Kitap Künyesi
Yazar: Stephen W. Hawking
Çevirmen: Zeynep Serinker
Yayın Evi: Zeplin Kitap
İSBN: 9786052060476
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Aforizmalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
Bu sözlerin altında, yaşadığımız zaman dilimine buluşlarıyla damga vurmuş bir biliminsanının kibirli dışavurumunu aramak manasız olurdu. Sayfaları çevirmeye başladığınız an göreceksiniz ki o aslında kendini “nasıl ve neden diye sormaktan asla bıkmamış bir çocuk” olarak tanımlıyor. Yetişkinlik çağının tamamını başka insanların yardımına muhtaç geçirmiş olmasına rağmen umudunu, yaşama arzusunu ve hatta adı yıkımla yan yana yazılı olan insanoğluna dair inancını koruyor. Fakat Schrödinger’in kedisinden bahsedildiğini duyunca eli tabancasına gitmiyor da değil… UFO gördüğünü rapor edenleri hafife alıyor olabilir ancak uzaydaki akıllı yaşam formlarının er ya da geç gezegenimizi ziyaret edeceğine inandığını söyleyip şunları ekliyor: “Uzaylıların bizi ziyareti, az çok Kolomb’un Amerika’ya ayak basmasına benzeyecektir ki bu durum Kızılderililer açısından pek de iyi sonuçlanmamıştı.”
Hawking’in de öğütlediği gibi, bu kitap ayakları yerine gökyüzüne bakmayı seçenler için!
--reklam--
Aforizmalar Alıntıları - Sözleri
- "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir..."
- Sessiz insanlar,en gürültülü zihinlere sahiptirler.
- "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir..."
- "Sessiz insanlar, en gürültülü zihinlere sahiptirler."
- Sessiz insanlar,en gürültülü zihinlere sahiptirler.
- ''Sessiz insanlar, en gürültülü zihinlere sahiptir...''
- "Bir: Ayaklarına değil yukarı, yıldızlara doğru bak. İki: Asla çalışmayı bırakma. Çalışmak hayatına anlam ve amaç katar, bunlardan yoksun bir hayat boştur. Üç: Aşkı bulacak kadar şanslıysan aşkın varlığının bilincinde ol ve onu asla bir kenara atma."
- “Sessiz İnsanlar, en gürültülü zihinlere sahiptir.”
- Hata yapmakta sorun yok Hiçbir şey mükemmel değildir.
- "Okumaktan ve gün geçtikçe daha fazla bilgi edinmekten iyisi yoktur."
- Akıllı insan asla evlenmez. Çünkü evlenirse işlerin değişeceğini bilir.
- "Hayranlık duyduğum bir sürü ölmüş bilim insanı var fakat yaşamını sürdürenlerden bir tanesi bile aklıma gelmiyor. Büyük ihtimalle bunun sebebi, kimin önemli katkılarda bulunduğunu yalnızca geriye dönüp akınca fark edebilmemizdir."
- "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir..."
- Gençlerin meraklı kalmaları ve hep"neden" diye sormaları çok mühimdir.
- "Yaşam varsa umut da vardır."
