Kitap Künyesi
Yazar: Ömer Lütfi Mete
Yayın Evi: Profil Yayıncılık
İSBN: 9789759960636
Sayfa Sayısı: 176
--reklam--
28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Bir önyargıyı ortadan kaldırmak bir atomu yok etmekten daha zordur."
Albert Einstein
Türk siyasi tarihi pek çok olumlu sayfanın yanı sıra karanlık sayfaları da barındırıyor. Bunlardan biri de hiç şüphesiz darbelerdir. Ülkemizde darbe konusunda her konuda olduğu gibi bir ikilem (dualizm) yaşanıyor. Bazıları kendi ideolojilerine göre 1960 ve 28 Şubatı iyi darbeler olarak görürken bazıları da 12 Mart ve 12 Eylülü kutsuyor. Tüm bu süreç akla kendisi de bir melek olan Şeytanı getiriyor. Yani acaba kötü olan bir şey iyi olabilir mi?
28 Şubat Türkiyenin maruz kaldığı son ve aslında post-modern darbe. Görünürde silah, top, asker yoktu, ama görünmeyen bazı unsurlarla medya, sivil toplum kuruluşları, halk gibi - Refah-Yol devrilmişti. Aradan 10 yıldan fazla bir zaman geçen bu darbeden geriye kalan nedir? Elde ne var? Türkiye gerçekten bir irtica tehlikesi yaşadı mı? Demokrasiye balans ayarı yapmak kime ne kazandırdı? Yoksa bu darbenin arkasında da küresel sermaye ve ülkemizde cirit atan yabancı servisler mi var?
Şemdinli Karanlık ellerin ülkeyi huzursuzluğa itme operasyonunun son örneği. Kimilerine göre devlet içine nüfuz etmiş derin çetelerin kifayetsizliği, kimilerine göre de İngiliz menşeli bir gizli servis operasyonu. Ne olursa olsun kaybeden Türkiye.
Elinizdeki kitap yakın dönem Türk siyasi hayatını yeni bir gözle bakmanızı sağlayacak önemli bir çalışma. Ömer Lütfi Mete zihninizin koridorlarında geziniyor ve size yeni kapılar açacak farklı ipuçları sunuyor. 28 Şubat post-modern darbesi ve Şemdinli olaylarının parantezde kalmış yanlarını sizin için açıyor.
28 Şubattan Şemdinliye Derin Çeteler mutlaka okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken farlı bir çalışma.
--reklam--
28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler Alıntıları - Sözleri
- Özelleştirme, evdeki buzdolabını satarak soğuk gazoz almak gibi bir iştir.
- Oysa benim İslami anlayışıma göre o gün başını açarak sade bir kılıkla Meclis’e gelen MHP milletvekili, iki dirhem bir çekirdek süslenip püslenip genel kurul salonuna gelen başörtülü öteki seçilmiş hanımefendiye kıyasla çok daha mazbut ve dindarca bir kıyafet içinde görünmeliydi.
- Osmanlı’nın kokuşmuş kadroları ve girişimcileri devletin yeni merkezine üşüşmüş durumdadırlar. Oralardan bugüne nice servetin mayası haramdır, bugün yedikleri de, arttıkları da haramdır. Onun için hiçbir sermaye tamamen temiz değildir.
- Batı, başkalarının pisliğini temizlemek aşkı ile değil, sadece o lağımlardan kirli çıkarlar elde etmek için kurcalar.
- İşin özü şu ki, Türk milleti ve Türk devleti adına PKK’yı veya irtica tehlikesini ciddi bir beka sorunu ilan etmek küçüklüktür. Hiç bir ciddi devlet, iki de bir,” Aman şu beni yıkacak, öteki beni bölecek” diye zırıl zırıl ağlamaz. Varsa böyle bir kaygısı, ağlayıp sızlamadan, mümkünse kimseye hissettirmeden gereğini yapar, önünü alır, kökünü kazır. Bu kadar basit!
- Kağıt üzerinde senin memurun olan sana darbe yapabiliyorsa müstahaksın! Asker senin memurun! Ne yaptığını, siyasette nasıl etkin olmaya çalıştığını, hangi tasarıları hangi yöntemlerle yürüttüğünü takip edemiyorsan Başbakanlık yapmayacaksın. Yapmaya devam ediyorsan darbe yediğin zaman zırıl zırıl ağlamayacaksın. Darbe yiyen Başbakan, ya darbenin dış mimarlarınca öngörülmüş yapay mağdur olarak ihtilal çarkının bir şekilde içindedir veya iktidar zurnasının son deliğinden ibaret bir zavallıdır.
