Üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olmak için 3 yıl boyunca mücadele veren görme engelli Riyad Tezcan, Mardin Öğretmen Lisesi'nde rehber öğretmeni olarak göreve başladı. 15 yıldan beri eşinin ve öğretmen arkadaşlarının yardımıyla okula gidip öğrencilerine ders veren ve müzikle uğraşan Tezcan'ın 4 müzik kaseti de bulunuyor. Tezcan, öğrencileriyle birlikte 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde meslektaşlarına unutamayacakları bir müzik şöleni sundu.

Öğretmenliğin çok kutsal olduğu kadar çok zor bir meslek olduğunu söyleyen Riyad Tezcan, zor olanı başarmanın insanın ellinde olduğunu belirtti. Aynı zamanda iyi bir müzisyen olduğunu ve öğretmen olmadan önce birçok sanatçıya beste ve sözlerini verdiğini dile getiren Tezcan, rehberlik bölümünü çok sevdiği için seçtiğini ve öğretmen olmadan önce de insanlara rehberlik yaptığını kaydetti.

Her sabah aynı heyecanı ve mutluluğu yaşadığını belirten Riyad Tezcan, "Görme özürlü olduğum için ne okulumla ne de öğrencilerimle hiçbir sorun yaşamadım. Yaşadığım zorluklar olabilir, ancak önemli olan insanın bu zorlukları yaşayarak üstesinden gelebilmesidir. Öğrencilerimle çok güzel bir ilişkimiz var. Aynı frekanstan yayın yaptığımız için birbirimizi görmek önemli değil, önemli olan kalp gözümüzün birbirini görmesidir" dedi.

Üniversiteden mezun olduktan sonra görme özürlü olduğu için engelle karşılaştığını söyleyen Tezcan, verdiği mücadeleyle çok sevdiği öğretmenlik mesleğine kavuştuğunu, geleceğin öğretmenlerini yetiştirmek kadar kutsal bir mesleğin bulunmadığını dile getirdi.
Gözlerini 17 yaşında kaybettiğini aktaran Tezcan, "Görme sorunum doğuştan vardı aslında ama az bir şey görüyordum. Normal okulda eğitim gördüm. Daha sonra yavaş yavaş görme bozukluğum arttı. 17 yaşına geldiğimde tamamen görmüyordum" dedi.

Gözlerini kaybetmesini bir engel olarak görmediğini, hayata sımsıkı tutunduğunu kaydeden Tezcan, "İnsan çalışmak isterse, bir yere varmak isterse bu tür şeyler engel değil. Çünkü çalıştığınız zaman Allah bir şekilde size yardımcı oluyor ve hedefinize ulaşıyorsunuz. Engelli olmak evde oturup kalmaktır. İnsan kendi kendini engeller. Bizim genetik olarak ailede böyle bir hastalığımız var. Ailede birkaç kişi de var, amca çocuklarında var, hala çocuklarında da var. Böyle genetik bir olay ve şuan da çözümü yok. Tıp dünyasında bunu çözümü yok yani' şeklinde konuştu.

Öğrencilerini çok sevdiğini, aralarında büyük bir sevgi bağı oluştuğunu kaydeden Tezcan, şunları söyledi:

"Rehberlik servisine gelen 100 öğrencinin hepsini sesinden ya da isminden tanırım. Hangi sınıfta olduklarını bilirim. Öğrencilerle aramda sevgi olduğu zaman kontak kuruluyor. Öğrenciler rehberlik servisinde bana sıkıntılarını anlatıyorlar. Onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Böyle bir diyaloğumuz var, böyle bir sevgi muhabbet ortamımız var. Bu konuda hiçbir zaman zorluk çekmedim. Ne diğer okullarda ne de bu okulda. Sevgi her şeyi hallediyor. İnsanları ses olarak, isim olarak tanıyabiliyorum. Allah'a şükür hafızam iyi. Rehberlik servisine gelen bir öğrenci zaten hafızama giriyor. Sonraki gelişinde sesinden ya da en kötü ihtimalle isminden hatırlıyorum. Öğrencilerin sorunlarını not ediyorum."

Mardin'de bir kaç yıl önce görme engelli çocuklar için bir sınıf açtıklarını, burada eğitim gören çocukların çok iyi liselerde eğitim gördüğünü ve bunun kendisini çok sevindirdiğini vurgulayan Tezcan, "Ailelerin çocuklarını toplumdan saklamamaları, okula göndermeleri ve eğitim için gerekirse fedakarlık yapmaları gerekiyor. Mesela ben öyle aileler tanıyorum ki sırf engelli çocukları okusun diye tayinlerini Mardin'den İstanbul'a Gaziantep'e aldılar. Bunlar çok önemli şeyler. Ailelere önemli görevler düşüyor. Bu bilinç olursa kesinlikle hiçbir engel eğitimi engelleyemez" diye konuştu.

Bağlama çaldığını, müzikle küçük yaşlarda tanıştığını anlatan Tezcan, "İlkokuldayken türkü söylerdim. Babam da türkü söylerdi. Daha sonra bağlamayla devam ettim. Yaklaşık 60 bestem var. Okulda da düzenlenen etkinliklerde bağlama çalıyorum. Hayatımda iki unsur var eğitim ve müzik" dedi.

Eğitimcilerin sadece Öğretmenler Günü'ne hatırlanmaması gerektiğini dile getiren Tezcan, öğretmenlerin ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu ve her günün Öğretmen Günü olduğunu kaydetti.

Resim öğretmeni Evin Yıldırım da Tezcan ile uzun zamandır tanıştıklarını belirterek, "Kendisi başarılı bir rehber hocamızdır. Görme engelli olmasına karşın, duyarlılığı, algısı, mesleğe olan saygısı her zaman gördüğümüz bir ayrıntıdır. Bununla beraber hocamızın gönül gözünün çok fazla açık olduğunu inanan biriyim" ifadelerini kullandı.

Öğrencilerden İsmail Şamil İnce de Tezcan'ın kendilerini bir ağabey gibi yaklaştığını kaydederek, "Bizimle güzel iletişim kuruyor. Sorunlarımızı dinliyor. Hocamız kendi alanında bir numara. Engelli olmasına rağmen çabalıyor, çalıyor. Hocamız çok iyi, çok seviyoruz" diye konuştu.


Öğrencilerden Nur Gültekin ise "Riyad hocamız diğer rehber hocalarımızdan çok daha iyi. Bizim sıkıntılarımızı daha iyi anladığını düşünüyoruz. Her konuda yardımcı olmaya çalışıyor" dedi.

Mardin Öğretmen Lisesi son sınıfa giden Fatmagül Adıgüzel, Riyat öğretmen gibi bir öğretmenleri olduğu için kendisini şanslı hissettiğini belirterek, kendisine ailesinden daha çok katkısı ve desteğinin olduğunu söyledi.

Öğrencilerinden Yadigar Selin ise, görevini çok iyi yapan ender öğretmenlerden biri olan Riyad öğretmenin içten davranmasının kendilerini çok etkilediğini kaydetti.

Riyad öğretmenin sadece bir öğretmen değil aynı zamanda bir anne-baba gibi üzerlerine titrediğini anlatan Vedat Aydın adlı öğrenci de, özellikle sosyal aktivitelerde kendilerine çok yardımcı olduğunu ve öğretmen olmak için verdiği azmin kendilerini çok etkilediğini söyledi.