Kitap Künyesi
Yazar: Hatice Meryem
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750507779
Sayfa Sayısı: 111
--reklam--
Aklımdaki Yılan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun kitabıyla “birinin karısı olma hallerini” iştahlı bir üslupla anlatan, İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar kitabıyla günümüz varoşuna keskin ve gerçekçi bir bakış atan Hatice Meryem, bu defa annelik hallerini anlatıyor...
Mükemmel annelik, geleneksel annelik, modern annelik, kentte ve köyde annelik, tek başına annelik...
Bir mevki, bir mertebe, bir çaba olarak annelik...
Bir masumiyet formu olarak annelik...
Cinselliğe karşı bir zırh olarak annelik...
Ve annelerden kızlarına devrolan miras...
Hatice Meryem Aklımdaki Yılan’da yepyeni hikâyelerini edebiyatın ve mizahın kuvvetli tonuyla anlatıyor.
--reklam--
Aklımdaki Yılan Alıntıları - Sözleri
- Kadınlık koşusunda diğer kadınları rakibim olarak görmemem gerektiğini tembihle ve '' Onlar senin kader arkadaşın, nerede düşmüş bir kadın görürsen, koş, tutup elinden kaldır' de bana n'olur! "
- Evliliğinde acıdan başka bir şey bulmayan bir kadın, kızına evliliği telkin etmemeliydi.
- Ömrünü çocuklarına, kocalarına, evlerine, mutfaklarına, kırılgan bardaklara, çelik tencerelere adayan ve kendini karnında unutan kadınlardan olduğunu düşünmekten nefret ediyordu.
- Ne de olsa seyircisi tek, biletleri bedava, gösterimi ömür boyu sürecek vasat bir oyunun yegane yıldızı olmaktı annelik.
- Çünkü çocukken mutluluğu onaylananların, dünyaya titrek gözlerle bakmadıklarını gördüm ben.
- (...) onu görür görmez içimde kurumaya yüz tutmuş bir çıranın tutuştuğunu hissettim.
- Bana göre çocukluk bir tür koma haliydi. Annelik de daimi refakâtçilik. Uyanacağı günü, ona masallar anlatarak, sabırla bekleyecektim. Ve sonra dünyanın ne menem bir yer olduğunu anlatacaktım ona.
- Anne diyorum ki, efendiye sadakatle bağlı ama onun isteklerinden nefret eden birini gördüm sana bakarken.
- “Ömrünü çocuklarına, kocalarına, evlerine, mutfaklarına, kırılgan bardaklara, çelik tencerelere adayan ve kendini karnında unutan kadınlardan olduğunu düşünmekten nefret ediyordu. İstekleri, arzuları karınlarında bıcır bıcır yılanlar gibi dolanıyordu. Elinden gelse karnını bıçakla deşecek ve o pis kokulu cerahati boşaltacaktı. Elinden gelmiyordu.”
--reklam--
Aklımdaki Yılan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kadınca bir söyleyiş: Aklımdaki Yılan: Yine benim için bir Hatice Meryem klasiği. Ba-yıl-dım. Okumalara doyamadım. Bilerek uzattım, keyfini çıkardım sayfaların. Elinize alıp su gibi içebileceğiniz bir kitap. Annelik hallerini, kadınlık hallerini, kız çocuğu halinizi kısaca bir kadının başına gelmiş ve de gelmesi muhtemel halleri annelerin ve kızlarının gözünden okuyorsunuz. Ama sade ve basit bir anlatımla değil de tamamıyla girift ve yer yer efsanevi, masalsı denebilecek hikayelerle. Bir Ayfer Tunç okurken böyle hissetmiştim kendimi bir de Hatice Meryem. Her kitabında kendi kendimle sohbet ediyor, bir günlüğün samimiyetinde yazılmış bu sohbetlerde ruhumu doyuruyorum. Okumak, özellikle de bazı yazarları okumak, terapiye gitmiş, içini boşaltmışsın hissini veriyor. Hikayelerden en çok 'miras' isimli hikayeyi sevdim, bu sebepledir ki kendisi yer yer sağanak yağışlar yarattığı minnoş kalbimde yeni bir filiz de yeşertti. Bir gün ben de bana verilen bu kadınlık mirasını aktarmam gerekirse bunu her zerrenin farkında olarak, geleceğe neler aktardığımı fark ederek yapacağım. (Fatma Kani)
