Kitap Künyesi

Yazar: Niccolo Ammaniti

Çevirmen: Yelda Gürlek

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750737336

Sayfa Sayısı: 304

--reklam--

Anna Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

Yıl 2020. Ölümcül bir virüsün Belçika'da ortaya çıkıp kısa sürede tüm Avrupa'ya yayılmasından dört sene sonra. Tüm yetişkinlerin öldüğü, geriye sadece çocukların kaldığı hayalet coğrafyalar. Baştan sona felakete sürüklenmiş Sicilya’da hayatta kalma mücadelesi veren on üç yaşında, inatçı ve gözüpek bir kız ile küçük erkek kardeşi. Yanmış tarlaların, gizemli ormanların, harabeye dönmüş alışveriş merkezlerinin, terk edilmiş şehirlerin ve hayatta kalabilen vahşi toplulukların arasında Anna’ya yol gösteren tek şey, annesinin ölüm döşeğindeyken çocuklarına hazırladığı kurallar defteridir. Ne var ki Anna, geçmişe ait bu kuralların zamanla işe yaramadığını fark eder. Tek çare, yeni kurallar koymaktır...

Çağdaş İtalyan edebiyatının usta kalemi Niccolò Ammaniti, bizleri belleklerden silinmeyecek, tekinsiz bir post-apokaliptik dünyanın içine fırlatırken, güçlü Anna karakteri üzerinden karanlığın içindeki ışığı da görünür kılıyor. Belirsizlikleri, endişeleri ve yaşamın kontrol altına alınamayan gücünü ortaya çıkarmak için çapını her defasında daha da genişleten bir ışık bu:

“Yaşam bize ait değildir, sadece içimizden geçip gider. (...) Geriye dönüp bakmadan yola devam etmek gerekir, çünkü içimizdeki yaşam enerjisini kontrol etmemiz olanaksızdır, hayal kırıklığına uğramış, kör ya da sakat kalmış olsak da yaşamımızı zorlaştıran her türlü olumsuzluğa rağmen beslenmeye, uyumaya, yüzmeye devam ederiz.”

--reklam--

Anna Alıntıları - Sözleri

  • Anılar sık sık yazılmış şeylerle ya da rüyalarla harmanlanıyor, üstelik en çok emin olduklarımız bile zamanla, tıpkı bir bardak suya daldırdığımız fırçanın ucundaki suluboyalar gibi silikleşiyordu.
  • Aşkı sadece senden çekip aldıkları zaman anlarsın. Aşk, eksikliktir.
  • Virüs, vücutta büyüdüğünde, öksürük başlıyor, insanın nefes alması zorlaşıyor, bütün kasları ağrıyor, burun deliklerinde ve ellerin üzerinde yara oluşuyor.
  • Kimileri ümit bağladıkları aşıyı beklerken ölüyorlardı.
  • Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginligine dönüşecek ortalık. "Tanrı bizimle de konuşur belki ". ANNA (Bir Tarık Tufan şiiri)
  • "Biliyorum, çok farklıyız. Ama birbirini tamamlayan da iki insanın farklılıklarıdır."

--reklam--

Anna İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yıl 2020. Ölümcül bir virüs artık tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Bu virüsten sadece yetişkinlerin etkileniyor olup çocuklarda ise herhangi bir belirti göstermemektedir. Ne kadar tanıdık geldi değil mi? Yılın 2020 olması, Avrupa’nın etkilenmesi ve en önemlisi de Kızıl isimli bu virüsün sadece yetişkinleri etkileyip çocuklara ise hiçbir şey yapmaması. Benzer olmayan kısmı ise yetişkinlerde başlayan bu hastalık öksürük, yüksek ateş ile ilk belirtileri gösterirken vücutta oluşan yaralar ile ilerleyip tüm yetişkinleri öldürmüş olmasıdır. Tabii ki de söz konusu bu benzerlikler iken Covid-19 çıktıktan sonra yazmamış bu romanı Niccolò Ammaniti, 3 sene öncesinden yazmış ve sanki birçok şeyi önceden görüp ve pekiştirip büyüterek romanlaştırmış gibi. 2016 Belçika’da başlıyor Ammaniti’nin kurguladığı pandemisi ve tüm Avrupa’ya yayılıp tüm yetişkinleri de öldürdükten sonra artık sadece maksimum 13 ile 14 yaşına kadar belirti göstermeyen çocukların himayesine kalıyor yaşam. Yani post apokaliptik bir roman. Son derecede de gerçekçi bir atmosfer içinde. İzlediğimiz ve okuduğumuz birçok post apokaliptik film ya da romanlarda olduğu gibi kıyametten sonrasında yine bir yardımlaşma filan değil de kahramanlarımız çocuklar da olsa güçlü olanın kazanacağı bir düzen söz konusu. Yiyecek, ilaç ve barınacak yerlerin arandığı, kolonileşmiş kalabalıklardan kaçışların olduğu ve bunların da son derece başarılı bir şekilde kaleme alınmış olduğu, içinde çok fazla olay olmasa da bana göre verilmek istenilen atmosferi başarıyla verebildiği için bu konuda başarılı diyebileceğimiz bir roman Anna. Olaylar için ise başarısız dediğim sonucu çıkmasın buradan, sadece en azından bana göre kitaptaki atmosfer olay örgüsüne göre daha başarılı.Okuduğumuz olaylarda ise bazı kısımlarda Anna’ya ya da diğer karakterlere verdikleri kararlar ya da söylemleri yüzünden kızabiliriz, çocukça gelebilir tavırları çünkü ama gerçekten de çocukları okuyoruz kitapta. Başkasında olmuş mudur ya da olur mu bilemem ama en azından kitabın ilk başlarında 1 – 2 yerde benzer durum olmuştu bende. Bununla beraber de yazar bu etkiyi betimlemelerde de kullanmış. Özellikle Anna için önemli olan bir şeyi betimlerken çocukça ifadeler ve çocukça kelimeler kullanarak kitabın karakterlerinin çocuk olmasındaki etkiyi kuvvetlendiriyor ve başarılı bir şekilde de, daha doğrusu doğru bir şekilde düşünüp bu yöntemi de çok fazla kullanmamış Ammaniti. Herhalde çok fazla bu şekilde betimleme yapsaydı kitabı tabii ki de çocuk kitabından öteye gidemezdi. Son olarak virüs başlangıcı, karantinalar uygulanması, ülkede olan ilk vakayı sağlık bakanının açıklaması, aşıyı bekleyenler ya da karşı olanlar gibi olan birçok konu günümüz salgınında olanlara birebir uyuyordu. Uymayanlar da ufak farklılıklardı ve kitap ile gerçeğin arasında olan farklardan da başkası değildi. Yani bu konuda Covid-19 salgınından önce herhangi bir salgın görmeden günümüze göre bunları başarılı şekilde uyarlayabilmesi kitabın büyük başarılarından. Bunun için de yukarıda da dediğim gibi Anna’yı olay örgüsünden daha çok atmosferi için beğendim. (mithrandir21 / Uğur)

On dört yaşından büyüklerin kızıl virüsü yüzünden öldüğü pandemi dünyasında bir anne, dokuz yaşındaki kızına, hastalığın kıyısındayken yazdığı “Önemli Şeyler” defteri ile küçük kardeşini emanet eder ve ölür. Roman, ürkütücü pandemi dönemininden çok, sımsıcak anlatımlarla iki kardeşin birbirlerine bağlılıklarını anlatıyor. Orta yaşta biri olmama rağmen keyif alarak okudum. (Kitap)

Merhabalar! Dünya bir virüsle mücadele ederken bir virüs kitabı okuyayım dedim ve işte karşınızdayım. Bu kitapta çok güçlü bir kadın karakter görüyoruz ya da daha çok güçlü bir kız çocuğu. Kendisi 9 yaşında iken dünyada "Kızıl" salgını başlıyor ve tüm yetişkinler ölüyor. Anna ise annesinin ona bıraktığı "Önemli Şeyler Defteri" ndeki talimatlara göre yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Anna'nın 4 yaşındaki kardeşine okumayı öğretme ve ona bakma sorumluluğu da eklenince kızımız küçük yaşta boyundan bir yükle karşılaşıyor. Masum çocuklar yaşam savaşı veriyor, barbarlaşıyorlar hatta bir çok çocuk okuma yazma dahi bilmeyerek sadece yaşamaya çalışıyor. Anna'nın aldığı kararların zorluğunu, yaşadıklarını sade, akıcı ve özgün bir dille anlatıyor yazarımız ama olaylar bazen odaklanılmayınca anlaşılmıyor bu yüzden bazı yerleri daha dikkatli okumak lazım. Onun dışında kararsızsanız okuyun, yarım bıraktıysanız devam edin, almadıysanız alın. Bir an önce okunmalı... (Sena Yıldırım)

--reklam--

Anna PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Niccolo Ammaniti - Anna kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Anna PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Niccolo Ammaniti Kimdir?

