Kitap Künyesi

Yazar: Münib Engin Noyan

Yayın Evi: Profil Yayıncılık

İSBN: 9789759962845

Sayfa Sayısı: 272

Aşk Düşünce Yollara I Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Güçlü kurgusu, şaşırtıcı karakterleri ve Münib Engin Noyan'ın kendine has anlatım uslûbuyla tadlanmış düşsel bir roman...

1996 yılında New York'ta Müslüman bir zenci kadının dünyaya getirdiği beyaz bebek, annesi dahil bütün aileyi büyük bir şaşkınlık içinde bırakır.

Bir kişi hariç: "mucize" bebeğin dedesi Prof. Dr. Abdulhakîm Osman. Olayın altında yatan hikâye, dinleyenleri/okuyanları daha da büyük bir şaşkınlığa düşürecek ve bambaşka dünyalara sürükleyecek müthiş bir aşk hikâyesidir.

1800'lü yılların ortasında Üsküdar'da başlayıp, önce Ege denizinin küçücük bir adası, sonra da İspanya üzerinden Teksas'ın bir kasabasına kadar uzanan bir aşk hikâyesi...

Bilâl ile Rabiâ'nın aşklarından doğan beklenmedik ve çarpıcı bir yolculuğun seyir defteri. Aşk Düşünce Yollara / Hikâye-i Bilâl'de Münib Engin Noyan'ın keyif veren, akıcı anlatımıyla Bilâl'in, Rabiâ'nın, Osman Hoca'nın, Yorgo Vassilidis'in, Harula'nın, Hacıbey Sungur'un, Hacı Tayyar Reis'in, Gaetano Dragonetti'nin, Onnik Efendi'nin ve Winnie'nin şaşırtıcı, gizemli dünyalarına gireceksiniz... Daha önce benzerleriyle hiç karşılaşmadığınız bir dünyaya...

Aşk Düşünce Yollara roman dizisinin ilk kitabı olan Hikâye-i Bilâl, kahramanlarıyla ve sıradışı olay örgüsüyle bizi heyecandan heyecana sürükleyecek, şaşırtacak, derin derin düşünderecek, kâh güldürüp, kâh ağlatacak ve bu özellikleriyle bitmesini istemediğimiz başucu romanlarınızın arasında yer alacak!

Sefer Bitmez, "Kuş Bakışı"

Aşk Düşünce Yollara I Alıntıları - Sözleri

  • Oysa ben hâlâ daha ondan çok şeyler öğrenebileceğimi düşünüyorum !
  • İnsan,ne kadar güçlü olursa olsun,önünde sonunda zayıftı
  • Tedavidir uyku
  • İnsanın gönlüne ,mizâcına uygun bir hayat arkadaşı bulabilmesi ,nasip işiydi
  • Her geçen gün biraz daha küstü hayata ,biraz daha içine kapandı
  • Hak Te'âla ,celle cellahu,neyler , vallahi şüphe yok ,neylerse güzel eyler !
  • "Yâ Rabbi! Bilmeyerek günahkâr olmuşsam, istemeyerek isyân etmişsem sana, affet beni! Sen şüphesiz, Her şeyi gören, işiten, bilensin! Gafûrsun, Afuvvsun, Tevvâbsın! Azâbınla değil rahmetinle terbiye et şu âciz kulunu!"
  • Irkla ,soyla işimiz olmaz ki bizim !
  • Aşık olmuştu ona!
  • İnsanlık elden gidiyor
  • Nisyan ile maluldür
  • Ne kadar da duyarsız ve de zâlim oluyordu şu insan denen mahlûk bir başkasının çâresizliği karşısında!
  • Ayakları geri gide gide çıktı Rabia görücülerin karşısına
  • Etrafımda yardım elini uzatacak hiç kimse yoktu

Aşk Düşünce Yollara I İncelemesi - Şahsi Yorumlar

verebilmek...: Eser bir roman olduğu için başlarda bir inceleme yazmayı düşünmemiştim.Ama sayfalar ilerledikçe insanın yüreğini titreten cümlelere daha sık rast gelmeye başlıyorsunuz ve konuşmaya değer bir şeyler olduğunu düşünüyorsunuz zira her ne kadar kurgu olsa da anlatılanlar, bir zamanların acı gerçekleriydi de aynı zamanda... Köle olmayı kendine layık gören ve bundan başka bir şekilde yaşamayı bilmeyen Winnie adında 18 yaşında siyahi bir kadının yeni bir hayata adım atmasının hikayesi aslında beni en çok etkileyen; Winnie'nin Hacer Hanıma dönüşümü... Kölelerin en büyük hasretlerinin özgürlükleri olduğunu düşünmüşümdür hep ama yanılmışım... Winnie' ye göre ömürleri boyunca tek bir şeyin peşinde olurlarmış köleler: Verebilmek. Birilerine bir şeyler verebilmek. Bizim elimizin altında olup da yapmaktan sakındığımız bir eylemin özlemini çekmek ve bunu özgürlüklerinden bile ötede tutmak?!. Günümüz insanının anlaması zor sanırım,almaya ve tüketmeye alışmış bizlerin...Ama Winnie bize unutturulan bir gerçeği hatırlatıyor bizlere, bize değer katan bir şeyi, bizi biz yapan: Meğer "alınca değil, ancak verince ve verebildiğince var olur"muş insan... Vermenin de bir nimet olduğunun ve bir yerlerde hala bunun özlemini çeken insanlar olduğunun bilincinde olduğumuz günlere... Selametle. (Şerife)

Bana biraz klişe geldi ve olayların akışı o kadar basit ve sıradandı ki anlatamam insanda kitabı bitirme iştahı bırakmayacak kadar diyebilirim . Yani bilmiyorum belkide venim okuyuş tarzıma biraz zıt geldi Şunu söylemeliyim bende baş ağrısı etkisi yaptı (Zehra Betül Can)

aşk düşünce yollara: bir solukta okuduğum nadir kitaplardan birisi....hocamın tavsiyesi ile okumuştum.en begendiğim kitaplardan birisi oldu diyebilirim yalnız 1. kitabını bir gecede okurken 2. kitabını baya bir zorlanarak okudum ilk yazdığı dil kadar heyecan vermedi Münib Engin NOYANın kalemine sağlık... (Büşra yel)

Kitabın Yazarı Münib Engin Noyan Kimdir?

Münib Engin Noyan (d. 14.111953, İstanbul) Türk tiyatrocu.

İstanbul Alman Lisesi ve Viyana Üniversitesi Felsefe Fakültesi Tiyatrobilimi Enstitüsünde eğitim gördü. Türkiye'ye döndükten sonra bir müddet İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yönetmen ve dramaturg olarak çalıştı. Bir dönem Avrupa'nın çeşitli yörelerinde, örneğin Fransa'nın güneydoğu şehir ve kasabalarında eşi ile birlikte çok başarılı yahudi tiplemeleri yapmaktaydı.Halk deyimi ile bir vakit önce "hidayete erdi" ve şimdilerde yurtiçinde ve yurtdışında konferanslar veriyor, dini sohbetlere katılıyor, ilahiler seslendiriyor.

Hilal TV'de uzun süre Kapılar ve Köprüler isimli programı hazırlayıp sunmuş, ayrıca yine aynı kanalda Mustafa İslamoğlu ile birlikte Vahyin Penceresinden isimli programı yapmıştır.

Münib Engin Noyan Kitapları - Eserleri

  • Aşk Düşünce Yollara I
  • Oma
  • Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa
  • Kur'an Günlüğü
  • Şapka
  • Sucuklu Yumurta

  • Hadis Günlüğü
  • Kur'an Günlüğü 2
  • Sohbetler
  • Kur’an Günlüğü 1
  • Müslüman Kardeşimle Sohbetler
  • Teyakkuz Yazıları
  • Vahyin 1. Yılı

  • Ben Müslümana Müslüman Demem
  • Herkes İçin Kur'an Okuma Rehberi
  • Müslümanım Elhamdulillah
  • Dikkat Münafık Var
  • Dikkat Misyoner Var
  • Ehl-i Qur'an Olmak
  • Yeni Başlayanlar İçin Namaz Rehberi

  • Mein Qur'an Tagebuch
  • Vahyin 2. Yılı

Münib Engin Noyan Alıntıları - Sözleri

  • Dinin afeti hevadır İbadetin/Kulluğun afeti ara vermektir Sözün afeti yalandır Güzelliğin afeti kendini beğenmişliktir Cömertliğin afeti israftır Asaletin afeti övünmedir Yumuşak huylu olmanın afeti horlanmadır Cesaretin afeti azgınlıktır Cömertliğin afeti başa kakmaktır Zarafetin afeti aşırı hoş görünme çabasıdır İlmin afeti unutmaktır (Hadis Günlüğü)
  • "Ve aka aka bütün o yüce dağları, sarp kayalıkları, derin vadileri, geniş ovaları aştıktan sonra kavuşmuşlar nihayet Dicle ile Fırat birbirlerine... O kadar büyük, o kadar büyükmüş ki sevdaları, koskocaman bir nehir olup dünyanın en verimli, en güzel, en bereketli topraklarından biri haline getirmişler içinden akıp geçtikleri her yeri....ve 'Şattul-Arab' adını vermişler orada yaşayan insanlar bu ölümsüz aşkın adına... (Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa)
  • Batı dünyasının hiçbir ülkesinde,üniversite bitirmiş olmakla övünmez ve de övülmez hiç kimse...! (Müslüman Kardeşimle Sohbetler)
  • "Esas ve de mühim olan akmaktır, dedi. Ummâna kavuşmak için biteviye akmak, karşısına çıkan her engeli bıkmadan usanmadan aşmak! Aşmak için ne gerekiyorsa onu yapmak! Ama asla hedefinden ve yolundan sapmamak! Sabrın bu olduğunu bilmek ve sabrı cihâd edinmek hatta yâtiyek'el-yakîn! " (Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa)
  • Haşr 13: “Şu bir gerçek ki, yüreklerinde size karşı duydukları korku Allah’a karşı duyduklarından daha şiddetlidir. Çünkü onlar anlayışı kıt bir topluluktur!” Bu ayetle ilgili olarak Muhammed Esed şu yorumda bulunur: “Onlar Allah’a inanmadıklarından veya en azından inanç konusunda yarım-gönüllü olduklarından, bu dünyada karşılaşacakları maddî/somut tehlikeler onları Allah’ın nihaî yargısı düşüncesinden daha fazla korkutur. (Kur'an Günlüğü)
  • Kur’an’ın gölgesinde yaşamak, ancak tadanların bilebileceği bir nimettir. İnsanın hayatını yücelten, temizleyen ve onurlandıran bir nimet… (Kur'an Günlüğü)

  • Kıyafet sahip olunan dünya görüşünün aynasıdır. (Müslüman Kardeşimle Sohbetler)
  • Gavur gibi davranacak olduktan sonra millete, ne gerek vardı ki onca gayret sarf etmeye , onca şehit vermeye kurtarmak için vatanı gavurdan? (Şapka)
  • O gün boynumu büktüm, bir daha asla dikleştirmemecesine… O gün secdeyi gördüm, bir daha asla unutmamacasına… O gün, onca geceden, onca yıldan, onca çabadan, onca emekten sonra vardığım noktadan, sıfırdan, yeniden başlamaya karar verdim. Ve o günü hep bugün bildim. (Kur’an Günlüğü 1)
  • Bütün Kur'an Aşıklarına duyrulur; Oku ,Düşün , Anla, Yaşa! Fazla söze ne hacet? (Kur'an Günlüğü)
  • “Moda” adı altında uyguladıkları “gözbağcılık”la, insanları iyice aptallaştırıp, dibine kadar sömürüyorlar, dahası köleleştiriyorlar. (Ben Müslümana Müslüman Demem)
  • Takdir ve tevfik hiç kuşku yok ki yalnızca âciz bir kulu olmakla şereflendiğimiz Âlemlerin Rabbi Yüce Allah'tan dir, celle şânuhu. (Sohbetler)
  • -Arkadaşlar, kararımı açıklıyor ve oylarınıza sunuyorum! -Ne oylaması, sayın başkan! Oylama da nerden çıktı! Kararını açıkla yeter! Hepimiz uyarız! (Sucuklu Yumurta)

  • Timsah yaklaşık on sekiz milyon yıldır, yani dinazorların yaşadığı dönemden beri varlığını sürdüren, nesli hiç tükenmemiş, yok olmamış, üstelik de yok sayılacak kadar az değişime uğramış ilginç bir hayvan. (Ben Müslümana Müslüman Demem)
  • Hiç kelimelere dökülmedi bu aşk, hiç dillenmedi ama alemlerin rabbi olan Allah'ın ve Rasûl-i Ekrem efendimizin dışında kim daha beliğ konuşabilir ki gözlerden başka! (Şapka)
  • Ölüler mi tiksindirici? Ya dirilere ne demeli, ha? (Sucuklu Yumurta)
  • " Ey insan! Ne mağrur etti seni o Kerim Rabbine?" (Kur’an Günlüğü 1)
  • -Neden bu kadar öfkeli bu? -Neden olacak, açlıktan! -Hepimiz açız, ama onun gibi davranmıyoruz! (Sucuklu Yumurta)
  • “Önce kendi içimizde kapalı duran kapıların farkına varmalıyız; önce onları açmaya çalışmalıyız. Kapılar bi kere açıldı mı sıra köprüler kurmaya; o köprülerden geçerek kendimizi ve birbirimizi tanımaya, hayatı daha geniş ve derin soluklarla algılamaya, yanaşmaya, zenginleşmeye, zenginleştirmeye!” (Oma)
  • ''Müslümanlar değildi İslam'ı yücelten,büyük kılan;tersine, İslam'dı Müslümanları yücelten.'' (Kur'an Günlüğü)