Kitap Künyesi

Yazar: Kadir Mısıroğlu

Yayın Evi: Sebil Yayınevi

İSBN: 9789757480556

Sayfa Sayısı: 176

--reklam--

Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bugün kırkı aşan müslüman devlet, bizim gibi tecrübeleri ve tarih mirası liderliğe müsâid bir baş aramanın çırpınışları içindedir. Biz millî tarihin şan ve şereflerle dolu bin yılını İslâm’ın idealini koruyup yaymaya tahsis etmiş bir milletin evlâtları olarak bugün, O’nun kendi kendine kaydettiği başarıları takip edecek kadar bile bir alâkaya mâlik bulunmuyoruz. Amerika’da bilhassa zenciler (Muhammed Ali, Malcolm X, Elijah Muhammed vb.) arasındaki heyecanlı müslümanlaşma hareketinin mahiyetini ve seyrini kavramanızı sağlayacak değerli bir eser.

--reklam--

Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi Alıntıları - Sözleri

  • Bir parkta bulunmuş bir çocuğa, babalık veya analık iddia eden iki insan mevcud olsa, deliller de, ortada olsa, bunlardan biri müslim, diğeri gayri müslim olsa fakat müslim köle olsa, kadı, çocuğu gayri muslim fakat hür olan insana verir. Çünkü bu taktirde çocuk gayri müslim fakat <> olacaktır. ->Tek başına sırf şu misal bile, İslam'da hürriyete atfedilen ehemmiyeti göstermeye kâfidir.
  • Bir Alman veya Amerikan münevverini müslüman etmek bizim bu mübârek dinle alâkası sırf bir kayıttan ibâret kalmış bazı gâfil kardeşlerimizi yola getirmekten daha kolaydır. -1978, Raşid Ömer Rüşdu ( Almanya'da Amerikan ordusunda sivil memur, bir çok kişinin ve özellikle Amerikan üst düzey komutanların İslam'a girmesine vesile olan muhterem bir insan.)
  • Malcolm X: Ziyaret ettiğim Ortadoğu ve Afrika memleketlerinde şuna dikkat ettim ki, bir memleketin kadınları ne kadar tekâmül etmişse, o memleket de o derece ilerlemiştir. Kadının okutulmadığı, geriye itildiği yerlerde, bütün bölge geri, câhil ve az gelişmiştir. Kadınların tahsile teşvik edildikleri, cemiyet hayatında faal bir rol sahibi bulundukları yerlerde, cemiyet ilerlemiştir. Bu açıkça şu demektir ki, Müslüman halkın, bilhassa kadınların tahsilleri üzerinde dikkatle durulmalıdır. Eski bir Afrika atasözü şöyle der: << Erkek tahsil görünce bir tek kişi tahsilli olur. Kadın tahsil görünce, bütün âile tahsil görmüş duruma yükselir.>>
  • Eski bir Afrika atasözü şöyle der: "Erkek tahsil görünce bir tek kişi tahsilli olur. Kadın tahsil görünce, bütün aile tahsil görmüş duruma yükselir."
  • İslam fıkhına göre, mesela bir parkta bulunmuş bir çocuğa, babalık veya analık iddia eden iki insan mevcud olsa , bunlardan biri müslim, diğeri gayri müslim olsa fakat müslim köle olsa , kadı, çocuğu gayri müslim fakat hür olan insana verir. Çünkü bu takdirde çocuk gayri müslim fakat <> olacaktır. Tek başına şu misal bile, islam'da hürriyete atfedilen ehemmiyeti göstermeye kâfidir.
  • Yeni dünya'nın bu suretle başlayan iskânı, zengin tabiat kaynaklarının hızla işletilmeye başlanılmasını gerektirdi. Bu herşeyden önce <> e bağlı idi. Amerikada ise bütün göçlere rağmen bu emek kâfi miktarda yoktu. Önceleri pek kendini hissettirmeyen veya yeni göçlere nispeten karşılanabilen bu eksik, daha sonra , işletmelerin genişlemesi, büyük çiftliklerin ve sınâî tesislerinin kurulmasıyla had safhaya yükseldi. Bilhassa yavaş yavaş zenginleşen bu yeni dünyanın yeni sahipleri ağır ve âdi işleri gördürecek <> nev'inden elemanlar aramaya koyuldular. İşte bu suretle Amerika kıt'asını bir iç harbe bile sürükleyecek olan esir ticareti ve bundan doğan zenci mes'elesi ortaya çıkmış oluyordu.
