Kitap Künyesi
Yazar: Angutyus
Yayın Evi: Okuyan Us Yayınları
İSBN: 9786055134853
Sayfa Sayısı: 196
--reklam--
Artık Bu Numarayı Arama Anne Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Son yılların en büyüleyici hikayesi, bu kez çok zorlu bir yol ayrımında.
Gurbet ellerde hayatın sillesini olanca ağırlığıyla yiyen kebabman seçimini yapmak üzere.
Bir yanıyla nefret ettiği, bir yanıyla sevdiği İngiltere'den kurtulabilecek mi?
Dokuz sene süren nefes kesici macerada çember kapanmak üzere. Angutyus her zamanki gibi sürekli kaçıyor. Ayyaşlardan, ırkçılardan, kavga dövüşten; ama belki en çok kendisinden…. Başına gelenler yine çok komik.
Hamza Abi karşımızda kollarını üç defa açıp kapattı manyak gibi. Sonra ellerini uzattı üç defa. Önce sağ omzunu, sonra sol omzunu üç defa kaldırıp indirdi. En sonunda da ellerini yumruk yapıp işaret parmaklarını çıkararak üç defa eğilip kalktı. Bayram fısıldar gibi, "Abi bu Hamza Abi'nin sabah sporu." dedi. Çok tehlikeli.
Büyük patron ön tezgahın kapısını açtı. İri yarı olana öyle bir gömdü ki kafayı, kırılan burun kemiğinin sesini ben içeriden duydum. Ben de ince olana sağlam bir yumruk çıkarttım. Ellerini havaya kaldırdı, "Ben yokum, ben yokum!" Bir tane daha vurdum. Burnu kanamaya başladı. "Artık çok geç!" dedikten sonra Allah ne verdiyse giriştim. Ve çok hüzünlü.
"Abi dün gece yıllar sonra ilk defa gökyüzüne baktım. Yıldızlar falan vardı."
Hamza Abi bir yudum çekti viskisinden, "Yedin iyice kafayı anasını sattığımın yerinde." dedi. "Yok abi kafa bulmuyorum, ciddiyim. Senelerdir ben hiç gökyüzüne bakmamışım." dedim.
Çingeneler, askerler, katiller, hırsızlar ve keşlerle dolu bir arenada, Angutyus'un kaderiyle yaptığı ölüm kalım savaşına tanıklık edin.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Artık Bu Numarayı Arama Anne Alıntıları - Sözleri
- "Birbirimizin bedenini doyurduk ama birbirimizin ruhuna pek ilişmedik."
- Artık mutasyona uğramış gibiydi ruhum. Kendisini çok çabuk onarıyor ve bir sürüngen gibi bulunduğu coğrafyaya ve iklime hemen uyum gösteriyordu. Her şeyler siliniyordu.
- "çok mu çirkinim, çok mu kötüyüm." "Çirkin olan benim. Kötü olan da benim Debby"
- "Sevemedim ben, sevmelere de alışamadım."
- "Seni seviyorum diyebilmek çok zor imiş. Geçen her gün, sırtıma yediğim her tekme beni biraz daha kurutmuş. Yüreğimi, vicdanımı, kalbimi... Geriye de artık hayal kırıklıkları bile olmayan pis bir herif kalmış."
- ".. Dişlerimi bile sıkmıyordum artık, gözlerimi karartmıyordum. Yakacak gemi bile kalmamıştı."
- "Sevme beni Hamza abi. Ben sevmelere, sevilmelere alışık değilim. Bir insan tarafından sevilince benim ayarım bozuluyor, menzilim kayıyor."
- "Baba ölünce, erkek ölünce kadın da, çocuk da, aile de ölüyor bizim oralarda. Ataerkil toplumlarda yabancı hikayeler değil bunlar."
--reklam--
Artık Bu Numarayı Arama Anne İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir Apaçi Masalı: #kitapyorumum tam bir gurbetçi fotoğrafı çekmiş #angutyus İngiltere'ye iki haftalığına gidip 10 yıl kalmış bir işçinin, yaşadıklarını, gördüklerini tüm detaylarıyla anlatmış. Türk-Kürt çatışmaları, ırkçılık, politik tartışmalar, işçi sınıfının ölüm kalım savaşı herşey ama herşeyi, tam manasıyla gurbetçilerimizin tüm duygu durumlarını aktarmış. Türkiye'den yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın hayatıyla ilgili bir kitap okumak aklınıza gelirse, bu kitabı değerlendirebilirsiniz. Çünkü anlatılanlar gerçek. yazar/Angutyus (Hacer Zeren)
--reklam--
Artık Bu Numarayı Arama Anne PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Angutyus - Artık Bu Numarayı Arama Anne kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Artık Bu Numarayı Arama Anne PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Angutyus Kimdir?
İnci Sözlük'te yazdığı bir hikayeden sonra ünlenen ve sözlüğü kilitleyen şahıs.
--reklam--
Angutyus Kitapları - Eserleri
- Bir Apaçi Masalı
- Kebabman
- Fedai
- Gurbet Kuşu
- Biz Ucuz Adamlardık
- Artık Bu Numarayı Arama Anne
- Ecel Perileri
- Velkam on Bord
--reklam--
Angutyus Alıntıları - Sözleri
- Çocuklarına masallar okuyacak zamanı olmadı ekmek peşinde koşmaktan. Çocukları da kendi masallarını kendileri yazdı. (Bir Apaçi Masalı)
- Turizm daha başlamadan bu ülkede katledilmişti. (Velkam on Bord)
- Tanrı, insanoğluna en büyük bela olarak açlığı vermiş. (Gurbet Kuşu)
- Ben solağım , gözükara solağım , fanatik solağım. (Kebabman)
- Bir şeyler gerçekten eksikti bu ülkede sanki. Benim çocukluğumda yaşattığım, büyüttüğüm ve en önemlisi en zor günlerimde sarıldığım hatıralarım çoktan gerçekliklerini yitirmişti. Bir acayip olmuştu buralar. Kendimi o kadar yabancı hissediyordum ki… (Velkam on Bord)
- "Baba ölünce, erkek ölünce kadın da, çocuk da, aile de ölüyor bizim oralarda. Ataerkil toplumlarda yabancı hikayeler değil bunlar." (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- Tatlı su hümanistliği ile sağa sola bulaşanlar... Akıl verenler ilk önce kendi at gözlüklerini çıkarmalılar ki ciddiye alınsınlar. (Gurbet Kuşu)
- Masal dinlemeyi bilmeyen çocukaların masal gibi hayatları olur. (Velkam on Bord)
- "Seni seviyorum diyebilmek çok zor imiş. Geçen her gün, sırtıma yediğim her tekme beni biraz daha kurutmuş. Yüreğimi, vicdanımı, kalbimi... Geriye de artık hayal kırıklıkları bile olmayan pis bir herif kalmış." (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- İbne olmanın iyi tarafı da bu oğlum. Hem karıların hem de erkeklerin ruhundan anlıyoruz. (Fedai)
- Bir zenci abimiz vardı. Yetmişli yaşlardaydı , muhabbet ederdik. Eski günleri anlatırdı. '' Çok değil daha 30-40 sene önce '' Bizi bu katillerin elinden karıları , kızları kurtarırdı , '' derdi. Londra metrosunun hikayesini anlatırdı. Londra'yı boydan boya saran , medeniyetin sembolü olan o metronun yapımında kaç tane Hintli , Pakistanlı , Jamaikalı , Afrikalının yeraltında doğup büyüyüp çalıştığını , güneş görmeden öldüğünü anlatırdı. '' O metronun her karışında siyah adamların gözyaşı , nefreti , cesetleri vardır , '' derdi. '' Lanetlidir Londra metrosu. Kaza , felaket eksik olmaz. Siyah adamın bedduaları... '' derdi. İngiliz hükümeti bir vefa borcu olarak siyahlara ve Doğululara iş verir sadece metroda. Adam kendi memleketinin vatandaşına güneş yüzü göstermiyor ki sana , bana göstersin. Hayatın gerçekleri keşke filmlerdeki kadar kolay , şiirler kadar romantik olsaydı , ama değil işte , gerçekler acı. (Kebabman)
- "çok mu çirkinim, çok mu kötüyüm." "Çirkin olan benim. Kötü olan da benim Debby" (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- Hep bir bahanem oldu yollara düşmek için... Hep bir bahanem oldu terk etmek için... Hep bir bahanem oldu dönüp arkama bakmamak için... Terk ettiğim insanlarında hep bir bahaneleri oldu peşime düşmek için... Hep bir bahaneleri oldu affetmek için... Hep bir bahaneleri oldu bana hak vermek için... (Bir Apaçi Masalı)
- İngiltere'nin havasına , parasına , karısına güvenmeyeceksin!... (Kebabman)
- Koduğumun İngilteresine herkes sığdı , bir ben sığamadım. Herkese sevgi verdi , herkese kucak açtı , beni , sevemedi gitti bu İngiltere. Gerçi benim de İngiltere'yi pek sevdiğim söylenemez. Birbirinden nefret eden ama takıntılı bir ilişkiyi devam ettirmek için sırayla alttan alan iki manyak karı-koca gibi olmuştuk İngiltere ile... (Gurbet Kuşu)
- Korkuların da kendisine göre çeşitleri varmış. Sahipsiz olmak, gidecek bir yerinin olmadığını bilmek, en kötüsü, ne yapacağını bilememek, korkuların en büyük olanıymış. (Bir Apaçi Masalı)
- Bir insanda olması gereken en büyük silaha sahipti : Alçakgönüllülük. Alçakgönüllü adam kendisini her zaman sevdirir. (Kebabman)
- Sorunlu büyüklerin ve sistemin ruh sağlığını bozduğu çocuklara yardım etmek için çalışıyoruz. Hiçbir çocuk sorunlu değildir. Sorunlu doğmaz. Büyüklerin hastalıklı düşünceleri, kimi zaman onları birer suçlu haline getirir. (Ecel Perileri)
- "Sevemedim ben, sevmelere de alışamadım." (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- Insanı sevmekle başlar Herşey öyle bir memlekette yaşıyoruz ki birbirimize etiketler vurmayı bayılıyoruz insanları yaptıkları işleri giyimleri konuşma tarzları otobüste oturmaları ile yargılamak bu ülke insanının en büyük ahmaklığı başkalarını saçmalıkları Ve eksiklerinden tiksinerek sanırım kendimizi ifade edemediğimiz aptallık larımızı örtüyoruz iç huzur çok önemlidir insanın iç huzuru yakalaması için bu hayatı Hem kendisi ile hem de çevresi ile yaşamayı bilmesi gereklidir (Bir Apaçi Masalı)
Yorumlar
0 yorum