Kitap Künyesi
Yazar: Halide Nusret Zorlutuna
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9752638136
Sayfa Sayısı: 204
--reklam--
Aşk ve Zafer Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aşk ve Zafer, devrinde 'Ümmü'l-Muharrirât (Yazarların Annesi) unvanını almış Halide Nusret'in en çarpıcı romanı.
Milli Mücadele yıllarında İstanbul'da ve Urfa'da yaşanan bir aşkın romanı. Roman, Milli Mücadele'nin Anadolu'da ve İstanbul'da yaptığı değişimleri, Urfa'nın kültürel dünyasını, Halide Nusret'in bakış açısıyla sunuyor. Roman, Halide Nusret'in biyografisinden kuvvetli izler taşımasıyla ayrıca önem kazanıyor. Roman, Urfa'daki hayat etrafında kadın meselesine yaptığı vurguyla öne çıkıyor.
--reklam--
Aşk ve Zafer Alıntıları - Sözleri
- "Dünyada vatan aşkından daha büyük bir aşk tasavvur edebilir misiniz dayı?"
- Büyük bir ressamın zengin muhayyilesinden doğmuş bir tablo kadar güzel.
- "Tepeden tırnağa dek nur gibi, billur gibi!"
- -Azizim Nabi Bey, bu dünyada maalesef hak yok, sadece kuvvet var! -Tamam! Şu hâlde biz de hakkımızı kurtarmak için kuvvetli olmaya mecburuz.
- "Dün gece pür sitare göklerde İki yıldız ilişti gözlerime. Eğilip derhal eyledim secde, Benziyorlardı çünkü gözlerine!..."
- "Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber, Nedim, Bir peri suret görünmüş bir hayal olmuş sana!"
- "Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz, Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!"
- "Bana ta'neylenen gafil, Seni görgeç utanmaz mı?"
- "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini."
- "Dünyada vatan aşkından daha büyük bir aşk tasavvur edebilir misiniz...?"
- "Uyan ey yâreli şîr-i siyan bu hâb-ı gafletten!"
- "Tarihini aksettirebilsin diye çehren Kaç Fatih'in altın kanı mermerle karışmış."
- ..."her gün hakiki hayat tipleri önünde o kadar bunalan zavallı ruhlarımız, 'hayal' adlı mübarek teselliyi kitaplarda da bulmasın mı?.."
- sabahları, içine güneş dolmuş denizler gibi pırıl pırıl, berrak; akşamları ay ışığını içmiş gibi bir gülün kuytu bir köşesi kadar gölgeli, esrarlı!...
- -Yahut da kim bilir belki bütün hayallerden daha güzel bir gerçek!
--reklam--
Aşk ve Zafer İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Babamın kütüphanesinden okuduğum ve beni geçmişin derinliklerinde bırakan bir kitap. Babam 1984 yılında alıp okumuş.Milli mücadele döneminde kör kütük aşklar ,iletişim zorlukları ,yanlış anlaşılmalar . Bir Yeşilçam filmi izler gibi bir solukta bitti. (Selcen Tuğba Aytaş)
Milli mücadele yıllarına ait bir hikaye. Yazarımız vatan sevgisi ve karşı cinse duyulan aşkı gayet sade bir dil ile anlatıyor. Genel olarak vatan sevgisini daha baskın olarak yazmış olduğu kitaplardan ziyade bu kitapta vatana olan aşk biraz daha arka planda kalmış hikaye genel olarak karşı cinse duyulan aşk üzerine yoğunlaştırılmış. İstanbullu bir paşa kızı ve Urfalı bir gencin hikayesini anlatmaktadır. Birbiriyle çok fazla görüşmedikleri halde kendilerini çok yoğun karşılıklı duygular içerisinde bulan iki gencimizin gelecek zamanda bu yoğun duygunun yerini özlem, acı gibi duygulara nasıl ve neden bıraktığını anlatıyor. İçinizi ısıtan bu nahif kitap sonunda büyük bir üzüntü bıraksa da bizlere aşkın kutsallığını bir kez daha gözler önüne seriyor. (Hatice Babayiğit)
Milli Mücdele yıllarında İstanbul'da başlayan ve Ankara ile Şanlıurfa'ya dek uzanan bir aşk hikayesini anlatıyor. Çok samimi bir roman ama edebi yönü için çok da kuvvetli diyemem. Klasik bir milli edebiyat örneği. (Mehmet Y.)
--reklam--
Aşk ve Zafer PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Halide Nusret Zorlutuna - Aşk ve Zafer kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk ve Zafer PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Halide Nusret Zorlutuna Kimdir?
"Kadın yazarların annesi" olarak anılır. Hece ölçüsünde hamasi şiirleri ve konuşulan Türkçe ile yazılmış romanları vardır. Romancı Emine Işınsu'nun annesi, Pınar Kür'ün teyzesidir.
Yazımının dönemi 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Erzurumlu Zorluoğullarından gazeteci Mehmet Selim, daha sonraki adı ile Avnullah Kazımi Beydir. Ünlü gazeteci Süleyman Tevfik Özzorluoğlu ise amcasıdır. Halide Nusret'in babası Avnullah Kazimi Bey, 1908 yılında "Fedekeran-i Millet Cemiyeti" adlı bir siyasi parti kurup muhalefete başladığı için İttihat ve Terakki Partisi yönetimi tarafından yıllarca sürgün ve zindan hayatı yaşamak zorunda bırakılmıştı; bu nedenle Halide Nusret çocukluğunda babasını çok az görebildi. Avnullah Bey bir süre siyasetten çekilmeyi kabul edip Kerkük'te mutasarrıf olarak görevlendirildiğinde ailecek Kerkük'e gittiler. Halide Nusret, bu dönemde özel hocalardan ders alarak Arap ve İran dillerindeki bilgisini geliştirdi. Kerkük'teki çocukluk yıllarını Bir Devrin Romanı adlı anı kitabında aktardı.
Aile, I. Dünya Savaşı'nın başladığı sırada İstanbul'a dönünce Halide Hanım Erenköy Kız Lisesi'ne devam etti. Bu okulda orta tahsilini yapmakta iken babasını kaybetti. Babasının ölümü üzerine yazdığı "Ağlayan Kahkahalar" adlı yazısı 1917 yılında Talebe Defteri adlı derginin yarışmasında birinci olup yayımlanınca edebiyat dünyasına adım atmış oldu.
Lise öğrenimini tamamladıktan sonra bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Ekonomik koşullar nedeniyle çalışmak zorunluluğu doğunca Darülmuallimat sınavlarına girdi ve öğretmen olma hakkını elde etti. Öğretmenlik mesleğini çok sevdi ve kendisinin öğretmen olmak için yaratıldığı inancını her zaman ifade etti. İstanbul'da öğretmenlik yaparken bir yandan İstanbul Darülfünun'da Tarih Bölümü'ne devam etti, özel olarak İngilizce öğrendi.
Öğretmenlik Hayatı
Halide Hanım, 1924'te Edirne Muallim Mektebi'nde başladığı öğretmenlik görevini sırasıyla Kırklareli, Kars, Ardahan, Urfa, Karaman, İstanbul ve Ankara gibi yurdun çeşitli yerlerindeki liselerde yıllarca sürdürdü. 1926 yılında süvari yarbayı Aziz Vecihi Zorlutuna ile evlendi. Evlilik hayatı, eşinin 45 yıl sonraki vefatına kadar sürdü. 1930'da oğlu Ergün, 1938'de kızı Emine dünyaya geldi. Çok severek yaptığı öğretmenlik görevinden 1957'de Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulu'nda çalışmaktayken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı.
Edebi Hayatı ve Faaliyeti
Halide Nusret, Küller adlı ilk romanını 19 yaşında iken kaleme almıştı. Milli Mecmua, Türk Kadını, Kadınlar Dünyası, Aydabir, Salon Mecmuası, Çınaraltı, Çağrı, Hilal, Defne, Hisar, Ayşe, Töre, Türk Edebiyatı dergilerinde ve Vakit, Zafer, Kudret, Haber, Yeni İstanbul, Sabah, Hürriyet gazetelerinde yazılar yayımladı. 1923'te yayımladığı Hanım Mektupları adlı eseri ile edebiyat dünyasında ilgi uyandırdı.
Şiir yazmaya mütareke yıllarında başladı. Kurtuluş Savaşı'nın etkisi ve heyacanıyla milli edebiyat akımına katıldı. Milli duygularla kaleme aldığı 'Git Bahar" adlı şiiri tanınmasını sağladı. Milli edebiyat akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde hececi anlayışa bağlı kaldı. Ünlü şair Yahya Kemal'in şiirlerini ezberlediği ender şairlerden birisi olarak bilinir.
Halide Nusret'in sahnelenmemiş ancak basılmış piyesleri de vardır. Bazılarının adları şunlardır: Hatırsaymaz Kaymakam, Peçe ve Kafes, Rüzgardaki Yaprak, Suçlu Kim?, Asıl Aşk, Ali Usta'nın Torunları, Gecekondu Gülleri.
Sosyal Hayatı ve Faaliyeti
Halide Nusret, genç yaşlarından itibaren sosyal kuruluşlarda ve hayır cemiyetlerinde çalıştı. Türk Kadınlar Birliği, Türk Ocakları, Halkevleri, Muallimler Birliği, Yardım Sevenler Derneği, , Söroptomistler, Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti ve Çocuk Esirgeme Kurumu(Himaye-i Etfal Cemiyeti) yönetim kurullarında uzun yıllar hizmet verdi. 1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti. Türk Dil Kurumu'nun da kurucu üyelerindendi.
1975 yılı Birleşmiş Milletler tarafından 'kadın yılı' olarak ilan edildiğinde 'Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği' tarafından düzenlenen sergi ve toplantıda Halide Nusret'e 'Ümmü'l-Muharrirat' (kadın yazarların annesi) unvanı verildi. 1983 yılında ise Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile Türk Basın Birliği tarafından 'Basın Mesleği'nde 50 Yıl Şerefli Hizmet' belgesiyle plaket verildi.
Halide Nusret Zorlutuna, 10 Haziran 1984 günü İstanbul'da hayatını kaybetti.
--reklam--
Halide Nusret Zorlutuna Kitapları - Eserleri
- Benim Küçük Dostlarım
- Bir Devrin Romanı
- Aşk ve Zafer
- Küller
- Aydınlık Kapı
- Beyaz Selvi
- Sisli Geceler
- Bütün Şiirleri
- Gül'ün Babası Kim?
- Büyükanne
--reklam--
Halide Nusret Zorlutuna Alıntıları - Sözleri
- Yoksa siz sade Türkçe taraflısı değil misiniz? (Büyükanne)
- Fakat zaman; hangi ateşi küllemez ki?... (Bir Devrin Romanı)
- Bir yanda bu sefahat, öbür yanda alabildiğine sefalet: Sessiz sedasız aç biilâç ölen, bu memlekete hizmet etmiş ihtiyarlar… Bu memlekette belki en büyük hizmeti edecek çocuklar… Dayanamıyorum, kafam ve kalbim parçalanıyor. (Aydınlık Kapı)
- ../“ilk ders”ten çıkarken birdenbire Tanrı’nın beni “öğretmen olsun” diye yarattığını anlamış, bir anda bu mesleğe şifasız bir tutku ile tutulmuştum.. (Bir Devrin Romanı)
- "Bana ta'neylenen gafil, Seni görgeç utanmaz mı?" (Aşk ve Zafer)
- Sanki namütenahi büyük bir ayna, sonra üstünde pembe, samani, erguvani pırıltılar... Düşündüm ki hayatta, kalbi bu denize benzeyen insanlar da vardır.. (Sisli Geceler)
- “Bilmez, anlamaz, yapamaz!” hükümlerini kaç defa, kaç yüz defa, bir idam hükmü dinler gibi, içimde bir şeyler yırtılarak, koparak dinlemişimdir! (Aydınlık Kapı)
- "Dün gece pür sitare göklerde İki yıldız ilişti gözlerime. Eğilip derhal eyledim secde, Benziyorlardı çünkü gözlerine!..." (Aşk ve Zafer)
- "İslâm'ın beş temelinden biri olan 'zekat'a gereken önemi verirsek elbette anayurt sınırları içinde aç, çıplak, sefil bir tek insan kalmaz Nur Kardeş." (Büyükanne)
- "Kızları da içimize alalım. Onlar da Türk çocuğu değil mi? Şerefimizi kurtarma işine onlar da katılsınlar." ...Atamız ne demiş: 'Yalnız erkekleri çalışan bir millet, tek kanatla uçmak isteyen bir kuşa benzer, yükselemez.' (Büyükanne)
- Ya Rabbi! Çilem daha dolmayacak mı? (Gül'ün Babası Kim?)
- "Seni Suzan"dedim. "Bu sene geçen seneden, bugün dünden ve şu dakikada da bir dakika evvelinden daha çok seviyorum." (Küller)
- İhtiyaca yabancı geçebilse bir günü Böyle paçavra gibi sürünmezdi ömrünü Hayat değil onunki, zaten, uzun bir sızı, İhtiyaç! Yılan yüzlü, ölüm yüzlü ihtiyaç! Bir tek gün çalışmazsa yavruları kalır aç! (…) Her ne olursa olsun mevkiiniz, yaşınız Karşısında hicapla iğilmez mi başınız? (Bütün Şiirleri)
- "Sever hayatı beşer ta seri mezarında!" (Sisli Geceler)
- Otomobilinden bile biraz in Gözlerini yuman gururunu yen Eğer bir parça et değilse kalbin Parça parça olur merhametinden Burada öyle feci manzaralar var! (Bütün Şiirleri)
- "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer!" (Küller)
- "Dünyada vatan aşkından daha büyük bir aşk tasavvur edebilir misiniz...?" (Aşk ve Zafer)
- Dünya bedbahtlarla, yaralılarla dolu, yarasız insan yok… Kimsenin derdi kimseninkine benzemiyor. (Aydınlık Kapı)
- Niçin yalan söylüyorlar? Niçin?.. - Nasıl da masum masum yalan söyleyebiliyorlar? (Benim Küçük Dostlarım)
- İçime damla damla "ölüm" çöküyor. Bu soluk mavi gökte, bu gümüş afaklarda²⁰⁷, bu ıslak toprakta hep ölüm... Hep ölümün sonbahara ve sonbaharın ölüme benzeyen o gizli, o acı yeisi var!... 207 Afak: Ufuklar. (Küller)
Yorumlar
0 yorum