  • Bir memleketin kadınları ne kadar tekâmül etmişse, o memlekette o derece ilerlemiştir. Kadının okutulmadığı, geriye itildiği yerlerde bütün bölge geri, cahil ve az gelişmiştir. Kadınların tahsile teşvik edildikleri, cemiyet hayatında faal bir rol sahibi bulundukları yerlerde, cemiyet ilerlemiştir. Bu açıkça şu demektir ki; müslüman halkın, bilhassa kadınların tahsilleri üzerinde şiddetle durulmalıdır. Eski bir afrika atasözü şöyle der; <>
  • Bugün İngilizce'de "Go to the west!" yani "Batı'ya git!.." bir darb-ı meseldir ki; Amerikan kıt'asında yerli "Kızılderililer"i her an biraz daha Batıya iteleyerek yok etmeyi ifade eder. Bizi her vesile ile "barbarlıkla" itham eden Batılılar, acaba ateșli silâhlarla girdikleri bu kıt'adaki elinde oktan bașka silah bulunmayan Kızılderililerin katliamını izah edebilirler mi?..
  • Servet hırsiyle gözü dönen Yeni Dünyalılar veya onlara esir temin etmekle geçinme yolunu tutan Avrupa esir tüccarları, Afrika'ya seferler yaparak bu kıtanın kendi ikliminde hür yașayan zavallı insanlarını, ömürlerinde hiç görmedikleri ateşli silahlarla kușatıp kıstırarak gemilere doldurup Amerika'ya taşıdılar. Hayvan nakleder gibi gemi ambarlarında kaçmalarına mani olmak için çok kere birbirlerine bağlayıp ancak ölmeyecek kadar yemek vererek bu zavallıları, yerlerinden yurtlarından kopararak yıllarca Amerika'ya naklettiler. Kadın, erkek, çocuk ne buldularsa yűkleyip Amerika'ya götürerek esir pazarlarında sattılar.
  • Mâlik Șahbaz henüz 6 yaşında iken, beyaz Amerikalı tedhișçilerin teşkilatı olan Ku: Klux Klancı'lar tarafından evleri yakılmıştır. Yangın yerine gelen itfaiye, sanki yangını söndürmek görevi değilmiş gibi bir damla su dökmeden geri dönmüştür. Bu vak'a küçük Malcolm'un ruhuna ilk isyan tohumların atmıştır. O bunu şöyle anlatmaktadır: — İtfaiye geldi, fakat evimizi kurtarmak için hiçbir yardımda bulunmadı. Yangına bir damla su sıkmadı. Baba evimizi yakan ateş halâ aynı șiddetle can evimi yakmaktadır.
  • Onun böylesine derin bir duyuşla iman kutbuna çekilmesini İslam'ı nefsinde en güzel bir şekilde yaşamasını bilen genç bir zenci kızı sebep olmuştur. Bunu kendisinden dinleyelim: "- Evimize komşu oturan bir genç kız bize İslamiyet'in esaslarını anlattı. Hak din İslâmiyet'tir, dedi. İşte ben müslümanım, dedi. Mahallemizdeki bu kızın hareketleri hepimizden farklı idi. Son derece dürüsttü. Mütevâzi idi. Mahallemizde herkes ona sevgi ve saygı gösteriyordu. Bize, hepimiz, Allah'ın kullarıyız, dedi. Allah huzurunda eșit olduğumuzu, Hazreti Muhammed'in de Allah'ın Resulü olduğunu söyledi. İslâmiyeti öğrenmek istiyordum. Bu genç kız annemle beni aldı. Camiye götürdü. Âdeta ruhum yıkanmıştı. O Cuma günü annemle kelime-i şehâdet getirip Müslüman olduk. Șimdi hayatımdan çok memnunum."
  • Diyebilirim ki: Bir Alman veya Amerikan münevverini müslüman etmek bizim bu mübârek dinle alâkası sırf bir kayıttan ibâret kalmış bazı gâfil kardeșlerimizi yola getirmekten daha kolaydır.
  • Buna rağmen biz siyahiler bize hıristiyanlığı öğreten Hristiyan efendilerimizden daha iyi birer Hristiyan olmaya muvaffak olduk.
  • Ezelde, bir var ediciye muhtaç olmamak sıfatıyla sadece Cenab-ı Hakkın var olduğunu biliyoruz. Diğer bütün varlıklar gibi insan da O'nun nihayetsiz lütuf ve ihsanları eseri olarak yaratılmıştır. <> olan bir şeyin <> a bizatihi istihkâkı olmayacağı cihetle varlıklar mantıken O'nun <<âdil>> sıfatının değil, << lâtif>> sıfatının eser ve icadıdır.
  • Osmanlı - Türk İmparatorluğu’nu hayalperest ve maceracı kabul ederek yermeye kalkışanlar, büyük ve ideolojik bir devlet olmanın icaplarını kavrayamamış olan kısır görüşlülerdir.

