Terör ve operasyon mağduru vatandaşlar faizlerle yaşam savaşında..
Operasyon öncesin de sürekli eylem boykot zorlanması ile kriz yaşayan, özellikle operasyon esnasında sokağa çıkma yasağı olduğundan esnaf ödeme ve faturalar birikince icra ve baskılar yoğunlaştı.
Ödenemeyen 1 fatura nedeni ile hizmet kesiliyor, üyelik iptal edilemiyor, Örnek 50 tl civarı 1 fatura ödenemeyen telefon abonesi hizmet kesilmesine rağmen aylarca fatura borçlandırılarak 50 tl borca 1000 tl üzeri avukatlık takip faiz vb 2000 tl kadar çıkmakta ve takip ile araç ve ev haczine kadar gitmektedir. Ayrıca avukatların sürekli tacizleri hapisle korkutmaları ayrı bir dram yaşatıyor. Yasal olarak; hizmet kesilen bir durumda fatura kesme hakkı neden veriliyor?
Şikayet edecek bir yetkili arayan ama her çaldığı kapı yüzüne kapanan vatandaşlar kimi kime şikayet edeceğini bilemiyor. BİMER'den tüketici haklarına, savcılıklardan ombudsmanlıklara kadar bir çok kuruma şikayet edilmesine rağmen eline birşey geçmeyen vatandaşlar mecburi olarak bu kurumların yaptırımları ile karşı karşıya kalıyor.
Örnek olarak haber merkezimize ulaşan bir vatandaşın çektiği sıkıntıları şu şekilde dile getiriyor.
0486518491* -11ve 0486518491* no'lu telekom hatları ile Vodafone ile mevcut sıkıntım. İcra dairelerinde ve avukatlarda bekleyen milyonlarca dosya mevcut.
Elektrik, Telekom faturaları, oda aidatları, su, kredi taksitleri, kredi kartları vb birikmesi ile hayatta kalan insanlarda faizlerle yaşam savaşı veriyor. Yıllarca icra takibi yapmayan bazı kurumlar sıkıntıların tavan yaptığı bu anlarda, özellikle Elektrik geçmişin acısını çıkartarak yüksek faturalar kesiyor, Borçtan kesik gözüküp kullanma mecburiyetinde olanlara 2-3 kat cezalı fatura kesiliyor. 10 yıl öncesine bekleyen eski borçlar bu zor zamanda icra takibine başlatılıyor.
Finans bank kredi kartı borcum 20 bin civarında iken takside bölerek 28 bin civarında taksitli ödeme kabul ettim, operasyon ve sokağa çıkma yasakları nedeni ile ticari işlerim durup, gelirlerim kesildiğinden hiç ödeme yapamadım. Yüksek miktarda faiz takip ve avukatlık masrafları da talep edilerek, zamanı gelmeyen taksitler de temerrüt kapsamında Diyarbakır icra dairesinden Diyarbakır’daki daireme haciz başlatmış. İcra takibi,Bana tebliğ edilmediğinden borç miktarı, yetkisiz icra dairesi vb yasal itirazlarımı bile yapamadım.Tapudan gelen mesajla işlemin yapıldığı öğreniyorum.
(20 yıl boyunca çalışarak elde edebildiğim ve garanti bankasına ipotekli, SGK, Vergi ve başkasına haciz işlendiği halde Diğer Alacaklı Yapıkredi, Hsbc, Asya bank sırada aynı baskıları yapmaktadır.
Tek gelir kaynağım Silopi deki işyerim olduğu ve orada ikamet ettiğim halde Ziraat, Halk bank dahil olmak üzere hiçbiri kredi kartı öteleme yapmadığı gibi, ekstre gecikme faizleri de yansımaktadır. Çevreden yardımlarla alt limit yatırabildiklerim de faiz kesintilerine gittiğinden çaresizlik derinleşiyor. Geçen ay Hsbc bank kredi kartıma;biraz öteleme amaçlı akrabam kendi para yatırıp alışveriş yaptı. Tek seferde 1800 tl birikmiş faizlerine kesildi. Buna rağmen göstermelik de olsa bazı bankalar Silopi şube den kart alan, ancak yıllardır batıya tayin olmuş gecikme sıkıntısı yaşamayan yani risk görmediği kişilere erteleme yapmıştır.
Vatandaşların evleri yıkılıp, yaşam savaşı verirken bazıları da sıkıntıları üzerinden fırsat kollayarak kat kat fazla alacak peşinde. İşin acı tarafı da Bunu Devletimizin yasalarından kendilerine yol bularak, vatandaşı nefessiz bırakması
Silopi de önceki 2 aya yakın sokağa çıkma yasağından sonra biriken 2 aylık kira karşılığında adam işyerime el koymaya kalkışmış, 2 ay civarında günlük tahsilatları ona vererek kira kapatmaya çabalarken tekrar sokağa çıkma yasağı başladı. Önceki yasak kalktıktan sonra mülk sahibine biraz nefes rica ederek, derdimi anlatmaya çalışırken verdiği cevap; Şirketsiniz Devlet size yardım edecek. Sonra ki görüşmem de; Başbakan da söyledi kira ve diğer yardımlar yapacak diyerek kiraya zam ima etti. Hiçbir kurum ve banka yardım ve kredi dahi gelişme yok diyor.
Bölgede de alacaklı bazı zatlar da Tefeciler den daha çok insafsızlaşarak ( kira, araç, mal satışı vb) borçluya baskı yaparak, neyi kalmışsa zorla el koymaktadır. Çok kelepir fiyatlara neyi kalmışsa zoraki alınmaktadır. Hatta Kamulaştırma ve TOKİ den alacağı hakkına dahi şimdiden mahrum ediliyor. Güç tehdidi ile bazı alacaklılar halk üzerinde ciddi rencide edici baskı oluşturuyor.
Devletimizin bu kapsamda vatandaşa biraz huzur ortamı sağlayabilmesi için; yardım paketleri, kredi, en önemlisi acilen özellikle icraların bir süre ertelenmesi, esnetilmesi, borç erteleme, yapılandırma ve faiz affını içeren paket uygulanması zaruridir. Gecikmesi halinde ciddi anlamda insanlık dramları, ekonomik ve sosyal tahribatlar derinleşecektir.
Anlaşılabilmesi açısından olabildiğince özet ve kendi gerçek yaşamaya devam ettiğim sorunları sunmaya çalıştım. Halk içerisine girildikçe bu şekilde sorunlar çok. Gereken hassasiyet ve önemin verilerek acilen çözüm üretilmesi için
Bölgeye gelen heyet ve bakanların görüşebildiği kişiler; bu derece sorun yaşamayan, çoğunlukla protokol mensubu, memur, parti mensubu yada yakın iş adamları olduğundan halka ulaşılamayıp sorunların gündeme gelmesi yetersiz kalıyor. Halka içine gezildiğinde de gereksiz kalabalık ve korumalardan oluşan izdiham ve acele kimse dinlenemiyor."
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum