Kitap Künyesi
Yazar: Mario Vargas Llosa
Çevirmen: İnci Kut
Orijinal Adı: Lituma en los Andes
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755106830
Sayfa Sayısı: 264
--reklam--
And Dağlarında Terör Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Latin Amerika edebiyatının yaşayan en büyük ustalarından Perulu Mario Vargas Llosa’nın son romanı. And Dağlarında Terör, Mao’cu "Aydınlık Yol" gerillalarının And Dağları çevresinde yarattıkları çılgınca terör ortamı içinde, görevli iki insanın, Çavuş Lituma ile yardımcısı Er Tomas’ın iz sürme serüveninin öyküsü. Er Tomas’ın başından geçen eski bir aşk serüveni, yazarın ustaca geriye dönüşlerle aralara soktuğu bir ezgi gibi romana ayrı bir renk katıyor. Bu ilginç öykünün içinde, "Aydınlık Yol" militanlarının yakalayıp öldürdüğü insanların aranması süresince sık sık beliren eski İnka uygarlığının kalıntıları olan şaşırtıcı inanç ve gelenekler de, mitolojik bir esinti olarak romana gizemli bir zenginlik katıyor.
--reklam--
And Dağlarında Terör Alıntıları - Sözleri
- Anasını sattığımın.
- “...mahkum edilmiş bir çoğunluğun başkaldırısı nasıl bastırılır? Bu başkaldırılar nasıl önlenir? Sistem onlar için bir şey yapmadığı sürece bu çoğunluğun sayısının artması nasıl engellenir? Sadaka dışında tek çare polis örgütüdür.” Peki çözüm nedir? Josue de Castro şöyle diyordu : “Uluslar arası bir barış ödülü verildi bana; ne yazık ki, Latin Amerika için şiddetten başka bir çözüm yolu olmadığı fikrindeyim”
- Aramıza giren, ırk değil, kültür farkı.
- İnsan nasıl hayvandan beter olabilirdi?
- -Ben neye olsa inanırım, çavuşum. Hayat beni dünyanın en kolay inanır insanı yaptı.
- --- Hem herşeyi düşünüyordum, hem de hiç1şey düşünemiyordum, çavuşum...
- Kadere karşı gelmeyin, bunun boşuna olduğunu anlayın...
- Aman, 3aşağı 5yukarı herkesin aşk acısı vardır...
- "--- İnsanlar korkuyorlar, dikkat etmediniz mi???" ... Her yanda onca katliamdan da. Kimsede dayanacak sinir kalmadı...
--reklam--
And Dağlarında Terör İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çavuş Lituma, yazarın “Palomino Molero’yu Kim Öldürdü” romanından sonra bir kez daha karşımıza çıkıyor. “And Dağlarında Terör” az önce adı geçen romanın devamı niteliğinde değerlendirilebilir. Çavuşun maceraları burada bitmeyecek, yazarın “Ketum Kahraman” romanında bir kez daha karşımıza çıkacak. Çavuş Lituma bu sefer And dağları eteklerinde, medeniyetten uzak küçük bir maden kasabasına esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan üç kişinin akıbetini soruşturmak üzere Peru ordusu yetkilileri tarafından tayin edilir. Ona bu soruşturmada Tomas adında yöre dilini bilen biri yardımcı olur. Kitap bir dedektif romanının ötesinde, fantezi, politik cinayetler ve kadim Peru medeniyetlerinin kalıntıları ekseninde dönen bir roman. İnsan kaçırma olaylarının Aydınlık Yol adında bir gerilla grubu tarafından gerçekleştiğine dair elinde güçlü kanıtlar vardır Lituma’nın. Bölge halkı da onun tüm kuşkularını doğrular nitelikte davranır; bu soruşturmalarda önüne her türlü engeli koymaya çalışırlar ve onu bundan vazgeçirme yönünde hareket ederler. Yani kimsenin kimseye güveni olmadığı, iletişimin bile insanlar/kültürler arası büyük bir engel teşkil