--reklam--

Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yeni dünya (amerika kıtası)nın keşfedilmesiyle beraber oraya yapılan göçler ve iskân hareketinden sonra çeşitli nedenlerle köle tüccarları Afrika'dan, özellikle batı Afrikadan siyâhileri vatanlarından, dinlerinden, dillerinden, kültürlerinden koparıp zincirlerle birbirine bağlamak suretiyle gemilere doldurup Amerikaya götürdüler. Ve Amerikan halkı onları satın alıp köle olarak kullanmaya başladılar. Zencilere asla toplumda beyazlara tanınan haklar tanınmıyor, âdeta insan dışı muamele görüyorlardı. Zamanla zenciler hristiyanlaşmaya , kültürlerinden kopmaya başladılar. İlerleyen zamanla beraber zencilere yapılan bu zulme tepki olarak işte bu Amerika'da zenci müslümanlık hareketi başladı. Bu hareketi başlatan ve devam ettiren belli başlı liderler vardı. 25 milyonluk zenci nüfusunun artık beş milyonu müslüman olmuştu. (Kitap 1967 tarihinde yazıldı. Bu gün bu sayının kaç olduğunu bilemiyorum)Ve bu sayı gün be gün artmaktaydı. Çünkü onlar kendilerini sırf renklerinden dolayı aşağılayan kendilerine hiçbir insâni hak tanımayan topluma karşın, adalet, hoşgörü, kimsenin kimseye üstün olmadığı (ancak takvâ ile üstün olunduğu) tezini savunan islam diniyle tanışmışlardı. kitabın yazılış amacı zencilerin islamı yaymaktaki bu gayretlerinin bizlere de örnek olması içindir. Avrupa ve Amerika gebe. Doğum sancısı çekiyor. İslamiyetin doğuşu.. Bu doğuşun ise Amerika da başlayacağı öngörülüyor. (Leyla)

Allah merhum üstada rahmet eylesin Kitap 4 bölümden oluşmaktadır: 1-İslam düşüncesinin prensipleri 2-amerika'da zenci probleminin doğuşu 3-Zencilerin müslümanlaşması 4-Zenci müslümanların vaazlarından örnekler İlk bölümde, İslam'ın tüm hayatımızın her anını/bölümünü kapsadığı, hiç bir alanı boş bırakmadığı ve o alanlarda nasıl hareket etmemiz gerektiğini, İslam'ı dinamik bir din olduğu anlatmış Daha sonraki bölümlerde zenci köle getirilmesi, eziyetler ve zencilerin müslüman olması anlatılmış Zencilerin müslüman oluşunda etkili olan fikir yapısının aslında İslam la taban tabana zıt fikirleri bulunmaktadır. Irkçılık ve peygamberlik(!) Zencilerin müslümnalaşmasındaki ilk isim Fard ve ondan sonra bu hareketin başını çeken elijah Muhammed. Elijah kendini peygamber olarak söylüyor amerikada gördükleri zulüm sebebiyle beyaz insanlara(!) nefret duyan zenci insanları, ırkçılık ile kendi safların kolaylıkla çekmişler ve kısa zamda çok zenci müslüman olmuş. Kendi eğitim sistemleri, yardımlaşma sistemleri gibi sosyal ve eğitsel sistemler kurarak zenci müslümanların eğitim, çalışma gibi bir çok ihtiyacını karşılamışlar. Malcolm x de bu hareket ile müslüman olanlardan birisi, ilk başta fikirleri elijah ile birebir aynı, fakat özellikle hacca gittkten ve diğer İslam ülkelerini gezdikten sonra gerçek İslam'ın ne olduğunu anlıyor ve amerika'ya dönünce elijahdan ayrılıyor. ... Ve Malcolm x şehid ediliyor... Allah şehadetini kabul eylesin ... Kitaptan şunu da kendine bir ders olarak çıkarttım. İslam'ı asıl kaynaklarından öğrenmezsek veya kendini hoca(!) diye tanıtan kişilerin ardı arkasına, araştırmadan etmeden gidersek sonumuz hüsran ile sonuçlanabilir. Allah muhfaza Sözlerimi Malcolm X'in şu sözleriyle bitirmek isterim "Eğer bir amaç uğruna ayakta değilseniz her darbe sizi yere serebilir." (Adem Öveç)

