Kitap Künyesi
Yazar: Maeve Binchy
Çevirmen: Sibel Sakacı
Orijinal Adı: Whittethom Woods
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9789752936058
Sayfa Sayısı: 280
Aşıklar Korusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Açgözlülük, ihanet, ruhsal sorunlar, yalnızlığın verdiği keyif, modern işkadınının stresi... Yalın ve dokunaklı bir anlatım... Maeve Binchy hep bir numara."
Publishers Weekly
Aşıklar Korusu Alıntıları - Sözleri
- Herkesin elinde kocaman taşlı pırlanta birer yüzük olsa ya da günbatımları her yerde kızıl ya da altın sarısı olsa, bunların hiç biri kıymetli olmazdı.
- "Annelerimiz bizden nefret etmezler" diye anlatıyordum defalarca. "Onlar, bizim için en iyiyi yaptıklarını düşünürler. Bu her zaman yanlıştır, ama onlar bunu gerçekten bilmezler."
- Herkesin elinde kocaman taşlı pırlanta birer yüzük olsa ya da günbatımları her yerde kızıl ya da altın sarısı olsa,bunların hiçbiri kıymetli olmazdı...
Aşıklar Korusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eğer yabancı isimleri aklında tutma probleminiz yoksa harika bir kitap, Birbirinden bağlantısız ama aslında bağlantılı insanların hayatlarından kesitler sunuyor...Yazarın şuana kadar okuduğum kitaplarını göz önünde bulunduracak olursam..Klasik bir Maeve Binchy kitabı diyebilirim... (Fadime YeŞİl)
İnsanı çok yormayan ve sakin bir anlatım. Her şey var bu romanda. Tek bir kişiyi değil, koca bir kasabayı ele alıyor. Başka kişilerden çok bahsetse de en azından sonunu güzel bir şekilde bağlaması tek güzel yanıydı bence. (Downtown Girl)
Mum yakmak, çaput bağlamak yada adak adamak. İnancın getirdiği bir umut arayışı. Aslına bakarsanız daha çok bize has bir gelenek yada görenek olduğunu düşündüğüm bu davranış durumunu Maeve Binchy çok güzel ele almış. Aşıklar korusu adlı romanda Roosmore adlı küçük bir kasabada insanların sorunlarının çözümünü Azize Ann kaynağında arıyorlar. Fakat hikayeler kısım kısım ayrılmasından ötürü anlatımda bozulmalar var. Kısa hikayelerde ise yeni kahramanları konuya dahil ediyor. Kahramanları yeteri kadar özümseyemeden hikayenin bitmesi ile yeni hikayeler başlıyor. Şöyle ki kitabı yarıda bırakıp iki sene sonra devam etseniz yadırgamazsınız. Bolca kahraman yüzeysel geçitler, tek bir konu üzerinde dönen hayatların buluşma noktası olmuş diyebilirim. Okunur mu okuyun derim. (Gülden Gümüş)
Kitabın Yazarı Maeve Binchy Kimdir?
Maeve Binchy (28 Mayıs 1940 - 30 Temmuz 2012) gazeteci, kısa öykü yazarı ve romancı.
İrlanda’nın başkenti Dublin’in dışında küçük bir köy olan Dalkey’de, 1940 yılında doğdu. Killiney’deki Holy Child Convent adlı, Katolik kız çocuklarının gittiği bir okulu bitirdikten sonra University College’dan mezun oldu ve öğretmen olarak çalışmaya başladı.
Yirmi üç yaşındayken, Kudüs’te İsa’nın son yemeğini yediği söylenen mağarayı ziyareti sırasında, dinsel inancını yitirdi. Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti. Yurtdışında bulunduğu sırada her hafta babasına, bulunduğu yerdeki hayatı ve savaş altındaki toprakları tasvir eden mektuplar yazdı. Babası, bu mektuplardan birini, Dublin’de yayımlanan "Irish Times" gazetesine 18 pound’a sattığında Binchy’nin öğretmen maaşı, 16 sterlindi.
Öykü tarzında kaleme alınmış bu mektup, Binchy’ye 1969 yılında "Irish Times"ın da kapılarını açtı. Böylece, haftada iki kez yazan ünlü bir köşe yazarı ve İrlanda feminist hareketinin ilk kadın editörü oldu. Londra’ya taşınan Binchy burada, daha sonra çocuk öyküleri de yazacak olan, BBC’nin sunucularından Gordon Snell’le tanıştı.
Eşinin teşvik ve desteğiyle yazarlık yapmaya karar veren Binchy, çok sayıda öykünün yanı sıra, iki oyun ve kendisine Prag Film Festivali’nde en iyi senaryo ödülü kazandıran bir de TV oyunu yazdı. Maeve Binchy, "Evening Class" (İtalyanca Aşk Başkadır) adlı romanıyla uluslararası şöhret oldu.
Maeve Binchy, eşi Gordon Snell’le birlikte yaşadıkları Dublin’de 30 Temmuz 2012'de vefat etmiştir.
Ödülleri
2001 - WHSmith Kitap Ödülü
1999 - Britanya Kitap Ödülleri Yaşam Boyu Başarı Ödülü
1976 - Jacob Ödülü (İrlanda)
1976 - Prag Film Festivali En İyi Senaryo Ödülü (Deeply Regretted by)
Maeve Binchy Kitapları - Eserleri
- İtalyanca Aşk Başkadır
- Yalnız Kadınlar Sokağı
- Aşk Mutfakta Pişer
- Geri Döneceksin
- Hayatın Ta Kendisi Lokantası
- Aşk, Bir Kere
- Bir Dilek Tut Benim İçin
- Leylak Zamanı
- Yıldızlı ve Yağmurlu Geceler
- Gümüş Yıldönümü
- Gizlidir Bütün Aşklar
- Aşkı Yarın Yaşayacaksın
- Ateşböceklerinin Mevsimi
- Aşıklar Korusu
- Bu Yıl Farklı Olacak
- Ruh ve Yürek
- Aşk ve Çocuk
- Her Durakta Aşk
- Küçük Bir Kış Masalı
- Dönüş Yolculuğu
- Umut Hep Var
- Feministlere Masallar
- Dublin People
- Dublin 4
- Insel Der Sterne
- Nights of Rain and Stars
- A Few of the Girls
Maeve Binchy Alıntıları - Sözleri
- Ölü bir evliliğim olacağına rahibe olmayı yeğlerim, (Hayatın Ta Kendisi Lokantası)
- "Çok yalnızım.' (Aşkı Yarın Yaşayacaksın)
- Derdinin üzerine biraz ışık düşür, tıpkı çiçekler gibi dertlerin de ışığa ve havaya ihtiyacı vardır derler. (Yalnız Kadınlar Sokağı)
- Gerçekten hayret verici, en korktuğunuz şeyin aslında hayrınıza olduğu ortaya çıkabiliyor! (Aşk ve Çocuk)
- "İnsanların düşünce ve umutlarına kurallar koyamazsın." (Aşkı Yarın Yaşayacaksın)
- Neden insanlar genelde birbirlerinin derdiyle aşırı ilgilenip, abartır, sonra da bu krizi aştığını görünce hayal kırıklığına uğramış gibi şaşırırlar. bu garip çelişkiyi hiç bir zaman anlayamamıştı. (syf. 221) (Bu Yıl Farklı Olacak)
- "Gerçekten hayret verici, en korktuğunuz şeyin aslında hayrınıza olduğu ortaya çıkabiliyor! Hayatımın ne kadar büyük bir kısmını trenlerde ve otobüslerde geçirdiğimi, her şey bitene kadar asla fark etmemiştim. Bahçecilik ve internet öğrenmeye zaman kalmamasınada şaşacak bir şey yok" (Aşk ve Çocuk)
- Önemli olan tek şey, başkaları üzerinde kendinle ilgili iyi bir izlenim yaratmandır. Bir ayna gibi düşün. Eğer iyi görünürsen ve insanlar da senin iyi göründüğünü düşünürse aynısını sana yansıtırlar. (Umut Hep Var)
- Kimse bize savaşların sonsuza dek sürdüğünü anlatmamıştı... (Bir Dilek Tut Benim İçin)
- Birkaç ömrümüz olsaydı, eh, evet, belki, ama yalnızca bir ömrünüz varsa bunu hukuk öğrenimiyle harcamaya değer miydi? (Küçük Bir Kış Masalı)
- Herkesin elinde kocaman taşlı pırlanta birer yüzük olsa ya da günbatımları her yerde kızıl ya da altın sarısı olsa,bunların hiçbiri kıymetli olmazdı... (Aşıklar Korusu)
- Hepimiz biraz deliyiz aslında. Bir çanaktaki bezelyeler kadar birbirimize benzememizi önleyende bu. (Geri Döneceksin)
- “Çünkü sanırım hayat bir pazarlık” dedi annesi. “Çünkü karşılıklı özveri dedikleri bundan ibaret. İstesen de istemesen de onaylarsın ve karşılığında sevgilerini kazanırsın.” (Umut Hep Var)
- “Haydi, haydi Fergus, Kadınlar hiç işleri olduğu gibi görürler mi? Sen hiç romantik günlerden, metrelerce tülden ve düğünden ötesini gören bir kadına rastladım mı? Bırak öyle kalsınlar, kimseye bir zararları yok.” (Ateşböceklerinin Mevsimi)
- Artık her şeyin eskisi gibi olmasını beklemekten vazgeçip olanları kabullenmenin zamanı gelmişti. (İtalyanca Aşk Başkadır)
- Bazı insanlarda kimsenin tahmin edemeyeceği, bilinmez nedenlerle artık hayata son verme isteğiyle dolu yarıklar vardır. (Aşkı Yarın Yaşayacaksın)
- Öğretmenlik mesleği hakkında söyleyebileceğimiz bir şey varsa o da öğretmenliğin insanı başka hiçbir şey düşünemeyecek kadar meşgul etmesidir. (Hayatın Ta Kendisi Lokantası)
- "Başkalarının hayatını değiştirmek kolaydır. Sorun kendi hayatında." (Ateşböceklerinin Mevsimi)
- İnsanlarla bu kadar rahat iletişim kurmak harika bir şey olmalıydı. Bunun, okumuş, meslek sahibi aileler arasında çok görülen bir durum olduğunu fark etmişti, birbirleriyle hiç tereddüt etmeden rahatça sohbet ediyorlardı. (Leylak Zamanı)
- Ağlamadı, ağlayamayacak kadar büyük bir boşluk hissediyordu içinde. (Ateşböceklerinin Mevsimi)
Yorumlar
0 yorum