Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlerin bomba yüklü araçla düzenlediği saldırıda şehit olan polis memurları Murat Dündar ve Ercan Günay, Dargeçit ilçesindeki terör saldırısında şehit düşen Jandarma Üsteğmen Emrah Şahin, Jandarma Astsubay Üstçavuş Abdil Kadir Çelik ve Jandarma Uzman Onbaşı Mehmet Karadal için valilik tarafından taziye çadırı kuruldu. Şehit polislerin memleketlerindeki baba ocaklarına ateş düşerken Mardin Emniyetinde görev yapan polisler de arkadaşlarını şehit vermenin üzüntüsünü yaşıyor. Öğle namazından sonra Şehitlerin fotoğraflarının bulunduğu çadıra gelen halk polis ve askere başsağlığı dilemenin yanı sıra moral da verdi. Taziye için çadıra gelen vatandaşlar şehit polisler için dua ederken, ziyaretçilere yöreye özgü acılarına ortak olduğu anlamına gelen acı kahve olan mırra başta olmak üzere çeşitli ikramlarda bulundu.
Yaklaşık bir yıldır Mardin'de görev yapan ve halkla kurduğu sıcak ilişki sebebiyle hemen herkes tarafından sevilen Vali Ömer Faruk Koçak, şehit asker ve polis memurları için ilde taziye çadırı kurulmasını istedi. Bölgenin geleneklerini iyi bilen Vali Koçak, Mardin halkının, şehidi bağrına bastığını ve kendi şehidi olarak sahiplendiğini vurguladı.
Çadırın önünde şehit polis ve askerlerin mesai arkadaşları ile birlikte ‘başsağlığı’ mesajlarını kabul eden Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, Mardinlilerin şehitlerine sahip çıktığı gibi taziyeye de sahip çıkmalarının birlik ve beraberlik mesajı vermesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Vali Koçak, çadıra gelerek taziyelerini bildiren vatandaşlara da teşekkür ederek, ”Bugün burada Mardin halkı kendi şehitlerine sahip çıkmış, polis ve askerimizin acılarını paylaşmışlardır. Burada hayatlarını kaybeden güvenlik personellerimiz Kızıltepe halkının can güvenliğini, asayişini sağlamak uğruna görev yapan, her şarta ve her koşulda mesai mefhunu gözetmeksizin, her türlü fedakârlığı yapan arkadaşlarımızdı.”şeklinde konuştu.

Koçak, valilik önünde kurulan taziye çadırını ziyaretinde, coğrafyanın sıkıntılı bir süreçten geçtiğini, bölgedeki olayların farklı renkleriyle yüz yıldır yaşandığını söyledi.

Koçak, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiç olmadığı kadar güçlü ama gücünün karşılığında da hiç olmadığı kadar da büyük tehdit ve risklerle karşı karşıya, şunu da söylemeliyiz ki her tehdit ve risk üstesinden gelindiğinde bizi biraz daha güçlü kılıyor. Onlar maalesef bugün güç ellerinde bulundukları için gerçek medeniyeti oluşturan insanların kaderleri ile oynayabileceklerini düşünüyor. Onlar adına topraklarında sınır çizebileceklerini, sınırları değiştirebileceklerini, yeniden buraları düzenleyebileceklerini düşünüyorlar. Yüz yıl önceki hesaplarını, tam kapatamadıkları hesapları bugün kapatmaya çalışıyorlar. O zaman da muvaffak olamadılar, bugün de muvaffak olamayacaklar inşallah." 

 "Adaletin payidar olması için mücadelemize devam edeceğiz"
Çatışmaların sona ermesinin ardından medeniyet mücadelesinin uzun süre devam edeceğine dikkati çeken Koçak, her karanlığın arkasında ışık olduğunu, bu ışığın da göründüğünü dile getirdi.

