Kitap Künyesi
Yazar: Tarık Dursun K.
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789754947878
Sayfa Sayısı: 222
--reklam--
Alo, Harika Hanım Nasılsınız? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yepyeni bir konu, yepyeni bir anlatı biçimi ve insanlar arası ilişkilerin en derinliklerine doğru bir yolculukla insan direncinin yaşama karşı tutkulu savaşıyla kazandığı acı zaferin romanı...
(Arka Kapak)
--reklam--
Alo, Harika Hanım Nasılsınız? Alıntıları - Sözleri
- İstemek başka fiildir,düşünmek başka.. 《》《》《》《》《》
- "Bağımlı olmaktan her zaman korkarım. Bağımlılık bir süre mutlu eder. Sonra alışkanlık olur. Sonra baskıya dönüşür, denetimi altına alır, zorlar. İçinizden bir dürtü hadi, hadi der sürekli ve siz ona karşı duracak gücü, gün gelir, kendinizde bulamayabilirsiniz."
- Haklı olmak, çoğu kez bir şeyi değiştirmiyor. Hiçbir şeyi değiştirmiyor.
- "İnsanlar değişebilir; kendileri de, düşünceleri de..."
- "O kadar zaman oldu ki birileriyle konuşmayalı... Sürekli kendime konuştum. İçimden. Kendi sesimi duymadan."
- Kadınlar yalanı severler. Erkekler genellikle onlar üzülmesin diye yaparlar bunu. Kadınlar yalana inanmaya hazırdır, gerçeklerden rahatsız olurlar. Ben böyle düşünüyorum.
- "İnsanlar birbirlerini yanıltırlar."
- "Kimilerini değiştirebiliyorsunuz, kimilerini asla! Değişen insan da güzeldir, değişmeyen de."
- “O kadar zaman oldu ki birileriyle konuşmayalı. Sürekli kendime konuştum. İçimden. Kendi sesimi duymadan.”
--reklam--
Alo, Harika Hanım Nasılsınız? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ALO, HARİKA HANIM NASILSINIZ? Bugün durduğum, yürüdüğüm ve beklediğim her an aklımda tek bir düşünce vardı. “yalnızlık” söylerken bile fısıltı gibi çıkan bu sözcük, çağırıldığı ortama kışın kara günlerinden kalma bir rüzgâr getirir. İçim üşüyor bugün. Üşüdükçe sanki daha çok sarılıyorum yalnızlığıma. Sonra yalnızlığımı betimlemek istedim. Ne zamandır vardı? İlk fark ediş anımı düşündüm. Ben bildim bileli hep üşüyorum. Ellerim ısınmaz ayaklarım hep soğuktur. Ve benim yalnızlığım geldiği yeri terk etmeyi sevmez. Üstelik bir kıskanç bir kıskanç sormayın gitsin! Biraz daha düşününce aklıma Harika Hanım geldi. Bir kitabın içinde görmüştüm onu. Pembe kapaklı ve hal hatır soran bir kitaptı. İki yalnız insanın bir telefon uzakta neleri paylaşabileceğini anlatıyordu. “İnsan yalnızlık dediğimiz şeye aldırmamayı öğreniyor “ diyordu kitap. Bu aldırmayış benim gibi yalnızlıkla büyümüş insanların en iyi öğrendiği şeydir. Kendimi sonunda tanımlanmış ve anlaşılmış gibi hissetmiştim okuduğum zamanlarda. Yazarı Tarık Dursun K. İle ilk tanışmamız bu kitap ile olmuştu. Daha sonraları tekrar denk gelemedik. Bir kahveyi daha beraber içmek isterdim. Yalnızlığım konusunda yalnız olmadığımı bana hatırlattığı için teşekkür etmem lazım. Kim bilir daha ne hikâyeleri vardır ceplerinde. (Mihri)
"Nasılsınız, diye hiç sorduk mu?": İnstagram da dolaşırken profilde önüme düşmüştü, içimde bir his, sanki kelebekler kalbime doğru uçuyorlar. "Almalıyım" . Aslında her kitap hayatınızdaki başka başka yerlere aittir. Ama sen kalbime aitsin. Anıların artık benimle de beraber. İlk Bölüm Bu benim nasıl aklıma gelmedi! Çevir bir numara, nasibine ne çıkarsa. Oysaki hepimiz illaki yanlışlıkla baska bir numaraya mesaj atmışızdır. Ama o zamanlar iletişimin daha samimi olduğu zamanlar. Bir kadın, bir erkek beraber bir yola çıkıyorlar. Ama sadece anılarından, havadan sudan oluşan iletişim yolu ile gerçekleşen bir yol. Günlerce sürüyor. Kısa, kısa, bölük pörçük konuşmalar. İkinci Bölüm Her ağaç, çiçek sulandığı zaman tomurcuk atar. Kadın, hikayesini anlatırken adama, adam anılarını kadına emanet eder. Ve son. (Kardelenkd)
bu kitabı o ilgi çekici pembe kapağıyla aklıma yazmıştım. şimdi okur yorumlarına baktım da konusu da beni mest edecek türdenmiş. bu rastlaşmanın ileri versiyonlarını kendi küçük hayatımızda biz de kurguluyoruz aslında, akıllı telefonlar, bilgisayar vasıtasıyla gelişen teknolojinin tüm diğer nimetleri kendimizi hiç tanımadığımız kişilerle dertleşirken, kim olduklarını hayal ederken, bir fotoğrafa bakıp analiz ederken bulmamıza yol açmıyor mu. eminim tarık dursun k., ki kendisi karanfilli hikaye"yi, gönlümün bir parçası"nı yazmış eşsiz bir öykü yazarı, yazdıklarıyla beni on küsur yıl önceki buhranlarımdan kurtarıcım, bir anlamda eski sevgilimdir, bu romanı da o duru anlatım diliyle nefis kurgulamıştır. (güzin tanyeri)
--reklam--
Alo, Harika Hanım Nasılsınız? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tarık Dursun K. - Alo, Harika Hanım Nasılsınız? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Alo, Harika Hanım Nasılsınız? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tarık Dursun K. Kimdir?
