Olay, saat 11.30 sıralarında merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Şizofreni hastası olduğu iddia edilen A.E.B., aralarında husumet olduğu belirtilen edebiyat öğretmeni amcası Mehmet Bilgili ile görüşmek için okulun bahçesine geldi.
Taraflar arasında çıkan tartışma büyüyünce A.E.B., yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla Bilgili’yi vurdu. Bilgili kanlar içerisinde yere yığılırken, okuldakilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi.
Ağır yaralanan Mehmet Bilgili, sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Bilgili, doktorların çabasına rağmen kurtarılamadı. Mehmet Bilgili'nin cenazesi, otopsi için morga götürüldü.
Şüpheli kısa sürede yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, zırhlı araca konularak jandarma komutanlığına götürüldü.
VALİ SERDENGEÇTİ: OKULUMUZLA BİR İLGİSİ YOK
Öte yandan, öğrenciler dersteyken yaşanan olay sonrası veliler okula geldi. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti de olay yerine gelerek okuldaki yetkililerden bilgi aldı. Ardından açıklama yapan Vali Sedengeçti, “Öncelikle başımız sağ olsun. Saldırıya uğrayan öğretmenimiz maalesef hayatını kaybetti. Bilgisini az önce aldık. Bu menfur saldırının eğitim-öğretimle ve okulumuzla herhangi bir ilgisinin olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Şu anda Osmaniye’de Farabi Anadolu Lisesi’ndeyiz. Okulumuzda Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak görev yapan Mehmet Bilgili öğretmenimiz, yeğeni tarafından saldırıya uğradı. Şüphelinin uzun yıllardır psikiyatrik tedavisinin devam ettiğine ilişkin bilgiler mevcut. Öğretmenimizin daha önce yeğenini yetiştirdiği ve ona evladı gibi baktığı yönünde de bilgilerimiz var. Ancak son dönemde aralarında bir husumet oluştuğu ve çeşitli iddiaların gündeme geldiği değerlendiriliyor” dedi.
"OLAY TÜM YÖNLERİYLE ARAŞTIRILIYOR"
Olayın tüm yönleriyle araştırıldığını kaydeden Vali Serdengeçti, “Adli süreç neticesinde olay aydınlatılacaktır. Burada öğrencilere veya eğitime yönelik bir saldırı söz konusu değil. Aile ilişkisi içerisinde yaşanan husumet nedeniyle öğretmenimizin okul bahçesinde hedef alındığını değerlendiriyoruz. Şüpheli, saldırının hemen ardından okulda görevli güvenlik korucumuz tarafından yakalandı. Burası aynı zamanda jandarma sorumluluk bölgesinde bulunuyor. Olayda ruhsatsız tabanca kullanıldığı bilgisi mevcut. Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.
Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
EĞİTİM-İŞ OSMANİYE'DEN SALDIRIYA TEPKİ
Eğitim-İş Osmaniye Şube Başkanı Adem Yücel, saldırının ardından yaptığı açıklamada, okullardaki güvenlik sorununa dikkat çekti.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıyı hatırlatan Yücel, “Aradan yalnızca birkaç gün geçti. Şimdi aynı acıyı Osmaniye’de yaşıyoruz. Bir öğretmenimizi, görev yaptığı okulun bahçesinde kaybettik” dedi.
‘ÖĞRENCİLER KORKU VE GÖZYAŞLARI İÇERİSİNDE OKULDAN AYRILDI’
Olay sırasında öğrencilerin ders başında olduğunu belirten Yücel, silah seslerinin ardından öğrencilerin büyük korku yaşadığını, velilerin okula gelerek çocuklarını teslim aldığını ifade etti.
Yücel, “Öğrencilerimiz, eğitim görmeleri gereken okuldan korku ve gözyaşları içerisinde evlerine gönderildi. Okullar yalnızca dersliklerden ibaret değildir. Okul girişleri, bahçeler ve okul çevreleriyle birlikte güvenli hale getirilmelidir” diye konuştu.
"GÜVENLİK MEKANİZMALARI NEDEN DEVREYE GİREMEDİ?"
Okul girişindeki güvenlik uygulamasına ilişkin de soru işaretleri bulunduğunu belirten Yücel, edinilen bilgilere göre olay sırasında okul girişinde güvenlik amacıyla köy korucularının görev yaptığını söyledi.
Saldırganın herhangi bir üst aramasından geçmeden okul bahçesine ulaştığının belirtildiğini aktaran Yücel, şu soruları yöneltti:
“Okul girişinde görev yapan köy korucularının yetki ve sorumlulukları nelerdir? Okula giren kişilere yönelik hangi güvenlik kontrolleri yapılmaktadır? Okul bahçesine silahla giren bir kişinin önlenmesini sağlayacak güvenlik mekanizmaları neden devreye girememiştir?”
"AİLEVİ HUSUMET GÜVENLİK SORUNUNU ORTADAN KALDIRMAZ"
Saldırının ailevi bir husumetten kaynaklanmasının okul güvenliği tartışmasını ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Yücel, güvenlik personelinin görev ve yetkilerinin açık biçimde belirlenmesi, okul girişlerindeki kontrollerin etkinleştirilmesi ve gerekli fiziki ve teknik önlemlerin alınması çağrısında bulundu.
Manisa’daki saldırının üzerinden yalnızca birkaç gün geçtiğine işaret eden Yücel, “Manisa’da 11 öğrencimiz yaralandı. Şimdi Osmaniye’de bir öğretmenimizi okul bahçesinde kaybettik. Artık önümüze kan değmiştir” ifadelerini kullandı.
"OKUL BAHÇELERİNDE SİLAH SESLERİ DEĞİL, ÇOCUKLARIN SESLERİ YÜKSELSİN"
Yücel, Eğitim-İş’in “Güvenli Okul” çağrısını yineleyerek, “Çocuklarımızın korkmadan okula gittiği, öğretmenlerimizin güven içinde görev yaptığı, velilerin çocuklarını gönül rahatlığıyla okula gönderdiği okullar istiyoruz. Okul bahçelerinde silah sesleri değil, çocuklarımızın sesleri yükselsin” dedi.
Yorumlar
0 yorum