Kitap Künyesi

Yazar: Hikmet Hükümenoğlu

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750738135

Sayfa Sayısı: 136

--reklam--

Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Pasta kutusundan çıkan satırları okumak kadınlar için bir mutluluktu. “Bunları yazarken beni düşündü,” diyorlardı içlerinden (öyle olmadığını herkes bilse de) ve değersiz varlıklarına bir değer biçildiğine inanıp mutlu oluyorlardı. Belki de ilk kez var olduklarını hissediyorlardı. Bunu anlamayacak kadar aptal değildim.

Siparişle pasta yapan ve her birinin içine kişiye özel aşk metinleri koyan ama aşka inanmayan Faik Bey, kullandığı Mercedes’e âşık şoför, kırsalda saklanan babası hakkında atlılara ipucu vermemeye çalışan ufak çocuk, iki oğluna arı izleme projesi veren çapkın baba, eski kocasını bir sabah bir kafede, yanında yeni sevgilisiyle görüp işe geç kalan kadın, yabancı bir kadın gazeteciyi sınır kentindeki bombalanmış otel odasında alıkoyan adam…

Hikmet Hükümenoğlu, onu romanlarıyla tanıyan okurunun karşısına bir öykü kitabıyla çıkıyor – Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri. Tuhaf, patolojik, alışılmadık aşk hikâyelerinin yanında bildik durumları da ustalıkla, incelikli bir mizahla, merak duygusunu hep canlı tutarak anlatıyor. İnanıp inanmamak okura kalmış.

--reklam--

Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri Alıntıları - Sözleri

  • Saatler sürekli birbirine karışıyor, bazen dakikalar yok oluyor. Sayıyorum ama bir türlü tutturamıyorum. Doktor düzelecek dedi. Ya da zamanla alışacaksın dedi, tam olarak anlayamadım. Dakikaların yok olması mı düzelecekmiş, göğsümdeki yara mı?
  • Aşkın o kadar da mühim bir şey olduğuna inanmıyorum. Sarhoşluk gibi... Sofradayken iyi hoş ama ardından günlerce hasta yatıyorsunuz. Acıdan kıvranıyorsunuz.
  • "Sondan başa doğru okuyabilseydik, bütün aşk öyküleri mutlu biterdi."
  • Yine her zamanki gibi çok uzaklara kaçmak istedim, hayalimdeki ıssız adaya, ormanın kıyısındaki kulübeye, insanların bisiklete bindiği medeni ülkeye.
  • "Aşkın o kadar da mühim bir şey olduğuna inanmıyorum. Sarhoşluk gibi... Sofradayken iyi hoş ama ardından günlerce hasta yapıyorsunuz. Acıdan kıvranıyorsunuz."
  • Unut onu artık dedi İsmail Abi. Aklına getirme unut işte, bitti yok öyle birisi. Hayatta başka insanlar var. Bak şuraya, bin çeşit insan var. