Kitap Künyesi

Yazar: Afşar Timuçin

Yayın Evi: Bulut Yayınları

İSBN: 9789752861962

Sayfa Sayısı: 222

--reklam--

Ahlaksızlık Üzerine Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

-Bugün seninle bu toplumda çokça gereksinimimiz olan bir şey üzerine, terbiye üzerine konuşalım istiyorum. İki kavramı, Afşar Timuçin bu kitabında iki kavramı; ahlak kavramıyla terbiye kavramını irdeliyor.

"Ahlakta insan kendini ve başkasını bir değer varlığı olarak görür ve bilinçli bir biçimde ona göre davranır. Başkasına zarar vermeyen, başkasını eşyaya indirgemeye yönelik olmayan, başkasını hiçe saymayan her davranış ahlaklı davranıştır. Terbiye başkasını değerler çerçevesinde zorlamayan ya da rahatsız etmeyen, bana uyguladığı zorlama ya da bana verdiği rahatsızlık yalnız davranışlarla ilgili olan herhangi bir tutumdur."

--reklam--

Ahlaksızlık Üzerine Alıntıları - Sözleri

  • “insancılık kendinde iyimserliği de kötümserliği de yen­mektir.”
  • “Burjuvaların iktisadi ülküsü tüketicilerin sayısını sonsuza kadar çoğaltmaktır.” J.B.d'Aurevilly
  • "Aşılabilir demek geçici demek midir? Nice "gelip geçici", iyileşme koşulları oluşmadığı sürece kalıcılık kazanır."
  • "Soru yoksa yanıt varolabilir mi? Soru yoksa sorun da yoktur."
  • “Filozoflann tarihten bu yana usu iyi kullanmak diye adlandırdıklan durum ruhu takıntılanndan kurtarmaktan başka bir şey olabilir mi?”
  • “Geleceğin mutlu dünyasını işte bu kaba değerlerden vazgeçmiş insan oluşturacak, olursa.”
  • “Ararken elbette yanılabilirsiniz, ne var ki yanılgınız aramadan bulanların yanılgısından hiç de çok olmayacaktır”
  • “Hırsız her zaman suçludur. Ancak hırsızia başetmek is­tiyorsan öncelikle kapıyı açık bırakanla hesaplaşacaksın”
  • “Çürüme varolma­nın zorunlu koşuludur.”
  • “Yedi yaşında yunancayı ve latinceyi söküp on beş yaşında felsefesini temellendirmiş olan bir Leibniz, on bir yaşında sesler üzerine bir inceleme yazan, on iki yaşında Eukleides'in birinci kitabının otuz ikinci önermesini tek başına söken, on sekiz yaşında ilk hesap ma­kinesini icat eden bir Pascal düş bile değil bugün !...
  • “Mutlu insan yiyerek kendini yoketmeyi düşünmeyecektir, değil mi ?”
  • "Korkularla süren ve sürdürülen yaşam kimseye iyilik getirmiyor."
  • "Basit insan kişilikli insandır, dünyada tek kişilik yerini koruyabilen insandır."
  • "Her yanda efendiler ve köleler var. İnsan olamamanın koşulları içinde efendilerin köle ve kölelerin efendi olduğunu görebilmek için keskin bir bakışa ulaşmış olmak da gerekmiyor."
  • “anılar güvenilmez şeylerdir, bilincin dönüşümüyle sürekli değişime uğrarlar ve bilincin yeni renklerini kazanırlar.”

