Kitap Künyesi
Yazar: Seçil Çömlekçi
Yayın Evi: Carpe Diem Kitap
İSBN: 9786051441061
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Aşk mı? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Bitmiştim… Bir şeylere başlamak için değil, sona yaklaşmak için bitmiştim.”
Bazı insanlar sadece bitiş çizgisini görür, sonrası yoktur. Ne yeni bir başlangıcın heyecanı ne de bitiş çizgisini geçmiş olmanın sevinci ya da hüznü... Elif’in içine çöreklenen duygu tam da böyleydi. İş, aşk, sağlık, parada ve diğer bütün dallarda sıfıra yakın olduğu bir dönemde önüne şık bir tabakla bir fırsat sunulur. İnsanların kendisini muhabir olarak görmediği gazetede bir sayfası, yardımcısı görünümünde olsa da gelecekteki en iyi arkadaşı ve o vardır. O… Bir kez gördüğünde tüm gününü değiştiren o…
Elif’ in çömez muamelesi gördüğü gazetede yeni işe başlayan, kendisiyle taban tabana zıt Melek ile filizlenen arkadaşlığı, sevdiğini söylemek bir yana “Merhaba” bile diyemediği Engin’e olan duyguları onu bambaşka birine dönüştürmeye başlar.
--reklam--
Aşk mı? Alıntıları - Sözleri
- "Yok azizim yok, sevmek sakin kalplere yakışıyor."
- "Ceplerimi yokladım, mutlu olmak için birçok sebep buldum Orada en başta da iyi zamanın da kötü zamanın da sabit kalmadığıydı. Her şeyin geçici olmasının en güzel yanı da buydu. İyi ve kötü günler insanlar arasında dolaşırlar. Bugün misafirim iyi gündü. Yarınsa kapımı kimin çalacağını bilmiyordum. Başıma ne geleceğini de... Ama geçeceğini biliyordum. Güzelin de çirkinin de geçeceğini... Bir şeyi daha biliyorum, yazarsam daha anlamlı geçecekti. Ben de öyle yaptım. Yazdım."
- "Fark ettim ki içimizden gelmeden kendimizi gülmek için zorladığınızda dudak kenarlarınızı mandalla tutturmuş gibi acı yayılıyor ağız çevremize."
- Bitmiştim. Bir şeylere başlamak için değil, sona yaklaşmak için bitmiştim. Oysa dış cephemden bana baktıklarında gayet cafcaflı, yeni bir bina gibi duruyordum. Bilmiyorlardı ki binanın dışı yalıtımla kaplı olsa da bu defa içerinin soğukluğu dışarıya geçmiyor."
- "Yok azizim yok, sevmek sakin kalplere yakışıyor."
- "Yanından uzaklaşırken o gevrek gülüşüyle bana baktığını hatırlıyorum. O an gülüşünü, ağzı ve dişleriyle birlikte küçük bir hediye sandığına kapatıp eve götüresim geldi."
- "Düşünülecek şeyin fazlalığı iyidir Elif, bu seni daha canlı yapar. Hem ne kadar çok kişiyi düşünürsen o kadar kalabalıksın demektir."
- Koridorda on yedi-seksen yedi yaş grubu insanlar bir arada ilerliyorlardı. Biz de grubu takip edip yemekhaneye kadar geldik. Yanıma yetmiş yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir amca oturdu. Oturur oturmaz da yoğurduma göz koydu. "Yoğurdunu yemiyorsan bana versene." "Ama yiyeceğim" "Daha yememişsin, demek ki pek sevmiyorsun." "Sofraya yeni oturdum amca, malum yemek için dokunacak kadar yakın olmak gerekiyor. Biz yoğurtla iki saniye önce yakınlaştık." "Sen yoğurdu verirsen ben de sana tuzumu veririm. Hem tansiyonunu da dengeler." "Bu adil bir değişim mi oluyor şimdi?" "Adil mi? Sende milyonlarca hücre var, bende de git gide azalan birkaç bin hücre... Bu adil mi? Hem ekmeği tuza banmanın üzerine şiirler bile yazılmış. Sen beğenmiyorsun."
- "Hikayelerimiz birbirine değerse daha az yaralı çıkarız bu hayattan. Hikayelerimiz diyorum ya sanmayın herkesin tek bir hikayesi var. Hepimizin cepleri dolu dolu... Bir boşaltsak ceplerimizi masaya, etrafta bir sürü kurt, kuzu, cadı dolanır."
- "Ceplerimi yokladım, mutlu olmak için birçok sebep buldum orada. En başta da iyi zamanın da kötü zamanın da sabit kalmadığıydı. Her şeyin geçici olmasının en güzel yanı da buydu."
- Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır...
- "Sır, kendi sırrını saklamakla mümkün..."