- Siyasiler maalesef sözlerinin nerelere çekilebileceğini ve ne sonuçlar doğurabileceğini hesap etmeden, önleyindeki toplulukların çoşkusunu tırmandıran sözler söylemeyi hüner sayıyor. Siyasetçi, devlet işlerini meydanda konuşmaz.
- Özelleştirme, evdeki buzdolabını satarak soğuk gazoz almak gibi bir iştir......................................... Aynı kafa ile gidersek, liberalizm dini adına bu özelleştirme farzını uygulamada nihayet evin kendisini satıp kiraya çıkma aşamasına geleceğiz.
--reklam--
28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sen, ey öksüz millet ve sahipsiz genç!.. Sabret ve bekle!.. Günün mutlaka gelecek ve intikamın asla işkence etmeksizin kötülüklerin başını kesen iman kılıcı ile alınacaktır. yazar/necip-fazil-kisakurek / kitap/cerceve-6--51175 / ZULÜM İRTİCAI (zaimoğlu mehmet)
Değişen hiç birşey yok aslında: 28 Şubat sürecinden itibaren Şemdinli olayı, Dink cinayeti, Danıştay saldırısı hakkında gözlem ve bilgiye dayalı görüşleri ile olaylara farklı bakış açısı getiren Ömer Lütfi Mete bunun yanı sıra özelleştirme konularına da değinerek günümüzde yapılan yanlışlıkları o dönemde görerek güzel tespitler yapmış. Kitap 2007 yılında baskısı yapılmasına rağmen okuduğunuzda sanki bugünki olayları irdeliyor hissine kapılıyorsunuz. Şuna anladım ki 2007 yılında Türkiye ve kurumları nasıl çalışıyorsa bugünde hala bir değişiklik yok. (Evsiz karınca)
--reklam--
28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ömer Lütfi Mete - 28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de 28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ömer Lütfi Mete Kimdir?
1950 yılında Rize'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlarken özel olarak dini eğitim gördü. Bir süre Kuran Kurslarında hocalık yaptı. Rize Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne girdi. Aynı dönemde Babıali'de Sabah gazetesinde basın hayatına atıldı. 1972 yılında İktisat Fakültesi'nden ayrıldı. 1973 yılında Atatürk Eğitim Enstitüsü'ne girdi, 1976'da mezun oldu. Kısa süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra tekrar gazeteciliğe döndü. Ortadoğu, Tercüman, Türkiye, Yeni Binyıl, Ayyıldız, Sabah ve Bugün gazetelerinde ve Türk Edebiyatı, Boğaziçi dergilerinde yazdı, Çağrışım dergisini çıkardı. Senaryo çalışmaları yaptı. ANAP ve MHP'den milletvekili adayı oldu, seçilemedi. 18 Kasım 2009 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
--reklam--
Ömer Lütfi Mete Kitapları - Eserleri
- Gülce
- Allah'sız Müslümanlık
- Aşıklar Ölmez
- Asker ile Cemre
- İtfaiye Yakıyor
- 28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler
- Milliyetçilik Milliyetsizlik
- Balonya Tüneli
- Basılı Yakıt
- Çığlığın Ardı Çığlık
- Ezan Günü
- Derin Millet Manifestosu
- Yerden Göğe Kadar
- Hacıyağı ile Parfüm Arasında
- Çığlığın Ardı Çığlık
--reklam--
Ömer Lütfi Mete Alıntıları - Sözleri
- Bir kaleyi fethederken çok sevdiği yakınlarını kaybeden cihangirler gibi mutsuzdu. (Asker ile Cemre)
- İnciteceksin diye sevdiklerinden kaçma. (Aşıklar Ölmez)
- Allah'ın bir bildiği vardır. Ona güvenmek ve tevekkülle boyun eğmekten başka çarem yok. (Allah'sız Müslümanlık)
- Kazanmıştık , çünkü farkındaydık. (Çığlığın Ardı Çığlık)
