Kitap Künyesi

Yazar: Handan Acar Yıldız

Tasarımcı: Sarakusta

Yayın Evi: Hece Yayınları

İSBN: 9786055108212

Sayfa Sayısı: 136

--reklam--

Ağır Boşluk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sonra tahterevalliye takıldı gözüm. Kim bilir kaç gündür bir yanı havada bir yanı yerde kalmıştı. Kendini tartamamak üzerine tasarlanmış bir oyuncaktı sonuçta. Hiç iki yanı yan yana ve dengede duramasın diye icat edilmişti. Çok acıdım tahterevalliye, Ayşegül. Ayağının uyuştuğunu düşündüm. Biz insanlar bir uzvumuz uyuşunca onu hissetmeyiz ya… Tahterevallinin de ayağını kaybettiğini sanmasından korktum. Gidip uyuşan ayağını yukarı kaldırdım. Diğerini aşağı indirdim. Aşağı indirdiğim tarafa da, 'Hadi şimdi biraz da sen taşı' bakışı fırlattım. Sonra etrafa korku dolu başka bir bakış fırlattım. Tahterevalliye gönderdiğim bakışı kimse gördü mü diye… Delirdikten sonra sorun yok da delirmek üzereyken delil bırakmak istemeyiz hiçbirimiz. 

Bir merdiven gıcırtısı duymak istedim. Eski bir merdiven gıcırtısına duyulan hasret, en çok da ekşi bir meyveye duyulan hasrete benziyordu. Eski bir merdivenin gıcırdama sesi dolsaydı kulaklarıma ve o sesin aslında gıcırtı değil de çığlık olduğunu yalnız ben bilseydim. Anılarını taşımakta zorlanan, yıkılmak ile kalmak arasındaki bir merdivenin ağlama sesi... Liflerine hava kaçmış bir merdivenin ağlama sesi sanki bana iyi gelecekti. Benim de liflerime soğuk hava kaçmıştı.

--reklam--

Ağır Boşluk Alıntıları - Sözleri

  • Bir gerçeğin kaderin inanılmak olmayabilir. Bir yakanın kaderinde inanılmak olabilir.
  • Hangisine üzüleceğime karar veremeyince hepsine üzülmekten vazgeçtim
  • Çünkü en suçlu yanınız, en masum yanınızdır aynı zamanda...
  • Öldürmeyen yaraların sıkıcılığıyla devam ediyor hayat.
  • "Sen o günler aklına geldiğinde unutmak için ne yapıyorsun ?"
  • Önce kalp inanır sonra dil onaylar.
  • Ölenle bir kere değil bin kere ölünüyor, Hakim bey
  • Ölenle ölünür, belki bir gün sende anlarsın.
  • "Ya adaleti adı hâkim olan biri öldürmüşse!"
  • "Giden gitti ama..."

--reklam--

Ağır Boşluk İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“Hayat bazen inandırıcı olmayabilir; ama siz öykü yazdığınızda yazdığınız öykü inandırıcı olmak zorunda!” cümlesi Handan Acar Yıldız 'ın kendisinden çok etkilendiğini ve çok şey öğrendiğini ifade ettiği Rasim Özdenören’den “iyi bir öykücünün nasıl yazması gerektiğine dair” düşüncelerin serdedildiği bir anda hafızasına kazıdığı ve yazarlık sürecinde de hakkını teslim etmeye çalıştığı bir söz. En azından okuduğum ilk kitabı olan Ağır Boşluk için bu teslimin bihakkın yapıldığını çok rahatlıkla ifade edebilirim. “Ne anlattığınızın önemi nasıl anlattığınızın önemi yanında çok değersiz kalıyor.” diyen yazar bu kitabında ele aldığı onca farklı mevzuu ele alış tarzıyla tezini ispat ediyor. On dokuz farklı öykünün yer aldığı Ağır Boşluk’ta öykülerin her biri sizi içine çekiyor. Çağrışımlarla, imgeye dayalı anlatımla her bir öykü şerha şerha büyüyen bir anlam derinliğine sahip oluyor. Yazar, okuyucusunu kendi kast ettiği mana ile sınırlı tutmak istemiyor, sizi yüzmedeki maharetinize göre denizlerde olabildiğince açılmaya, okyanusların derinliklerinde gerçekleşebilecek farklı ve heyecanlı keşiflere davet ediyor. Okudum ve çok beğendim, gönül rahatlığı ile tavsiye ederim. (Selma Kavurmacıoğlu)

