Kitap Künyesi

Yazar: Arthur Schopenhauer

Çevirmen: Ahmet Aydoğan

Yayın Evi: Say Yayınları

İSBN: 9786050204254

Sayfa Sayısı: 176

--reklam--

Akıl Sağlığı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Önümüzü göremediğimiz, gördüklerimizin de hayır mı şer mi olduğunu seçemediğimiz bugünlerde var olan aklımıza mümkün olduğu kadar mukayyet olmamız lazım. Sağlam ve sağlıklı bir akıl bugün bize her zamankinden fazla lazım. Fakat herkes elbirliği etmiş bizi aklımızdan etmek için uğraşıyor.

"Herkesin aklı kendisine yetsin. Kimse kimsenin zebunu olmasın," diye yola çıkıldı; düşürülecek son kale olarak ne hikmetse hedefe akıl konuldu. Bir yandan 'operasyon', 'manipülasyon', 'promosyon', 'propaganda' vb. gibi muhtevasından haberdar olmadığımız için dilimizde de karşılığı olmayan tabirler havada uçuşuyor, bir yandan da tarihin kaydettiği en büyük safsatacılara bile parmak ısırtacak mugalata türlerine tanık oluyoruz.

Ne yapacağız, nasıl yapacağız da aklımıza mukayyet olacağız? Öncelikle aklın tuhaf bir cenderenin içerisinde olduğunu bilmemiz lazım. Eskilerin nazarında eğitimin esası aklı iştihanın bu cenderesinden kurtarmaktan ibaretti. Bütün masallar, bütün mitoslar bunu anlatır ve bunu bu tutsaklığın esrarengiz tabiatı sebebiyle bu kadar esrarlı anlatırlar. Oysa biz iştihayı gözü dönmüş tamah yaptık ve aklın başına musallat ettik. Akıl Sağlığı, Tartışma Sanatının İncelikleri'nin bıraktığı yerden devam ediyor ve bir adım daha öteye taşıyor aklın müdafaasını...

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Akıl Sağlığı Alıntıları - Sözleri

  • “Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.“
  • Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.
  • "Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir."
  • Artık gönül rahatlığıyla diyemiyoruz: Hak yerini bulur.
  • “Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.“ .
  • “Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.“ (s.121)
  • “farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.“
  • Farklı olan, ancak farklı olan tarafından hissedilir.
  • “Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.“
  • Kim olduğumuzu bilmiyoruz, Kendilerini bile bilmeyen maskelerden farksızız. Hayvanlar bizi tam böyle görüyor biz de onları.
  • “Farklı olan ancak farklı olan tarafından hissedilir.“

--reklam--

Akıl Sağlığı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dünya Descartes'ta, Berkeley'de ve Kant'da olduğu gibi Schopenhauer'de de zihnimiz ile var olur. Kitabın genel altyapısı, Hegel'e yergi, Kant'a övgüdür. Fizikçiler ise bu kadar açıklığa kavuşturulmuş bir dünyada hala başka açıklamaları filozofların yaptığı gibi metafizik ile aramayı saçma bulur ve metafiziği küçümser. Fakat bu nesnel felsefe yapmanın tek yanlılığı ve bilen özneyi araştırma konusu yapması er ya da geç kendini dışa vuracaktır. Schopenhauer işte bu kitapta, insan zihnini iki parçada inceler, ilki öznel açıdan, ikincisi nesnel açıdan. Öznel kısımda metafizik ile zihnin ve bununla beraber zamanın felsefesini yapar. Bölümleri kısaca özet geçeyim. Öznel kısım zaman kavramı üzerinden başlıyor. Schopenhauer kitap genelinde yaptığı gibi bu konuda da Kant'a başvurur. Kant'ın keşfi olan zamanın idealliği mekaniğe ait olan atalet kanunudur. Saf zaman fiziki bir değişiklik meydana getiremez. Zaman fiziki değildir, transandantal olarak idealdir, kökeni şeylerde değil bilen öznenin kendisindedir. Zaman sonsuzluğun tam zıttıdır. Zamana bölünmüş bir sonsuzluk diyebiliriz, yani eğer sonsuzluk olmasaydı zaman da olmazdı. Bu Spinoza'da, Skolastiklerde, Platinos'da, Kant'ta ve Platon'da da bulunur. Zaten zaman bütün dünya manzarasının asıl temelini oluşturur. Eğer böyleyse hepimiz aynı rüyayı görmekteyiz ve haddizatında o rüyayı gören de tek bir varlıktır. Zaman bütün tasavvurlarımızın koparılamaz bir parçasıdır, zihnimizde her şeyi biri diğerinden sonra gelecek şekilde canlandırmaktan kendimizi alamayız. O halde zaman zihin dışının temelidir. Schopenhauer bunun üstüne mekana geçer. Mekan zihnimizin kendisine aittir ve bütünleyici bir cüzüdür. Çünkü onu asla yok edemeyiz, sadece onu boşaltabiliriz. O bizim bütün tasavvurlarımızın gerçek temeli ve ilk şartıdır. Zaman ve mekanı tanımlayan Schopenhauer irade kavramına da değinir. İrade kendi başına var olan, müstakil bir şey değildir. O kendini bilme imkanına sahip değildir. Kendinde şey sadece iradedir bilgi ve onun gücü, dolayısıyla zihin de iradenin tezahürüne aittir. Sonrasında ise Schopenhauer benim favorim olan filozofun ve bilginin niteliğine değindiği noktaya geliyoruz. Schopenhauer için filozofun araştırması gereken konu tabiattır. Bu araştırmayı mutlaka bozulmaya uğramış olan kitaplardan değil, tabiatın kendisine bakarak yapması lazım gelir. Kitaplar filozofa yalnızca yardımcı olacaktır. Düşünceler biz onları istediğimiz sırada gelmezler, onlar istediklerinde gelirler. Geldiklerinde yazıya dökülmeleri en doğrusudur. Yoksa unutulur. Fakat zaten kitaplarda yazan şeyleri yazmak onları unutmaya terk etmektir. Düşüncelerimiz en iyi yürürken ya da ayaktayken bize gelir, pek nadir de otururken. Her boş vakitte kitap okumak yerine zihnimizi sakin ve dingin hale getirmeliyiz. Aynı şekilde Schopenhauer için bilgi güçtür önermesi kısmen yanlıştır. Bilgiye sahip olmak sizi güçlü yapmaz, bilgi kırıntısına sahip olmadan da güç elde edebilirsiniz. İlk bölümün son önermesi ise şudur: Eğer insan olarak metafizik ötesini kavrayabilsek bu bizi kudretsiz hale getirmez miydi? Hortlak görmüş bir hale dönmez miydik? Biz tabiatın ebedi ve aski ilkesiyiz, yani o bizimle var. İkinci yani nesnel kısım biraz daha kısa ve dönemi için doğru olsa da günümüzde bazı yanlışları olan kısımdır. Çünkü eser neredeyse 200 yıl önce yazılmıştır ve o dönem zihne ve beynr dair şeylerin yeni yeni öğrenildiği dönemdir. Kant öncesi filozoflar zihni ruh ile açıklamaya çalıştılar. Schopenhauer için zihin organizmadan yani iradeden kaynaklanır ve o olmazsa hiçbir şey olmazdı. İrade olmasaydı o meşgul olacak malzeme ve mevzu bulamazdı çünkü bilinebilir her şey iradenin nesnelleşmesinden ibarettir. Deha doğa tarafından har vurup harman savurulmamıştır. Çünkü bu sınırlı bir yetenektir ve normal insan dehaya ihtiyaç duymaz. Zihin tabiatın yardımı ile tabiattaki her şeyi kavrayabilir ama tabiatın kendisini dolaysız olarak anlayamaz. Zayıf kollar için ağır yükü kaldırmakta nasıl zorlanırsa, zayıf kafalar için de düşünmek öyledir. Bu yüzyılda aklımızı güçlü tutmak oldukça önemlidir. Okuduğum en iyi ön sözlerden birine sahip kitap. Çevirmen çok sağlam bir iş çıkarmış. Onun fikirlerini özetleyecek olursak, o Schopenhauer'den iki yüzyıl sonra kitabı çevirmiş olsa da söylediklerinin ve söylemek istediklerinin günümüz için de oldukça gerekli olduğunu düşünür. Diyalog usulüyle yazdığı bu 40 sayfada ülkemiz ve dünyamız için akıl sağlığı konusunda çok sağlam argümanlar getiriyor. Kitap oldukça kıymetli, fakat Schopenhauer'in fikirlerinin üstüne daha fazlası konması gerekiyordu, kondu da zaten. Schopenhauer kadar önemli bir ismi okumaya devam edeceğim. 8/10 (Ömer Ökten)