- Kendisini Tekin Batur'un Özel Kalem Müdürü olarak tanıtan kişi, toplantıya katılıp katılmayacağımı öğrenmek istediğini söylerken vurgulaması ve üslubu ile aba altından sopa göstermeyi becerebilecek yetenekteydi. (İtfaiye Yakıyor)
- Özelleştirme, evdeki buzdolabını satarak soğuk gazoz almak gibi bir iştir......................................... Aynı kafa ile gidersek, liberalizm dini adına bu özelleştirme farzını uygulamada nihayet evin kendisini satıp kiraya çıkma aşamasına geleceğiz. (28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler)
- Tevekkülün, gayret ile sabrı eşit güçte dengeleyen bir mekanizma olduğuna, olması gerektiğine inanıyorum. (Allah'sız Müslümanlık)
- Ona göre Türkiye'de sağlıklı bir sermaye piyasası olmadığı ve güçlü sermaye bulunmadığı için teknoloji ithalatından başka bir çözüm henüz yoktu. (Asker ile Cemre)
- "Aşkın yarısı bozgundur be Yusuf'um! Hem şarabı içeceksin hem de başın dönmeyecek. Var mı öyle bolluk?" (Aşıklar Ölmez)
- İşkence nedir biliyor musunuz? İşkence ademoğlundan ölümü bile esirgemektir. (Çığlığın Ardı Çığlık)
- İnsanlık tarihin en utanç verici barbarlık uygulamaları Batı’nın imzasını taşır. Bütün bunlardan sonra kalkıp da “Batı, demokrasi kültürü sayesinde şahlanmıştır” demek, pek gerçekçi ve namuslu bir değerlendirme olmaz. (Allah'sız Müslümanlık)
- Osmanlı’nın kokuşmuş kadroları ve girişimcileri devletin yeni merkezine üşüşmüş durumdadırlar. Oralardan bugüne nice servetin mayası haramdır, bugün yedikleri de, arttıkları da haramdır. Onun için hiçbir sermaye tamamen temiz değildir. (28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler)
- ... Sonra gördüm ki ne kadar dirensem boşuna; medyamızın ezberinden vazgeçebilme becerisi yok! (İtfaiye Yakıyor)
- Bir kaybın telafisi olacağını farzetmek, kaybetme kabiliyeti demektir. (Çığlığın Ardı Çığlık)
- Öyle ağızlar barış dedi ki; kuduracağım. Öyle ağızlar sevgi dedi ki; tiksindi lağım! (Balonya Tüneli)
- Kimse kimsenin yerinde değildir zaten. Allah'ın insan nüshaları sonsuz. Bizim ürettiğimiz nesneler gibi seri numaralarıyla ayırt edilebilen, çok çok fazla ama gene de sayılı tekrarlar değil ki. (Asker ile Cemre)
- Bu yüzden asırlardır sürdürülen silkinme çabaları ile yeniden güçlenme hareket ve tasarılarına rağmen sağlıklı başlangıçlar bile gerçekleştirilememektedir. Çünkü ortada, Müslüman bireyin kendi diniyle ilgili temel bir yanlış algılaması ve yönlenmesi vardır. (Allah'sız Müslümanlık)
- Yusuf: Eee söyle, ne işi var erik dalında üzümün? Kuşçu: Herkes bundan ne anlar bilmem ama ben şöyle anlıyorum: Âşık adamın gıdası sevdiği değildir. Gıda sevmenin kendisidir. Onun için şimdilerde kendilerini âşık sananlar sevgiyle beslenmiyorlar. Ya ne ediyorlar? Sevgililerini yiyiyorlar. Âşık dediğin sevgilisini yer mi? Sevgilisini yiyen hayvandır. Onun için sevgilisini yiyenler ölür ama âşıklar yaşar. Ölen hayvandır, âşıklar ölmez. Yusuf: ... Kuşçu: Nereye ayaklandın hemen? Yusuf: Bu ağır bir ders Kuşçu, biraz silkelenmem lazım. Kuşçu: Haydi bakalım. (Aşıklar Ölmez)
- Kendini karanlıkta değil de yoğun bir sis içinde buluyordu şimdi. Yarı belirsizlik veya yarı belirlilik... (Asker ile Cemre)
- İnanmadığın bir şeyi söylüyordun; o da bunu biliyordu, ama gene de mutlu olmuştu. (Asker ile Cemre)
Yorumlar
0 yorum