--reklam--

Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Kadir Mısıroğlu - Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Kadir Mısıroğlu Kimdir?

Türk tarih araştırmacısı, yazar, şair, hukukçu ve eski gazeteci. Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı mütevelli heyeti başkanı ve Sebil Yayınevi kurucusu. 

1933 yılında Trabzon'un Akçaabat İlçesi'nde doğdu.İlk ve orta tahsilini Akçaabat'ta, liseyi Trabzon'da tamamladı. 1954 senesinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Öğrenciliği müddetince birçok yurt açıp çalıştıran Mısıroğlu, fakülte yıllarından itibaren hukukçuluktan çok tarihçiliğe meylederek yakın tarih ile alakalı araştırmalara başladı. Mısıroğlu, 1964 yılında, ilk eseri olan Lozan; Zafer mi, Hezimet mi?! kitabının birinci cildini kaleme aldı ve aynı sene Sebil Yayınevini kurdu. 1970 Yılının ocak ayında Milli Türk Talebe Birliği'nde Harf Inkılabı ile alakalı verdiği bir konferansı hakkında yargılandı ve Eskişehir Örfi İdare Mahkemesi'nce mahkumiyet kararı verildi. 1976 yılı başından itibaren İslami bir dergi olan Sebil Dergisi'ni çıkarmaya başladı. Bu dergideki birtakım yazılarından dolayı kısa bir müddet sonra hakkında 163. maddeye istinaden davalar açıldı. 1980 ihtilali ile Mısıroğlu'nun da aralarında bulunduğu MSP Merkezi Umumi Heyeti hakkında tevkif kararı verilince yurt dışına kaçtı. 1991 yılında Türkiye'ye geri dönen Kadir Mısıroğlu, çalışmalarına devam etti.

Acıbadem Altunizade Hastanesi'nde 5 Mayıs 2019'da 86 yaşında hayatını kaybetti. Çamlıca Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Üsküdar'daki Nasuhi Mehmet Efendi Camii haziresine defnedildi.

Ödülleri

Mısıroğlu Macar İhtilali isimli kitabı üzerine Hür Macar Yazarlar Birliği'nin en büyük ödüllerinden olan Gümüş Madalya ile taltif edilmiştir. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Milli Kültür Vakfı tarafından Osmanoğullarının Dramı isimli eserinden dolayı Jüri Özel Ödülüne layık görülmüştür.