ettiği kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde işler hiçbir zaman Lituma’nın istediği gibi gelişmez. Çavuş Lituma’yı tüm bu garip ve esrarengiz olaylar içinde teselli eden tek şey yardımcısının Mercedes adında bir orospuyla yaşadıkları gönül macerasını dinlemesi oluyor. Tomas’ın bu gönül macerası sadece çavuşu eğlendirmekle kalmıyor, okuyucuyu da bir nebze olsun o esrarlı ve karanlık havadan alıp Peru’yu baştan sona içine alan bir seyahate çıkarıyor. Tomas ve Mercedes’in yaşadıkları aslında Peru’nun yakın tarihine ışık tutmakla kalmıyor, aynı zamanda Peru kültürüne ve yaşamına dair okuyucuya pek çok bilgiler de sunuyor. Zaman zaman komik, zaman zaman dramatik olaylarla yazar okuyucunun ilgisini fazlasıyla çekmeyi başarıyor. Yazar hem Lituma’nın hem de yardımcısının hikâyesini çok zekice harmanlıyor. Bu iki alternatif hikâyeyle okuyucunun merakını tam yerinde frenliyor. Kitap her şeyden önce politik bir alegori olarak kabul görüyor. Tabii bunları anlamak için Peru’nun yakın tarihi konusunda biraz bilgi sahibi olmak gerek. Aydınlık Yol adındaki gerilla grubunun ne istediğini, neyi savunduğunu, Peru ordusuyla neden savaş halinde olduğunu bilmiyorum ama kitaptan anladığım kadarıyla bu grup Peru’dan kapitalizmin tüm izlerini (özellikle kendi yaşadıkları kırsal bölgelerde) silmeyi kendilerine şiar edinmiş, bunun yerine Colombus öncesi eski medeniyetlerden gelen kültürleri yaşatma gayreti içinde olan ve bunu yaparken biraz da saygı bekleyen bir grupmuş gibi geldi bana. Bilmem belki Tomas’ın zaman zaman anlattığı hikâyelerde saçmaladığı gibi ben de saçmalıyorum. Yazar oluşturduğu atmosferle, And dağlarını And dağları yapan tüm özellikleriyle, taşıyla, toprağıyla, bitkisiyle, çiçeğiyle, böceğiyle, doğaüstü masallarıyla, batıl inançlarıyla, bölge insanıyla, onların gelenek ve görenekleriyle olayların geçtiği yerleri çok gerçekçi bir şekilde tasvir ediyor. Sırf bunlar için bile roman okunmaya değer bence. Okunması oldukça kolay olan bu roman bence yazarın en iyi romanları içerisindeki yerini fazlasıyla hak ediyor. (N)
Yazar bu kitabında bizi, And dağlarında bulunan küçük bir yerleşim birimindeki insanların yaşantısına götürüyor. Bir yanda Peru'da 1980-1992 yılları arasında estirdiği şiddetle yaklaşık 70 bin insanın vahşice ölümüne sebep olan ''Aydınlık Yol Terör Örgütü'', diğer taraftan gizemli, batıl ve mitolojik inanışlar. Bunlara bir de yoksulluk ve işini kaybetme korkusu eklendiğinde, halkın kabusa dönen yaşamı ve And dağlarının zor coğrafi şartları. İlave olarak, bütün bunların bile yıkamadığı hastalık derecesinde tutkulu bir de aşk hikayesi. Yazar bütün bu olayları iki jandarma personeli üzerinden bize aktarıyor. Ama tabii ki kendine has yazım uslubuyla. Geçişler o kadar ani oluyor ki kimin anlattığını, kimin konuştuğunu ve hangi olayın anlatıldığını ayırmak zaman zaman güçleşiyor. Bu durum yazarın uslubuna alışık olanlar için çok önemli değil ama ilk defa Llosa okuyacaklar için bir hayli güç olabilir. Peru'daki olağünüstü yaşamlarla ve çekilen acılarla birlikte yer yer Peru kültürünün de anlatıldığı bu kitabı ben beğeniyle ve büyük keyif alarak okudum ve okunmasını da herkese tavsiye ederim. (mehmet temiz)
