Kitap Künyesi
Yazar: Behçet Sabit Erduran
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Yayınları
İSBN: 6053324317
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
1915 Baharında Çanakkale Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Yıkıntılar, yaralılar, sargılar arasında… Evrensel vahşetin, dehşetin günü… Medeniyetin en gelişmiş silahlarıyla yaratılan kıyamet! Yangınlar, yıkıntılar, akıl almaz bir gümbürtü…” Behçet Sabit Erduran, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’na katılmasıyla açılan Çanakkale Cephesi’nde görevlendirilen onlarca doktordan biriydi. Behçet Sabit Bey, bölgede bulunduğu altı aylık sürenin 1915 Mart ve Mayıs ayları arasında mesleğini icra etmesinin yanı sıra gördüklerini, duyduklarını gün gün, saat saat kaydetmiştir. Yıldız mevkiinde ve seyyar hastanelerde görev yaptığı sırada 18 Mart deniz harekâtını ve kara muharebelerinin başladığı 25 Nisan’ı yaşayarak anlatmış, cephedeki sıhhiye hizmetleri hakkında da bilgi vermiştir. Çanakkale Savaşı’nın 100. yılında yayımlanan ve bu savaşta yaşananların ve verilen hayat mücadelesinin ilk elden anlatımı olan 1915 Baharında Çanakkale, bir doktorun anıları ve gözlemleri olması sebebiyle de ayrı bir değer taşımaktadır.
1915 Baharında Çanakkale Alıntıları - Sözleri
- Düşünüyor, dalıyor, hayallere boğuluyor.
- Çalışıyor, çabalıyor; didiniyor, yıpranıyor, parçalanıyor, ölüyor, mahvoluyor... Hep, geleceğin saadetine kavuşmak için.
- İki üç doktorla üç bin yaralıya yetişmeye çalışmanın, tıp adına olmasa bir cinnet, bir cinayet sayılacağı, İstanbul’a yazılmıştı. Yine değişen bir şey yok. Ne yapalım, içimiz kan ağlasa da soğukkanlılığımızı koruyup mesleğimizin gereğini yerine getirecek, yaralıların imdadına koşacağız.
- Talih bana düşman yarası da sardırdı.
- Onlara selamet, düşmana lanet!
- Yorgancığım, iyice yorgun ve halsiz düşmüş bedenimi uykuya davet ediyordu. Bu gecenin olaysız geçmesini bütün kalbimle temenni ediyordum. Vazifemi yerine getirmiş olmanın iç huzuruyla gevşedim.
- Bugün savaştan uzak olanlar baharın gelişini kuzu ziyafetleri, helva sohbetleriyle karşılayacaklar. Bizler de baharı yaşıyoruz ama mermiler, şarapneller ve otuzsekizliklerin dehşet saçan patlamaları arasında.
- Uzaktan bir nokta halinde görünen ve yavaş yavaş büyüyerek gelen kahramanlar, sakin fakat memnun, vazifelerinden dönüyorlardı.
- Geçip gittikten sonra derinlemesine düşünüp yorumlayınca farkına varıyormuş ancak.
