Kitap Künyesi
Yazar: Caner Taslaman
Yayın Evi: İstanbul Yayınevi
İSBN: 9786056621208
Sayfa Sayısı: 85
--reklam--
Arzulardan Allah'a Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsanların en temel özelliklerinin başında doğal arzuları gelmektedir. Bu çalışmada insanların altı tane doğal ve temel arzusu ele alınıyor. Bunlar; yaşam arzusu, korkuların giderilmesi arzusu, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusudur. Bütün bu doğal ve temel arzularımızın karşılanması, Allah merkezli bir varlık anlayışını (ontolojiyi) gerektirmektedir.
Burada sunulan 'arzu delili'yle; teizmin yani Allah inancının, ateizmden daha rasyonel olduğu ortaya konuldu. Ayrıca Allah'ın önemli sıfatları bu delille temellendirildi. Bununla birlikte insanların, içlerindeki arzulardan dolayı Allah'ın varlığını uydurduğunu iddia eden natüralist-ateist felsefeci ve psikologların yaklaşımındaki hata gözler önüne serildi.
Açıklama: Allah'ın varlığının delillerini, kanıtlarını arıyorsanız; Caner Taslaman'ın Arzulardan Allah'a kitabı, Allah'ın varlığı hakkında okunması gereken en güzel kitaplardan biridir. Fıtrat Delillerinden biri olan Arzu Delili, Allah'ın varlığı hakkındaki önemli konulardan biridir. Allah var mı?, Allah yok mu?, Allah'ın varlığının kanıtları-delilleri nelerdir?, Allah'ın varlığı nasıl kanıtlanır? Gibi sorulara bu kitapta cevap bulabilirsiniz. Tarihin en ünlü ateistleri, insanların arzularının tatmininin Allah'ın varlığını gerektirmesini, insanların Allah'ın varlığını uydurma sebebi olarak göstermeye çalışmışlardır. Oysa burada, ateist filozofların boğulduğu yerde yaşam suyunun olduğu gösteriliyor. İnsan arzularını en iyi şekilde Allah'ın bunları bu şekilde yaratmasının açıkladığını ortaya konuluyor.
--reklam--
Arzulardan Allah'a Alıntıları - Sözleri
- "Eğer kalplerinde gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istediklerini şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır..." C.S.Lewis
- Sanmayın ki felsefenin en çetin konuları, sadece uzayın derinlikleri gibi ötemizdeki olgular hakkındadır... Aslında felsefî açıdan tartışılması en zor konular, çoğu zaman her insana içkin olduğu için olağanüstülüğü gözden kaçan fenomenlerle ilgilidir... 20 ve 21. yüzyıl felsefesinin merkezî konularından olan bilinç ve dil bunlara örnektir... Balığın suyu fark etmemesi gibi çoğu zaman bu olağanüstü fenomenlerin gereğince farkına varmayız...
- “Her şeye bir gaye atfedilmesine teleoloji denir. Çocuklar doğal teleolojistlerdir ve birçok insan bu çocukluk durumundan hiçbir zaman çıkamaz... Açıkça görülmektedir ki çocuksu teleoloji dinlerin oluşumuna sebep olmaktadır. Eğer her şeyin bir gayesi varsa, bu, kimin gayesidir? Tanrı’nın elbette.” Richard Dawkins
- İçimizdeki doğal arzular, bu arzuların objesi olduğunu gösterse de bu objelere mutlaka ulaşacağımızı garanti etmez. Suya karşı arzumuz suyun varlığını gösterir ama susuzluktan ölmeme garantisi vermez. Aynı şekilde Allah’ın yolladığı dinlerin hakikati temsil etmesi, bu dinlere herkesin inanacağının garantisini vermez. Ayrıca doğal arzularımızdan olan susamayı tatmin eden suların, ağır metallerle insanlar tarafından kirletilme olasılığı olduğu gibi özgür irade sahibi insanların, Allah’ın yolladığı dinleri kirletme ve tahrif etme olasılığı da mevcuttur.
- Mutluluğun hazza indirgenmesiyle; canlıların yeme, içme, cinsel ilişki gibi faaliyetlerinden aldıkları hazzın yaşamaya ve üremeye katkıda bulunduğu söylenebilir. Fakat uzun bir geçmiş ve gelecekle ilişkide bulunan insan zihni,mutluluğunu ahiret yaşamında da devam ettirmek ister. İnsanın doğuştan mutluluk isteyen doğası, sahip olduğu zihinsel yetenekleriyle birleşince bu durum gerçekleşir ve böylesi bir mutluluk isteğinin ise bu dünyada yaşamı sürdürmek ve üremekle bir alakası yoktur.
--reklam--
Arzulardan Allah'a İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bütün arzuların bir objesi vardır!: Günümüzde gençlerin ateizme yönelmeleri çokça tartışılan bir konu. Ne oluyor da gençler, dinde bulamadıklarını ateizmde buluyorlar? Bence bu kayışın en önemli nedeni doğru inançla kurulamayan akıl ilişkisi. Çoğu insan dini öğrenmeyi çok küçük yaşlarda aile ortamında başlıyor. Fakat bu öğrenilen din daha çok duygusal, kalbe hitap eden kısmen de masalsı oluyor. Neden bir dine inanmalıyım, inanç bana ne katacak gibi sorgulamaların cevabı pekte anlatılmıyor. Anlatılmayı geçtik çokta insan bu soruların cevabını aramıyor. Kalpte kalan inanç, akla ulaşmayınca bir süre sonra kopuşlar gerçekleşiyor ve insan inançsızlığa doğru sürükleniyor. Şunu bilmeliyiz ki sağlam bir inanç elde etmek büyük emek istiyor. Bol bol okuyup araştırarak kendi kişiliğimize uygun bir din anlayışı inşa etmek zorundayız. Başkalarından aldığımız inanç kültürü ne üstümüze tam oturuyor ne de uzun süre taşıyabiliyoruz. Oturduğunuz yerden inançlı olacağımızı düşünüyorsak da bir kez daha yanılıyoruz. Doğru inanç konusunda aklımızı bol bol beslemeli, sorgulamayı ve şüphe etmeyi hiçbir zaman bırakmamalıyız. O zaman göreceğiz ki inanç bir külfetten ziyade huzura götüren bir yol olacak. O'nsuz olunca susamaktan kendimizi alamayacağız. Bu doğrultuda "Arzulardan Allah'a" kitabının doğru inanç inşa etme yolunda bir kilometretaşı olduğuna inanıyorum. Masallar, efsaneler anlatmak yerine düşünen bireyleri ikna etmek üzerine kurulmuş. Taslaman, arzulardan yola çıkarak Allah'a giden yolu felsefi bir yolla açıklamaya çalışıyor. Her arzunun bir objesi olduğunu öne sürerek altı temel arzumuzu ele alıyor; yaşam, korkuların giderilmesi, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusu. Örneğin, her arzunun bir objesi var derken yaşamın objesi olarak da ahiret hayatını gösteriyor. O halde ahiret hayatı gerçektir ve yaratan bir güç vardır. Özellikle ateist filozofların bile arzular karşısında tam bir açıklamaya sahip olamaması teizme olan inancınızı perçinleyeceğine eminim. (Ahmet Burak Ozyurt)
İÇİMİZDEKİ ARZULARIN KÖKENİ”: Caner hoca kitabın başında Biz insanların en temel özelliklerinin başında doğal arzularımız gelmektedir diyor ve her insanda ortak olan 6 arzumuzu inceliyor. Bunlar; Yaşam arzusu Korkuların giderilmesi arzusu Mutluluk arzusu Gaye arzusu Şüpheden uzak bilgi edinme arzusu Başkaları tarafından iyi davranılma ve bunların hepsini inceleyerek diyor ki: Bütün bu doğal ve temel arzularımızın karşılanması Allah merkezli bir varlık anlayışını gerektirir. Bence de birbirlerine indirgenemeyecek, farklı ve çok temel arzularımızın hepsinin aynı şekilde Allah’ın varlığını gerektirmesinin en iyi açıklaması; Allah tarafından bunların insana yerleştirilmiş olduğudur. orcunkalfa kitap/kitap--138287 yazar/i8191 (Orçun Kalfa)
Caner Taslaman bu kitabını insanın temel özelliklerinin başında olan doğal arzuların karşılanmasının Allah’ın varlığına bağlayan ve bağlanmayan düşüncelerin karşılaştırılmasıyla kaleme almış. Teizmin ve ateizminin birbirine zıt düşüncelerini inceleyip farklı çıkarımlarda bulunmuş. Sonuç olarak ise teizmin düşüncelerinin doğru olduğunu savunmuş. Zaten doğru olanda budur. Bu bizim dinimizce doğrudur. Kitabın bir sayfasında yer verdiği Bediüzzaman Said Nursi Üstadımızın bir sözü de bu durumun doğru olduğunu gösterir. Ve der ki; “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.” ... (Burak)
--reklam--
Arzulardan Allah'a PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Caner Taslaman - Arzulardan Allah'a kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Arzulardan Allah'a PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Caner Taslaman Kimdir?
Caner Taslaman, ilk, orta ve lise eğitimini doğduğu şehir olan İstanbul'da bitirdi. Kimya mühendisi bir annenin ve doktor bir babanın oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren doğa bilimleri ile ilgilendi. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu, yine bilim-felsefe-din üçgenindeki çalışmalarıyla profesörlük derecesini de aldı. Ayrıca "Küreselleşme Sürecinde Türkiye'deki İslam" çalışmasıyla ikinci doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakultesi'nde tamamladı. İlk olarak Tokyo Üniversitesi'nde daha sonra Oxford Üniversitesi'nde post doktora çalışmaları yaptı. Harvard Üniversitesi'nde ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak bulundu. Son dönemdeki çalışmalarında ve yurtdışında bulunduğu üniversitelerde en çok odaklandığı konu modern bilim-felsefe-din ilişkisi olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör öğretim üyesidir.
--reklam--
Caner Taslaman Kitapları - Eserleri
- Allah'ın Varlığının 12 Delili
- Big Bang ve Tanrı
- Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?
- Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası
- Allah Felsefe ve Bilim
- Ahlak Felsefe ve Allah
- Tanrı Parçacığı
- Kuantum Teorisi Felsefe Ve Tanrı
- Evrim Teorisi Felsefe Ve Tanrı
- Modern Bilim Felsefe ve Tanrı
- Terör'ün ve Cihad'ın Retoriği
- Neden Müslümanım?
- Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında
- Arzulardan Allaha Ulaşmak
- Fıtrat Delilleri
- Evren'den Allah'a
- Arzulardan Allah'a
- Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam
- Hayretten Hayranlığa Aforizmalarım
- Türkiye’de İslam ve Küreselleşme
- Big Bang ve Tanrı
--reklam--
Caner Taslaman Alıntıları - Sözleri
- "Yokluğu psikopatiye yol açan empati, kompleks ve çok katmanlı bir özelliktir. Bu kadar önemli ve kompleks bir özellik olan empati ile ilgili ve özelliklere yeni doğan bebek aşamasından itibaren rastlanır." (Ahlak Felsefe ve Allah)
- Yazılarak ve ezberlenerek korunan Kur'an, aynı zamanda gözlerin hep üzerinde olduğu kitap oldu. (Neden Müslümanım?)
- Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadiğın anlayacaklardır...Öyle bir hasrettir ki hiçbir evlilik,hiçbir seyahat, hiçbir eğitim, gerçek anlamda onu tatmin edemez. Bunu söylerken başarısız evlilikleri, tatilleri, eğitimleri kastetmiyorum. Olması mümkün en başarılılarını kastediyorum. Eğer kendimde, bu dünyadaki hiçbir deneyimin tatmin edemediği bir arzu tespit edersem, bunun en muhtemel açıklaması, başka bir dünya için yaratılmış olduğumdur. Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez. Muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin için değil, bilakis onu açığa çıkarmak içindir. Böylece gerçek hayatın farkına varalım. Eğer böyleyse, bir yandan bu dünyevi nimetleri hiçbir zaman küçük görmemeli ve şükürsüzlük etmemeliyim, diğer yandan bunları bir kopyası, yankısı, serabı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına düşmemeliyim. Kendimde gerçek vatan için arzuyu muhafaza etmeliyim, o vatan ki ölmeden ona kavuşamam... (Fıtrat Delilleri)
- Çağlarca sarf edilmiş tüm emekler, tüm özveriler, tüm parlak fikirler, insanoğlunun tüm parlak dehası, Güneş sisteminin ölümüyle yok olmaya mahkum ve insanoğlunun başarılarının hepsinin evrenin yıkıntıları içine gömülmesi kaçınılmaz. (Modern Bilim Felsefe ve Tanrı)
- Allah'ın sınırsız gücü ve müthiş yaratışları karşısında aciziz ama yaratıcımız evreni böylesine keşfedilebilir kıldığı için uçsuz bucaksız evrendeki noktacık hükmünde olan varlığımız ve acizliğimize rağmen evreni böylesine keşfedebiliyoruz. (Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası)
- Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz. (Hayretten Hayranlığa Aforizmalarım)
- Bütün insanlar mutluluğu arar. Bunun hiçbir istisnası yoktur. Bütün insanlar şikayet etmektedir; prensler, hizmetciler, asiller, halk, yaşlı, genç , güçlü, zayıf, eğitimli, cahil, sağlıklı, hasta, her ülkede, her zamanda, her dönemde, her şartta... Boş yere etrafındaki her şeyle boşluğu kapamaya çalışır, o şeylerden hiçbiri ona yardımcı olamaz, çünkü bu sonsuz boşluk ancak sonsuz ve değişmez bir objeyle yani Allah ile kapatılabilir. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
- Materyalistlerin de kabul ettiği gibi ancak iki şık savunulabilir. Ya madde ezeli ve asli unsurdur, ya da Tanrı ezelidir ve maddeyi yaratmıştır. Big Bang bu şıklardan birincisini tamamen geçersiz kılmıştır, böylece ikinci şıkkın doğruluğu anlaşılmıştır. Materyalistler, felsefelerinin en temelinden çöktüğünü görmeliler ve ahlak ile hayat alanını, Tanrı'nın varlığını göz önüne alarak, yeniden biçimlendirmelidirler. (Big Bang ve Tanrı)
- Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
- Eugene Wigner'in dediği gibi "mucizevi bir şekilde matematiğin dilinin fizik yasalarını formüle etmeye uygun olması, bizim anlayamadığımız ve hak edecek birşey yapmadığımız mekemmel bir hediyedir". (Tanrı Parçacığı)
- “Bu evrenin anlamı nedir”, “Hayatın anlamı nedir”, “İyi ve kötünün rasyonel temeli ne- dir” veya “Güzel kavramı izafi midir” gibi soruların cevabı bilimin sınırlarını aşmaktadır. Bu yüzden ne “Tanrı Parçacığı”nın bulunması ne de başka fiziksel bir başarı, bu sorulara ne cevap sağlayabilir ne de bu sorunları gündemden kaldırabilir. Bu sorunlar bilimin çözmeye çalıştığı sorunların sınırlarının ötesindedir. Bilim felsefesinin yaklaşımlarıyla bilimin sınırları belirlenmek suretiyle, bilimciliğin düştüğü dikkat çekilen hatalardan sakınılmasının önemli bir husus olduğu kanaatindeyiz. (Tanrı Parçacığı)
- Tek bir kişinin, birkaç kişinin veya çok az kişinin hüküm olarak uygulayacağı ayetlerin Kuran'da olması, eğer Kuran dışında bu ümmetin rehberi olan başka bir vahiy yoksa (vahyi gayri metluv yoksa) tam da olması beklenecek durumdur. (Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında)
- İslam'ın varlık anlayışı Allah merkezlidir. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
- Bilim felsefesi, zihin felsefesi ve din felsefesi gibi alanlar açısından önemli bir husus, insan zihninin evreni anlama beceresidir. Hem evrenin matematik yasalarla açıklanabilir olması hem insan zihninin rasyonel yapısı hem de evren-zihin arası mevcut uyumun birleşmesi bunu mümkün kılmaktadır. (Tanrı Parçacığı)
- Ahlaki bir sistemin Allah inancı olmadan işlemesi pratikte elbette mümkündür.. (Ahlak Felsefe ve Allah)
- Eşyayı bir şekildeyken isimlendirdiğimizde o eşya farklı bir şekle bürünürse o isimlendirmenin, yaptığımız bir fiilin sonucu her seferinde değişik olursa o fiili dil ile ifade etmenin, bunlara bağlı olarak ne tümevarım ne de tümdengelim gibi mantık kurallarını kullanmanın, sonuçta dili kullanmanın ve rasyonel akıl yürütmenin imkânı olmaz. (Allah'ın Varlığının 12 Delili)
- Yahudi, Hristiyan geleneğinin ve İslamın varlık anlayışı Allah merkezlidir. Buna göre Allah dışındaki tüm varlıklar var oluşlarını bütün ayrıntılarıyla Allah’a borçludurlar. Galaksilerden dünyaya, bitkilerden hayvanlara ve insana, insanın bilincinden tüm doğal arzularına kadar her şey Allah’ın yaratışının ürünleridir. (Allah Felsefe ve Bilim)
- Felsefe, bilimdeki özellikle fizikteki çağdaş gelişmelere ayak uyduramamıştır. Bilgi arayışımızdaki keşiflerin meşalesi artık bilim insanlarının elindedir. Stephen Hawking (Tanrı Parçacığı)
- ''Erasmus, canlıların daha kompleks bir yapıya doğru evrimleşmelerinin Allah tarafından canlılara içkin yaratılan özelliklerle mümkün olduğunu ifade etti. Yazılarında savunduğu fikirlerin Kitab-ı Mukaddes ile uyumlu olduğunu göstermek için Kitab-ı Mukaddes'ten alıntılar yapıyordu.'' (Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?)
- Tarihe baktığımızda, insana zarar vermekten kaçırmayan insanoğlunun çevreye zarar vermekten hiç kaçınmadığını görürüz. Kuran, 7. yüzyılda, çevre duyarlılığı olan bir zihin inşa etmiştir: 30- Rum Suresi 41: İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozgun çıktı... (Neden Müslümanım?)
Yorumlar
0 yorum