--reklam--

Kadir Mısıroğlu Kitapları - Eserleri

  • Lozan - Zafer mi, Hezimet mi? 1
  • Hayat Felsefesi Yahud Yaşamak Sanatı
  • Doğru Türkçe Rehberi
  • İslâmcı Gençliğin El Kitabı
  • Filistin Dramı'nın Düşündürdükleri
  • Sultan II. Abdülhamid Han
  • Yunan Mezalimi
  • Üstad Necip Fazıl'a Dair
  • Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri 1
  • Sultan Vahideddin
  • Kanlı Düğün
  • Lozan - Zafer mi, Hezimet mi? - 2
  • Kurtuluş Savaşında Sarıklı Mücahidler
  • Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri 3
  • Geçmis Günü Elerken - 1
  • Barbaros Hayreddin Paşa
  • İslam Yazısı'na Dair
  • Moskof Mezalimi
  • İslam Dünya Görüşü
  • Mimar Koca Sinan
  • Kırık Kılıç
  • Osmanoğulları'nın Dramı
  • CHP'nin Günah Galerisinden Sayfalar
  • Uzunca Sevindik
  • Sultan Abdülaziz
  • Muhtasar İslâm Tarihi 1
  • Düzmece Mustafa
  • Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri 2
  • Geçmiş Günü Elerken 2
  • Lozan - Zafer mi, Hezimet mi? - 3
  • İthaflı Fıkralar
  • Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet
  • Zağanos Paşa
  • Kavuklu İhtilalci
  • Piri Reis
  • Cemre
  • Veli Bayezid'in Bedduası
  • Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi
  • Cem Sultanın Papağanı
  • Asrın İhaneti
  • Aşıklar Ölmez
  • Trabzon Meb'usu Şehid-i Muazzez Ali Şükrü Bey
  • Osmanlı Tarihi 1.Cilt
  • Tarihten Günümüze Ermeni Meselesi ve Zulümler
  • Sokollu Mehmed Paşa
  • Zoraki Asi
  • Musul Meselesi ve Irak Türkleri
  • Makbul Ve Maktul İbrahim Paşa
  • Benden Tarihe Haberler
  • Malkoçoğlu Kardeşler
  • Muhtasar İslâm Tarihi 2
  • Özlü Sözler
  • Hicret
  • Osmanlı Tarihi 2.Cilt
  • Muhtasar İslâm Tarihi 3
  • Macar İhtilali
  • Osmanlı Tarihi 3. Cilt
  • Of Lala
  • Üç Hilafetçi Şahsiyet
  • Zaferden Zafere
  • Perili Köşk