Kadınlar: Sekiz öykünün yer aldığı kitapta kahramanlar kadınlar... .Yazar çoğu feminist yazarın yapamadığını yaparak kadın vurgusu yapmadan insani unsurlardan yararlanarak kadın duygularını anlatıyor.Annelik yaparken annelik kaygısı taşıyanı,annesinden istese de istemese de erkeğe karşı kölelik öğretilen kadını ,yıllar sonra yapamadıkları karnına oturan kadını,gerçekleştirilemeyen gençlik hayallerinin zehirli bir sarmaşık gibi zihnini kaplayan kadını,gençliğinde seks filmi çevirmiş,şimdi de onun utancından anneliğine sığınan kadını anlatıyor.Ve de kitaba adını veren öyküsünde de babaannesinden dinlediği masalların etkisi ile yıllarca aklında taşıyıp sembolleştirdiği yılanlarla bir gün karşılaşan kadını anlatıyor..Kitabın dili sade ve akıcı,okurken insanı yormuyor.Kadın erkek kim olursa olsun okuyucunun kendinden birşeyler bulabileceği duygular var bu kitapta.. (mehtap atay)
--reklam--
Aklımdaki Yılan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hatice Meryem - Aklımdaki Yılan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aklımdaki Yılan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hatice Meryem Kimdir?
1968 Kasım'ında İstanbul'da doğdu. 9 Eylül Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü'nden mezun oldu. Üç buçuk yıl bir bankada çalıştı. 1994 yılında mesleğini bırakıp Londra'ya gitti. Orada temizlikçilik, çocuk bakıcılığı, ütücülük, gazete dağıtıcılığı gibi çeşitli işlerde çalıştı. 1996-2001 yıllan arasında Öküz dergisinin Genel Yayın Koordinatörlüğü'nü yaptı. 1999 yılında Varlık dergisinin düzenlediği "Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Yarışması"nda "Siftah" adlı öyküsü öykü dalında dikkate değer bulundu. 2000 yılında Siftah adlı öykü kitabı Varlık Yayınlan'ndan çıktı. Öyküleri Varlık ve E dergisinde yayımlandı. Amatör olarak fotoğrafçılıkla uğraşıyor. Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun adlı kitabı 2002 yılında yayımlanmış ayrıca Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konmuştur. 2008 yılında İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar, 2013'te ise Beyefendi adlı kitapları İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır.
--reklam--
Hatice Meryem Kitapları - Eserleri
- Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?
- Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun
- Yetim
- Aklımdaki Yılan
- İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar
- Beyefendi
--reklam--
Hatice Meryem Alıntıları - Sözleri
- beklemekten yorulunmaz beyefendi beklemek en eski düşünme biçimi beklemek ağır aksak bir isyanın adı (Beyefendi)
- Terliklerini sürüye sürüye geliyor yanına. Hep böyle yapar. Sürür terliklerini. Sırf onun yüzünden sürüyen terlik sesini seviyorsun. Onu ve onun sevdiği her şeyi seviyorsun. Varlığın onun varlığıyla ancak bir anlam kazanabiliyor. Onsuz bir hiçsin. Buna kalben inanıyorsun. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- İnsan yavrusu annesiz hayatta kalamıyor, ölüyor dedim. Annelik, insan soyunun sürmesi için en elzem kaynak, en mühim vazife dedim. Bu mühim vazife kesinlikle cinsiyet farkı gözetilmeksizin insanlığın geleceği için yeni baştan ele alınmalı dedim. Günümüz dünyasında ebeveynlerin çocuklarına -bilerek ya da bilmeyerek- ettiği zulmün haddi hududu yok, belki de en doğrusu çocukları anne babaların insafına bırakmamaktır, belki de tarçın ve süt kokulu evler inşa edilmeli, belki de çocuklar oralarda bol miktarda şefkat duygusu yüklenilmiş robot anne babalar tarafından büyütülmelidir dedim. Hem böylece insanlık ilk kez çocukluğunda yara almamış, aile içi şiddete maruz kalmamış, şiddeti aileden görüp tanımamış bir kuşakla tanışmış olur dedim. Dedim de dedim. (Yetim)