--reklam--
Aforizmalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Konusuna bakmadan almıştım bu yüzden bilimsel yazılar beklerken bir anda Stephen Hawking'in sözlerini sayfanın tam ortasında görünce şok olmadım değil. Koskoca sayfaya 3-5 satırlık birkaç söz yazmışlardı yani sayfa sayısı fazla gibi olsa da toplasan 20-30 sayfalık yazı vardı. Birkaç söz birbirine benzese de böyle zeki birinin düşüncelerini toplu şekilde okumak güzeldi. Bazı fikirlerine güldüm bazılarına da aşırı derece de hak verdim. Özellikle bir sözü beni hâlâ çok düşündürmekte...Hafiften kişiliğime yapılan bir saldırı mı acaba diye düşünüp duruyorum ve işin kötüsü haklı olduğunu da biliyorum (Seydanur Yılmaz)
HAWKİNG VE EVREN: Ünlü fizikçi Stephen W. Hawking'i tanımayan neredeyse yok. Sandalyeye bağlı, fiziksel engelli olduğu halde büyük başarılarıyla örnek olmuş biri. Yıllar önce motor nöron hastalığı teşhisi koyulmuş ve iki buçuk yıl sonra öleceği söylenmiş anca kırk beş yıl yaşayan adamdır Hawking. Ve bunu belirtirken şöyle der "Hadi ikiyi anladım da buçuk yılım kaldığından nasıl o kadar emin olabildiler diye merak etmişimdir..." bunun yanı sıra Hawking hastalığına karşı karamsarlığa düşmemiş. Bunun hakkında şöyle diyor "Motor nöron hastalığıyla ilgili söyleyebileceğim olumlu pek bir şey yok ama bana, benden daha kötüleri var diye kendime acımamayı ve hâlâ yapabildiğim şeylere devam etmem geretiğini öğretti. Bu hastalığa yakalanmadan öncekine göre daha mutluyum şimdi." demektedir. İnsanoğlu sürekli kendi ve çevresine karşı hep bir merak halindedir. Öğrendikleriyle yetinmez daha çok bilmek ister. Geleceğe kendisinden bir şeyler bırakmak ister. İnsan varlığından bu yana yeni şeyler keşfetmiştir ve keşfetmeye de devam etmekte. Önce etrafını tanımaya çalışır, sonra nasıl hayatta kalacağını bulur daha sonra kendi varlığını sorgular ve tabi ki dünyayı, en sonunda evreni merak edip sorgular. Günümüzde ise evren üzerine araştırma hâlâ sürmektedir. Bu sorgulama, bu merak felsefeyle gelişir. Unutmayalım ki bilim felsefeden doğmuştur. Felsefe ise merakla doğar. Gel görki Hawking felseye karşıdır ve hatta şöyle demekte "Neden buradayız? Nereden geldik? Normalde bunlar felsefe sorularıdır ama felsefe çoktan öldü." evet felsefe ölmüş olsada, ölmeden önce bilim gibi bir çok şeyi bıraktı. Hawking elbette bu felsefe karşı olmasını şöyle açıklıyor "Belki de filozoflara biraz haksızlık ediyorumdur ama onlar da bana karşı pek nazik değillerdi. Benim bir nominalist, enstrümantalist, pozitivist, realist ve daha bir sürü ist olduğumu iddia ettiler." diyerek açıklık getirir. Bu incelememizde Hawking'in düşüncelerine, görüşlerine ağırlık vereceğiz. Anahtar kelimeler: Evren, bilim, insan, Tanrı ve Fizik Kitaba bağlı olarak aşama aşama gideceğiz. Kitaba ilk başladığınızda Hawking'in insan ve tabi olmazsa olmaz Bilim arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. Hawking, bilimin insanların tüm sıkıntılarını çözeceğini âdeta iddia eder. Peki bilim bütün sıkıntılarımızı gideriyor mu? Evet ama giderdiği gibi yeni sorunlar da doğruyor. Hawking bunu insanların sonsuz bilme isteğinde doğduğunu ileri sürüyor. Ayrıca insan ile makine arasında ki ilişkiye de dikkat çekiyor. Hawking, zeki insanları da âdeta savunucusu oluyor. Zeki insanların aptallardan farkını ve ikisi arasındaki ayrımı kısa sözlerle ifade ediyor. Örnek verecek olursak; "Zeki insanların sıkıntısı, aptal insanlara deli gibi görünmeleridir." Kitabın devamında Tanrı ve Bilim ilişkisi geliyor. Bu konu hakkında kesinlikle bahsetmemiz gerekiyor çünkü kitapta bundan fazlasıyla söz ediliyor. Önce size bir kaç soru sorayım: 