Kitap Künyesi
Yazar: David Vann
Çevirmen: Suat Ertüzün
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750733703
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Akvaryum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
On iki yaşındaki Caitlin, rıhtımda işçi olarak çalışan annesiyle yaşıyor. Annesinin çalışma saatleriyle kızın okul saatleri uyuşmadığından, çocuk sabahları sınıf arkadaşlarından iki saat önce okula gidip beklemek zorunda, okul çıkışında da annesinin işten dönüp kendisini alacağı saate kadar şehrin büyük akvaryumunda vakit geçiriyor ve geniş hayal gücüyle, balıklarla insanların yaşamı arasında paralellikler kurarak onları inceliyor:
“Bir şehrin en sevdiğim yanı hep bu olmuştur; akvaryumların en büyüğü olarak içinde koca dünyalar saklıdır.”
Renkli bir masal havasında başlayan roman, bir noktadan sonra David Vann’ın alışılmış gerilim çizgisine doğru hızla yol alıyor ve şaşırtıcı gelişmelere açılıyor. Küçük kız, balıkların dünyası olan akvaryumun sessizliği, huzuru ve güzelliğinden insanların yaşadığı çok daha tehlikeli ortamlara adım atmak zorunda kalıyor.
--reklam--
Akvaryum Alıntıları - Sözleri
- Her birimiz kendi evrimimizi yaşarız, dünyayı kavrayışımız farklı aşamalardan geçer ve her dönem bir önceki dönemi unutturur. Her düşünüş bir öncekini.Artık dünyayı hiç aynı şekilde görmeyiz.
- “Ama dünyada onun hak ettiği kadar acı yok.”
- “Çocukluğun en feci yanı, kötü şeylerin geçtiğini, zamanın gelip geçen bir şey olduğunu bilmemektir.”
- “Yalnız olabilmek için özgür olmaya çalışıyorum.”
- Bazen yetişkinlerin hayatı bana dayanılmaz derecede üzücü geliyordu. Hiçbir anlam ifade etmeyen ve hiçbir yere götürmeyen, vaktinin çoğunu alan işiyle annem, polisin alıp götürdüğü yalnız dedem, ölüm döşeğindeki anneananem. Bütün kederlerin son bulup herkesin birlikte olmasını istiyordum.
- "... Hepimiz ayaklı bir enkazız aslında."
- “Acı insana sadece bir seçenek sunar, Sheri, o da ondan kaçmaktır. İnsan ondan kaçmaya çalışır. Başka seçenek yoktur, çünkü hiçbir şey acı çekmekten daha korkunç olamaz. İnsanlar yitirdiklerinin duygusal ve psikolojik acısından söz ederler, ama katıksız fiziksel acının yanında bunlar hiç kalır. Acı seni kıvrım kıvrım kıvrandırır, kendini parçalara ayırmak istersin. Onu bir an bile olsa unutmak için feryat eder, yakıp yıkar, her şeyle ve herkesle savaşırsın. Bir canavar olduğumu düşünmemen için bunu anlamak zorundasın.”
- “Büyüklerin dünyasına hoş geldin.”
- Anne babalar söz konusu olduğunda her şey olabilir. Onlar Tanrı gibidirler.Bizi var veya yok ederler. Dünyayı eğip büker, istedikleri şekle sokarlar ve bizim dünyamız artık o olur. Bizim için tek dünya odur. Başka türlü neye benzeyebileceğini bilemeyiz.
- “Çocukluğun en feci yanı, kötü şeylerin geçtiğini, zamanın gelip geçen bir şey olduğunu bilmemektir.”
- "Acı insana sadece bir seçenek sunar, Sheri, o da ondan kaçmaktır. İnsan ondan kaçmaya çalışır. Başka seçenek yoktur, çünkü hiçbir şey acı çekmekten daha korkunç olamaz. İnsanlar yitirdiklerinin duygusal veya psikolojik acısından söz ederler, ama katıksız fiziksel acının yanında bunlar hiç kalır. Acı seni kıvrım kıvrım kıvrandırır, kendini parçalara ayırmak istersin. Onu bir an bile olsa unutmak için feryat eder, yakıp yıkar, her şeyle ve herkesle savaşırsın.
- “Bir şehrin en sevdiğim yanı hep bu olmuştur; akvaryumların en büyüğü olarak içinde koca dünyalar saklıdır.”
- Her birimiz kendi evrimimizi yaşarız, dünyayı kavrayışımız farklı aşamalardan geçer ve her dönem bir önceki dönemi unutturur, her düşünüş bir öncekini siler. Artık dünyayı hiç aynı şekilde görmeyiz.
--reklam--
Akvaryum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
DAVİD VANN, AKVARYUM: Şehir hayatından uzaklaştığım bir yaz ayında başladığım kitap, on iki yaşındaki Caitlin’in rıhtımda çalışan annesiyle kimsesiz yaşamını gözler önüne seriyor. Caitlin masalsı hayal dünyasında her okul çıkışı akvaryuma giderek balıklar üzerine düşünürken yaşlı bir adamla tanışıyor. İlerleyen günlerde yaşlı adamın hikâyesi tüm romanın konusunu oluşturacaktır. Romanda her ne kadar absürt yerler olsa da, bize geçmişte yapılan hataların düzeltilmeye mecbur olduğunu gösteriyor. (Enes Karagülle)
Şansa aldığım kitaplardan biriydi, Can Yayınlarının aile temalı kitapları arasında görüp hakkında hiçbir şey bilmeden almıştım gerçekten de sürprizlerle dolu bir kitap oldu benim için. Öyle ki, başlarında o kadar hoşuma gitti tam masal havasında gayet güzel akıyor bir yandan adını duyduğum her balığı görsellerde aratıyorum çok eğlenceli bir okuma oluyor derken kitabın yarısında karşılaştığım şoke eden, rahatsız edici sahnelerden sonra kitabı bırakmak istedim. Aklım almıyorken bi o kadar da gerçek geldi öyle enteresan bir kitaptı. Annesiyle yaşayan 12 yaşındaki Caitlin, annesinin iş saatlerinden ötürü okul çıkışında o gelene kadar şehrin büyük akvaryumundan bekliyor böyle bir rutini varken bir gün yaşlı bir adamla tanışıyor her gittiğinde orada oluyor ve her seferinde balıklar hakkında konuşuyorlar, onları başka şeylere benzetiyorlar vs zaten pek çok şeyi balıklara akvaryuma, o hayata benzetiyor Caitlin o kısımlar gerçekten çok tatlıydı. Daha sonra annesinin bu yaşlı adamdan haberdar olmasıyla beraber kitap bambaşka kötü, rahatsız edici bir hal alıyor. Hızlıca aktı, zaten olaylı bir kitap ben genelde olaydan ziyade düşünce ağırlıklı kitaplar okuduğum için sanırım böyle çerez niyetine bana iyi geldi bu kitaplara o yüzden ekstra hızlı akıyormuş gibi davranıyor olabilirim :) Kitap bitince ben şimdi bunu sevdim mi sevmedim mi diye çok sordum kendime ama baktım yazarın diğer kitaplarını araştırıyorum dedim ki sevmişim. Belli ama normal bir kafadan çıkmadığı, yazarın hayatı başlı başına enteresan zaten. Diğer kitaplarını bulamıyorum fakat satışı yok görünüyor napacağızzzzz? (cansu)
