane ederek, Haziran seçimlerinden sonra, HDP'nin parlamentoya seksen milletvekili sokmasına rağmen, yüzünü yeniden şiddete ve teröre döndü. Hendekler kazdı, bu hendekleri bombalı tuzaklarla doldurdu. Kürt, Türk, yüzlerce asker ve polisi öldürerek, sivil insanların hayatına kastederek, ülkeyi acıya ve yasa boğdu.
Bölgedeki tüm terörist grupların ve örgütlerin hedefi haline gelen Türkiye, DAİŞ terörüne karşı da aynı kararlılıkla mücadele etmektedir. Şimdiye kadar DAİŞ'le ilişkisi tespit edilen 3244 kişi sınır dışı edilmiş, 2037 kişinin ise ülkeye girmesine izin verilmemiştir.
Avrupalı dostlarımıza, her fırsatta terörizmin, belli bir halkın meşru ve doğal haklarının savunulmasıyla bir ilgisinin olamayacağını anlatmaya çalıştık.
Israrımız bugün de devam ediyor. Dünyanın, Türkiye’nin teröre karşı verdiği mücadelesinden yararlanmasını istiyoruz.
Brüksel, Paris, Ankara ve İstanbul'da PKK VE DAİŞ tarafından gerçekleşen terör saldırılarında, hayatını kaybeden insanların hatırasına saygı duymak, küresel teröre karşı, küresel bir vicdanla ve hep beraber karşı koymaktan geçiyor.
Sorun, sadece istihbarat paylaşımı ve güvenlik önlemeleri değildir.
Bütün bir sivil toplumu bu mücadeleye katmadıkça terör ile mücadelede başarılı olunamaz.
Terörün hedefindeki genç nesillere nasıl bir dünya vaat ediyoruz?
Bu soruya gerçekçi cevaplar aramalı ve teröre karşı mücadelenin siyasi, sosyal ve kültürel boyutlarını hiçbir şekilde ihmal etmemeliyiz.”
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum