Kitap Künyesi
Yazar: Pascal Quignard
Çevirmen: Esra Özdoğan
Orijinal Adı: Le nom sur le bout de la langue
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755702582
Sayfa Sayısı: 86
--reklam--
Adı Dilimin Ucunda Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Pascal Quignard, yalnızca günümüz Fransız edebiyatının değil, bir o kadar da Dünya edebiyatının önde gelen yazarlarından. Türk okurunun ve sinema meraklısının "Dünyanın Bütün Sabahları" ile tanıdığı bu derin romancıdan yine bir akıcı bir roman...
"Adı Dilimin Ucunda", Esra Özdoğan'ın kılı kırk yararak çevirdiği bu olağanüstü metin, anlatma sanatına yepyeni boyutlar katıyor. Sarsıcı, tutkulu bir başyapıt.
--reklam--
Adı Dilimin Ucunda Alıntıları - Sözleri
- “Ya şu dünya çok küçük ya da şu rastlantı dedikleri pek acayip şey.."
- Rahatım huzurum kalmadı. Onu düşündükçe kasıklarım tutuşuyor. Gözlerimde yaşlar birikiyor. Akdikenler gibi sıskacık kaldım. Adı hiç aklımdan çıkmıyor
- Yaşayabilmek için yazdım. Yazdım, çünkü susarak konuşmanın tek yolu buydu.
- Ölüm nerede gösterir yüzünü, mutlulukta değilse eğer, insanlarda mı?
- “Ağlıyorum çünkü yoksulum.” dedi.
- Dünyanın bütün sakinleri için cehennemin dünya demeye geldiğini de belirtmeden geçmeyelim.
- Yaşayabilmek için yazdım. Yazdım, çünkü susarak konuşmanın tek yolu buydu.
- insanlar arasında hayvansı doğamızı inkar ederek uzun süre yaşayamayız
- Uçmana gerek yok zaten," dedi şahin. "Aşağı düşmemeyi becer yeter
- ...kuşlar çekilip gittiler. Her şey sessizliğe gömüldü.
--reklam--
Adı Dilimin Ucunda İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazar Pascal Quignard’ ın okuduğum ilk kitabı. Kitap aslında çok zor okunacak tarzda bir kitap. Çünkü yazarımız bir dilbilimci ve müzisyen, bu özelliklerinden yararlanarak kelimelerle, yazdığı hikayelerle o kadar güzel oynamış ki. Bazı yerlerini birkaç kez okuma isteği duyuyorsunuz. Acaba ne dedi? Aa nasıl farklı bir bakış açısı! gibi tepkiler verebiliyorsunuz okudukça :) Kitap, üç bölümden oluşuyor. Okuyucunun dikkatine başlıklı birinci bölümde birkaç arkadaşın güzel bir sohbeti yer alıyor. Adı dilimin ucunda başlıklı ikinci bölümde bizlere bir masal anlatıyor. Medusa üstüne kusa inceleme başlıklı üçüncü bölümde dilinin ucuna gelen sözcüğü arar gibi yazıyor. Özellikle anne kelimesini anlatışı sizi içine çekiyor. Ardından Orpheus’tan, Odysseus’tan, Medusa’dan, Perseus’tan bahsediyor. Bellekten, unutmaktan ezberden, dilden bahsediyor ve bahsederken müzisyen kimliğinin izlerini görüyorsunuz. İyi okumalar :)) (Hypatia)