--reklam--

Ahlaksızlık Üzerine İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap İnceleme Yazısı Kitap Adı: Ahlâksızlık Üzerine Kendimle Konuşmalar Yazarı : Prof. Dr. Afşar Timuçin (1939- ….) Yayınevi :Bulut Yayınları Baskı : 2. Baskı /Mayıs 2010/ 221 Sayfa Bir şeye inanıp birlikte uygulayabildiğimizde tam bir anlam ve değer ifade edebiliyor. Aksi durumda, bozulma ve kokuşma ile her türlü ahlâksızlığa zemin hazırlanıyor. Bundan dolayıdır ki, ahlâk sorunu en önemli, öncelikli sorundur. Felsefe bunu, dünya genelinde, etik kavramıyla da ele alır. “Okuduğum yazıdan ne anlıyorum, bugün bana ne veriyor, hangi yarama merhem oluyor, toplumda bir karşılığı var mı, önceliklerimde kaçıncı sırada, beni neye yaklaştırıyor, beni neyden, nereden uzaklaştırıyor?” Bu soruları kendinize sorduktan sonra, bir Afşar Timuçin kitabı okuyorsanız, gönlünüzün ve bilincinizin doyasıya istifade ettiğini hissedeceksiniz. Kelimeler ve kavramları; bilimsel kuramlara, terminolojiye boğmadan, adrese teslim, anlaşılır gerçeklerle buluşuyorsunuz. Konu ahlâk olunca ve gündemimizde de önceliği olunca, okunmayı bekleyen kitaplardan, bunu öne aldım. Ahlâk; felsefenin hem giriş kapısı hem de çıkış kapısı bana göre. Felsefenin evrensel ilkeleriyle uyumlu adım atmayan hiçbir eylem, niyet, hamle; kalıcı ve mantık temellerine oturan, kabul edilebilir nitelikte olmayacaktır. Geliştirilemez, büyüyemez ve yaşayamaz. Bir gün bir yerde ip kopacaktır. Ahlâksızlığın kaynaklarını, kişilik analizlerini, soru cevap tarzında, herkesin kolayca anlayabileceği bir ifade sanatıyla, okurla buluşturmuş bir kitap. Ahlâklı, dürüst, samimi, üretken bir insanın önündeki engeller, tuzaklar konusunda da engin deneyimler paylaşılıyor. Şirazesi dağılmış, şakulü kaymış, zıvanadan çıkmış bir toplum; en iyi niyetli bir yorumla, ahlâkî değerlerini yitirmiştir. Maddiyatçılık, rahata düşkünlük, hazırcılık, doyumsuzluk, kurnazlık; öncü kuvvet olmuştur bu olumsuzluklar için. Her bireye düşen görev ve sorumluluklar vardır. Düştüğü noktadan kalkmaktır önceliği. “nerede hata yaptık” vicdani yaklaşımı ile herkes üzerine düşeni yapmakla yükümlüdür. İşte bu muhteşem kitap, hata envanterimizi çıkarmada bize yardımcı oluyor, yol gösteriyor. Görkemli idealiyle de umutlarımızı artırıyor. Felsefi yaklaşımı sevip önemsememize de yardımcı oluyor ayrıca. Bazı ortaklıklar görürsünüz. İyi niyet güveni ve imajı vermek için taraflar sopalarını gizlemiştir. Maskelerin arkasında sinsilik, kurnazlık, sahtekârlık yatmaktadır aslında. Bunları hissedemeyip, onların yanlış yöne giden gemisine binenler en yıkıcı zararı görürler. Ahlâkî değerler; hava, su, toprak, peynir ve ekmekten daha önceliklidir. Dünya sallansa, deprem, yangın, sel, tufan kopsa, yok edilemeyecek, miras bırakılabilecek değerleri olmalı insanın. Ahlaklı insan aldanabilir, aldatılabilir fakat aldatmaz, buna ihtiyaç hissetmez. Kendisiyle çelişmez. Arızalı Bir cihaz, makine veya teknik donanıma; bir cıvata, vida, somun, çivi, pul gerektiğinde; Bir yedek parça kutum var, oradan sabırla arar ve bulurum, cihazı iş görebilecek konuma getiririm. Bu kitap da kutuda çözüm arayışımız gibidir. Sabırla okuyup iz sürmek gerek. Bireylerin, ailelerin, kurumların, toplulukların, toplumların başucu kitabıdır. Plan yapmadan, toprakla tohumu buluşturmadan, temel atmadan, çatıyı onarmadan, yola çıkmadan, yani kısaca ölmeden önce bir kez okuyun lütfen. 09.06.2018 Ali Rıza Malkoç #armozdeyis (Ali Rıza MALKOÇ)

Nedir bu dillerde sakız olmuş 'Ahlak'?: Kitaba ilk başladığımda bir felsefeci olarak karmaşık terimlerin içinde boğulacağımı, diğer felsefecilerin yorumları üzerinden gidileceğini düşünüyordum. Fakat kitaba başladığımda kitabın röportaj şeklinde ilerleyen kitap/denemeler--1395 kitabı tarzında bir eserle karşılaştığımı söyleyebilirim. Afşar Timuçin verdiği röportajlarda bölüm bölüm toplum, sanat, ahlak, terbiye vb. konuların üzerinde kendi görüşlerini açığa kavuşturmuş. Bilgili olmak kadar bilinçli olmaya, ahlak ve terbiye arasındaki farklara, basit insan ve gerçek insan ayrımına, şiire, toplumsal değerlere kadar farklı konuları 'ahlak' kavramı üzerinde yorumlamış. Kendisi estetik felsefesiyle ilgili olduğu için özellikle sanatsal yorumlarda ve toplum üzerine tespitleri konusunda başarılı olduğunu düşünüyorum. Kavramları açıklayarak anlaşılır şekilde, şairlerden, filozoflardan dayanaklar göstererek yorumlaması kitabın daha iyi anlaşılmasını sağlamış. Fakat 'demokrat parti, 1950 sonrası dönem vb.' siyasi konuları bazen çok içe katması politik görüşlerinin tesirini azaltmış gibi geliyor. Felsefi bir kitap gibi dursa bile röportaj tarzında bölüm bölüm herkesin anlayabileceği bir dile sahip. Bu yüzden okumak isteyenler kitabı rahatlıkla temin edebilir. Felsefeye, şiire, sanata ilgisi olanların keyifle okuyabileceği; demokrasiyi, ahlakı, terbiyeyi, insanın kendini ve toplumunu sorgulamasını sağlayan bir kitaptı. Özellikle kitabın içinde ' topluma adanmışlık, bilgin olmak, insan olmak' gibi insanın bireyselliğini vurgulattıran bölümleri daha başarılı buldum. Okudukça kişisel konularda kitap/sahip-olmak-ya-da-olmak--8139 kitabı, siyasal ve toplumsal konularda kitap/buyuk-uyanis--27245 kitabı arasında benzer görüşler gözüme çarptı. Keyifli okumalar. (Muhammed Safa KAYA)

--reklam--

Ahlaksızlık Üzerine PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Afşar Timuçin - Ahlaksızlık Üzerine kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ahlaksızlık Üzerine PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Afşar Timuçin Kimdir?

Manisa Akhisar'da doğdu. Yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı. 1967 yılında, eğitimini tamamlamak üzere Kanada'ya gitti. 1967'de Montreal Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde lisans eğitimini, 1970'de İstanbul Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. 1968–1970 yılları arasında Fransızca okutmanlığı yaptı. 1981 yılında doçent, 1992 yılında profesör oldu. Bir süre Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümü başkanlığı görevini yürüttü. Kocaeli Üniversitesi'nden 2006 yılında emekliye ayrıldı.

Ataç, Dönem, Milliyet Sanat, Papirüs, Soyut, Yazko, Yelken, Yeni Edebiyat, Yeni Ufuklar, Varlık dergilerinde şiirleri yayımlanmıştır.

Afşan Timuçin, Tuncer Tuğcu ile birlikte hazırladıkları, ilk sayısı 1972 yılının Ekim ayında çıkan Felsefe Dergisi'nin sorumlu yönetmenidir

--reklam--

Afşar Timuçin Kitapları - Eserleri

  • Düşünce Tarihi-1
  • 50 Soruda Aydınlanma
  • Aşkın Diyalektiği
  • Destanlar
  • Düşünce Tarihi-2
  • Gençler İçin Felsefe Tarihi
  • Aydınlanma Nedir?
  • Ahlaksızlık Üzerine
  • Çöl
  • Yarına Başlamak
  • Gece Gelen Eski Dost
  • Düşünce Tarihi-3
  • Ölesiye Sevmek
  • Felsefeye Giriş
  • Descartes Felsefesine Giriş
  • Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz
  • Denizli Pencere
  • Estetik
  • Düşlerin En Güzeli
  • Felsefe Bir Sevinçtir
  • Boş Beşik
  • Düşünce Tarihi
  • Akşam Türküleri
  • Tepedeki Yalnızlık
  • Tahir ile Zühre
  • Aşk Güzeldir
  • Sorularla Estetik El Kitabı
  • Özgür Prometheus
  • Demokrasi Bilinci
  • Ey Benim Güzel Sevdalım
  • Felsefenin Önceliği Bilgi Sorunu
  • Arınmalar
  • Aydınlanma Yazıları
  • Nazım Hikmet'in Şiiri
  • Bulutlar Deniz Kokar
  • Kıyılar Durulunca
  • Aşk Beni Çağırınca
  • Savaşçı Türküleri
  • Neden Bazı Akşamlar
  • Geç Zaman Tutkuları
  • Kıyılar Durunca
  • Eskiçağ Aydınlığı
  • Düşünenler Düşünceler
  • Erken Ölümler
  • Bu Sevda Böyle Gider
  • Aşkolsun Kırlangıçlar
  • Felsefe Sözlüğü
  • Yeni Şiirimizin Kısa Romanı
  • Bizi Biz Yapan Sevda
  • Sait Faik'in Dünyası
  • Çoban Ateşleri
  • İçimizdeki Deprem
  • Estetikte Anlam ve Yorum
  • Bir Yaz Güzellemesi
  • Felsefeden Estetiğe
  • Öykü ve Romanlarıyla Sabahattin Ali
  • Yaşasın Düşlerimiz
  • Descartes'çi Bilim Kuramının Temellendirilişi
  • Edebiyat Estetiği
  • Descartes
  • Aristoteles Felsefesi
  • Eğitim Sohbetleri
  • Estetik Bakış
  • Yağmur Sabahı
  • Bilime Felsefeden Bakmak
  • Felsefe Bir Sevinçtir
  • Sonsuzluk Şarkısı
  • Estetik Sözlüğü
  • Eskiçağ Ahlakları
  • Narçiçeği Sabahlar
  • Ölümü Kapıda Bekletmek
  • Eğitim Üzerine