- ...hayat gaddar, bu kadar yufka yürekli olma yiğidim... (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
- evde her an her dakika bir cinayetin işlenebileceğini söylerdim. “yok artık!” der, abarttığımı söylerlerdi. ebeveynlerimin birbirlerini çok sevdiklerini, işte bu yüzden böyle şiddetli kavgalar ettiklerini söylerlerdi. şaşkına uğrardım. göz göre göre yaklaşan bir cinayeti önleyebilecekken hiçbir şeyin yapılamayışına. insanlığa inancımı kaybettiğim zamanlardı. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- Huzursuzluğun o an büstünü yapacak olsalar, bu siz olurdunuz. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- Benim ol, yaşatayım kız seni.. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- "2009 yılında televizyon ekranlarında devrin adalet bakanı çıktı ve açıkladı. O yıl erkek şiddetiyle öldürülen kadın sayısı 963'tü. Bu, o yıl terörle savaşta ölenlerin sayısından fazlaydı." (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- "istersen babanın evine dön Filiz, yeniden evlenirsin, çocuğun da olur hem!" derdi. "Yok," derdim, "Yok, ben bir yere gitmem, yanından ayrılmam, ne yapalım kadir Mevla'm böyle uygun görmüş, hem belli mi olur yaradanım işi, sen bakma doktora, nice doğuramayan kadın ansızın çatır çatır doğuruyor, nice... " (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
- Sevgi bazen gözüme ne kadar itici görünüyordu. (Yetim)
- (...) onu görür görmez içimde kurumaya yüz tutmuş bir çıranın tutuştuğunu hissettim. (Aklımdaki Yılan)
- Kozluk'ta bir kadın yatak döşek hastaysa, değil bir komşusu, padişah gelse kılını kıpırdatmazdı ve inim inim inleyerek daha da perişan ederdi kendini.Yatağın yorganın hakkını verirdi.Bir misafir,bir yabancı gibi durmazdı içinde.Bir kardeş gibi sarılırdı yorgana.Mezara girer gibi gömülürdü yatağa.Yastık ne tarafta, çarşaf ne yanda bilmezdi hiç!Yolunu şaşırmış bir yolcu gibi gözlerini kaydırır, müebbet hapse mahkûm biri gibi umutsuzca susar, ziyaretçilerine anlatacaklarını aralayabildiği gözleriyle anlatırdı yalnız. (İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar)
- İnsan kendine söz geçirmez, geçiremezse başkaları diş tırnak geçirir, bunu bilmiyor muydum? (Yetim)
- Kabusların gerçeğe, gerçeklerin kabusa dönüstugu zamanlardi. (Yetim)
- Evliliğinde acıdan başka bir şey bulmayan bir kadın, kızına evliliği telkin etmemeliydi. (Aklımdaki Yılan)
- kentleri aldık bilinçaltımızın kabesi yaptık köy ölüm çünkü beyefendi kelimelerimizin kentindeyiz burada sizinle yanyanayken bile (Beyefendi)
- Beklemekten yorulunmaz beyefendi Beklemek en eski düşünme biçimi Beklemek ağır aksak bir isyanın adı (Beyefendi)
- kadınlık destanının ilk mısraı “erkekleri seviniz” başımızın üstünde yeriniz var beyefendi ikinci mısra-ı da şöyle “kelimelerini de size kaba davranana kadar ve hoşnut edenlerini tutun kıymetli yatağınızda diğerlerini çalıştırın ey hanımlar tarlaya ırgat verin başka ne işe yararlar yatakta mutlu etmedikçe sizi biz sizi memnun etsin diye yarattık onları” yatak sağlık sıhhattir beyefendi neşedir yaşamın ta kendisidir yatağına sahip çıkacak yeni kadın beyefendi bir an önce edinecek kendine ait bir yatak yoksa altına kaçıracak daha kaç nesil daha (Beyefendi)
- oturup karşılıklı birer kahve içsek unutsak kaldığımız yerleri unutsak kaldığımız yerlerdeki tüm kelimeleri (Beyefendi)
- Ben oğlumun karısı olsaydım eğer... şaşacak bir şey yok bunda, her kadın bir oğul doğurduktan sonra, kocası 'dost'u olur doğallıkla. (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
Yorumlar
0 yorum