Kitap Künyesi
Yazar: Sadık Yalsızuçanlar
Yayın Evi: Profil Yayınları
İSBN: 9786057525789
Sayfa Sayısı: 240
--reklam--
Allah'ın Adamları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Asıl akıl üstünlüğü, kalbin işlemesi ve insanın kalbine göre, gönlünce hareket etmesidir. Çünkü kalbin, aklı aşan akılları vardır. Sonsuz, sınırsız, aşkın olan hakikat ise ancak akıllı bir kalple idrak edilir. Zira hakikat sırrına ermek için, aklı yitirmek gerekebilir…
Sadık Yalsızuçanlar’ın ustalıklı kaleminden Allah'ın Adamları insanı düşündüren, güldüren, inciten, sarsan; akıl erdiremediğimiz ve bir tahtası "fazla" olan kimselerin; meczup, meclup ve mecnunların hikayesi...
--reklam--
Allah'ın Adamları Alıntıları - Sözleri
- “Kızım kırma beni, bunu harçlık yaparsın, al.” O kadar dokunaklı, samimi bir sesle söylüyor ki, almasam üzülecek. Utanıyorum. Anneme bakıyorum, gülümseyerek, “Al al,” diyor. Teşekkür edip türbeye yöneliyoruz. Ardımdan sesleniyor: “Cebinde çok olsun, gönlünde yok olsun kızım.”
- “Kızım kırma beni, bunu harçlık yaparsın, al.” O kadar dokunaklı, samimi bir sesle söylüyor ki, almasam üzülecek. Utanıyorum. Anneme bakıyorum, gülümseyerek, “Al al,” diyor. Teşekkür edip türbeye yöneliyoruz. Ardımdan sesleniyor: “Cebinde çok olsun, gönlünde yok olsun kızım.”
- Gündüzleri sokakta hırpani kılıkla dolaşırdı. Çocukların en büyük eğlencesiydi. Gördüklerinde hemen yerden taş toplar, atmaya başlarlardı. Kaçar, çocuklar taşlar; diğer sokaktan dolanır tekrar gelir, çocuklar yine taşlardı. Adı, Taşlatan'a çıkmıştı. Geceleri nöbetçi eczanelere giderdi. Bütün eczacılar tanırdı. Onlara yârenlik eder, saatlerce eczanede otururdu. Çok sevdiği bir doktor vardı, onu kollardı. Acil çağrıldığında yoluna çıkar, "Doktor acele etme, çocuk gitti" derdi. Doktor hastaneye gittiğinde yaralı çocuğun öldüğünü öğrenirdi. Bir başka gece,"Doktor telâşlanma, hastan iyileşecek" derdi. Ölümcül hastanın iyi olduğunu görürdü doktor. Bir gün, "Kendini niye taşlatıyorsun Hüseyin" diye sordu. "Taif sünneti bu, doktor" dedi.
- Hangi günü gördün akşam olmamış, demişler.
- "Ölümden ne korkarsın, korkma ebedî varsın:
- Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil.
- Rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir? Mehmet Akif Ersoy
- "Bir şeye sürekli ve bütün varlığınızla bakınca o şey ruhunuza sızıyor."
- "O'nun delili yine O'dur."
- "Vâsıl olmaz kimse Hakk'a, cümleden dûr (uzak) olmadan."
- Biliyorum, acılar ne büsbütün ortadan kalkıyor ne de insan büsbütün acıya boğuluyor. Bıktırmamak için acıların yüzüne biraz tebessüm sürülmüş, o kadar.
- Oğlum herkes Allah'ın adamıdır. Bazısı yaramazdır. Allah çeşidi sever. Cins cins, hepsinden yaratmıştır.
- Cebinde çok olsun, gönlünde yok olsun kızım.
- Benlikleriniz bineğinizdir, siz ona binin, o size değil...