1) Evren neden var? 2) Nereden geldik nereye gidiyoruz? Kesin bir kanıt var mı? 3) Bilim ile Din arasında bir ilişki var mı? 4) Din mi bilimi reddediyor yoksa Bilim mi dini? 4) Evren kendi mi var olmuş yoksa bir yaratıcı mı var etti? Hawking'e göre Tanrı yok, olsa bile gereksizdir. Bilim ile Tanrı birbiriyle asla ilişkisi yoktur. Evren bilimle var olmuştur. Böyle düşünüyor olsada aslında Tanrı'ya inanmadan da edemiyor, kitabı okudukça bu fark ediliyor. :) 4. Soruya Hawking cevabı şöyle: "Bilim, dini reddetmez; dine daha basit bir alternatif sunar sadece." Benim asıl dikkatimi çeken ise Hawking Tanrı'yı çok aciz görüyor ve evreni Tanrı'nın yaratacağını asla kabul etmiyor. Tanrı kavramı dahi insan beyninde her zaman zor yer edinmiştir. İnsanlar Tanrı'yı hayal etmekte dahi her zaman zorlanmıştır, bu yüzden Tanrı ya da Tanrılar hep insan olarak hayal edilmiş. Ortada akıl almaz bir durum var. Büyük patlamadan önce zaman yok. Tanrı'nın ise yaratmak için zamanı olmadığını da söyler Hawking. Aklıma direk şu sorular oluşmaya başlıyor "Tanrı madem yaratandır neden zamanı da yaratmış olamaz?", "Tanrı eğer gerçekten kudretli ve zeki ise neden evren gibi bir yeri akıllıca yaratmasın?", "Tanrı zeki ise zekice yaratır, eğer aptalsa yaratma gereği bile duymaz öyle değil mi? " aklımda tuhaf sorular :) Hawking ne ahiret ne de cennet, cehennem kavramına inanmadığını çok net bir şekilde dile getiriyor. Neyse din üzerinde çok durduk (kitapta Tanrı ve bilim ilişkisine çok fazla değiniyor) , şimdi de hepimizin merak ettiği ve korktuğu konuya gelelim: Yapay Zeka. Hawking'e göre yapay zeka çok tehlikelidir, hatta insan ırkının sonunu getirebilir. Yapay zeka'a şöyle bir soru soruluyor: "Doğayı yeniden eski haline getirmek için ne yapmalıyız?" şu cevap alınıyor "Tüm insan ırkı yok edilmeli" cevap her şeyi açıklıyor. İnsanlar doğayı mahvettiler, küresel ısınma insan yüzünden oldu. Kısacası suçlu her zaman İNSAN. İnsanları yapay zekadan farklı kılan duygu ve hissetmedir. Bizde zarar verdiğimiz zaman vicdan devreye girer, peki ya yapay zeka? Terminatör filmini izleyenleriniz ne demek istediğimi daha iyi anyacaklardır. Şimdi sıra yine çok merak edilen bir konu: Uzay Uygarlığı (Uzaylılar) Hawking bu konu hiç sıcak bakmıyor. Uzaylılarla kesinlikle iletişim kurmamamız gerektiğini belirtiyor çünkü uzaylılar (uzay uygarları) bizden daha gelişmiş olabilir ve bizi yok edebilirler. Hatta Hawking insan ırkının kendi ırkıyla anlaşamazken, uzay ugarlığıyla hiç anlaşamayacağını belirtir. Hawking tabi ki küresel ısınmanında çok geç olmadan durdurulması gerektiğini söylüyor. Hawking'den şaşırtıcı bilgiler: - Hawking zamanda yolculuğunun kesinlikle olmayacağını belirtir. gonderi/93638082 - 2600 yılında dünya o kadar kalabalık olacak ki herkes omuz omuza duracak. - Ölümcül hastalığı olanların ve çok acı çekenlerin hayatlarına son verme hakları olması gerektiğini düşünür. Yer yer Einstein ve Darwin'in düşüncelerine de değiniyor. Kimi zaman düşüncelerini savunur kimi zaman savunmaz. Evren gerçekten çok büyük ve akıl almaz. Evren hep merak uyandırmıştır, insanoğlu geçmişten bugüne merakla araştımıştır. Bu gelecektede sürecektir. Acaba evrenin sırrı açıklanır mı? Bu tam bir muamma. Hawking ise küçük bir ihtimalde olsa, evrenin nasıl var olduğunu öğrenilebiliriz der. Hawking kendini tamamen evrene adamıştır. Küçük görünen ama aslında büyük bir dünyası var. En çok dikkatimi çeken özelliği ise ne olursa olsun UMUTlu, umut her zaman vardır der. İhtimallere inanıyor, küçükte olsa ihtimal vardır der. Hawking'in görüşlerini, düşüncelerini genel olarak bilmek isterseniz tavsiye ederim. Genel olarak Hawking'in kendisinden, düşüncelerinden ve kitap hakkında kısa bilgi vermeye çalıştım, umarım beğenirsiniz. İncelemeyi okuduğunuz için teşekkür ederim. Okuyacaklar için keyifli okumalar :)) (Duhâ)
