Mardin Artuklu Üniversitesinde bugün yapılan rektörlük seçimlerinde bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, içinde oldukları seçim süreci dahil olmak üzere YÖK Sistemini eleştirdi.
Mardin Artuklu Üniversitesi Vali Kılıçlar Konferans Salonunda düzenlenen rektörlük seçimi divanın oluşturulması ile başladı. Divan başkanlığını Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Kadri Yıldırım’ın yaptığı seçimde bir konuşma yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay YÖK sistemini yerden yere vurdu.
Konuşmasında 4 yıllık çalışmaları değerlendiren Rektör Omay, “Seçim sürecine geçmeden önce biraz ezber bozan biraz bazı rahatsızlıkları vermek istiyorum. Sizlere değil de basın mensupları üzerinden YÖK Öğretim kamusuna bu duygu ve düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Ben 4 yıl boyunca Yüksek Öğretimi hayalimde olduğu daha özgür daha demokratik herkesin kendi kimliği ile kendi inancı ile kendi dini ile temsil edilebildiği bir üniversite yaratmak istedim. Bunda ne derece başarılı oldum tabii kamuoyunun ve sizlerin takdiridir. Şiddetle Mardin Halkına sizlerin aracılığı ile söylemek isterim ki. Bütün kalbimle bütün ruhumla uğraştım. Yüksek Öğretimin Türkiye genelindeki fotoğrafına baktığımızda bu vurguladığım noktaların ne kadar eksik olduğu ne kadar çok ileriye gitmesi gerektiğini bir defa daha görebiliyoruz. Örneğin bugünkü seçimimiz. Ne yazık ki 2547 YÖK yasası gereği üniversitenin kadrolu öğretim üyeliği bu salonda bulunup şuanda oy kullanabiliyorlar. Ama üniversite sadece bizden ibaret değil. Burada temizlik işçisinden başlayıp rektörüne kadar aradan gelen öğretim görevlileri, idari personel, öğrenci temsilcilerimiz, okutmanlarımız, uzmanlarımız, hepsi olması gerekirdi.”dedi.
Seçim sisteminin bütün üniversitelerde kutuplaşmaya yol açtığını dikkat çeken Prof.Dr. Omay, ”Bu herhalde rektör seçimi ve atanma sürecinin en önemli eksikliklerinden birisidir. Üniversitenin olmazsa olmaz diğer paydaşları ne yazık ki burada temsil edilmiyor. Ayrıca hali hazırdaki seçim sisteminin getirdiği üniversite içindeki kutuplaşmalara yol açan bir süreç var. Belki bu şuanda bunu yaşamıyoruz. Yeni kurulan bir üniversite olarak ama ileriki dönemlerde böyle bir tehlikenin Allah korusun bizi de beklediğinden çok iyi biliyorum. Umarım hali hazırda hazırlanan yeni YÖK kanunu taslağında bu problemler izole edilmiş ve daha modern daha çağdaş, daha adil, daha akademik, daha hür bir sisteme adım atmış oluruz. Önümüzdeki yıllarda. Allah nasip ederse.”şeklinde konuştu.
Seçim açılış konuşmalarından sonra basına kapalı bir şekilde devam etti.
56 öğretim üyesinin oy kullanacağı Mardin Artuklu Üniversitesi’nin rektörlük seçiminde aday listesinde Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Zeki Taner ve Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Serdar Bedii Omay yarışacak.
Rektör Adayı Belirleme Seçim takvimi aşağıdaki gibidir:
Üniversitede yapılacak Rektör Belirleme Seçimleri : 14-15-16 Ağustos 2012
Sonuçların Yükseköğretim Kuruluna gönderilmesi : 17 Ağustos 2012
Rektör Adaylarını İnceleme Komisyonu çalışması : 22-23-24 Ağustos 2012
Yükseköğretim Genel Kurulunun toplantıları : 27-28-29 Ağustos 2012
Sonuçların Cumhurbaşkanlığına sunulması : 31 Ağustos 2012
Yorumlar
2 yorum15 temmuz darbeyle yıkılmak istenmiş ülkemizde mardin artukluÜniversitesi bile görev almış.üniversiteyi fetö kargahına çeviren omay san neden saki dağıtıcısı imam cengiz aydınla ve mustafa oflazla tutuklanmadı.tutuklanması gerekenler meslekten atılması gerekenler yüzlerce.haydi debdebeci rektör zaten allahlık.peki mardin emniyeti ve valilik neden hala bu kurumda temizlik yapmıyor.
