Kitap Künyesi

Yazar: Osman Aysu

Yayın Evi: İnkılap Kitabevi

İSBN: 9789751029997

Sayfa Sayısı: 336

--reklam--

Ahtapotun Kolları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Cezmi Kardelen kısa bir an durakladı. Sonra bitkin ve yorgun bir eda ile mırıldandı: Burada bir cinayet işlendi. Önce maktulü sana göstermek istiyorum. Sonra seninle özel bir konuşma yapacağız.

Cinayet vakaları zaten Altanın asli göreviydi. Bunun şaşılacak hiçbir yanı yoktu ama davet edilişindeki şekil huzurunu şimdi biraz daha kaçırmıştı. Cezmi Kardelen ona koridora bakan, kapısı açık ama ışığı sönük bir odayı işaret etti. Birlikte yürüdüler. Oda kapısının önünde Başsavcı bir adım öne geçerek duvardaki elektrik butonuna bastı. Karanlık oda bir anda ışığa boğuldu.

Başkomiserin ilk gördüğü şey atlas kumaşların örttüğü yataktaki kanlı erkek cesediydi. Alışkanlıkla cebinden çıkardığı plastik eldivenlerini takarak karyolaya yaklaştı. Öldürücü darbe adamın başına indirilmişti. Sol şakağı adeta içine çökmüştü. Hemen yanı başında yastığın kenarında, yine kana bulanmış ufak tunç bir heykelcik duruyordu. Altan cesede önce uzaktan baktı. En fazla yirmi beş ile otuz yaşları arasında olmalıydı ve ceset çırılçıplaktı.

Osman Aysu: 1936da İstanbulda doğdu. Üç asırdan beri İstanbulda yaşayan bir Osmanlı ailesine mensup olan yazar, ilk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1994 yılından bu yana kaleme aldığı polisiye ve gerilim romanlarıyla tanınıyor.

--reklam--

Ahtapotun Kolları Alıntıları - Sözleri

  • "Onun ne denli zeki bir kadın olduğunu artık biliyordu. Kadınların sezgi gücünün erkeklerden daha üstün olduğunu da ; mutlaka ruhunu okumuş, için için onu arzuladığını çoktan anlamış olmalıydı."
  • "Artık o tarihlerde Mahir Evronos çoktan yükünü almış, sosyeteye karışmış biri. Sıradan bir Anadolu kadınıyla evlenir mi hiç? Seçtiği kadın o tarihlerde popüler bir derginin tertip ettiği güzellik kraliçelerinden biri. Sosyetenin bütün erkekleri peşinde kadının. "
  • Siz bekârlar hep böylesinizdir zaten.Gördüğünüz her kadını dünya güzeli sanırsınız.
  • Kadınların algılama gücü gerçekten çok müthişti.
  • Onu her görüşünde şiddeti daha da artan bir çekimin girdabına yuvarlanmaktaydı.
  • Onlar birer kanun adamıydı ve asli görevleri siyasal krizleri önlemek değil,suçluları bulmak,adaletin tecellisine yardımcı olmaktı.Gerisi palavraydı.
  • Bunun bir sonu olmayacak mı?

--reklam--

Ahtapotun Kolları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap #polisiye türünde oldukça sürükleyici bir eser. Başkomiser Altan Duru o gece izinliydi ve evinde televizyon izleyip, kapanmaya başlayan gözkapakları ile mücedele ederken, çalan telefon onu oldukça huzursuz eder. Telefondaki kişi Başsavcı Cezmi Kardelen'dir ve Altan'ın hiç kimseye söylemeden vereceği adrese gelmesini ister. Tarabya'da oldukça zengin bir muhitte bulunan villayı görünce iyice huzursuz olan Başkomiser merakla, neler olduğunu gecenin bir yarısı Başsavcının kendisini böyle gizlilikle neden çağırmış olabileceğini düşünerek villaya ilerler. Villada gördükleri ve Cezmi Kardelen' den duydukları karşısında bir an bocalayan Altan Başsavcının istediğini kabul eder ve macera böylece başlar. Basit bir aşk cinayeti gibi görünse de olaya karışan kişilerin sosyal statüleri ve cinayetin oluş şekli Başkomiser Altan'ın dikkatinden kaçmaz. Ülkenin İç İşleri bakanı, Başsavcı ve ülkenin en ünlü ve zengin sanayicisinin  eşi nasıl bir komplo kurmuşlardı? Öldürülen genç adam Ali Evronos çırılçıplak üvey annesinin evinde ne arıyordu ve onu kim öldürmüştü? Başkomiser Altan Duru tüm bu soruların cevabını bulabilecek miydi? Kafanızı dağıtabileceğiniz güzel bir mola kitabı olarak okuyabileceğiniz harika bir #polisiyekitap tı. Türü seven kitap dostlarına tavsiye ederim. (İlkay Yurttaş Koşar)

Oldukça sürükleyici ve akıcı bir polisiye.Osman Aysu'nun diğer kitapları gibi.İki günde okuyup bitirebilirsiniz.Örtbas edilmesi istenen gerçekleri inadına ortaya çıkaran Başkomiser Altan'ın başından geçenleri merakla okuyorsunuz. (Ayşe Kaplan)