--reklam--
Allah'ın Adamları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
meczup ,deli,veli nice isimlendirmenin içinde yatan o kuvvet.. dışına odaklandığımız hayat yolculuğunda soluklatan öyküler barındıran bu kitap .. dış dünya algımızı sarsıp ruh olmadan bedenin cesetten iman olmadan aklın bir organdan hakikat yolunda harcanmayan paranın bir kağıttan olduğunun altını çiziyor .. kendinize bu kitabı hediye edin içinde hepimizden bir şeyler var .. (Elif Delal)
Sadık Yalsızuçanlar’la bir Ankara ayazında Hamamönü’nde oturmuşsunuz dersin başlamasını bekliyorsunuz. Hoca dumanı üzerinde kahvesini içiyor. Demini almış zaman, sakin üslubuyla başlıyor birbiri ardına anlatmaya.. Bu kitap bu sohbetin elle tutulur halidir. Kıymeti bilinesi.. (Zeynep)
Asıl akıl üstünlüğü, kalbin işlemesi ve insanın kalbine göre, gönlünce hareket etmesidir. Çünkü kalbin, aklı aşan akılları vardır. Sonsuz, sınırsız, aşkın olan hakikat ise ancak akıllı bir kalple idrak edilir. Zira hakikat sırrına ermek için, aklı yitirmek gerekebilir… Sadık Yalsızuçanlar’ın ustalıklı kaleminden Allah'ın Adamları insanı düşündüren, güldüren, inciten, sarsan; akıl erdiremediğimiz ve bir tahtası "fazla" olan kimselerin; meczup, meclup ve mecnunların hikâyesi... (s e s s i z o k u r)
--reklam--
Kitabın Yazarı Sadık Yalsızuçanlar Kimdir?
Sadık Yalsızuçanlar (d. 1962, Malatya), roman ve öykü yazarı, TRT Ankara Televizyonu'nda yapımcı.
İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Türkoloji Bölümünü bitirdi (1983). Bir süre yayıncılık ve öğretmenlik yaptı. Halen TRT Ankara Televizyonunda yapımcı olarak çalışıyor. Şehirleri Süsleyen Yolcu ve Rüya Sinemasıyla TYB öykü ve deneme ödülünü, Ozanın Kopuzu Aşığın Sazı ve Kırkambar belgeselleriyle TMKV ve TYB tv program ödüllerini kazandı.
--reklam--
Sadık Yalsızuçanlar Kitapları - Eserleri
- Kerem İle Aslı
- Vefa Apartmanı
- Mem ile Zin
- Gezgin
- Cam ve Elmas
- Anka
--reklam--
- Yakaza
- Diyamandi
- Hiç
- Hayyam
- Dem
- Allah'ın Adamları
- Birdenbire
--reklam--
- Gerçeği İnciten Papağan
- Üstad
- Aşk Kağıda Yazılmıyor
- Kuş Uykusu
- Mevlana'dan Öyküler
- Garip
- Aşkın Hâlleri
--reklam--
- Muhsin Başkan
- Kur'an'dan Öyküler
- Deli Tomarı
- Al Aşkını Ver Beni
- Gönül Bekleme
- Sufi Öyküler
- Küf
--reklam--
- Şehirleri Süsleyen Yolcu
- Yolcu
- Terk
- Vadideki Balzac
- Başçarşı’da Karşılaşmak
- Kelimelerin Kalpleri
- Evden Eve Gezen Ölüm
--reklam--
- Rüya Sineması
- Ali’nin Parçaları
- Ayan Beyan
- Bilgelik Kulesi
- İlk Aşk
- Huruf
- Yok Bişey
--reklam--
- Güzeran
- Hikmet Burcundan Şiirler
- Namaz Öyküleri
- Şey
- Masal İstasyonu
- Anadolu Erenleri
- Dünyanın Orta Yeri Sinema
--reklam--
- Küçük Sırlar
- Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed
- Sessizlik Diyarı
- Ters Lale
- İlk Harfi Elif’tir Son Harfi He
- Ummi Sinan Halveti
- Huzur Öyküleri
--reklam--
- Kuş Uykusu Güzeran
- Halvet Der Encümen
- Erdem Öyküleri
- Sırlı Tuğlalar
- Kalpteki Akıl
- Yüz
- Cumhuriyet'in Gözü Yaşlı Çocukları
--reklam--
- Saadet Çağından Öyküler
- Rehber Öyküler
- Muallakat-ı Seb'a
- Aşka Dair Yalanlar
- Dünya Durulmaz
- Derviş Öyküleri
- C’nin Hazırlanmış Hayatı
--reklam--
- Varlığın Evi
- Seyyahın Üç Serüveni
- Edebiyat Ortamı Öykü Yıllığı 2012
- Televizyon ve Kutsal
- Dua Günlüğü
- Korku ve Ümid ve Aşk
- Simya
--reklam--
- Sofra
- Tarafsızlık Masalı
- Efendiler Bağı
- Öyküler Kitabı
- Düş Gerçeklik ve Sinema
- Geçen Gün Ömürdendir
- Bir Yolcunun Halleri
--reklam--
- Tövbe ve İstiğfar Günlüğü
- Armağan Kulesi
- Sepetteki Dünya
- Aşkın Sesi
- Gazzali
- Gelecek Yakındır
- The Thing
--reklam--
- Haris
- Köle ile Prens
- Barsisa
- Benlikten Hiçliğe
- Aşıkların Sırrı
- Düş kırığı
- Kürtlerin Ateşle İmtihanı
--reklam--
- Hayat Müzikle Devam Eder
- Mavi Kanatlı Bir Kuş
- Rahmet Peygamberinin Dilinden Dualar
- Anne Kalbe Gizlenir
- Düş Bahçesi
- Hikmet Öyküleri
- Yalnızlar Koridoru
--reklam--
- Unsuru'l Belagat'a İlişkin Notlar
- İletişim: Deveran mı? Kesik Devre mi?