#davidvann #akvaryum Bu yaz bana hiç yaramadı, hiç okuyamadım ama neyse sonbahar geldi düzenime kavuşurum derken biranda ev taşıma telaşesi çıktı. Eylülü de böyle geçirmiş oldum. Taşınma arefesinde birde gribe yakalandım ve o sırada bu güzel kitabı okumuştum fakat ancak yorumumu sizlerle paylaşabiliyorum. D&R Can yayınları indiriminde canım Merve’nin tavsiyesi ile almıştım. Eminim çok beğeneceksin demişti ve gerçekten çok beğendim. Beni tanımış olduğunu da görmek ayrıca mutlu etti beni. İnstagram ve kitapların bana kattığı güzel dostluğumuz iyi ki var..️ Kitabın konusuna gelecek olursak 12 yaşındaki Caitlin annesi ile yaşıyor ve annesinin çalışma saatleri ile Caitlin’in okul saatlerindeki uyuşmazlıktan dolayı sabahları okula erken gidip dersi bekliyor, akşam ise okuldan sonra şehrin büyük akvaryumunda annesi onu alana kadar vakit geçiriyor. Balıklar ve insanlar arasındaki bağı geniş hayal gücü ile inceliyor. Masalsı bir havada başlayan kitap ilerledikçe yön değiştirip gerilim çizgisine doğru kayıyor. Hiç beklemediğim bir noktaya ulaştı ve oldukça etkilenerek okudum. Yazarın genel olarak olayı bu sanırım. O yüzden diğer kitaplarını da çok merak ettim ve listeme ekledim. Olayın kopma noktası ise Caitlin’in akvaryumda üç benekli kurbağa balığına benzeyen yaşlı bir adam ile tanışması diyebiliriz. O noktadan sonra annesinin geçmişini öğreniyoruz ve almış olduğu yaraları görüyoruz. Yaşlı adamın ortaya çıkması ile Caitlin ve annesini içine alan geçmişe dönük sorgu ve hesaplaşmaların içinde buluyoruz kendimizi. Genel olarak anne-baba-çocuk ilişkileri, anne-babaların çocuklarında açtıkları yaralar ve bu yaraların nesiller boyu bir miras gibi aktarılmasını okuyoruz. Öfke ve affetmenin ağır yükünün temel olduğu, aile içi ilişkilere tanık olduğumuz bu güzel kitap ve küçük Caitlin’in akvaryum ve balıklar ile dünya arasında kurduğu bağı okumak oldukça güzel ve etkileyiciydi. Mrvdnmz (Selin Aydin)
--reklam--
Akvaryum PDF indirme linki var mı?
--reklam--
David Vann - Akvaryum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Akvaryum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı David Vann Kimdir?
DAVID VANN, 1966'da Alcut Adaları'nda doğdu ve çocukluğunu Alaska'nın Ketchikan şehrinde geçirdi. 13 yaşındayken babası intihar eden David Vann bu olayın altında ezilmedi, tam tersine onu yaşama tutunmak için bir çıkış noktası olarak aldı ve Legend of a Suicide (Bir İntiharın Efsanesi) adlı ilk kitabında bu intiharı işledi. Ama 12 yıl boyunca hiçbir yayınevi onun kitabıyla ilgilenmeyince David Vann denizciliği seçti, kaptan ve tekne yapımcısı oldu. Oysa aynı kitap günümüzde edebiyat çevrelerinde büyük ilgi uyandırarak Fransa'daki Médicis Ödülü dahil 10 büyük ödül kazandı ve New Yorker Kitap Kulübü'ne seçildi; bir bölümü Türkiye'de geçen A Mile Down: The True Story of a Disastrous Career at Sea (Bir Mil Ötede: Denizde Talihsiz Bir Mesleğin Öyküsü) adlı anı kitabı çoksatarlar arasına girdi; Last Day On Earth: A Portrait of the NIU School Shooter, (Dünyadaki Son Gün: NIU [Kuzey Illinois Üniversitesi] Katili Steve Kazmierczak'ın Portresi) adlı kitabıyla AWP Kurgu-Dışı ödülünü kazandı. David Vann, profesör olarak San Francisco Üniversitesi'nde ders vermekte, ayrıca Esquire, Outside, Men's Journal dergileri ve Sunday Times gazetesi için düzenli olarak makaleler yazmaktadır. Son kitabı Dirt (Pislik) 2012'de yayımlandı.