--reklam--

Kadir Mısıroğlu Alıntıları - Sözleri

  • Bu nazariyeye göre; Eskiden Dünya hakimiyetinin merkezi Roma şehri idi. Bütün Dünya'ya hükmedenler orada otururlardı. Sonra bu merkezilik Bizans'a yani İstanbul'a geçmiştir.Bu süretle İstanbul '' ikinci Roma '' ya varis olan Moskova, '' Üçüncü Roma '' adıyla yad olunmaya değer bir ehemmiyet kazanmıştır. O halde Moskova'yı Hıristiyanlığın en kuvvetli merkezi olması dolayısıyla '' Üçüncü Roma '' kabul etmek zatureti vardır. Artık Dünya'nın kaderine Moskova'dan hükmedilecektir !... (Moskof Mezalimi)
  • Bugün Dünya'nın özleyip de bir türlü gerçekleştiremediği, farklılıklara tahammül ve karşılıklı saygı, o devletin temel bir idârî prensibiydi. (Sokollu Mehmed Paşa)
  • Olacakları evvelden bilmenin faydadan çok zararı olmalı ki, Allah kaderi meçhul kılmıştır!.. (Kırık Kılıç)
  • "Türkiye arabaların kanunlarından kurtulacaktır" (İleri, 28 Şubat 1340) (Hilafet Risâleleri, İsmail Kara, sh. 541) (CHP'nin Günah Galerisinden Sayfalar)
  • İSLAM DAVASI İÇİN ÇALIŞMAYAN ALNINI SECDEDE KALDIRMASA BİLE MESULDÜR!.. (Özlü Sözler)
  • Bütün lise hayatım boyunca iki dindar hocayla karşılaşabilmiştim. Bunlar coğrafya muallimi merhum İsmail Hakkı Berkmen ile halen hayatta olan Ahmed Saka Bey'lerdi. İdare ve müdürümüz dindarlık ve milliyetçiliğe haşin bir sûrette karşıydı. Bundan dolayı pek çok kereler disiplin kuruluna girip çıkmak mecbûriyetinde kalmışımdır. Bu arada binbir güçlükle temin edebildiğimiz namaz odasına asılmış olan bir takvimin kartonundaki M. Kemal Paşa resmini yırtma sebebiyle üç gün "tard-ı muvakkat" cezasına çarptırılışım zikre değer. Bilahare büyütülen bu hâdise yüzünden, mezuniyet imtihanlarından sonra olgunluk imtihanlarının ikisini vermiştim ki mektepten tamamen uzaklaştırılma cezasına çarptırıldım. Ayrıca, güya beni himaye etmiş olmak töhmetiyle o zamanın başmuâvini İsmail Hakkı Berkmen ve edebiyat muallimi Kaya Bilgegil (sonradan profesör) de altı ay Vekâlet emrinde kalmak sûretiyle iz'ac olunmuşlardır. Ben de müteakip iki imtihan için Giresun'a gittim. O zaman olgunluk imtihanı dört dersten yapılırdı. Sualler bakanlıktan gelirdi. Yolda imtihanların birini kaçırmıştım. Diğerini de Giresun'da vermiştim. Kaçırdığım imtihan için 1954 Ekimi'nde Erzurum'a gittim. Bu dersin imtihanını da Erzurum Lisesi'nde vererek nihâyet lise mezunu olabildim. (Hicret)
  • Maksadım yazıma başlarken belirttiğim gibi bu mes'elenin ilmi cihetlerini sâdece bir fihrist kabilinden beyan etmektir. Gâyem, böyle büyük bir işe girişmezden evvel yapacağımız işin doğru olup olmadığının hissî ve siyâsî olmaktan ziyade ilmi bir sûrette münakaşa edilmesinin ehemmiyetini belirtmektir. Temas ettiğim mes'elelerin her biri ayrı bir ilim dalıdır. (İslam Yazısı'na Dair)
  • Bir parkta bulunmuş bir çocuğa, babalık veya analık iddia eden iki insan mevcud olsa, deliller de, ortada olsa, bunlardan biri müslim, diğeri gayri müslim olsa fakat müslim köle olsa, kadı, çocuğu gayri muslim fakat hür olan insana verir. Çünkü bu taktirde çocuk gayri müslim fakat <> olacaktır. ->Tek başına sırf şu misal bile, İslam'da hürriyete atfedilen ehemmiyeti göstermeye kâfidir. (Amerika'da Zenci Müslümanlık Hareketi)
  • "--- Râsulullah (s.a.v.)in fitne hakkında olan sözü hanginizin hatırındadır?" deyû sormuş, içlerinden Huzeyfe: ---Ya emirelmü'minin!.. Resûl-i Ekrem'in fitne hakkında olan sözü ayniyle benim hatırımdadır ki, kişinin ıyâl(çocuklar) ve mal ve evlâdından ve komşusundan dolayı fitneye dûçar olmasıdır.Bu misullû günahlara savm ve salât ve emr-i bilma'ruf ve nehy-i anil munker kefaret olur deyu vermiş. Hz.Ömer: "--- Muradım o değil, deniz gibi temevvüç edecek fitneyi soruyorum." dedikde Huzeyfe: "---Ya emirelmü'minin!.. Senin için onda bir beis yok.Senin zamanınla onun arasında kapalı kapı var!.."demiş Hz.Ömer: "---Bu kapı kırılacak mı, yoksa açılacak mı?" dedikte Huzeyfe: "---Kırılacak!.. demekle Hz.Ömer: "--- Öyleyse artık kapanmaz!.." deyip izhar-ı teessüf etmiş." (Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet)