#MarioVargasLlosaKülliyatı~~~: Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Mario Vargas Llosa dan okuduğum 8.kitap olan ve kulliyatini tamamlamak istediğim yazarlar arasında olup, "And Dağlarında Terör" yine önceki okuduğum kitabından tanıdık karakteri olan 1kitap olup zaten Ketum Kahramanda da karşımıza çıkacak karakterlerden 1idir zira Ketum Kahramanda Don Rigobertonun Not Defterleri, Üvey Anneye Övgü, And Dağlarında Terör ve Palomino Moleroyu Kim Öldürdü romanlarından karakterler mevcut olup, tamamlamaya çalışıyorum, 3kitabi okudum 4.kitabi da okursam Ketum Kahramanı okuyabilirim :-))) And Dağlarında Terör, "Aydınlık Yol" gerillalarının And Dağları çevresinde yarattıkları çılgınca terör ortamı içinde, görevli 2insanın, (tanıdık karakter) Çavuş Lituma ile yardımcısı Er Tomas’ın iz sürme serüveninin öyküsü olup, Er Tomas’ın başından geçen eski 1aşk serüveni ile de yazarın geriye dönüşlerle anlattığı bu romanda "Aydınlık Yol" militanlarının yakalayıp öldürdüğü insanların aranmasının hikayesidir ki Peru’nun And Dağlarında 1maden kasabası olan, eski rezervlerin tükenmesiyle de maden dönemindeki önemi kalmayan yerde, 1yol şantiyesinde haber alınamayan kişilerin akıbetinin araştırılması için görevlendirilen Çavuş Lituma ve Er Tomas’ın serüvenleri üzerinden anlatılan olaylardır... Kısmen polisiye romanı ve kısmen siyasi 1kitap olup, Peru toplumunun genel 1görüntüsünü sunuyor ki sadece mevcut siyasi şiddet ve toplumsal karışıklık değil, aynı zamanda ülkenin geçmişini de gözler önüne sererek Latin Edebiyatında sevdiğim en rahat okunan yazar olarak kesinlikle taviyemdir yazar ve kitapları... Bana bu kitabı okumamı sağlayan eyyyy kitap dostu pdf için teşekkürüm sonsuzdur, zira kitap satışta değil, bu 4lu kitap bitmeden de Ketum Kahraman ı okuyamazdim :-)))) (Ayşe...)
--reklam--
And Dağlarında Terör PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mario Vargas Llosa - And Dağlarında Terör kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de And Dağlarında Terör PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mario Vargas Llosa Kimdir?
Mario Vargas Llosa, ("Yosa" şeklinde okunur) (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır.
Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba'da yetişti. Lima'daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya'da Madrid Üniversitesi'nde doktora yaptı.
Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan İnkanın Kaçışı adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Cuadernos de Composiction ile Literatura dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris'te yaşadı. İlk romanı Kent ve Köpekler 1963'de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi.
3 yıl Londra'da yaşadı. 1969'da ABD'de Washington Üniversitesi'nde ders verdi. 1970'te Barselona'ya yerleşti. 1974'te Lima'ya döndü.
1990'da Demokratik Cephe'nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı. Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ustalarındandır.
Latin Amerika'nın kır ve kent yaşamını, değişik insanlarını anlatan romanlarında kendine özgü bir üslup kullandı. Gerçekçiliği ve anlatımdaki ustalığıyla başarı kazandı. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.