1915 Baharında Çanakkale İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her ne kadar tarihle/savaşla ilgili kitaplara pek ilgim olmasa da bir doktorun elinden çıkmış olan günlükleri, savaşa olan bakış açısını merak etmemden dolayı özellikle tercih ettim. Savaş ortamında bolca askeri gözlem yapmış yani aslında daha çok asker kimliğiyle karşımıza çıkıyor. Günlüklerin sadece çok az bir kısmında çok fazla yaralıya yetişmek zorunda olduğundan bahsediyor fakat bu durum savaşın her günü böyledir muhtemelen. Günümüz Türkçesine Tamay Açıkel tarafından çevrilen, Behçet Sabit Erduran’ın 12 mart- 6 mayıs arasındaki savaş günlüklerinde, aslında kazanma inancının ne kadar önemli olduğu bir kez daha net bir şekilde ortaya konmuş. Baştan sona kadar hep kesinlik içinde düşmanın güçlü imkanlarına rağmen vazgeçmeyeceklerini ve bir şekilde alt edileceğine olan inancını ifade etmiş Sevgili Behçet Erduran. Ayrıca gün batımına ithafen yaptığı betimlemeler, günün en sevdiğim saatleri olması nedeniyle çok hoşuma gitti ve en karanlık atmosferde dahi görülebilecek tüm güzelliklerden faydalanmak gerektiğini hatırlattı. Kendisinin ince ruhlu bir insan olduğundan şüphem yok. :) Tabii ki büyük askeri başarımızı ve mücadelemizi anlatan bu kitabı tavsiye ediyorum. (Nurdan)
* Bu tarz, günlüklerden yazılan anı türündeki kitapları okumaktan, hele bir de Milli Mücadele dönemini anlatırsa, büyük keyif alırım. Anılar hem tarih, hem sosyo-kültürel hem istihbari anlamda büyük önem arzetmektedir. Yaşanmışları birinci ağızdan anlatır. Maalesef ki milletçe günlük tutma alışkanlığımız kitap okuma alışkanlığımız da olduğu gibi neredeyse hiç yok. * Yokluklar içerisinde büyük bir zaferle neticelendirdiğimiz, Dünya tarihi ve haritasının değişmesine neden olan Çanakkale Savaşını, bir doktorun anıları ve gözlemleri ile o günlere ait birbirinden ilginç fotoğraflarla desteklenmiş değerli bir eser. (Erdem Gül)
Türkiye de bevriye bölümünün büyük ordinasyus doktoru Çanakkale Deniz savaşlarında aktif rol almış bir vatansever Bu eserin önemi ve bu günlüklerin bulunma hikayesi başlı başına bir kitap konusu okumanızı tavsiye ederim (Doğan Günorta)
1915 Baharında Çanakkale PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Behçet Sabit Erduran - 1915 Baharında Çanakkale kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de 1915 Baharında Çanakkale PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Behçet Sabit Erduran Kimdir?
--reklam--
Behçet Sabit Erduran Kitapları - Eserleri
- 1915 Baharında Çanakkale
--reklam--
Behçet Sabit Erduran Alıntıları - Sözleri
- İki üç doktorla üç bin yaralıya yetişmeye çalışmanın, tıp adına olmasa bir cinnet, bir cinayet sayılacağı, İstanbul’a yazılmıştı. Yine değişen bir şey yok. Ne yapalım, içimiz kan ağlasa da soğukkanlılığımızı koruyup mesleğimizin gereğini yerine getirecek, yaralıların imdadına koşacağız. (1915 Baharında Çanakkale)
- Onlara selamet, düşmana lanet! (1915 Baharında Çanakkale)
- Geçip gittikten sonra derinlemesine düşünüp yorumlayınca farkına varıyormuş ancak. (1915 Baharında Çanakkale)
- Uzaktan bir nokta halinde görünen ve yavaş yavaş büyüyerek gelen kahramanlar, sakin fakat memnun, vazifelerinden dönüyorlardı. (1915 Baharında Çanakkale)
- Talih bana düşman yarası da sardırdı. (1915 Baharında Çanakkale)
- Çalışıyor, çabalıyor; didiniyor, yıpranıyor, parçalanıyor, ölüyor, mahvoluyor... Hep, geleceğin saadetine kavuşmak için. (1915 Baharında Çanakkale)
- Düşünüyor, dalıyor, hayallere boğuluyor. (1915 Baharında Çanakkale)
- Yorgancığım, iyice yorgun ve halsiz düşmüş bedenimi uykuya davet ediyordu. Bu gecenin olaysız geçmesini bütün kalbimle temenni ediyordum. Vazifemi yerine getirmiş olmanın iç huzuruyla gevşedim. (1915 Baharında Çanakkale)
- Bugün savaştan uzak olanlar baharın gelişini kuzu ziyafetleri, helva sohbetleriyle karşılayacaklar. Bizler de baharı yaşıyoruz ama mermiler, şarapneller ve otuzsekizliklerin dehşet saçan patlamaları arasında. (1915 Baharında Çanakkale)
Yorumlar
0 yorum