Masadaki kadın Mardin Artuklu Üniversitesi kötü bir üne sahip olan, Sanat Tarihi Bölümü akademisyeni Exeter Üniversite'sinden mezun Elif Keser Kayaalp değil mi? Akademisyenliğe hiç yakışmayacak şekilde iktidarın ve yönetimin yanlış olan hiç bir kararına ve uygulamasına karşı çıkmayan, takiye ve dedikodu ile anılan akademisyen Elif Keser Kayaalp mi o? Kıskançlığı, politik ve çıkar ilişkileri nedeniyle dedikodu ve iftiralarıyla bazı akademisyenlerin mağdur edilmesine sebep olan akademisyen. Paralelci Rektör Omay, yardımcısı ve aynı zamanda Edebiyat Fakültesi Dekanı Mustafa Oflaz'ın ve üniversitenin paralelci abisi Genel Sekreterler Cengiz Aydın ve akrabası Genel Sekreter Şahin Arpağ'ın gözde akademisyeni. Bunların zamanında yükseldikçe yükselen akademisyen. Müze müdürü Nihat Erdoğan ve Mesut Alple Mardin'in sit alanlarını tahrip eden kazı ve projelerde çalışan ve hatta danışmanlık yapan sanat tarihçisi, bilim insanı. Mardin Artuklu Üniversitesi ve Mardin'deki paralelci ve ajan tayfasına binbir işle meşgul olan kocası Ulvi Savaş Kayaalp ile sonsuz iyiliklerde bulunan koruyucu abla, bölüm başkanı, Enstitü müdürü ve envai çeşit idari mevkiiye getirilmiş akademisyen. Fethullah Gülen'in ve CIA'nin Kültürler ve dinlerarası dialog safsatası kapsamında üniversite kampüsünde cami, kilise, havra ve Ezidi ibadethanesi açılmasına Mimarlık Fakültesi'nin haftada iki gün Mardin'e gelen, devlete ait özel araçlarla havaalanından alınıp bırakılan ve Hilton'da sultanlar gibi misafir edilen Rektör'ün her kararına evet diyen, Mardin'in ve üniversitenin hızlı tahribatına asla engel olmayan koca koca mimarlık profesörleri olan Uğur Tanyeli ve Bülent Tanju ve bu hocaların hala orada olan çekirdek ekibiyle (İngiltere üniversiteleri ilişikli Tanju ve Ezgi Gürkaş gibi) ve Omay'ın fahri oğlu, paralelin altın çocuğu Halil İbrahim Düzenli gibi ağır toplarla onay veren akademisyen ve idareci kadın. Kocasının işlettiği İngiliz Kültür'ün ilk kez Mardin'de düzenlediği İELTS sınavı ile farklı illerden sınava gelen yüzlerce paralel yapı üyesi araştırma görevlisini ve memuru İngilizce sınavından geçirdikleri ve muazzam bir ekonomik ve kariyer rantı elde ettikleri iddiası bütün şehirde ve bazı çevre illerde yazılı ve sözlü olarak çalkalandı. Hatta o şaibeli sınav hakkında YÖK'e ve adliyeye şikayetlerde bulunulmuştu. İnşallah üzeri kapatılmamıştır. Karı koca eğitim gördükleri ve ticaret yaptıkları İngiltere, Diyarbakır ve Mardin'deki akrabalarının ve politik hamilerinin imtiyazlarını tam bir tüccar yeteneği ile kullanmakta mükemmeldiler. Şimdi nerelerde hoş edilmiş gönülleriyle gönülleri hoşetmektedirler bilmem. Bildiğim ve emin olduğum bir şey var ki o da bir gün sömürgecilere, Feto'ya ve rantçılara kurban ettikleri Türkiye, Mardin ve Mardin Artuklu Üniversitesi için yargıya ve halka hesap vermek zorunda kalacakları...