TV Nette yayınlanan, ve gazetemiz köşe yazarlarından Gazeteci Nevzat Çiçekin sunumunu yaptığı, sosyolog-yazar Müfid Yüksel ile Ekopolitik Genel Koordinatörü Doç. Dr. Ergün Yıldırımın daimi konuk olarak katıldığı Tutanak Programı'nın bu haftaki konuğu Yrd.Doç.Dr. Muhammed Sadık Hamidiydi. Hamidi, dedesinin türbesinin nasıl tek parti döneminde bir Hıristiyana satıldığını anlattı.
Dün gece yayınlanan programda Muhammed Sadık Hamidi, ailesinin Arap asıllı olmasına karşın 1926 yılında Şeyh Said İsyanı bahane edilerek sürgün edildiğini ifade ederek, Ailemiz sürgün edildikten sonra Mardin halkının Kadir şinaslık göstererek yaptırdığı büyüğümüz Şeyh Hamidin türbesini 1926 yılında valilik satılığa çıkarıyor ve bir Hıristiyan vatandaş dedemizin türbesini satın alıyor. Sonra biz bu türbeyi aile efradımızın ellerindeki altınları bozdurarak geri aldık bu Hıristiyan vatandaştan. Döneimin valisi aslında biz bu türbe yerini genelev yapacaktık diyor.

Mardinî Seyyid Şeyh Hâmid kimdir:Babasının adı Abdullah, annesinin adı Âminedir. 1217h-1802m. yılında Siirtte doğdu. Mardini nisbesini, ömrünün son kırk yılını yerleştiği Mardinde geçirdiği için almıştır. Aynı zamanda Şâh-ı Mardin lakabıyla meşhur olup, öyle anılmıştır. Hayatını, soyunu, menkıbelerini, evlad ve torunlarının hal tercemelerini, talebesi ve aynı zamanda mürîdi olan büyük alim Şeyh Musa oğlu, Şeyh Abdül-Halîm el-Mardîninin özellikle onun hakkında yazmış olduğu eş-Şeceretüd-Dürriyye fi Menâkib es-Sadetil-Hâmidîyye adlı 220 sahife, küçük boy Arapça kitaptan öğreniyoruz.

Seyyid Şeyh Hâmid, büyük bir alim ve meşhur bir mürşid idi. İlk tahsiline Siirtte, babasının medresesinde başlamıştır. Yedi yaşında Kuran-ı Kerimi hatmetmiş, on yaşında da ezberleyip hafız olmuştur. Tahsilinin büyük bir kısmını meşhur alim ve müfessir Molla Halil-i Siirdiden elde etmiş ve ondan icazet almıştır. Daha sonra birçok ilim merkezlerine giderek, oralardaki alimlerden ders ve ilmî icazetler almıştır, İlim ve irşad hizmetiyle meşgul iken 1299h.-1882m. yılı Muharrem ayının birinde, salı günü kuşluk vakti Mardinde vefat etmiştir. Esnaf dükkanlarını kapatarak, o güne kadar Mardinde görülmemiş bir topluluk cenazesine iştirak etmiştir. Şehrin doğusunda, Savur ilçesine giden yolun sağ tarafındaki yamaçta defnedilmiştir. Vefatına çok üzülen Mardin halkı, kabri üzerine türbe inşa etmişlerdir.