Tarık Dursun K. (veya tam adıyla Tarık Dursun Kakınç; kısaca Tarık Dursun olarak da anılmaktadır.) (d. 1931 İzmir), Türk yazar ve yayınevi yöneticisi.
1949 yılında İzmir'de Anadolu gazetesinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. Sonra sırasıyla Yeni Gün, Ankara Ulus, Yeni İstanbul ve Vatan gazetelerinde gündelik yazılar yazdı. Pazar Postası ve Akis dergilerinde sinema eleştirileri yazdı. Eleştirmen Ali Gevgilili ile birlikte aylık Yeni Sinema dergisini çıkarttı. Senaryo yazarlığı ve rejisörlük yapmıştır. 1969 yılında Kurul Kitapevi’ni açmış, Milliyet gazetesinde kitap tanıtma yazıları yazmış, Milliyet Yayınları’nı yönetmiştir. 1973 yılında Günümüzde Kitaplar adlı bir dergi çıkarmış, 1975 yılında Koza Yayınları'nın kurucuları arasında yer almıştır.
Sanata 1949 yılında şiirle başlamış, 1951 yılında Cengiz Tuncer ile Devrialem isimli ortak bir şiir kitabı yayımlamıştır. Daha sonra hikaye yazarlığına başlamıştır. Çeşitli ödüller alan Tarık Dursun K. halen Eskifoça'da yaşamaktadır. Kardeşi Faruk Kakınç'la beraber girdiği bir yarışmada soyadlarının karışması neticesinde soyadını K. olarak değiştirmiştir
--reklam--
Tarık Dursun K. Kitapları - Eserleri
- Alo, Harika Hanım Nasılsınız?
- Sevmek Diye Bir Şey
- Kırmızı Otobüs
- Kurşun Ata Ata Biter
- Denizin Kanı
- Alçaktan Uçan Güvercin
- İnsan Kurdu
- Hasangiller
- Bağışla Onları
- Sessiz Çığlık
- Ağaçlar Gibi Ayakta
- Rızabey Aileevi
- Hoşça Kal Küçük
- Ona Sevdiğimi Söyle
- İmbatla Dol Kalbim
- Gavur İzmir Güzel İzmir
- Son Yol
- Yabanın Adamları / Bağrıyanık Ömer İle Güzel Zeynep
- Elde Var Hikaye
- Kopuk Takımı
- Hepsi Hikaye
- Aşk Allahaısmarladık
- Yaz Öpüşleri -Yeniden Kurgulanmış Eski Aşklarla- Bütün Eserleri 16
- Gönderdiğin Mektubu Aldım
- İyi Geceler Dünya
- Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep
- Kerem'i Kimse İstemiyor
- Sabah Olmasın
- Karanfilli Hikaye / Toplu Öyküler 1
- Kayabaşı
- Bir Gün Bir Issız Adaya Düşerseniz
- Kayabaşı Uygarlığının Yükselişi ve Birdenbire Çöküşü
- Edebiyat Üstüne Narin
- Gönlümün Bir Parçası / Toplu Öyküler 2
- Horoz İle İnci Tanesi
- Kokulu Kentler
- 36 Kısım Tekmili Birden
- Güzel Avrat Otu
- Ve Yağmur Denize Yağar
- Sümbülteber
- Şiirimizde Tabiat
- Şiirimizde Taşlama
- İyilikçi Tilki
- Bir Küçücük Aslancık Varmış
- Göl Hafif Çalkantılı Olacak
- Güzel Uykular Alara
- Atım Kaçtı Ben Vuruldum
- O Şehir Senin Bu Şehir Benim
- Az Gittik , Uz Gittik , Dere Tepe Düz Gittik
- Gün Döndü
- Bir Gün Bir Issız Adaya Düşerseniz
- İzmir, Aah İzmirim!