  • Ağaçlar ayakta ölür!.. (Geçmis Günü Elerken - 1)
  • Sultan Selim Han, bu suale cevap verip vermemek arasında tereddüdde idi. Paşa'yı uzun uzun süzdükten sonra:"-Paşa! Siz sır tutarsınız. O'nun için size söyleyebilirim. Şehre girmesine elbet gireceğiz, ama karanlık bastırdıktan sonra!.."dedi. (Veli Bayezid'in Bedduası)
  • M.Kemal Paşa'nın evvelce, İngilizler'le "Hilâfet'i yıkmak" esası üzerine anlaşmış olmasına rağmen, zaferden sonra bu vaadinden vazgeçerek "halife" olmak istediği kat'idir.Ancak bu dinî bir zaruret ve inanıştan ziyade âlemşumûl bir şahsi otorite sağlamak maksadının eseri idi. (Geçmişi ve Geleceği ile Hilafet)
  • Bugün memleketimizin bir numaralı mes’elesi Güneydoğu Anadolu’daki anarşi değildir!.. Kıbrıs’ın kaybedilmek üzere olması da değildir!.. Bütün bunların hepsinden daha ehemmiyetli olan, lisânımızdaki korkunç tahrîbattır!.. (Doğru Türkçe Rehberi)
  • Risale-i Nur, harf inkılabından sonra İslam harfleri davasını siyasi bir mesele olmaktan ziyade bir "ibadet" , "Sevap" ve "kültür" mevzu olarak ele almış ve talebeleri bütün gayretlerini bu sahaya hasretmişlerdir.. (İslam Yazısı'na Dair)
  • Ben tahta değil, bir yangının kızgın külleri üzerine oturdum ! Sultan Vahideddin Merhum (Sultan Vahideddin)
  • Büyük ve alemşümul İslam nizâmının iman şuur ve vecdini kaybeden bir insan için bayram birkaç dost ziyaretinden başka nedir? Lakin kim kime dostluğuyla, kelimenin hakiki manasıyla yar olup da, onu düştüğü esfel-i safilinden ala illiyyine doğru çekebilir? Ve kimde böyle bir cazibeye kapılmak istidada kaldıki? Günlük meşgalelerin basit ikliminde bunalmış, ruhen ve bedenen yorgun asrımız insanını kurtaracak, gerçek cehd ve gayret olmadan, kendi kendine sırf günlerin arka arkaya sıralanması sebebi ile gelen ve sadece bir şiarı İslam diye ismen ve şeklen devam eden bayramlar, kime ne verebilir ki? (Aşıklar Ölmez)
  • Kader geçmişte malum, gelecek içinse meçhuldür (Malkoçoğlu Kardeşler)
  • Bu itibarla bizde hari değişikliği aynı zamanda ve evveliyetle dini bir mes'ele teşkil etmekte olduğu halde, bugüne kadar mes'elenin bu vechesi üzerinde gerektiği şekilde du rulmamıştır Tarih boyunca milletler iki sebeple allabe değiştirmişlerdir. a-Din değiştirme, b-Esåret. (İslam Yazısı'na Dair)
  • Aziz gençler!..  Unutmayınız ki, devletinizi, âlemşümul bir imparatorluktan mânâ ve maddede küçük bir Türkiye hâline getiren dâhili ve hârici düşman faaliyetlerine cevaz, meşrüiyyet ve hattâ itibar bahşeden Lozan'dır!.. Yeniden büyük devlet olma imkân ve ümitlerimizin yegâne kaynağı olan gençler!.. Unutmayınız ki, Lozan'ı yırtıp çiğnemedikçe "Büyük Türkiye" nin şafağı sökmeyecektir.                            Kadir MISIROĞLU     27 Ramazan 1390/ 26 Teşrinisani 1970                           Serencebey/İstanbul (Lozan - Zafer mi, Hezimet mi? 1)
  • Sultan Abdülaziz merhumu hal' eden devlet içâli arasında birinci derecede rol oynayan dört kişidir. Bunlara “Erkân-ı Erbaa” veyahud da “Hal'erkânı” denilmektedir. Bunlar; Hüseyin Avni paşa, Midhat Paşa, Rüşdü Paşa ve Hasan Hayrulâh Efendi'dir. Bunların terceme-i hâlleri evvelce tafsil edilmiş olduğu üzere, burada ayrıca izah edilecek değildir. Ancak karakter ve niyetleri itibariyle onlar hakkında birkaç cümlelik bir izahatla kısa bir hatırlatma yapmakta fayda görmekteyiz. Bunlardan bir numaralı ele başı Hüseyin Avni Paşa'dır. Evvelce kaynaklara istinâden nakledilmiş olduğu Üzere ahlâksız, sarhoş, muhteris, diktatör ruhlu, kindar ve rüşvetçi bir adamdır. Bu işe karışmaktaki gâyesi, sadece ve sadece saray kadınlarına karşı çirkin bir hareketinden dolayı sürgüne gönderilmiş olması sebebiyle Sultan Abdülaziz'e karşı duyduğu kin ve nefret ile ondan intikam almak ve diktatör olmak heveslerinden ibarettir. (Sultan Abdülaziz)