Üç bölümden oluşan garip bir kitap "Adı dilimin ucunda " Inceleme yazmak _ yazmamak yolunda bir ileri bir geri yürüttü beni aslen. . Ama bir lezzet bırakmış olmalı ki .. Oturdum yazdım .. "YA O ADI BULURUM ! YA DA O ADAMI! Pascal Quihnard daha önce hiç okumadığım bir yazar hakkında pek bilgili değilim açıkçası .. özelliği : sözcüklere hakim ve aşık olması .. felsefe ve dilbilimin harmanlanmiş hali diyebiliriz tarzı için "Dünyanın bütün sabahları " en bilinen romanı imiş (ki ben henüz okumadım ) ve meraktayım mutlaka okuyacağım ... #Spoiler Quignard "Okuyucunun Dikkatine" dediği giriş bölümünde kendinden ipuçları veriyor bize ..hem müzisyenliģine hem de kelimelerle nasıl oynayabildiģine dikkat çekiyor bir nevi uyarı aslında bu .. hafife alınmayacak kadar entellektüel bir yazar olduğunu gösteriyor çünkü. . "Kişinin yüzü bir addan daha özeldir ,dilin sağlama aldığı hayata bir o kadar direnç veriyor olmasa da dudaklarına sürdükleri o uçuktur ölüm vakti. . "Ağaçtaki tomurcuklar uç vermiş çiçeklerdir. . "Dudaktaki uçuklarsa kıpkırmızı tomurcuklar ... Ikinci bölümde ise bambaşka bir Pascal çıkıyor karşımıza ..bir masal ile Abartmadan söylüyorum gerçek bir masal okumanın keyfine varıyor insan .. Yapılan bir iyiliğe karşı tek bir söz istiyor (ismi lazım değil ) ... "Adımı unutma !" Çünkü eğer unutursan bir yıl sonra gelip seni alacağım :)) Sizde sürekli o sayfaya gidip ismi tekrarlamaya başlıyorsunuz :) ya bir harf yanlış oluyor ya da unutuluyor :) şu an yazarken bile gidip kitaba bakmak isteğini hissediyorum :) çünkü "Adı dilimin ucunda" :) ama neydi ??? :) Bu neşeli okuma oyununda size bol şans diliyorum ..belki siz unutmazsınız / bilemem :)) Son bölüme geldiğinizde yine bambaşka bir kelimeler deryası sizi bekliyor Asıl bomba burada patlıyor :) "Medusa üstüne kısa inceleme " Hem lirik hem psikolojik hem felsefik :) Hadi buyurun bakalım .. "Bir sözcük yitip gidebiliyorsa anlamı şudur : Dil değiliz biz ... Dil yetisini edinmişsek eğer anlamı şudur : Bizi terk edip gidebilir ... Bir ayrılığa maruz kalmamızın anlamıysa: .... "dile ait ne varsa dilimizin ucundan çekilebileceğidir. .. Üç farklı ama birleşik hikaye :) Ben okuduğum için memnunum Ve altını çizdiğim yerler üzerine tekrar düşünecek, yazarın diğer kitapları ile davam edeceğim ... Benden tavsiyesi :) Iyi okumalar ... ' (Ebru Ince)
--reklam--
Adı Dilimin Ucunda PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Pascal Quignard - Adı Dilimin Ucunda kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Adı Dilimin Ucunda PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Pascal Quignard Kimdir?
Dilbilim ve müzisyenlerin olduğu bir aileden gelmektedir. 1955-1958 yılları arasında Havre'de yaşadı. Liseyi Sévres kentinde okudu. Felsefe üzerine yüksek öğrenim yaptı.
İlk kitabı 1969'da yayımlandı. 1969-1994 arasında Gallimard yayınevinde editörlük ve diğer kademelerde çalıştı. Deneme, roman, opera, masal, inceleme türlerinde eserler verdi. Yazarlığın dışında, müzikle de uğraşmıştır. 2000 yılında Monaco Edebiyat Ödülü ve Fransız Akademisi Büyük Roman Ödülü'nü aldı. 2002'de Goncourt Ödülü'nü kazandı.