- Amma da Accayip Dünya 1. Cilt
- Ömrüm, Ömrüm...
- Otobüsüm Kalkıyor
- Deve Tellal Pire Berber İken
- Marx Kimdir Marksizm Nedir?
- Amma da Accayip Dünya 2.Cilt
- Kaş Kaş Üstüne Taş Taş Üstüne
- Geçti Akşam Suları
- Ben Unutmadan
--reklam--
Tarık Dursun K. Alıntıları - Sözleri
- "Hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor artık. Dün, bugün değil! Yarın da bugün değil. Babam söylerdi; zaman sana uymaz, sen zamana uyacaksın... Öyle, evet, doğru. Cevahir bile sonunda pes etti, uymaya karar verdi. Eskinin kaçakçısı, bugün bakkal. Peynir, şeker, pirinç tartacak, satacak; para kazanacak." (Kurşun Ata Ata Biter)
- ... gözümüzü aşk bürüyünce aptallaşıyoruz, aklımızı yitiriyoruz; o yitikliğin içinde asıl gerçeği görmüyoruz. (Gönderdiğin Mektubu Aldım)
- ... gerçek tarih insani yeniler,yaşadığı günün değerini açıklar ona ve onu yarına hazırlar. (Gavur İzmir Güzel İzmir)
- hiçbiri merhamet nedir tanımaz. sizi ezerler, kırarlar ve sonsuza dek acılar içinde bırakırlar. (Bağışla Onları)
- Dün cin olmayla bugün adam çarpmaya çıkmış. (Kopuk Takımı)
- Yarılıp çatlamış nar yemişinin ekşi kırmızılığı (Denizin Kanı)
- ''İsmet Paşa Alamana edeceğini etmiş. Rusu, Amerikanı, İngilizi toplamış başına, Adanaya gitmiş, pazarlığını yapmış. Ben bir elimin tersiyle Alamana vurdum mu, Alaman bin parça olur, cam gibi.. demiş. Ama Alaman bizim çok eskiden dostumuz, gavurdan kardeşimiz. Sizse yenisiniz, huyunuzu suyunuzu bilmiyorum. Dediğinizi yaparım, bir de bakarım ki, hesabımı ters çıkartmışsınız. Beni hiç katmayın bu işe, siz başladınız, siz bitirin ... demiş.'' (Denizin Kanı)
- Hep bugünün ötesindeki şeyleri hatırlıyorum. Gereksiz bir sürü şey... Oysa adama dün lazım değil ki! Bugün yaşıyor musun? Ne âlâ! Bugüne bakacaksın. Dünü de yarını da boşvereceksin. Şimdi herkes böyle yapıyor. Bir de ben onlar gibi yapabilsem... (Sessiz Çığlık)
- Nedir adamı adama kul eden? Para! (Denizin Kanı)
- Hayvan kısmıyla dost olmak, insanlarla dost olmaktan valla'a çok daha iyi. (Kayabaşı)
- "Besbelli kanımız alışmış meret denize.Bir inerliği bir çıkarlığını adamın deli gönlü çekiveriyor." (Denizin Kanı)
- "O kadar zaman oldu ki birileriyle konuşmayalı... Sürekli kendime konuştum. İçimden. Kendi sesimi duymadan." (Alo, Harika Hanım Nasılsınız?)
- biz ikimiz , o çağlar aşktık. (Sevmek Diye Bir Şey)
- Yerden bir taş aldım, attım; cama vurdu, tık dedi. Bekledim, çıkmadı. (Hasangiller)
- “Aynadaki kendine bakmayı unutma, yanlışını benden önce görürsün.” (Bağışla Onları)
- Rahip Allaf’a sordum; hani dedim; sevgi üzerine Tanrı’mızın buyrukları? İnsanlar neden birbirlerini eziyor, birbirlerini yiyorlar? Hani öldürmeyecektik, çalmayacaktık, kıskanmayacaktık: Kızmayacak, kinlenmeyecek, düşman olmayacak, yalnız ve yalnız birbirimizi sevecektik? Bunların hiçbirini yapmıyoruz. Tanrı’nın buyruklarını hiçe saydılar, hiçe sayıyoruz. (İyi Geceler Dünya)
- Adam gücü, paraya her zaman yenilir. (Denizin Kanı)
- Salonda kitaplar yan yana, sırt sırta dizili duruyorlardı. Açılmamışlardı; okunmayı, küçük, anlamsız noktalı virgüllü, iki nota üst üsteli, konuşma çizgili; harfler, harfçikler; sayfalar bir bir açılıverdi mi, gözlere üşüşeceklerdi. Gözlere vardıktan sonrası kolaydı artık, yollarını biliyorlardı. (Güzel Avrat Otu)
- Güneş aldı başını gitti. Koyul bir karanlıktır bindirdi. (Güzel Avrat Otu)
- Eşkiyaların yanık yıldızlı köylere yollanmış ayak sesleri dindiler. (Güzel Avrat Otu)
Yorumlar
0 yorum