Niccolò Ammaniti 1966’da Roma’da doğdu. 1994’te "Branchie" adlı romanı, 1995’te "Nel nome del figlio" adlı denemesi, 1996’da "Fango" adlı öykü derlemesi yayımlandı. Öyküleri "Gioventu cannibale" (1996) ve "Tutti i denti del mostro sono perfetti" (1997) adlı seçkilerde de yer aldı. Kitapları Fransızca, Almanca, İspanyolca, Yunanca ve Rusça’ya çevrildi.

--reklam--

Niccolo Ammaniti Kitapları - Eserleri

  • Anna
  • Sen ve Ben
  • Korkmuyorum
  • Tanrı Nasıl İsterse
  • Eğlence Başlasın
  • Alır Götürürüm Seni
  • Çamur

--reklam--

Niccolo Ammaniti Alıntıları - Sözleri

  • Aşkı bilmeden aşık oldum ve hayatı tanıyamadan kaybediyorum. (Eğlence Başlasın)
  • Ben bilinçaltına ve psikolojiye pek inanmam, herkesin, yaptığı şeyle ölçüldüğüne inanırım. Ama bu durumda öyle sanıyorum ki, benim gizli bir yanım vardı ve kararı da o verdi. (Alır Götürürüm Seni)
  • "ağlayarak istemekten başlayıp konuşarak istemeye doğru uzanan yolculuğun adı olgunlaşma." (Korkmuyorum)
  • Doğuyordun, okula gidiyordun, çalışıyor ve ölüyordun. Kim karar vermişti bunun doğru olduğuna? (Sen ve Ben)
  • But can you save me ? Comeon and save me If you could save me From the ranks of the freaks Who suspect they could never love anyone (Sen ve Ben)
  • Virüs, vücutta büyüdüğünde, öksürük başlıyor, insanın nefes alması zorlaşıyor, bütün kasları ağrıyor, burun deliklerinde ve ellerin üzerinde yara oluşuyor. (Anna)
  • "Biliyorum, çok farklıyız. Ama birbirini tamamlayan da iki insanın farklılıklarıdır." (Anna)
  • Anılar sık sık yazılmış şeylerle ya da rüyalarla harmanlanıyor, üstelik en çok emin olduklarımız bile zamanla, tıpkı bir bardak suya daldırdığımız fırçanın ucundaki suluboyalar gibi silikleşiyordu. (Anna)
  • Basitlik, her işin gerektiği gibi yapılmasının temelidir. (Tanrı Nasıl İsterse)
  • Ciba az daha bayılacağını sandı. Orospu çocuğu şimdi de yemek tarifleri yazan şişko bir rahibeyle onu bir tutuyordu. (Eğlence Başlasın)
  • Aptal, bir dâhinin çocuksu tarafıdır. (Eğlence Başlasın)
  • Ama beynim bir basamağa takılıp kalıyordu sanki. (Sen ve Ben)
  • Esprisiz yaşam hüzünlüdür. (Sen ve Ben)
  • Aşkı bilmeden aşık oldum ve hayatı tanıyamadan kaybediyorum. (Eğlence Başlasın)
  • Ruhun gerçekten karanlık içinde olduğu bir gecede, saat her zaman sabahın üçüdür. (Sen ve Ben)
  • Ruhun gerçekten karanlık içinde olduğu bir gecede, saat her zaman sabahın üçüdür. (Sen ve Ben)
  • Tanrı, ettiğin yeminler karşısında seninle iyilik sözleşmesi imzalayan bir pazarlamacı değildir. (Tanrı Nasıl İsterse)
  • “Özgürlükten söz etme.Özgürlüğe gelince herkes bülbül kesilir.Özgürlük şöyle,özgürlük böyle.Ağız dolu konuşurlar.Özgür olmak senin ne işine yarar ? Beş paran yoksa, bir işin yoksa dünyanın özgürlüğü senin olmuş ,neye yarar? Gidersin.İyi de nereye? Nasıl gidersin? Evsiz yurtsuz serseriler bu dünyanın en özgür insanları ama parktaki bankların üstünde soğuktan donarak ölüyorlar.Özgürlük sadece insanları kandırmaya yarayan bir sözcük.Kaç serserinin özgürlük uğruna, üstelik ne anlama geldiğini bile bilmeden canından olduğunu biliyor musun? Ya da onlara kimlerin sahip olduğunu? Sadece parası olanlar.Evet,onlar..” (Tanrı Nasıl İsterse)
  • Tam başardığımı sandığım an, yere düştüm! (Korkmuyorum)
  • Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginligine dönüşecek ortalık. "Tanrı bizimle de konuşur belki ". ANNA (Bir Tarık Tufan şiiri) (Anna)