Başkomiser Altan Duru evinde (home sweet home) sakin sakin televizyon seyrederken, İstanbul Başsavcısı Cezmi Kardelen’den gelen bir telefon sonucu cinayet işlendiğini öğrenir ve gider. İşlenen cinayet ünlü Evronos ailesinin tahtının tek varisi Ali Evronos’tur. Evronos ailesi bana Hasan İzzettin Dinamo’nun Kutsal Barış serisini okurken de karşılaştığım Papaz Eftim yani Zeki Erenerol’u hatırlattı ama karıştırmayalım şimdi. Cinayetin detayı oldukça ilginçtir çünkü iki şüpheli vardır ilk etapta ve bu şüphelilerden biri ortalığı karıştıracak cinstendir. Öyleki başsavcı cinayetin gizlenmesini, cesedin yok edilmesini ve katilin bundan sonra bulunmasını ister çünkü şüphelilerden birisi bir bakandır. Bu kişi, İçişleri Bakanı Enver Güneş’tir. Diğeri ise maktülün üvey annesi Melis Evronos’tur. Enver ise Melis’e aşık bir bakan olduğundan cinayet gizlenilmek ister çünkü Evren suçu üstlenir. Ardından da olaylar gelişir ve kendimizi heyecanlı bir sahnenin içinde buluruz. Katili ve sonucu çok önceden tahmin edilen, dar bir şüpheli çevresinde ve dar bir çerçevede geçen roman olsa da gerek okunma hızı, gerek yalın cümleleri beni etkiledi aslında. Kurguyu ve ilerleyişi çok beğendim. Keyifli okumalar, mutlu akşamlar dilerim.. (Sadık Kocak)

--reklam--

Ahtapotun Kolları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Osman Aysu - Ahtapotun Kolları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ahtapotun Kolları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?

Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.

Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.

--reklam--

Osman Aysu Kitapları - Eserleri

  • Çıkış Yok
  • Kayıp
  • Casus
  • Soğuk Taşlar
  • Kanlı Tutku
  • Kartopu
  • Tavşan Uykusu
  • Devlet Sırrı
  • Bıçak Sırtı
  • Kutsal Resim
  • Bir Aşk Masalı
  • Yalıdaki Sır
  • Travma
  • Sır
  • Kanlı Rüya
  • Çöl Akrebi
  • Kayıp İncil
  • Kanlı Pazar
  • Çifte Tehlike
  • Kerpeten
  • Sınır Ötesi
  • Gölgede Kalan Sırlar
  • Bir Beyazperde Masalı
  • Özgürlük Tuzağı
  • Ölüm Meleği
  • Cinayet Sancısı
  • Elissa
  • Doğum Günü:15 Aralık
  • Kapan
  • Cennete Açılan Kapı
  • Vahşi Tutku
  • Gece Baskını
  • At Kuyruklu Adam
  • Ahtapotun Kolları
  • Karanlıklar Hakimi
  • Mütareke Yıllarında Aşk
  • Taş Plak
  • Tehlikeli Cazibe
  • Miras
  • Güvercin Kayalıkları
  • Sahte Ajan
  • Ölüm Oyunu
  • Yedinci Uzman
  • Aşk Oyunu
  • Korku Evi
  • Cellat
  • Şeytanın Maskesi
  • Ay Işığı
  • Londra-Moskova Hattı
  • Büyük Hesaplaşma
  • Uzun Gece
  • Şantaj
  • Kurt Sığınağı
  • Yazar ve Aşkı
  • Küçük Tatlı Kız
  • Yanık Yüz
  • Sessiz Çığlık
  • Karadul
  • Karla Gelen Adam
  • Mor Salkımlı Köşk 1
  • İktidar Merdiveni
  • Leoparın İzleri
  • Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
  • Tamara'nın Gözyaşları
  • Sınırların Ötesinde
  • Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
  • Şok Dalgası
  • Sır Duvarları
  • Odak Noktası
  • Lenin'in Mangası
  • Mavi Beyaz Rapsodi
  • Nikahta Keramet Vardır
  • Kargaların Çığlığı
  • Puslu Anılar
  • Yüreğimde Yare Var
  • Havyar Operasyonu
  • Sorguç
  • Kuşku Zinciri
  • Nemrut'un Gazabı
  • Karanlıkta Fısıltılar
  • Kuş Kafesi
  • Önce Aşk
  • Sevdim Bir Genç Kadını
  • Terörün Gölgesinde
  • Tutkunun Esiri
  • Saklı Gerçek
  • Darbe
  • Fidye
  • Kuşkunun Ötesi
  • Mor Salkımlı Köşk 2
  • Sönmeyen Ateş
  • Tilkiler Savaşı
  • Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
  • Ölü veya Diri
  • Mönüde Komplo Var
  • Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı

--reklam--

Osman Aysu Alıntıları - Sözleri

  • Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
  • "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
  • Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
  • Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
  • Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
  • Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
  • " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
  • Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
  • Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
  • Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
  • "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
  • "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
  • Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
  • "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
  • “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
  • Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
  • "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
  • Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
  • Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
  • Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)