Mardin'de Süryani Kültür Derneği başkanı Yuhanna Aktaş , Beth Nahrin Asuri Süryani Keldani Arami Birliği başkanı Oşena İde , Eş Başkanı Yaşar Kaygısız, Demokratik Toplum Kongresi Halklar ve İnançlar Komisyonu Mardin sorumlusu Eyüp Güven, Anadolu Arap Birliği Başkanı Mehmet Ali Aslan, Mıhallemi Derneği Eş başkanı Bozo Bilal Acar’ ın da aralarında bulunduğu grup Roboski katliamı için kınama içerikli basın açıklaması yaptılar.

Mardinin Midyat İlçesi Habsınas köyünde 1600 yıllık Mor Şem’un Kilisesi i önünde halklar ve inanışlar adına açıklama yapan Anadolu Arap Birliği Başkanı Mehmet Ali Aslan, "Şırnakın Uludere ilçesi Roboski köyünde 28 Aralık 2011 gecesi 17’si çocuk 35 kişinin Türkiye Cumhuriyeti savaş uçakları tarafından katledilişlerinin 3.yılına girdiğimiz halde henüz olayın failleri yargılanmamış , faillerin kim olduğu hakkında bilgilendirme dahi yapılmamıştır. 1948 yılında Van-Özalp sınır hattında 33 köylünün Mustafa Muğlalı paşanın emriyle katledilmelerinden sonra Kürdistan halkına yapılan en büyük katliamlardan olan Roboski katliamı örtbas edilmeye çalışılarak devletin derin karanlık yüzü aklanmaya çalışılıyor." dedi.

Aslan açıklamasında şunları söyledi: "Devletin Kürdistanı yoksullaştırma politikası sonucu yoksullaşan Roboski köylüleri kendilerinin ve ailelerinin geçimini sağlamak için zor doğa koşullarına rağmen , devletin adına kaçakçılık dediği oysa hakikatte sınır ticareti olan bir işi soğuk kış gecesinde yaparlarken başlarına ve bedenlerinin muhtelif yerlerine bombalar yağdırıldı. Sınır ticareti yapan köylüleri kaçakçılık üzerinden terörist göstermeye gayret eden vicdansız ve insafsız bir kısım medya ve bir kısım devlet adamı , kısa sürede deşifre olmuş ve birbirini yalanlayan birbirine zıt açıklamalarda bulunmuşlardır.Sürekli olarak kurban olarak hedef seçilen Kürdistan halkları bu sefer de Roboski katliamı ile hedef seçilmiş , ve bir hata sonucu katledildikleri medyaya ve kamuoyuna servis edilmiştir.Bu yalanların arkasına sığınarak bir soykırıma uğratılan Kürdistan halkları yoksulluktan giyecek ayakkabı bulamazken bizim Akp’nin Ak söylemli bakanlarının çocuklarının evlerindeki ayakkabı kutularında milyon dolarlar cirit atıyor. Roboskide 3-5 kuruş kazanmak için yola çıkan insanların üzerine devlet bombaları yağarken , Ankarada bir “alo” ile milyon dolarlar kazanan bakan ve çocuklarının bir komplo ile karşı karşıya kaldığı savunuluyor. Roboski failleri terfi ettirilip ödüllendirilirken , Ankara soyguncularını deşifre edip yakalayan ve yargılayan Emniyet görevlileri ve Yargı mensupları görevinden alınıyor ve sürgün ediliyor. Ölüm olmadığı halde Ankara ve İstanbuldaki son soygunlar ile ülke gündemi alt üst olup bir çok Bakan ve Milletvekili istifa ettiği halde ve birçok emniyet mensubu ile yargı mensubu görevinden alınıp sürgün edildiği halde, Roboskide katledilen 35 asil ve onurlu can için , ne bir milletvekili ne bir bakan istifa etmiş ve ne de onlarca eminiyet ve yargı mensubu görevinden alınmıştır. Bu utanç verici ve rezil gerçeklik bile tek başına Türkiyenin doğusunda ve batısında , nasıl derin uçurumlu bir adaletsizlik ve ne denli bir zulüm olduğunu başlı başına insaf ve vicdan sahiplerine haykırıyor. Hükümet kendine yapıldığını adettiği son operasyonlara gösterdiği hassas refleks ve tavizsiz tepkiyi Roboski faillerine karşı da ibraz etmelidir. Aksi taktirde de çıkar karşılığı aheste aheste… Oğlun ya da kızın Roboskililer ile aynı akıbeti yaşasaydı yine bir hata oldu deyip geçiştirir miydin Sayın Başbakan?"

Aslan açıklamasında "Biz Beth Nahrin / Mezopotamyanın kadim evlatları olan Mıhallemi, Arap , Asuri –Süryani ,Keldani ,Arami halkları olarak yaşadığımız topraklarımızda adalet istiyoruz ,huzur istiyoruz ,barış ve kardeşlik istiyoruz. Bir bakan çocuğu kadar olmazsa da , simitçilikten emekli olan Başbakanın eski mesleği bir simitçi kadar huzurlu ve güven içinde bir yaşam istiyoruz." dedi.