--reklam--
Pascal Quignard Kitapları - Eserleri
- Dünyanın Bütün Sabahları
- Adı Dilimin Ucunda
- Roma'daki Teras
- Butes
- Cinsellik ve Korku
- Villa Amalia
- Amerikan İşgali
--reklam--
Pascal Quignard Alıntıları - Sözleri
- Uçmana gerek yok zaten," dedi şahin. "Aşağı düşmemeyi becer yeter (Adı Dilimin Ucunda)
- Sonsuz güç der ki : "Yetiş imdadıma, intikam" (Roma'daki Teras)
- Dünyanın bütün sakinleri için cehennemin dünya demeye geldiğini de belirtmeden geçmeyelim. (Adı Dilimin Ucunda)
- Siz kırıldınız. Ben kırıldım. Kırığı tedavi etmek için başka bir kırığa güvenemezsiniz. (Villa Amalia)
- Aşk, zihne tebelleş olan görüntülerden oluşur. Bu karşı konulmaz görüntülere bir de, tüm yaşananların ithaf edildiği, biricik varlığa yöneltilmiş bitip tükenmeyen bir konuşma eklenir. Bu varlık sağ ya da ölmüş olabilir. Özellikleri de rüyalarda verilir, çünkü rüyalarda ne irade, ne de menfaat egemendir. Oysa, rüyalar görüntüdür. Hatta, daha açık söylemek gerekirse, rüyalar görüntülerin hem babası, hem de efendileridir. (Roma'daki Teras)
- Hiç kimse alevi yangınla söndüremez. Doğa buna karşı çıkar. (Cinsellik ve Korku)
- Umutsuz insanlar, duvarlara çizilmiş tasvirler gibi, soluk almadan, konuşmadan, kimseyi dinlemeden havaya asılı yaşar. (Roma'daki Teras)
- "Kuşlar gezegenin en büyük müzisyenleridirler." (Butes)
- Ben yayımı çekince, hayat dolu yüreğimin küçücük bir parçasıdır kanattığım. Benim yapmakta olduğum şey, içinde hiçbir günün boşa geçmediği sıkıdüzen bir yaşamdan başka bir şey değildir. Ben yazgımı yerine getiriyorum.. (Dünyanın Bütün Sabahları)
- İnsan, bir imgesi her zaman eksik kalan bir yaratıktır. (Cinsellik ve Korku)
- “Ağlıyorum çünkü yoksulum.” dedi. (Adı Dilimin Ucunda)
- Söz , söylemek istediklerimi dile getirmeye asla yetmiyor... (Dünyanın Bütün Sabahları)
- Dünyanın anısında unutulmuş olanlar vardır. Artık telaffuz edilmeyen eski isimlerin yerine biraz arı su, yani biraz yazı dili koymak gerek. Otların, yüzyılların ve taşların arasında kaybolmuş olan mezarları anımsamak, onlara eğilmek gerek. Kâh toplumun yeniden üretilmesi için ters örnekler oluşturdukları, kâh göze aldıkları şeylerle halkın en çok yeğlediği estetik tercihleri küçümsedikleri ve kâh kararlılıklarıyla ulusları savaşın güçlü bağı içinde bir araya getiren dini buyruklara ters düştükleri için bir köşeye atılmış olan söylencesel yaşam kahramanlarına, tarihsel yaşam hayaletlerine bir kitabın kapısını bir anlığına açmak gerek. Haksız yere topraklarından kovulmuş olanlar için boş bir sandalye bırakmak gerek. Onlara birazcık gün ışığı sağlamak gerek. Ortaya çıktıkları günden bu yana çoktan geçip gitmiş " bin yıllara " rağmen " saatler " içinde fazladan bir gün ışığı. (Butes)
- Müzik okyanusun ortasındaki bir "ada" dır gerçekten; boğularak yok olmak dışında her türlü yaklaşmanın imkânsız olduğu bir "ada" (Butes)
- İnsan parmakları çıplak olarak yaşamayı tercih etmişse yüzük ne işe yarar? Küçük bir kızın armağan ettiği bir diş ya da çakıltaşını tercih ederdi kesinlikle. (Villa Amalia)
- Umutsuz insanlar ücra köşelerde yaşar. Bütün aşık insanlar da ücra köşelerde yaşar. Bütün kitap okurları ücra köşelerde yaşar. Umutsuz insanlar, duvarlara çizilmiş tasvirler gibi, soluk almadan, konuşmadan, kimseyi dinlemeden havaya asılı yaşar. (Roma'daki Teras)
- ...hiçbir şey, bu dünyadaki hiçbir şey zaptedilemiyor, elde tutulamıyordu. Bu dünya bir türlü toparlanmıyordu. İçinde yaşamanın söz konusu bile olmadığı dünya. Çünkü bu dünyada ölüm vardı. (Amerikan İşgali)
- “Ya şu dünya çok küçük ya da şu rastlantı dedikleri pek acayip şey.." (Adı Dilimin Ucunda)
- Ölüm nerede gösterir yüzünü, mutlulukta değilse eğer, insanlarda mı? (Adı Dilimin Ucunda)
- Müzik en kısa deyişle, sözle ifade edemediklerinizi dile getirmeniz içindir. (Dünyanın Bütün Sabahları)
Yorumlar
0 yorum