Schopenhauer'la Derin Bir Yolculuk: Schopenhauer bu kitapta insanın gittikçe körelen akıl sağlığını, hakikat ve yalanın yer değiştirişini ele alıyor. Kitapta aklın müdaafası için irade ve zihnin derinlemesine yapılan incelemesi de oldukça ironik sonuçları ortaya çıkarıyor. Bakış açımızda yeni bir ufka yelken açmak için güzel bir kitap. Schopenhauer'un eserlerinin bir miktar ağır bir dili olsa da bu kitabın ''Hayatın Anlamı'', ''Aşka ve Kadınlara Dair'' gibi kitaplara oranla daha ağır bir dili var. Sindirerek okumakta fayda olacağını düşünüyorum. (Halil İbrahim ÇATALBAŞ)

Schopenhauer bu kitabında insanın nesnel gerçekliğinin irade(istenç) olduğunu dile getirir. Akıl ise bu iradenin varlığına hizmet ve kılavuzluk etmek için vardır. Tüm canlıların ihtiyaçlarını tedarik edebilecek, yaşamını sürdürebilecek kadar akla sahip olması bundandır, der. Dolayısıyla insanların bilgisinin sınırlarını ihtiyaçları belirler, der. Ve insanın zihnin teorik değil, pratik amaçlar üzerine inşa edildiğini de ekler. Bitkinin nasıl ki ihtiyaç duyduğu ışığa yalnızca duyarlı olması gibi insanın da ihtiyacı olan gerçeklikleri yalnızca algılayabileceği ve bunun ötesine geçemeyeceğinden söz eder. Dolayısıyla insanın tüm gerçekliği algılayabilmesi mümkün olmadığından, insanın varoluş muammasına yönelik kesin doğru bir metafizik açıklama yapmasının da mümkün olmayacağının altını çizer. (Prometheus)

--reklam--

Kitabın Yazarı Arthur Schopenhauer Kimdir?

Arthur Schopenhauer (d. 22 Şubat 1788, Danzig - 21 Eylül 1860, Frankfurt), Alman filozof, yazar ve eğitmendir. Aynı zamanda Immanuel Kant'ın en çok değer verdiği öğrencisiydi. Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri çekmiştir.Ayrıca Schopenhauer, Nietzsche'nin ilk akıl hocasıdır.

--reklam--

Arthur Schopenhauer Kitapları - Eserleri

  • Bilmek ve İstemek
  • Düşüncenin Çağrısı
  • Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
  • İnsan Doğası Üzerine
  • Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
  • Bilim ve Bilgelik

--reklam--

  • Felsefe Tarihinden Kesitler
  • Hayatın Anlamı
  • Aşkın Metafiziği
  • Fikirlerin Bilgisi Üzerine
  • Eristik Diyalektik
  • Akıl Sağlığı
  • Ölümün Anlamı

--reklam--

  • Din Üzerine
  • İdeal ve Gerçek
  • Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
  • Güzelin Metafiziği
  • Okumaya ve Okumuşlara Dair
  • Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
  • İstencin Özgürlüğü Üzerine

--reklam--

  • Merhamet
  • Üniversiteler ve Felsefe
  • Hiçliğin Mutlu Sessizliği - Aforizmalar
  • Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
  • Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine
  • Hayatın Bilgeliği
  • İsteme ve Tasarım Olarak Dünya

--reklam--

  • Okumak Yazmak ve Düşünmek Üzerine
  • Akıl Zayıflığı
  • Varolmanın Acısı
  • Aşk ve Cinnet
  • Mantıksal Düşünce Doktrini
  • Edebiyat Dersleri
  • Parerga ile Paralipomena

--reklam--

  • Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 2
  • Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 1
  • Kişilik Oluşumu ve Sorunları
  • Yaşamın Bilgece Deneyimleri
  • Aforizmalar
  • Ruh Görme Üzerine
  • Dünyanın Istırabı Üzerine

--reklam--

  • İrade Felsefesi
  • Mutlu Olma Sanatı
  • Kötümserlik Üzerine
  • Fikir Mimarları Dizisi 19
  • On Women
  • Müxtəlif Predmetlər Haqqında Düşüncələr
  • The Horrors and Absurdities of Religion

--reklam--

  • Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine
  • Studies in Pessimism
  • Parerga ve Paralipomena 2
  • Seçme Yazılar
  • Mutluluk Kendi Kendine Yetenlerindir
  • Düşünceler
  • Kadınlar ve Diğer Konular

--reklam--

  • The Art of Literature
  • Aklın Yolu
  • Writings Of Schopenhauer On Various Themes, Vol. 1
  • Aşkın Metafiziği
  • Həyat Müdrikliyi Aforizmləri
  • Cinsel Aşkın Metafiziği
  • Metafizik İhtiyacı

--reklam--

  • Doğadaki İsteme Üzerine
  • Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
  • Kant Felsefesi Eleştirisi

