İstanbul'da etkili olan rekor sağanak yağışların ardından en çok etkilenen ilçelerden biri de Sayırey oldu. Ayazağa Mahallesi'ndeki derenin taşmasıyla birlikte yaşanan sel, birçok ev, işyeri ve araca zarar verirken can kayıplarına da neden oldu
Ormanlık alanlardan gelen güçlü debili suların taşmasıyla cadde ve sokaklar adeta nehre dönerken, sel suları park halindeki onlarca otomobili oyuncak gibi önüne katarak metrelerce sürükleyip üst üste yığdı.
Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve birçok iş yeri sular altında kaldığı bölgede, gece boyu yüzlerce insan da mahsur kaldı. İnsanların kurtarılması için AFAD, Sahil Güvenlik ve itfaiye ekipleri botlar ve iş makineleriyle seferber oldu.
Günün ağarmasıyla yaşanan hasarın mali boyutu ve oluşturduğu tahribat da gün yüzüne çıktı. Çamurla kaplanan yollarda birçok aracın hurdaya döndüğü gözlemlenirken, olumsuz bir durumun yaşanmaması adına ise bölgede elektrik kesintisi yapıldı.
Yoğun yağış riski nedeniyle okullara 2 gün ara verilmesi, hem trafiği hem de hasarın yaşandığı bölgelerde çalışmaları rahatlattı.
Yaşanan sel ve oluşan mağduriyetle ilgili muhabirine konuşan Ayazağa sakinleri ve esnaf, yerel yönetimlerin zamanında müdahale etmemesinde, altyapının yetersiz oluşundan dert yanarak kendi imkânlarıyla bir şeyle yapmaya çalıştıklarını ifade ettiler.
"Kadınlar, çocuklar ağlıyordu… Bir adamın suya kapılıp gitmesine şahit oldum"
Mahalle sakinlerinden Osman Tıngır, "Dün akşam mahsur kalanlardan birisi de benim. Saat 5'ten 11-12'ye kadar mahsur kaldım. Ben 42 yaşındayım ve ilk defa böyle bir felaket gördüm. Allah bir daha böylesini yaşatmasın… Çünkü çok kötüydü, her yer su içerisindeydi. İnsanlar, kadınlar, çocuklar ağlıyordu. Arabaların akıntıya kapılıp dereye sürüklendiğini, bir adamın aracından indikten 20-30 saniye sonra akıntıya kapılıp gittiğine şahit oldum. O an, 'Acaba atlayıp kurtarabilir miyim?' diye düşündüm ama elimden bir şey gelmedi. Hatta börekçinin orada dal gibi, palet gibi bir şeye tutundu ama akıntıya kapılmaktan kurtulamadı. Arabadan inişinden sele kapılışına kadarki süreci gördüm. 7-8 dakika sonra da arabası arkasından sele kapıldı. İstanbul'a, Ayazağa halkına geçmiş olsun. İnşallah bir daha böyle bir acı yaşamayız." dedi.
"İnsanların hali içler acısı… Ne İBB ne yerel belediyeler ne de yerinde bir tespit var"
Mahallede berberlik yapan Erdi İyi, "4'te bir yağmur başladı, ardından eve gittim ve Dereboyu Caddesi'nden aşağıya doğru selin aktığını gördüm. Sonra insanları kurtarmaya çalıştık. İnsanlar çoluk çocuğunu, traktörle, dozerle, kamyonla almaya gitti. Altyapı sorunumuzun olduğu yıllardan beri belli… Gelip yerinde tespit ediyorlar ama bir şey yapmıyorlar. İstanbul o kadar büyük ki Ayazağa'ya bile yardım edemiyorlar. İnsanların hali içler acısı… Vatandaşlar kendi imkânlarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ne İBB ne yerel belediyeler ne de yerinde bir tespit var. İstanbul valimiz geldi, elinden geleni yapmaya çalışıyor ama onun dışında bir şey yok. İnsanlar kayboldu… Kimisi 2 kişi, kimisi 9 kişi kayboldu diyor. Ne olduğu, ne olacağı belli değil. Allah beterinden korusun. Rabbim kudretini gösterdi. Herkes yaşantısına devam ediyor." diye konuştu.
"Belediyecilik; insana, mahalleye hizmet etmektir, bu insanlara yazık günah değil mi?"
Ayazağa sakinleri olarak belediye yönetiminden memnun olmadıklarını belirten Gül Yeter Coşkun, "Ne belediye başkanından ne meclis üyelerinden ne hizmet verenlerden hiçbir şekilde fayda görmüyoruz. Yazıktır, günahtır. İnsanlara imkân veriliyor ama imkanı bulanlar cebini, yandaşının cebini dolduruyor. Belediyecilikten kesinlikle anlamıyorlar. Eğer anlamıyorsanız anlayana soracaksınız. Belediyecilik; insana, mahalleye hizmet etmektir. Bu insanlara yazık günah değil mi? Bakın ne haldeler… Dün bir komşum ölmüş ama belediye başkanı ortada yok. Kağıthane belediye başkanı, dünden beri mahalleli ile sokak sokak geziyor. Biz takip edip görüyoruz ve takdir ediyoruz. Bize de böyle bir belediye başkanı lazım. Ben çalışan biriyim ve dün Vadi İstanbul'un oradan buraya kadar yürüdük. Geldiğimizde Dereboyu'ndaki insanlar aciz bir şekilde kaldıklarını gördük. Belediyeden hiç kimse yoktu. Allah'tan korksunlar… Seçim için de gelmesinler." şeklinde konuştu.
"Maslak'tan Ayazağa'ya 2 saatte gelebildik"
Mahalle sakinlerinden Erol Ertuğrul, "Dün akşam 5-6 gibi Maslak tarafındaydık ve yağış başlamıştı. Maslak'tan Ayazağa'ya 2 saatte gelebildik. Minibüsten indik ve kendi imkânlarımızla gelmeye çalıştık. Boyumuza kadar su vardı. Gelemeyince geri dönüp gece geldik. Belediye zaten zayıf… Burası rezidanslar bölgesi oldu. Burası eskiden 20 bin nüfusu olan bir yerdi ve altyapımız yetiyordu. Şimdi ileride 3 bin 300 konutluk bir yer daha yapıyorlar. Bu rezidanslar yapılmadan önce altyapı yapılmalıydı. 3 dükkân 3 arabamız gitti." dedi.
"Etrafı bile toplama zamanımız olmadı"
Yağışın aniden bastırdığını ve ne olduğunu anlayamadan dükkânları su bastığını söyleyen esnaflardan Saniye Payam, "Etrafı bile toplama zamanımız olmadı. Bir anda başladı ve dükkânları su bastı. 2020 yılından beri burada esnafız. Gece belediye ekipleri yoktu, sabaha karşı geldiler. Herkes rehin kaldı, dışarıya çıkamadılar. Dükkân yarıya kadar su doluydu. Dolaplar balık gibi suyun üstünde yüzdü." diye konuştu.
Önce komşusu ardından kendi dükkânı sele teslim oldu
Dün yaşanan yağış sonrasında önce komşu esnafın dükkânını su bastığını ardından otobüste mahsur kalanları kurtarmaya çalışırken kendi dükkânlarına su bastığını söyleyen Cuma Kara, "Bilgisayar, telefon ve yazar kasalarımızı ancak yukarı çıkarabildik. Gerisi yalan oldu. Bayağı bir zararımız var. Sabah saat 08.30'dan beri çamur atıyoruz. Birçok ürün çöp oldu. Artık devlet yardımcı olur mu bilemiyorum" şeklinde konuştu.
Yorumlar
0 yorum