"Bu, son olacak. Kendi içimizdeki mücadeleden sonra biraz daha güçlü ve kuvvetli şekilde hem ülkemizde hem bölgemizde hem de dünyada adaletin payidar olması için mücadelemize devam edeceğiz" diyen Koçak, şunları kaydetti:
"Silahla yapılan mücadele kısa sürelidir. Ciğerlerimizi yakar, bize acı verir ama nispeten daha kolaydır. Silahla mücadele çok kısa süre içinde bitecektir. Bunun için bu çatışma dönemlerinde gösterdiğimiz fedakarlığın daha fazlasını çatışmalar bittikten sonra, çatışmaların olmadığı dönemlerde de göstermeliyiz. Önümüzdeki dönemde bu çalışmaların zeminini oluşturan, huzur ortamının tesisi için canlarını feda eden şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet temenni ediyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bu acı hepimizin acısıdır. Taziye bizim değil, milletimizin taziyesidir. Onlar milletimize mal olmuştur. Bu çadır milletin çadırıdır. Milletin taziye çadırına gelip Fatiha okuduğunuz için hepinizden Allah razı olsun."

ÇADIR, TERÖRE EN GÜZEL CEVAP OLDU
İl Emniyet Müdürü ve Tugay Komutanını da yanına alan Vali Koçak, zorunlu ihtiyaçlar dışında 3 gün boyunca taziye çadırından ayrılmayacağını ve belirterek huzur ve barışın sağlanması için ailelere büyük görevler düştüğünü anlatarak "Kötülük planlayanlar emellerine ulaşamayacak. Sevgi, şefkat, sabır ve metanetle hareket ettik. Biz bir adım attığımızda Mardinliler bize iki adım yaklaştı. Kurulan taziye çadırı, doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Birileri huzuru bu ile fazla gördü. Bunun için bu kötü tezgâhı kurdular, polis ve askerlerimizi şehit ettiler. Bu acılarımızı yüreğimize gömeceğiz. Sevgi ve şefkat ile yeşereceğiz. Acımızı paylaşmak için binlerce Mardinli geldi, bizi yalnız bırakmadılar. Biz bu ilgiden memnunuz. Bu davranışın teröre, şiddete çok güzel bir cevap olduğuna inanıyoruz."
Taziye çadırını ziyaret eden vatandaşlardan Kemal Aktürk ise "Güvenlik güçleri bölgede İlk defa taziye çadırı kurdular. Bu halk nazarında güzel karşılandı. Bizler de şehitlerimize sahip çıkmak için buraya geldik. Çünkü bölgemizin örf ve âdetlerine göre, öldürülen birisinin arkasından taziye çadırı kurulursa bu kan davası güdülmeyeceğinin göstergesidir. Acılarla, ölümlerle hiçbir sorunun çözülmeyeceğine yürekten inanıyoruz. Bütün ailesine baş sağlığı diliyorum. Bu tür olayları her zaman kınadık ve kınıyoruz. Bu tür gelişmeler ülkeye zarar veriyor. Yöre insanı olarak tekrar 90'lı yıllara dönmek istemiyoruz."diye konuştu.
Vatandaşlardan Mehmet Ali Çelik, "Huzurun bozulmasını istemiyoruz. Taziye çadırı bölgenin kültürüdür, acı haber o çadırla birlikte geliyor ve o acı paylaşılmış oluyor. Çadır sayesinde, vatandaş ile devlet arasındaki kopukluğun önüne geçildi."dedi.
Taziye çadırına İstanbul'dan Mardin'i gezmeye gelen Rumeli Kadınlar Derneğine üye 100'e yakın kadın da taziye çadırını ziyaret ederek vali Ömer Faruk Koçak'a taziyelerini ilettiler.
Çadır, ilçede görev yapan polis ve askerler için de bir rehabilitasyon aracı oldu. Arkadaşlarının şehit edilmesi sebebiyle üzüntülü ve gergin olan polisler, halkın kendileriyle birlikte gözyaşı döktüğünü görünce teselli oldu. Bugüne kadar sergilemeye çalıştığı kardeşçe tavırların boşa girmediğini, çektikleri acıyı vatandaşların da paylaştığını gördü.
Her gelene mırra (acı kahve) ikram edilen taziyenin son gününde, çadırda Mevlid-i Şerif okunacak.
Bu arada kurulan taziye çadırının DBP İl binasının bulunduğu apartmanın 10 metre ilerisinde olması dikkat çekerken herhangi bir taşkınlığın yaşanmaması için de polis DBP'nin bulunduğu tarafı çadırla örterek önlem almaya çalıştı.