- Her Yer Kerbela
--reklam--
Sadık Yalsızuçanlar Alıntıları - Sözleri
- "aklı ne yapacaksın, divanesin sen" (İlk Aşk)
- Yeryüzüne sığmayan bir acıyız, içimize sığan yeryüzünden büyük acılarız. (Aşka Dair Yalanlar)
- Kur'an, derin bir konuyu oldukça kısa anlatabilen, icazlı bir kitaptır. (Huruf)
- An madem bölünebiliyor demişti dostum, o halde iki insanın, birine doğru yürüyen iki insanın birleşmesi imkansızdır. (Hayyam)
- "Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar." Ebu'l Hasan Harakani (Cam ve Elmas)
- “Hakikat aşktır ayan görsün ol şebih beyan Hakikat donun giyen ağır hil'at içinde” Gerçeğin giysisini giyinen, onun ağır sorumluluğunu ve yükümlülüğünü taşımayı da göze almıştır ve esasen doğası ve sınırları da onu taşımaya elverişlidir. Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle'de, örneğin hakimin niteliklerini sayarken onu aşkın şeyden söz eder: “Hâkim, hakim olmalı, hikmet sahibi olmalı, her şeyi ölçüp biçmeli, tartmalı, kılı kırk yarmalı; âdil olmalı, âlim olmalı, müşfik olmalı, rahim olmalı.” Bir giysiyi giymek- Bu; askeri, bilimsel, hukuki, idari, örfi veya sivil olabilir- giysinin ima veya temsil ettiği sımı taşımak demektir. Bilim, hukuk veya siyaset, hangi tür giysı giyersek giyelim, adil, nesnel, ahlaki ve vicdani bir ilkeye dayanmaksızın o giysinin hakkını vermemiz mümkün değildir. (Bilgelik Kulesi)
--reklam--
- Hak'la Hak olmak. O'na yakın olmak. Hakikat dile gelemez. Gelen hakikatin suretidir. Sır dile dökülemez. Sızdıran bedelini öder. (Birdenbire)
- Elim ayağım bağlı benim. Yüreğim bağlı değil. Gönlüm özgür olduktan sonra tutsak olmuşum ne çıkar! (Mevlana'dan Öyküler)
- ... Sırrımı sende gözetiyorum. Sen kendini bende seyret. Bende kim ben olduysa onu bende gözet. (Ayan Beyan)
- 'Hayırdır nereye yolculuk?' 'Aslımıza gidiyoruz...' (Birdenbire)
- Ölüm habersiz olduğu kadar gerçektir. (Evden Eve Gezen Ölüm)
- Dedemin özü ağlayınca, gözü de ağlardı. Onun özü, varlığın gözbebeğiydi. (Yüz)
- Büyük bir hazinenin içindesin, iki dünyanın en büyük hazinesi. Onun ümmetinden biri olmak ne büyük bir nimettir. Bu hazineye iki elinle sıkı sıkı yapış, hiçbir şeyden korkma kızım. Şu gerçeğe kuvvetle iman ediyorum. Yükselmek için iki kanat lazım: aşk ve ibadet... İbadetsiz aşk ve aşksız ibadet tek kanattır. Tek kanatla asla yükselemeyiz. (Diyamandi)
--reklam--
- Herkesin bir yolu varsa da gerçekte yol tektir. (Küçük Sırlar)
- O'ndan gayrına başvurmam ve yönelmem. (Küçük Sırlar)
- Hiç Sensiz yaşamadım ki öleyim, derdimden gafil olmadım ki güleyim... (Vefa Apartmanı)
- Sevmenin tadı başka, sevilmeninki başka. Hangisi daha tatlı, bilmem, bilemem. (Vefa Apartmanı)
- ..dünyadan çok meleklerle konuşmayı nasıl başarıyordu... (İlk Aşk)
- Biliyordu ki , en güzel anlar , en çok sevdiği şey , kendisiyle birlikte olmaktı. (Gezgin)
- Seni beklerken geldiğini farketmemişim. Ben sana doğru bir adım atarken meğer sen bana koşarak gelmişsin. (Garip)
Yorumlar
0 yorum