--reklam--

Afşar Timuçin Alıntıları - Sözleri

  • “İnsan kendini evcilleştirmek isteyen tek yırtıcıdır, evcilleştikçe kendi olmaktan çıkar” demişti bir gün Hüseyin. (Tepedeki Yalnızlık)
  • ../aşkımız belki dillere destan, Ne var ki her şey gibi o da geçti, ... Garipti, eksikti ama güzeldi.. (Bulutlar Deniz Kokar)
  • Yaramı güzelce öptüm... (Bu Sevda Böyle Gider)
  • ... ben onu düşündüğüm zaman vardır, düşünmediğim zaman yoktur, ... (Düşünce Tarihi-2)
  • Düşünmeden yaşamak gerçek insan olma koşullarının dışında yaşamaktır. O durumda sınırlı bir insani etkinlik içinde kalmak ve evrensel dönüşümde bir yer tutmaktan çok bir akıntıda sürüklenip gitmek bir yaşam biçimi olur. Yaşamı dönüştürmeye katkıda bulunan insanla tam anlamında edilgin bir varlık sıfatıyla varlığını sürdüren ve hep bir takım gerekleri yerine getirmek durumunda olan insan aynı insan değildir. Düşünce dünyasına yönelmek insan olmanın eşiğinden girmektir (Estetikte Anlam ve Yorum)
  • "doğalcılık" sözü hemen herkese öncelikle fransız romancısı Emile Zola'nın (1840-1902) sanat anlayışını ve yapıtlarının temel özelliklerini düşündürür. (Sorularla Estetik El Kitabı)
  • Hemen herkesin demokrasi yandaşı olduğu bir dünyada demokrasiden bu kadar yoksun oluşumuz, ikide bir demokrasi derken demokrasiyle uzaktan yakından bir ilişkisi bulunmayan bir yaşam biçimini sürdürmekte oluşumuz size biraz garip görünmüyor mu? (Demokrasi Bilinci)
  • “Ne iş yaparsın?” diye soracak olsam, ayakta duramayacak kadar içerim demezdi de, “Adı güzel sokakları dolaşırım” derdi. (Denizli Pencere)
  • Ölüm uzun uzun düşünülmeden gerçekleştirilmesi gereken bir şey olmalıydı, ya da birdenbire ve kendiliğinden gelen bir şey. (Kıyılar Durunca)
  • Dil bizi yanlışlarıyla değil yetersizlikleriyle korkutur. Bugün böylesi bir korkuyu yaşamayanların çok eksikli ya da çok duyarsız kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Eğitimin düzeyi düştükçe dilin sesleri bile bozuluyor. Adama üç kere "Ne dedin?" Diye sormadan onun ne dediğini bile anlayamıyorsunuz. (İçimizdeki Deprem)
  • Onlar derin görünmek için sularını bulandırıyor­lar. (Felsefeye Giriş)
  • Ergin olmama durumu çok rahattır. "Sapare aude!" Kendi aklını kullanma cesaretini göster! -Kant (Aydınlanma Nedir?)
  • "Her yanda efendiler ve köleler var. İnsan olamamanın koşulları içinde efendilerin köle ve kölelerin efendi olduğunu görebilmek için keskin bir bakışa ulaşmış olmak da gerekmiyor." (Ahlaksızlık Üzerine)
  • Kendinden başka birini sevemeyen kişiyi özlemek ayıptır. (Kıyılar Durunca)
  • Kitaplardan silinmiş kim sildiyse Ağlayışlar titreyişler bekleyişler (Düşlerin En Güzeli)
  • Bir toplumda çeşitli güçler gelişigüzel etkinliklerde bulunursa o toplum özgürlükten en az pay alacaktır. (Düşünce Tarihi-2)
  • ...., öyle ki bundan böyle cumhuriyet şiiri Nazım'dan önce ve Nazım'dan sonra diye iki ayrı dönemde düşünülecektir. (Yeni Şiirimizin Kısa Romanı)
  • (...)Bizler öngörülerimizi duygusallığımızdan değil gerçekliğin bilgisinden türetmek zorundayız.(...) ( Benim Gibi Düşün ) (Çoban Ateşleri)
  • Felsefe dediğimiz bilgi alanı özünde yaşamla birlikte dönüşen ve dönüşürken yaşamı dönüştüren düşüncenin alanıdır. (Felsefenin Önceliği Bilgi Sorunu)
  • Türkiye'nin uygar bir ülke olmaması konusunda son derece duyarlı olan birtakım kesimler büyük bir korkuya kapılıp gerçek solu yokedebilmek için ellerinden geleni yaptı­lar ve başarıya ulaştılar. (İçimizdeki Deprem)