Güray Süngü'nün aşırı zekice yazılmış öyküleri gibi Handan Acar Yıldız'ın da harika öykülerini anlatabilecek kabiliyete sahip değilim galiba. Handan hoca ile iki kez bir araya gelebilme ve sohbet edebilme imkanı bulmuştum; İstanbul'da ve Eskişehir'de. O kadar kibar ve zarif bir hanımefendi ki, öyküleriyle o kadar uyuşuyor ki... Şimdilerde zevksiz ve niteliksiz öyküler o kadar çok okunurken ben şimdi Handan Acar Yıldız'ın öykülerini herkese duyurmak istiyorum. Herkes duysun, öğrensin, alsın ve okusun diye koca koca hoparlörlerden anons yapmak istiyorum. Birkaç gün önce okula dönmek için bindiğim uçakta yanımda oturan ve edebiyatla ilgilenen bir beyefendi bana bu kitabı okuduğumu görüp teşekkür etti. Resmen bana "Bu kitabı okuduğunuz için size teşekkür ederim" dedi. Kitap bitince o kadar iyi anladım ki neden bu teşekküre mazhar olduğumu... Somut ve soyut arasındaki ince çizgiden yazılmış bu öyküler. Üstüne bol bol düşünülecek malzeme var sayfalar arasında. İnşallah hayatınızım bir döneminde bu kitabı okuyabilecek kadar kısmetli olursunuz. (eczacıhanımkız)

Ütopik yazılmış biraz.Çok fazla ölüm kelimesi geçiyor.soyut imgeler çoğunlukta.okurken keyif almadım.adi gibi ağır boşluk sadece ağır.cogu yaş grubunun okuyabileceği nitelikte değil. (gülll)

--reklam--

Ağır Boşluk PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Handan Acar Yıldız - Ağır Boşluk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ağır Boşluk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Handan Acar Yıldız Kimdir?

--reklam--

Handan Acar Yıldız Kitapları - Eserleri

  • Açık Unutulmuş Mikrofon
  • İnatçı Leke
  • Ağır Boşluk
  • Cam Koridor
  • Kaybolmuş Kaderler Müzesi
  • Karanlıkta Patlama Dünya Öyküsünün Anıtları
  • Ağır Boşluk

--reklam--

Handan Acar Yıldız Alıntıları - Sözleri

  • İnsan keşkenin ne demek olduğunu en iyi sevdiklerinden öğrenirmiş. (İnatçı Leke)
  • Bir tarafa sürekli “sen geç”, öteki tarafa ise sürekli “sen dur” komutu verdiğinden zihnindeki trafik akışı iyice dengesizleşmiş, kafasının içinde kornalar çalmaya başlamıştı. (Açık Unutulmuş Mikrofon)
  • Kalbe doğru akıtılan gözyaşlarından yakıcı olabilir mi ateş? (Kaybolmuş Kaderler Müzesi)
  • Hazan kalbi terk etmeyince akıl başı terk eder. (Kaybolmuş Kaderler Müzesi)
  • "Giden gitti ama..." (Ağır Boşluk)
  • Seçilme hakkımızı Allah kullanmıştı ve seçilmiştik. Peki, seçme hakkı gerçekten var mıydı? Kadın'ın oyu, sonucu değiştirir miydi ki? Ömrü boyunca bu merakın eşiğinde ne çok bekledi. O kadar zor bir hayatı vardı ki öteki dünya, inanç olduğu kadar merak konusuydu da onun için. Kadının gözüne çoğu kez adil görünmedi kader. Böyle zamanlarda inancına sarıldı. İnancı da ona sarılsaydı keşke. Öyle bir an geldi ki bu defa merakına sarıldı. Bir sabah pencereden düşmeye karar verdi. Sırf merakını gidermek için... (Ağır Boşluk)
  • Ölenle ölünür, belki bir gün sende anlarsın. (Ağır Boşluk)
  • Özlemek imandandır. (Açık Unutulmuş Mikrofon)
  • Bütün kadınlar, yazgılarını ellerine aldığında geçmişteki fiillerin hepsinden birer parça üzerlerine yapışırdı (Kaybolmuş Kaderler Müzesi)
  • Ölüme üzülmeye bile vakit yok. Bu nasıl bir dünya? (Cam Koridor)
  • Öyle üzüntüler vardır ki , insan o noktada inanmayı ya tamamen bulur ya da kaybeder. Allah yaranın açıldığı yerde midir kapandığı yerde mi ? Yoksa her ikisinde mi ? (Kaybolmuş Kaderler Müzesi)
  • "Koşupta terleyemeyeceğine göre ağlıyordur. Hem çiçekler terini, gözyaşıyla atar, koşamayan her şey gibi. " (İnatçı Leke)
  • Ne sizinle aynı cennete gideceğim , ne de aynı cehennemde yanacağım ! (İnatçı Leke)
  • İnsanlar, kendi iradeleriyle değil de başkalarının baskısıyla 'ahlaklı' olduklarında, kendi işleyemedikleri günahları işleyenlere karşı son derece acımasız olurlar. (Cam Koridor)
  • Hangisine üzüleceğime karar veremeyince hepsine üzülmekten vazgeçtim (Ağır Boşluk)
  • Kalbinin üzerindeki meridyen giderek flulaşıyor. (İnatçı Leke)
  • Kendinin değerini görmek istiyorsan neyle haşır neşir olduğuna bak... (Cam Koridor)
  • Öldürmeyen yaraların sıkıcılığıyla devam ediyor hayat. (Ağır Boşluk)
  • Kaybetmek, en yalnız fiildi. İnsan tek başına kaybederdi. (Kaybolmuş Kaderler Müzesi)
  • “Duyabilenler için mezarlardan daha gürültülü yer yoktur.” (Açık Unutulmuş Mikrofon)