- "Düşünülecek şeyin fazlalığı iyidir Elif, bu seni daha canlı yapar. Hem ne ladar çok kişiyi düşünürsen o kadar kalabalıksın demektir."
--reklam--
Aşk mı? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitaba başlarken hiçbir beklentim yoktu ama daha ilk sayfalardan gerek merak unsuru gerekse yazarın kullandığı mizahi üslupla birlikte kitap beni sardı. Çok eğlenerek okudum, başkarakterimiz Elif'in yaşadığı ikilemler, bastırmaya çalıştığı iç sesleri, insanların duyarsızlığı vs. belki de her gün bizlerin de başına geliyordur. Elif'in değişimini, mutlu olmak için sebepler aramasını ve kitabın sonunu da çok beğendim. İkinci kitabı çıkacak mı bilmiyorum ama ben o sondan sonrasını da çok merak ediyorum. (pomegranate)
Saat 4 e kadar bu kitabı okuduysam şayet yazarlık yönümü neden faaliyete geçirmeliyim sorusuna cevap bulduğum içindir... Kendimi bildim bileli şiir, öykü vb. konularda gerekli okur kitlemi oluşturmuş gerekse ödüller kazanmış birisi olarak neden... Neden bu yönümü artık kendim ortaya koymuyorum?... Roman taslağıma baktım, zenginleştirecek daha bir çok konu yazdım not kağıdına ve en kısa zamanda bir yeşilliğe ayaklarımı basıp geri kalan A4 leri bitirme kararımı aldım... Tarzım olan kitaplardan değil ama okutma özelliği çok başka ... Baş karakterimizin ruhsal değişimleri, kararsızlıkları ve dışa vurması gereken kalem gücünü anlatmakta... Sami Amcanın dediği gibi denize atmak... Bende Deniz'ime attım gitti... Okuyun, okutun efendim... (E F T E L Y A ...)
Merhabalar herkese Kitabın ismine ilk baktığımda böyle aşk kitabı zannetmiştim . Evet yine aşk meşk var ama kitabın asıl olayı bu değil . Konusu baş karakterimizin iş hayatı , içinde yaşadığı bunalımlar , ailesinin ve çevresinin ilgisizliğini anlatıyor genel olarak . Yazım dili de gayet eğlenceliydi . Önyargıyla başlamıştım ama sevdim . Okumak için çerezlik bir kitap . Boş bir zamanınızda otursanız 3-4 saatte bitirebilirsiniz. Okumanızı tavsiye ederim . Okurken kendinizden bir şeyler bulabileceğinizi düşünüyorum . İyi okumalar dilerim :) (Şevval)
--reklam--
Aşk mı? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Seçil Çömlekçi - Aşk mı? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk mı? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Seçil Çömlekçi Kimdir?
17 Temuz 1987 Manisa doğumludur. Yazarlığı yanında oyunculuğu da vardır. Al Gülüm Ver Gülüm, Ölümsüz Kahramanlar, Kızlar Yurdu ve Dolunay adlı dizilerde rol almıştır.
--reklam--
Seçil Çömlekçi Kitapları - Eserleri
- Hayat Zor Ama Ben de Kolay Biri Sayılmam!
- Bizimkisi Bir Ah Hikayesi
- Bir Cevabım Yok Ama Sorunuza Hayran Kaldım
- Aşk mı?
- Benim Kıymetli Yalnızlığım
- Keyfin Yerinde Değilse Annen Bir Yere Kaldırmıştır
--reklam--
Seçil Çömlekçi Alıntıları - Sözleri
- Aşk "kulaktan kulağa" oynamak gibidir, sen ona "seni seviyorum," dersin, o da bir başkasına... Sonra hayatla "saklambaç" oynamak zorunda kalırsın, onun ebe olup seni bulacağını umut ederek... Onun tek derdi ise rahat bir "köşe kapmaktır"... (Benim Kıymetli Yalnızlığım)
- Farklılıklar hayata çeşit katar. (Bir Cevabım Yok Ama Sorunuza Hayran Kaldım )
- Sevmiyorum diyene, git diyene ve gitme demeyene karşı çaresizdir insanoğlu. (Bizimkisi Bir Ah Hikayesi)
- İnsan bir yeri seviyorsa o yerde gerçekleşmiş bir hadiseyi seviyor demektir. Yoksa dünyanın en güzel kaya parçası, deniz akıntısı da olsa en nihayetinde en fazla beş saniyelik bir görsel hafızamızda. Ama o görselde bir de içimize kazınan anı yaşadıysak işte orası kişisel cennetimiz oluverir. (Bizimkisi Bir Ah Hikayesi)
- Her ne kadar okumada kullanılması tavsiye edilse deisteğe bağlı olarak, koltuk altında gezdirip "Bak ben kitap okuyorum, kültürlüyüm icabında" etkisi oluşturmada, aşırı sıcaklarda yelpaze yapıp yellenmede, ders sırasında arka sırada gizli gizli okunup yandakiletr okutarak dersi kaynatmada kullanılabilir. (Bir Cevabım Yok Ama Sorunuza Hayran Kaldım )
- "Sır, kendi sırrını saklamakla mümkün..." (Aşk mı?)
- "Yok azizim yok, sevmek sakin kalplere yakışıyor." (Aşk mı?)
- "Hikayelerimiz birbirine değerse daha az yaralı çıkarız bu hayattan. Hikayelerimiz diyorum ya sanmayın herkesin tek bir hikayesi var. Hepimizin cepleri dolu dolu... Bir boşaltsak ceplerimizi masaya, etrafta bir sürü kurt, kuzu, cadı dolanır." (Aşk mı?)
- Öldürmeyen acı güçlendirirmiş derler ya, öyle değilmiş. Öldürmeyen acı ülser yaparmış, saç dökermiş, sivilce çıkarırmış. Öldürmeyen acı, insanın saç derisine kadar acıtırmış. Ne güçlendirmesi... (Benim Kıymetli Yalnızlığım)
- ''Bence sen fazla heyecanlı filmler izleme Peroş(anneaneesi :D), çizgi film falan izle.'' ''Neden yavrum'' ''Ee bunun tansiyonu var, kalbi var...Heyecan, heyecan ne olacak? Tak! Merhumu heyecanlı bilirdik. Ölüm sebebi, Maria ile Antonio'nun yasak aşkı.'' ''Deme kız!'' ''Ben demiyorum, istatistikler diyor. Bu yıl ölümlerin yüzde otuz dokuz buçuğu dizilerden. Bihter ve Behlül kaç can aldıi biliyor musun? Bütün senaristler katiiilll, katil onlar.'' (Hayat Zor Ama Ben de Kolay Biri Sayılmam!)
- "Yanından uzaklaşırken o gevrek gülüşüyle bana baktığını hatırlıyorum. O an gülüşünü, ağzı ve dişleriyle birlikte küçük bir hediye sandığına kapatıp eve götüresim geldi." (Aşk mı?)
- Fena halde lanetli olduğunu düşündüğüm gıybet, yapan kişiler tarafından asla kabul edilmemektedir. Bir gün yine annem ve gıybet arkadaşları toplanmış boşanmak üzere olan bir aile hakkında açık oturum yapıyorlar. Her cümlenin sonuna da -mış -muş eki koyuyorlar ki bu şu demek; ''Ay vallahi ben bilmem, öyle diyorlar yani'' Dayanamadım atıldım: ''Hanımlar çaylar geldi, gıybetinize biraz ara verin de...'' ''Ayol ne gıybeti! Aaa üzerimize iyilik sağlık.'' ''Sizin üzerinize mi iyilik sağlık? Sağlık kısmı tamam da, iyilik kısmı hakkında konuşabilirsiniz.'' ''Kızım biz gıybet yapmıyoruz ki doğruları söylüyoruz.'' ''Zaten doğruları söylediğiniz için gıybet. Yalan söyleseydiniz bunun adı 'iftira' olurdu...'' O gün bu gündür bizde toplanmıyorlar, sonra da annemi altın gününden çıkarmışlar. (Hayat Zor Ama Ben de Kolay Biri Sayılmam!)
- “Çünkü insana en çok kitap yakışıyor! ve mürekkebin kuruduğu yerde kan akıyor...” (Hayat Zor Ama Ben de Kolay Biri Sayılmam!)
- “Ne bileyim, bazen sanki bedenin burada da ruhun paralel evrende geziniyor gibisin.” (Bizimkisi Bir Ah Hikayesi)
- Eee neydi; “Açtığın her yaradan, hesap sorar Yaradan.” (Bizimkisi Bir Ah Hikayesi)
- "Düşünülecek şeyin fazlalığı iyidir Elif, bu seni daha canlı yapar. Hem ne ladar çok kişiyi düşünürsen o kadar kalabalıksın demektir." (Aşk mı?)
- "Yok azizim yok, sevmek sakin kalplere yakışıyor." (Aşk mı?)
- "Fark ettim ki içimizden gelmeden kendimizi gülmek için zorladığınızda dudak kenarlarınızı mandalla tutturmuş gibi acı yayılıyor ağız çevremize." (Aşk mı?)
- Bende nazar yok, büyü yok peki bu kısmetsizlikler zinciri beni neden buluyor? Benim hayatımdaki şanssızlıkların nedeni ne? (Bizimkisi Bir Ah Hikayesi)
- Öyle inanıyoruz ki “Kimsenin ahı kimsede kalmaz,” sözüne, hep buna sırtımızı yaslıyoruz. (Bizimkisi Bir Ah Hikayesi)
Yorumlar
0 yorum