Kitap Künyesi
Yazar: Hakan Bıçakcı
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789753295987
Sayfa Sayısı: 254
--reklam--
Apartman Boşluğu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yatak odasında dikkatimi çeken bir diğer ayrıntıysa duvarın orta yerindeki portakal büyüklüğündeki delikti.
Emlakçı o tarafa doğru bakmasına ve gördüğü her şey üzerine makineli tüfek gibi yorum yapmasına rağmen delikten bahsetmiyordu. Bir an için deliği sadece kendimin gördüğünü düşündüm. Sadece bana görünüyor olabilir miydi? Ürpererek bakmaya devam ettim.
Emlakçı önce bana, sonra baktığım yere baktı. Neyse ki o da görüyordu. Yan yana durmuş, gözlerimizi deliğin arkasındaki karanlığa dikmiştik. Sanki içerden bir ses ikimize birden seslenmişti: "Hişşşt, siz ikiniz!"
Bir an için kendimi duvarın arkasından, deliğin içinden gördüğümü hayal ettim. Karanlığın ortasındaki yuvarlağın merkezindeki suratım şaşkındı. Huzursuz biri var karşımızda...
Orta sınıftan, eğitimli, eski reklamcı, uzayıp kısalmayan bir cover grupta şarkılar söyleyen Arif...
Beste yapmak için daha sessiz bulduğu yeni evine kapandığında kendini sıfırlamaya karar veriyor...
Başka bir hayatı olsun istiyor, anlamlı ve yaratıcı olduğu yeni bir şeyler yaşamayı aklına koyuyor.
Dışarısı kalabalık ve tekdüzelikler dolu, bazen herkesten ve her şeyden korkuyor Arif, en çok da kendisinden...
Sonra rüyalar âleminden çıkıp gelmiş bir makara gibi o duvardaki delik çıkıyor ortaya... Apartman boşluğuna açılan bir delik...
Evden tuhaf sesler çıkıyor. Ve giderek paranoyaklaşan bir müzisyenin seslerle kurduğu hastalıklı ilişki başlıyor. İnsanın insandan korkusu...
Hakan Bıçakcı'dan boşluğun ve tedirginliğin romanı...
--reklam--
Apartman Boşluğu Alıntıları - Sözleri
- Hiçbir şey üretmeyip, üretilenleri tekrar etmek tüketmişti bizi.
- "Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi."
- "Bu gezegende korkmamız gereken tek yaratık insandır."
- İlişkimizin bitmesi benim hayatımdaki tek radikal değişiklik oldu. Fakat onun için ben süratle hayatından çıkan ayrıntılardan sadece biriydim.
- Kanepenin ayakucundaki kare desenli, kahverengi battaniyeyi üzerime serdim. “Örtmedim”, “serdim”; kendimi bir masa kadar cansız hissediyordum çünkü.
- Saatine baktı: On bir buçuğu geçiyordu. İşe gidenlerin telaşlı kesmekeşiyle, öğlen yemeğine çıkanların açgözlü kalabalığının arasındaki tenha zaman dilimi...
- "Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi."
- Pastanede bir yabancının sesiyle konuşurken barda bir başkasının sesiyle şarkı söylüyordum. Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi. Bir albüm yapmalıydık. Her türlü yüzeysellikten, yapmacıklıktan ve klişeden uzak, karekterli, Türkçe bir albüm... Yoksa boğucu gece kulübü karanlıklarının içinde yok olacaktık.
- Televizyon programındaki yapay sahnede abartılı bir makyajla, arabesk bir elbiseyle, tüm riyakarlığıyla, yanıp sönen renkli ışıklar arasında şarkı söyleyen çirkin kadına baktı.
- Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi.
- Ceren uzaklaşıyordu. Bakmasa da hissediyordu. Varlığı varlığından çekiliyordu. Bakmak istedi. Bakmamalıydı. Zihnindeki son kare, sarıldıkları sahne olmalıydı. Kendi içinde kaybolarak hızla yürüyen bir kadın değil.
- Üstümden parça parça attığım bütün gerginlik tek bir parça olarak bir seferde yeniden üstüme yapıştı. Tanıdık sıkıntılar, üzerimde emanet gibi duran huzurun yerini almıştı tekrar.
- Tüm ayrıntıları ilgi ile dinledi kadehinde ki kalan son şarabı bir dikiş de içti ve "Desene ikimizde hayatımızı deliklereden kazanıyoruz."
- Günümü sokaklarda gezinmeye ayırmıştım. Boş boş... Bu ferah düşünceden aldığım enerjiyle doğruldum.
- Raftan tek tek alarak koliye yerleştirdiğim eleştirel teori, postmodernizm, yapısalcılık, tüketim, gösteri toplumu vs. konularını içeren açık renkli kitaplar, yeni evin raflarının en el altındaki köşesine dizilmeyi bekliyordu.
--reklam--
Apartman Boşluğu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Benim beklentilerimi karşılamayan bir kitap oldu Apartman Boşluğu. Farklıydı. Hakan bıçakçı yi okumayı severim normalde fakat bu kitabını çok sevemedim. Yine de okumak isteyenler okuyabilir. Beklenti ile başlamayın derim (Gizem Ulu)
beklentilerim çöp oldu: Merhaba arkadaşlar, kitaba güzel duygularla, önyargısız bir şekilde başlamıştım. İncelemelerine baktığımda genel olarak beğenilmiş, sonu eleştirilmişti. Ne yazık ki ben oraya kadar da gelemedim. Bana göre çok sıkıcı bir kitaptı. Kesinlikle akıcı olduğunu söyleyemem. Garip yerler vardı, gerçek mi rüya mı anlamadım. Kahramanımızın deliklerle alakalı garip bir takıntısı vardı. Bekledim acaba fantastik bir şey mi çıkacak diye ama o da olmadı. Bilmiyorum anlamam gereken bir şey vardı da ben mi göremedim; pek de zannetmiyorum böyle olduğunu. Büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Büyük ihtimalle artık yazarın farklı kitaplarını da okumam. Herkese iyi okumalar... yazar/hakan-bicakci kitap/apartman-boslugu--5352 (eda kapıcı)
Karaca (Kasım) ayının 5.betiği (2020 yılında okuduğum 90.betik): "Hakan Bıçakçı'nın kalemini çok seviyorum. Psikolojik gerilim türünde yazdığı için okurlarda tin dinlendirici etkisi yaratırken benzer durumlarla karşı karşıya kaldığımızda nasıl kararlar alacağımıza yol gösteriyor. Bu betikte durağan bir olay örgüsü hakimdi. Okurken ister istermez sıkılmalar baş gösteriyor. Pes etmeden sonuna kadar okudum. Merak duygusunu biraz daha yüksek tutmalıydı çünkü okur için psikolojik gerilim türünde merak duygusu önemlidir ve merakın üzerine gitmeyi severler. Arif gibi bizde bir şeylere odaklandığımızda gözümüz hiçbir şey görmüyor. Bu da ister istermez tinsel bunalımlara sürüklüyor bizi. Bu durumlarda en yakınlarımızdan destek almalıyız çünkü onların sevgisi ve desteği bize güç veriyor. Böylece sağlıklı kararlar alabiliyoruz. Bu betiği okurken özümden bir şeyler buldum. Erkin irademle gelmediğim bir görevde sıkıntılar yaşadım çünkü önceki görev yerimin kıymetini bilmediler ailem. Aileme sıkıntıları anlatırken haklı olduğum halde haksızlıkla suçladılar. Bu da bende bazen hırçınlıklar yaratıyordu. Keşke adam yerine dinleyip öz hatalarının bilincine varırlardı ve bu sıkıntılar karşında bana yardımcı olsaydı belki durum bambaşka olurdu. Atı alan Üsküdar'ı geçti. Bu saatten sonra erkin irademle dilediğim yerde görev yapacağım. O görev yerinin artısı eksisi benim kararımdır. Biraz sıkılacaksınız ama okumaya değer çok güzel bir eserdir. Okuduğunuzda özünüzden izler bulacaksınız." #BetikEli #ApartmanBoşluğu #HakanBıçakçı #Ahmet #Alper #Arif #Ceren #Emre #Ender #Fatma #Murad #Semih #Taner #Ziya #İletişimYayınları (Bleda Gəncay SÖNMƏZ)
--reklam--
Apartman Boşluğu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hakan Bıçakcı - Apartman Boşluğu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Apartman Boşluğu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hakan Bıçakcı Kimdir?
1978’de İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1996 yılında üniversite eğitimi için Ankara’ya gitti. 2001’de Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirerek İstanbul’a döndü.
İlk romanı “Romantik Korku” 2002, ikinci romanı “Rüya Günlüğü” 2003, üçüncü romanı “Boş Zaman” 2004, ilk öykü kitabı “Bir Yaz Gecesi Kâbusu” 2005 yılında ve dördüncü romanı “Apartman Boşluğu” 2008 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıktı.
Beşinci romanı “Karanlık Oda” 2010 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 2011 yılında "Apartman Boşluğu", "Boş Zaman" ve "Rüya Günlüğü" İletişim Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Yeni ve eski öykülerden oluşan öykü kitabı "Ben Tek Siz Hepiniz" 2011’de İletişim’den çıktı.
"Apartman Boşluğu", 2009 yılında Arnavutçaya, 2010 yılında Arapçaya, 2011 yılında Bulgarcaya ve İngilizceye çevrildi.
Çeşitli dergi ve gazetelerde edebiyat, sinema, popüler kültür konulu yazıları yayımlandı.
Yayımlanmış Kitaplar:
Ben Tek Siz Hepiniz / öykü / 2011
Karanlık Oda / roman / 2010
Apartman Boşluğu / roman / 2008
Bir Yaz Gecesi Kâbusu / öykü / 2005
Boş Zaman / roman / 2004
Rüya Günlüğü / roman / 2003
Romantik Korku / roman / 2002
--reklam--
Hakan Bıçakcı Kitapları - Eserleri
- Ben Tek Siz Hepiniz
- Uyku Sersemi
- Rüya Günlüğü
- Apartman Boşluğu
- Doğa Tarihi
- Boş Zaman
- Hikayede Büyük Boşluklar Var
- Karanlık Oda
- Otel Paranoya
- İki Rüya Dokuz Gerçek
- Normal Nefes Almaya Devam Edin
- Romantik Korku
- Bir Yaz Gecesi Kâbusu
--reklam--
Hakan Bıçakcı Alıntıları - Sözleri
- Cevabı bende olmayan karmaşık soruların ve dağınık düşüncelerin yoğun sıvılar gibi birbirine karışarak yer ve şekil değiştirdiği bir bataklığın içine gömüldüğümü hissediyordum. (Boş Zaman)
- Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi. (Apartman Boşluğu)
- Gerçekçi düşler ve düş gibi bulanık bir gerçeklik algısı birbirine karıştı. Kontrol, televizyon kumandalarından, platonik aşkın dirilttiği tesadüfi umudun eline geçti. Yetişkinliğin yıllar süren karanlığında zamanın nasıl geçtiği anlaşılamadı ve zihin aradaki boşluklara girebilmek için direksiyonu gizemli bir yola, kirli ucuz bir otele, terk edilmiş bir lunaparka kırdı. Dışarıda ısıtmayan bir güneş, ıslatmayan bir yağmur, üşütmeyen bir rüzgâr vardı. (İki Rüya Dokuz Gerçek)
- Her insan uyanıkken ortak bir dünyadadır. Fakat uykuda herkes kendi dünyasındadır. (Karanlık Oda)
- Saatine baktı: On bir buçuğu geçiyordu. İşe gidenlerin telaşlı kesmekeşiyle, öğlen yemeğine çıkanların açgözlü kalabalığının arasındaki tenha zaman dilimi... (Apartman Boşluğu)
- Kendi ülkesinde heykelleri yakıp yıkan politikacılara işleri yolunda gidiyor diye oy verip, yurtdışı gezilerinde heykellere sokulup otuz iki dişini göstererek gururla poz veriyordu... (Doğa Tarihi)
- Bir yerde işler kötüye gitmeye başladı mı, orada böcekler gözükmeye başlar. Sağda solda, irili ufaklı böcekler... Zaten böceklerin bulunduğu bir yerdeyse sayıları artar. Kimseyle paylaşmadığım bu ipe sapa gelmez inanış çocukluğumdan beri sürmekte. (Boş Zaman)
- "Bu gezegende korkmamız gereken tek yaratık insandır." (Apartman Boşluğu)
- Güldü. Gülüşünde hiçbir kendini beğenmişlik izi yoktu. Aksine sanki bu kadar çok şey bilmesi onu incitiyor, utandırıyor, ürkütüyordu. (Rüya Günlüğü)
- "Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi." (Apartman Boşluğu)
- Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor. (Otel Paranoya)
- Artık sona yaklaşıyoruz. Sen geride kaldın gibi. Dünyada hayat olduğu zamanlarda... (Hikayede Büyük Boşluklar Var)
- Sessizliğimiz renk değiştirdi. (Rüya Günlüğü)
- İçi kaçma hissiyle doldu. Kendinden kaçmak istiyordu. Tüm hızıyla koşarak... (Doğa Tarihi)
- '' Herkes güler. Kurumsal kahkahalarını ortalığı dağıtmamaya özen göstererek etrafa saçar. Bu, sosyal gülmedir. Sadece ağızla yapılır. Gerçek gülmede olduğu gibi gözler devreye girmez. Sosyal sosyal gülünür, sonra dağılınır. '' (Doğa Tarihi)
- Sıkılıyordum ama içimde gizli bir sevinç vardı. Seviniyordum ama içimde gizli bir sıkıntı vardı. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
- Kendi gözleriyle değil, başkalarının gözleriyle bakıyordu kendine. (Doğa Tarihi)
- Genelde pek bir cazibesi olmayan insanlar gülünce güzelleşirler. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
- Tam da o hat için bomba ihbarı yapılmış bir sabah, metroya binmiş insanlar gibi. Şefkatle yaklaşıyordu herkes birbirine. Hep birlikte ölümü göze almanın yatıştırıcı ve yakınlaştırıcı ruh hali. Yıkılacak binaların sakinleri. (Uyku Sersemi)
- Seviye düşünce eğlence artar. Bu kural asla değişmez. (Hikayede Büyük Boşluklar Var)
Yorumlar
0 yorum