Evet adından da anlaşılacağı gibi özdeyişlerden oluşan bir kitap. Bu kitapla tanışmam Stephen Hawkingin ölümünden sonra oldu.. tekrar elime aldım ve tekrar altını çizdiğim cümlelerin üzerinden geçtim. Son derece anlaşılır ve sade bir anlatımı var. Bazı incelemelerde dini anlamda eleştiriler olmuş, yapmayın arkadaşlar! :) Dikkatinizi çekecek ve size birşeyler katacak çok daha fazla konular varken takılmayın buna. Elinize aldığınız andan itibaren bırakmadan bitireceksiniz.. Yetişkinlik çağını başkalarına muhtaç halde geçiren bir insandan bahsediyoruz. Ama umudunu yitirmemiş, hayat dolu birinden.. Kitabın başından sonuna kadar hep bu bilinçle okudum. Zaten bazı yerlerde de engeline umursamayarak, iğneleme yoluyla değinmiş. Ee son olarak diyoruz ki Hawking'in öğütlediği gibi; bu kitap ayakları yerine gökyüzüne bakmayı seçenler için..! (•Ümmü)
--reklam--
Aforizmalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Stephen W. Hawking - Aforizmalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aforizmalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Stephen W. Hawking Kimdir?
Çocukluğu ve eğitim yılları
Hawking sekiz yaşındayken, Kuzey Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimiüzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu. 1973'de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra HawkingUygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucuda karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.
Hastalığından sonraki yaşamı
Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim adamı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden veailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elekronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz konuşan dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir.
Stephen Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, bugün yaşayan bilim adamları arasında dünyada en çok tanınan isimdir. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi'ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de, dünyanın büyük bir felaket ile karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı, Hawking'e asıl şöhreti getirmişti. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”, “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar, bizleri çoğu kez gerçeklerin kurmacadan daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap, Einstein’in “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor. Okur, kitabı bir bilimsel eser olarak algılayabileceği gibi, rahatlıkla bir bilim–kurgu romanı gibi de değerlendirebilir. Hawking'in “karmaşık önermeleri günlük yaşamdan çekip aldığı analojilerle resmetme becerisi” buna imkân tanımaktadır. 2012'de “Büyük Tasarım” adlı kitabını da çıkartmıştır. Kitaplarında genellikle bir Yaradan'ın varlığını inkar eden Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (Birleştirilmiş Alan Kuramı)’ne ulaşıldığı zaman, kainat’ın yaratım sürecinde, ‘Tanrı’ kavramına ihtiyaç olmadığını da net bir dille ifade etse de daha sonraları Kanal D Londra Temsilcisi Ayşegül Ekinci'nin röportajında, ilk kez Tanrı'ın varlığını kabul etti. Röportaj sırasında sorulan bir soruya Hawking'in çalışma ekibinin de şaşırdığı görüldü. Hawking, Tanrı ile ilgili sorulan soruya "Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, Bilim Kuralları'nı koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez..." cevabını verdi.
Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982'de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society'nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir.
Stephen Hawking yazdığı çocuk kitaplarıyla birlikte çocukları etkileyip onları evrenbilime yanaştırmıştır. Yazdığı kitaplar çocukların hayal dünyasını da genişletmiştir.
--reklam--
Stephen W. Hawking Kitapları - Eserleri
- Zamanın Kısa Tarihi
- Kara Delikler
- Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar
- Büyük Tasarım
- Zamanın Daha Kısa Tarihi
- Kara Delikler ve Bebek Evrenler
- Ceviz Kabuğundaki Evren
- Aforizmalar
- Benim Kısa Tarihim
- Her Şeyin Teorisi
- Zamanın ve Uzayın Doğası
- Zamanın Resimli Kısa Tarihi
- Evrene Açılan Gizli Anahtar 1
- George ve Büyük Patlama
- George'un Kozmik Hazine Avı
- George ve Kırılmayan Şifre
- George ve Kozmik Hazine Avı
- The Grand Design
- Uzay ve Zamanın Doğası
- The Theory of Everything
--reklam--
Stephen W. Hawking Alıntıları - Sözleri
- "Tanrı zar atmaz." Fakat tüm kanıtlar Tanrı'nın uslanmaz bir kumarbaz olduğunu ve mümkün olan her vesileyle zar attığını göstermektedir. (Kara Delikler)
- Yerçekimi maddeyi bir araya toplarken, dönme kuvveti dağıtır. İlk sorum, dönme hareketinin evrenin sıçramasına yol açıp açamayacağı oldu. (Benim Kısa Tarihim)
- Erken ölüm olasılığı ile karşı karşıya olduğunuzda yaşamın yaşanmaya değer olduğunu ve yapmak istediğiniz birçok şey bulunduğunu kavrarsınız. (Kara Delikler)
- Genişleyen evren, bir yaratıcının varlığını ortadan kaldırmıyor; ama bunu ne zaman yapmış olabileceğine dair bazı sınırlar getiriyor. (Her Şeyin Teorisi)
- "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir..." (Aforizmalar)
- Bu renklerin nedeni, ışığın, köpüğü oluşturan ince su tabakasının her iki tarafından yansımasıdır. Beyaz ışıkta, hepsi değişik renkli, ışık dalgaları bulunur. Bazı dalga boyları için, dalga boylu, yani değişik renkli, ışık dalgaları bulunur. Bazı dalga boyları için sabun tabakasının bir tarafından yansıyan dalgaların tepeleri öbür tarafından yansıyan dalgaların çukurlarına denk düşer. Bu dalga boylarına karşılık olan renkler yansıyan ışıkta bulunmaz, böylece ışık renkli gözükür. (Zamanın Kısa Tarihi)
- Einstein, hiçbir zaman kara deliklere inanmadı. Üstelik, bu düşüncesi, genel göreliliği savunan çoğu kişi tarafından da paylaşıldı. Kuantum kuramının kara deliklerin tamamen kara olmadığını kastettiği hakkındaki keşfim üzerine, bir seminer vermek için Paris'e gitmiştim. Seminerim oldukça tekdüze geçti, çünkü o sırada Paris'te neredeyse hiç kimse kara deliklere inanmıyordu. (Ceviz Kabuğundaki Evren)
- Baktığımız her yönde evrenin aynı göründüğünü gösteren bütün bu kanıtlar, ilk bakışta evrende özel bir yerimiz varmış izlenimini verebilir. Özellikle de, bütün diğer galaksilerin bizden uzaklaştığını gözlemliyorsak, evrenin merkezinde olduğumuzu düşünebiliriz. Yine de bir başka açıklama daha var: Evren bir başka galaksiden bakıldığında da her yönde aynı görülebilir. (Zamanın Daha Kısa Tarihi)