--reklam--

Arthur Schopenhauer Alıntıları - Sözleri

  • les grandes pensées viennent du coeur* Büyük düşünceler kalpten gelir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
  • “Her şeyin niçin olduğunun bir temeli vardır.” (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
  • Güzelin nadiren yararlı olanla birleştiğini görürüz. Uzun ve narin ağaçlar meyve vermez, meyve ağaçları ufak tefek, bodur ve çirkindir... En güzel binalar, kullanışlı, işe yarar binalar değildir; bir tapınak barınacak bir mesken değildir. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
  • Hafıza düşünülmüş bir şeyi düşünür. (Düşüncenin Çağrısı)
  • Okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm, insanın canlı canlı gömülmesidir(Seneca, 82) (Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine)
  • Bir düşüncenin esas yaşamı sadece kelimelerin sınır noktasına varıncaya kadar sürer. Orada taşa dönüşür, donakalır ve hayatı sona erer, fakat hayvan ve bitki fosilleri gibi ölümsüzdürler. Geçirdikleri kısa yaşamları bir kristalin kesilme anına benzer. Çünkü düşüncemiz kelimeleri bulduğu andan itibaren içtenliğini kaybettiği gibi ciddi olmaktan da çıkar. Başkaları için varolmaya başladığı andan itibaren içimizde yaşamaya devam etmesi son bulur, tıpkı bir bebeğin annesinden kopup kendi benliğine adım atmaya başlaması gibi. Şairin de dediği gibi: "Beni itirazla şaşırtmayın! İnsan konuşmaya başladığı anda yanılmaya da başlar." (Edebiyat Dersleri)

--reklam--

  • Dünya cehennemin ta kendisidir ve insanlar da bir yandan zulüm gören ruhlar, öte yandan cehennemdeki şeytanlardır (Dünyanın Istırabı Üzerine)
  • Dar kafalılık ve ahmaklık her zaman ve her yerde, bütün durum ve koşullarda, anlayıştan, zekâdan ve yetenekten nefret ettiği kadar şu dünyada başka hiçbir şeyden böylesine içten ve yürekten nefret etmez. (Üniversiteler ve Felsefe)
  • Kendisinin görgül karakterine dair edindiği kesin bilgi kişiye edinilmiş karakter denilen şeyi sağlar. O kişi iyi ya da kötü kendi özelliklerini ve bu yüzden kendisine ne için inanıp inanamayacağı ya da kendisinden ne beklenip beklenemeyeceğini kesinlikle bilir. Görgül karakteri sayesinde önceden sadece doğallıkla oynadığı rolünü artık artistik ve yöntemli bir şekilde ciddiyet ve kayrayla, söylendiği gibi karakterine hiç vefasızlık etmeden oynar. Kişi ne zaman karakterine sadık kalmazsa kendisi hakkında yanılır. (İstencin Özgürlüğü Üzerine)
  • Doyum dilenciye atılan sadaka gibidir, sadaka onu bugün canlı tutar, böylece onun sefaleti yarına uzatılabilir. (İsteme ve Tasarım Olarak Dünya)
  • “Yaptığımız her eylemde ilk önce “İnsanlar ne der?” diye düşünmekteyiz. Hayat sıkıntılarının neredeyse yarısı sırf bu yüzden oluşmaktadır.” (Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar)
  • Keder içerisinde neşe, neşe içerisinde keder. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
  • Hayat. hayat ismiyle anılır, ama gerçekte ölümdür o. (Hayatın Anlamı)

--reklam--

  • Voltaire “Saadet sadece bir rüyadan ibarettir.” der ve ekler:Sinekler örümcekler tarafından,insanlarsa acılar tarafından yenilmek üzere vardırlar. (Merhamet)
  • Kavrayışı bir suç, doğumu bir ceza, yaşamı bir iş ve ölümü de bir gereklilik olan bir insan, kendi­siyle nasıl gurur duyabilir ki? (İnsan Doğası Üzerine)
  • Çünkü her nesne gölge verir; her cisim kesinlikle özgül ağırlığına karşılık gelen bir ağırlıkla düşer... (Ruh Görme Üzerine)
  • Hayal gücü mahsulü olan her eser işkenceler içerisindeki insan yüreğinin kasılmalarını ve çırpınmalarını seyrettiğimiz bir gösteri kutusudur. (Hayatın Anlamı)
  • Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir." (Aforizmalar)
  • Felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer. (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
  • Bu sıkılma hali varoluşun kendi içinde değersiz olduğunun dolaysız bir kanıtıdır, çünkü sıkılma hali varoluşun boşluğunu algılamaktan başka bir şey değildir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)