--reklam--
David Vann Kitapları - Eserleri
- Akvaryum
- Pislik
- Bir İntihar Efsanesi
- Keçi Dağı
- Caribou Adası
--reklam--
David Vann Alıntıları - Sözleri
- “Büyüklerin dünyasına hoş geldin.” (Akvaryum)
- “Acı insana sadece bir seçenek sunar, Sheri, o da ondan kaçmaktır. İnsan ondan kaçmaya çalışır. Başka seçenek yoktur, çünkü hiçbir şey acı çekmekten daha korkunç olamaz. İnsanlar yitirdiklerinin duygusal ve psikolojik acısından söz ederler, ama katıksız fiziksel acının yanında bunlar hiç kalır. Acı seni kıvrım kıvrım kıvrandırır, kendini parçalara ayırmak istersin. Onu bir an bile olsa unutmak için feryat eder, yakıp yıkar, her şeyle ve herkesle savaşırsın. Bir canavar olduğumu düşünmemen için bunu anlamak zorundasın.” (Akvaryum)
- Öldürdüğümüzde var olan her şey yönünü bize çevirir. (Keçi Dağı)
- "... Hepimiz ayaklı bir enkazız aslında." (Akvaryum)
- Bazen yetişkinlerin hayatı bana dayanılmaz derecede üzücü geliyordu. Hiçbir anlam ifade etmeyen ve hiçbir yere götürmeyen, vaktinin çoğunu alan işiyle annem, polisin alıp götürdüğü yalnız dedem, ölüm döşeğindeki anneananem. Bütün kederlerin son bulup herkesin birlikte olmasını istiyordum. (Akvaryum)
- İnsanların nasıl olup da hayatta kaldıklarına inanamıyordu. İnsanoğlunun kalın ayak tabanları, daha çok tüyü, hatta kalın kabukları olmalıydı ki, korunabilsin. (Pislik)
- +Hatırlayamamanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun? -Hayır. +Hiç kimse olmak gibi, yine de yaşamaya devam etmek zorundasın. (Pislik)
- Ölümü gömmek bir umuttur. (Keçi Dağı)
- Fakat elbette şeytan diye bir şey yoktur. Biz olmasını isteriz, o kadar. Sorumluluğu birine yıkmak isteriz. (Keçi Dağı)
- Biraz tutulmuşsun galiba, dedi teyzesi, gülümseyerek. Birden Galen'ın kafasına dank etti. Teyzesi ondan nefret ediyordu. Gün gibi ortadaydı bu. Galen teyzesini severdi, onun da kendisini sevdiğini zannetmişti, fakat şimdi onun annesinden ve annesinin uzantısı olan kendisinden nefret ettiğini anlayabiliyordu. Teyzesinin yüzünde kötücül bir gülümseme vardı. (Pislik)
- +Hatırlayamamanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun? -Hayır. +Hiç kimse olmak gibi, yine de yaşamaya devam etmek zorundasın. (Pislik)
- “Birini mi öldürdün?” diye sordu. “Sadece kendi hayatımı.” dedi Jim. (Bir İntihar Efsanesi)
- Korkunun pusulası yoktur. (Keçi Dağı)
- Belki de bir insan belli bir dersi almayı reddettiği zaman sonsuza dek bir durum içinde sıkışıp kalıyordu. (Pislik)
- İnsanlar birbirlerinden dehşet içinde kaçıyorlardı, kıskıvrak yakalanmış bir suçlu çetesi gibiydiler, herbiri kimin konuşup da diğerlerini ele vereceğini merak ediyordu, her biri arkadan vurulmuş gibi hissediyordu kendini. (Bir İntihar Efsanesi)
- Bende bir tuhaflık var. Doğru şeyleri yapamıyor, olmam gereken insan olamıyorum. İçimdeki bir şeyler buna izin vermiyor. (Bir İntihar Efsanesi)
- Galen uyandığında hava kararmıştı. Ev sessizdi. Huzur zamanı. Keşke dünya hep böyle olsaydı. Hiç insan olmasaydı. (Pislik)
- Bu dünya bizi hesaba katmayan gerçeklerle var edilmiş ; (Keçi Dağı)
- -Öldürdüğümüzde var olan her şey yönünü bize çevirir. Kabil ilk oğuldu. Adem ve Havva’nın ilk çocuğu. Kabil başlangıcımızdı, cennette başlamayan herkesti. (Keçi Dağı)
- Av, binlerce nesil geriye götürülebilen bir gelenekti.Bizde gruplaşmanın ilk nedeni öldürmekti. (Keçi Dağı)
Yorumlar
0 yorum