- "Sessiz insanlar, en gürültülü zihinlere sahiptirler." (Aforizmalar)
- Kara delikler o kadar da kara değiller (Kara Delikler)
- Işığın sonlu ama çok büyük bir hızla gittiği ilk olarak 1676 yılında Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Roemer (Römer) tarafından bulundu. Uydularının Jüpiter'in gölgesinde kalması olaylarının düzensiz olduğunu gözlemledi Roemer. Demek ki uydular sabit bir hızla dönmüyorlardı. Dünya ve Jüpiter, güneş etrafında yörüngelerini çizerken, aralarındaki uzaklık değişir. Roemer, Jüpiter'in uydu tutulmalarının biz Jüpiter'den uzaktayken daha uzun sürdüğünü fark etti. Bunu, uydular bizden uzaklaştıkça ışıklarının, bize erişebilmek için daha uzun zaman almasına bağladı. Ancak, Jüpiter’in dünyadan uzaklığındaki değişimleri ölçerken yaptığı hatalar sonucu, bugün saniyede 300.000 km olarak bildiğimiz ışık hızını saniyede 225.000 km olarak hesaplayabildi. Bu hataya rağmen, Roemer'in ışığın sonlu hızla gittiğini kanıtlamakla kalmayıp, bu hızı ölçerek elde ettiği başarı olağanüstüydü-hele bunu Newton'ın Matematiğin İlkeleri kitabının yayınlanmasından on yıl önce sağlamış olduğu göz önüne alınırsa. (Zamanın Kısa Tarihi)
- Onun fikirlerine ve yargılarına hep saygı duydum. (Benim Kısa Tarihim)
- Evren, sandığınız gibi, sadece tek bir geçmişe sahip değildir. Çünkü bir dahaki sefere olacakları belirlemek için zar atmaya devam eder. (Ceviz Kabuğundaki Evren)
- (...) fakat kuşku yok ki insanlar dine bağlı kalmaya her daim devam edecekler, zira bir yandan din avuntu ve huzur sağlarken, diğer yandan da insanlar ya bilime güvenmiyor ya da bilimi anlamıyor. (Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar)
- Nesnel bir gerçekliğin var olduğuna inanmak için gerçekten bir nedenimiz var mı? (Büyük Tasarım)
- Fizikde hangi okula gittiğinizin veya kiminle tanıştığınızın bir önemi yok. Ne yaptığın önemli. (Benim Kısa Tarihim)
- Hala evrenin gerçek zamanda büyük patlamada bir başlangıcı olduğuna inanıyorum. Fakat sanal zamanda evrenin başlangıcı veya sonu yoktur. Bu evrenin başlama şeklinin fizik yasaları tarafından belirleneceği anlamına gelir. Tanrı'nın evrenin bizim anlayamayacağımız gelişi güzel bir şekilde işlemesini seçtiğini söylemek zorunda değiliz. Bu Tanrı'nın var olup olmadığı hakkında hiçbir şey söylemez. Yalnızca onun gelişi güzel olmadığını söyler. (Kara Delikler ve Bebek Evrenler)
- Kısacası, güzel bir uzaylı uçan dairesiyle inip sizi içeri davet ederse uyanık olun. Kısırdöngü halinde tekrarlayan bitimli süre tarihlerinden birine düşebilirsiniz. (Benim Kısa Tarihim)
- "Tüm olası dünyaların en olası olanında yaşıyoruz. " (Kara Delikler)
- Dünya'da ne olursa olsun, evrenin geri kalanı kayıtsız olarak yaşamını sürdürecektir. (Kara Delikler ve Bebek Evrenler)
Yorumlar
0 yorum