Türkiye'nin Suriye’de savaşın başladığı ilk günden beri Suriyelilere “açık kapı” politikası uyguladığını Kaydeden Miroğlu, Uluslararası yükümlülükler çerçevesinde "geri göndermeme" ilkesine titizlikle uygulandığına işaret etti.
Suriye'de savaşın başladığı süreç içerisinde geçen 6 yıllık süre içerisinde Suriye'deki şiddetten kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin sayısının 3 milyona ulaştığının altını çizen Miroğlu, Türkiye'nin dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğunun altını çizdi.
AB Parlamentosundaki konuşmasında Türkiye'nin mültecilere yaptığı ev sahipliğinin gündeme gelmemesine tepki gösteren Miroğlu konuşmasına şöyle başladı: "Türkiye’nin mülteci sorunu sadece Suriye kaynaklı değil. Ülkemiz, Irak'ta, DAİŞ’in Musul’u ve Şengal’i işgal girişiminden sonra yerinden edilen insanların da sığındığı bir ülke oldu. Irak yurttaşı Ezidi Kürtler, Türkmenler, Araplar DAİŞ’ten kaçıp Türkiye’ye geldiler. Bu insanların bir milyondan fazlası Kuzey Irak’ta barınıyor ve burada oluşturulan kamplar Türkiye’nin yardımlarıyla kuruldu. Geçtiğimiz günlerde, Kuzey Irak’a Sayın Başbakanımızla beraber bir ziyarette bulunduk. Gözlemlerim şu: Buradaki mülteci sayısı, Kuzey Irak’ın nüfusunun neredeyse yarısına yakın. İki milyon civarında. Bu insanlara Türkiye tıbbi yardım ve sahra hastanesi olmak üzere her türlü yardımı yapmaya hazırlanıyor. Türkiye ve mülteciler sorunu derken, Türkiye’nin arka bahçesindeki mülteci kamplarına yönelik yaptığı muazzam yardımlar unutulmamalıdır. Ülkemizdeki Suriyelilere uluslararası hukuk çerçevesinde "geçici koruma" sağlanmaktadır. Geçici koruma altındaki Suriyelilerin sağlık ve eğitim hizmetleriyle iş piyasasına erişimleri sağlanmıştır. Yaşam şartlarını daha da iyileştirmek için her türlü gayret sarf edilmektedir." dedi.
"SURİYELİLER İÇİN YAPILAN HARCAMALAR 15 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI"
Konuşmasında Türkiye'nin Suriyeliler için merkezi bütçeden yaptığı harcamalara da dikkat çeken Milletvekili Miroğlu, Türkiye'de Suriyeliler için merkezi bütçeden bugüne kadar yapılan harcamaların 15 milyar dolara yaklaştığına işaret ederek, buna karşın uluslararası toplum tarafından Türkiye'ye yapılan katkıların ise 512 milyon dolarda kaldığını ve rakamların da beklentileri karşılamadığına vurgu yaptı.
Suriye'deki insani krizin küresel bir sorun olduğunu ve söz konusu sorunun küresel bir çözüm gerektirdiğini işaret eden Miroğlu, "Uluslararası camianın bu insani krizin yarattığı yükü paylaşması çağrısında bulunuyorum.
Yeniden yerleştirme yük paylaşımının önemli unsurlarından biridir. Yeniden yerleştirme programlarına daha fazla sayıda ülkenin dâhil olması, dâhil olanların ise kotalarını artırması önem arz etmektedir. Diğer taraftan, mülteci sorununun en önemli nedenlerinden biri DAEŞ’tir. Türkiye gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekâtı ile DAEŞ’i bölgeden temizleme kararlılığını ortaya koymaktadır. Ancak DAEŞ’in Avrupa’nın güvenliği yönünden yarattığı riskler ve tehditlerin DAEŞ’in halen yoğun olarak faaliyet gösterdiği alanlardan çıkartılması sonrasında da devam edeceğinden şüphemiz olmamalıdır. Bu nedenle mülteci ve göç sorunu ele alınırken DAEŞ sonrası dönem de unutulmamalı ve geç kalınmadan planlanmalıdır. Avrupa göç politikalarının reformu sürecinde bu hususa özellikle dikkat edilmesi gerektiği kanaatindeyim" diye konuştu.
Miroğlu, AB Parlementosunda yaptığı konuşmasının ardından AB Parlamentosu üyesi milletvekilleriyle yaptığı konuşmayla ilgili kendisine yöneltilen soruları cevapladı. Milletvekilleriyle mülteci kriziyle ilgili görüş alışverişinde bulundu.
Yorumlar
1 yorumAvrupa'nın iç ve dış politikası bellidir de sizler Fetocularla bir olup niye Suriye'yi karıştırdınız. Yasin Aktay'ın deyişiyle ÖSO'ya silah göndererek iç savaş çıkardınız. Din kardeşlerimizi malından, canından, namusundan, yerinden, yurdundan ettiniz.