--reklam--
Mario Vargas Llosa Kitapları - Eserleri
- Teke Şenliği
- Üvey Anneye Övgü
- Genç Bir Romancıya Mektuplar
- Cennet Başka Yerde
- Kelt Rüyası
- Elebaşılar - Hergeleler
- Hınzır Kız
- Kent ve Köpekler
- Masalcı
- Palomino Molero'yu Kim Öldürdü
- Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
- Mayta'nın Öyküsü
- Ketum Kahraman
- And Dağlarında Terör
- Yeşil Ev
- Don Rigoberto'nun Not Defterleri
- Dünya Sonu Savaşı
- Bir Ziyaretçi
- Julia Teyze
- Das Böse Mädchen
- Los Cachorros
- Conversation in the Cathedral
--reklam--
Mario Vargas Llosa Alıntıları - Sözleri
- Kitap okumayan, edebiyata el sürmemiş bir insanlık, kaba ve ilkel dili yüzünden ürkütücü iletişim sorunları yaşayan bir sağır-dilsizler topluluğuna döner.. Aynı şey bireyler için de geçerlidir.. Hiç okumayan, az okuyan ya da yalnız süprüntü okuyan insan, engelli bir insandır..' (Hınzır Kız)
- "...Hiç1şey kolay degil, Lituma. Çok doğru gibi görünen dogrulara 4ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar..." (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
- No, not in any way. One thing is sure, we have to put an end to this situation. (Conversation in the Cathedral)
- İnsanın, kendisini artık bir insan gibi hissetmemesinden daha berbat bir şey olamaz. (Masalcı)
- Söz çok fiil az, ne bu böyle?! (Los Cachorros)
- Siz hiç hapiste bulunmadınız, öyle değil mi Dona Merceditas? Günler gelip geçer ve insanın yapacak hiçbir şeyi yoktur. İnsan çok sıkılır orda, inanın bana. Çok da açlık çeker. (Elebaşılar - Hergeleler)
- Aşk mucizeler yaratır. (Elebaşılar - Hergeleler)
- 'Bilindiği gibi sürüler konuşma yeteneği olmayan, az çok güçsüz yaratıklardan oluşur. Ayrıca, kargaşa anında sürünün düzensizliği değil itaatkarlığı yeğlediği deneylede 1çok kez doğrulanmıştır. Yani keçiler gibi hareket edenlerin başını çeken liderler değil tekelerdir. Bu yaratıklardan bizlere de 1seyler bulaşmış olmalı ki, insan sürüleri arasında da teke gibi yöneticiler insan kitlelerini sarp kayaklıklara sürükleyip, kayalıkların doruğundan denize atlatabiliyor. Bu tür durumlar uygarlığı kasıp kavuruyor olmasa da oldukça sık rastlanan durumlar.' (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
- Çok keyifsiz olduğu halde, yazdığı şeyin korkunçluğu karşısında gülme krizine tutulmuştu. (Kelt Rüyası)
- Platon'un yaşadığı dönemde spor bir araçtı, yaşamın belediyelerce kontrol altına alındığı modern zamanlarda olduğu gibi bir amaç değil. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
- "Sivil kıyafetle dolaşılacak, sivillerle birlikte olunacak, bir sivil gibi çalışılacak:' "Ama, bir asker gibi düşünülecek’’ (Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu)
- Evet, onları kullanıyor, bu açık. Ama hiç değilse aşağılamiyor onları... (Masalcı)
- İnsanlar ne suçlar işliyorlar. Asıl suçluların cezasız kalmaları beni çıldırtıyor. Onlara hiçbir zaman hiçbir şey olmuyor, öyle değil mi? (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
- Ve böylece günler geçiyor, sen umudunu yitiriyorsun... (Elebaşılar - Hergeleler)
- "Devrim toplumu, bilim de bireyi tüm felaketlerinden kurtaracaktır." (Dünya Sonu Savaşı)
- “Çocuklar çamura bulanmayı mı seviyor, öyleyse topluluklarda çöp toplama işi onlara verilecekti” (Cennet Başka Yerde)
- "Korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doguştan yalancı oldugumuz için oynarız." Jean-Paul Sartre (Kent ve Köpekler)
- Bence hayatta bir insanın tutkuları uğruna şerefsizliği ve hapse girmeyi göze alması kadar değerli bir şey olamaz. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
- "Neden dövüşmekten başka bir şey bilmezler, neden barış içinde yaşayıp da hayatın tadını çıkarmazlar ki bunlar?" diye söylendi Don Anselmo. "Yaşam o kadar güzelleşirdi ki o zaman." (Yeşil Ev)
- Bir an anlıyor ve unutuyor. Onunla iletişim kuramıyorsun. Kendi kendine konuşuyorsun, otuz yıldan fazla bir zamandır yaptığın gibi. (Teke Şenliği)
Yorumlar
0 yorum