Nusaybinlilerin haklı talebi
Nusaybin Kültür ve Çevre Platformu, ilçede yeni açılacak okul ve hastaneye, bölge halkı için önemli şahsiyetlerin isimlerinin verilmesini istedi.
Ciziri'nin açıklaması şöyle:
"Bölgemizde çözüm süreciyle birlikte ciddi bir hava değişikliğine hep birlikte tanık oluyoruz. Devletin egemen güçleri demokratik bir açılım gerçekleştirmek istiyor. Bölge insanı da bu bağlamda kendi taleplerini, beklentilerini, düşünce ve fikirlerini daha net olarak ifade etmeye çalışıyor. Bu yumuşamayla birlikte daha somut politika ve önerilerin gündeme alınması, fikir ve projelerin tartışılması özgür ve bilinçli vatandaş olmanın en önemli görevidir.
Bizler Kültür ve Çevre Platformu olarak bu konuda naçizane katkılar yapmak istiyor ve bölgemizi temelden ilgilendiren konularda fikirlerimizi kamuoyu ve yetkililerle samimi olarak paylaşmak istiyoruz.
Eski politik anlayışa göre bölgemizle ilgisi olmayan bazı isimler okullarımıza devlet kurumlarına, sokak, cadde ve parklarımıza ısrarla verildi. Bu isimler bölge insanları için herhangi bir önem arz etmiyorlar. Aksine zulüm, asimilasyon ve inkârı hatırlatıyordu bu isim ve adlandırmalar.
Mesela askeri cunta üyeleri, ırkçılık ve ayrımcılığın sembolü olan isimler, katliam uygulayan yönetici ve sorumluların isimlerinin kurumlara verilmesi açılım siyasetiyle hiç bağdaşır mı?
Söz konusu siyaset ve uygulamalara son vermek, eğitim, sağlık, kültür ve bu gibi alanlarda bölgenin dokusuyla uyuşan isimler bulmak, bu isimleri kurumlara vermek yeni bir yaklaşım ve güven verici atmosferi beraberinde getirmeyecek mi?
Mesela Kürt halkı arasında saygınlığın olan Melaye Ciziri, Feqiye Teyran, Ehmede Xani, Cigerxwin, Tirej gibi yazar ve şair isimlerini okullara vermek açılım politikası gereği olarak değerlendirilmez mi?
Mesela Müslüman Kürtler arasında saygınlığı olan Selahaddin Eyyubi, Şex Said ve Saide Nursi isimlerini cami, okul ve dini kurumlara vermek neden olmasın?
Mesela Musa Anter’in ismi Nusaybin de bir okula verilse, mesela Nusaybin devlet hastanesine bölgenin ilk operatörlerinden olan, aynı zamanda şair ve yazar olan Doktor İbrahim Yıldırım ismi verilse, mesela katledilen Milletvekili Mehmet Sincar’ın ismi bir resmi kuruma verilse, herhalde bölge halkı bunu sevinçle karşılayacaktır, değil mi?
Mesela Kürt tarihçi Şerefxane Bedlisi, dil bilimci Celadet Bedirxan, mucit Ebuliz El Ciziri gibi isimlerin bu bağlamda kullanılmasında ne gibi bir zarar olabilir ki?
Mesela Şırnak Hava Alanına Şerafettin Elçi ismi verilmesi bölge insanları arasında memnuniyetle karşılanmadı mı? Bu tutumun devam etmesi gerekiyor.
Bizler Kültür ve Çevre Platformu olarak bu konuda yetkililerin duyarlı davranacağını ve çözüm sürecine uygun olan isim ve adların kurumlara verilmesini ilkeli bir tutum haline getirmesini bekliyoruz. En küçük adımların bile halkımız arasında barışa katkı yapacağını düşünüyor ve bu yolda atılan adımların bir güven ortamı yaratacağını temenni ediyoruz."
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
1 yorumTarihe mal olmuş isimler güzel. Mesela mardinde bir okula said Nursi ismi verildi. Ama siz kalkıp... ceberrut devletin yaptıkları isimleri beğemiyorsunuz. Size katılıyorum. Ama şunu unutmayın ... ...Sincar bizim tarihimiz değil bunu yapmayın. Tarihçiler olur, şairler olur, komutanlar olur. Ama sakın bize devletin yaptığı gibi ....... sincari bize empoze etmeyin.Yoksa geçmişteki ceberrut devlet anlayışından ne farkıniz kalır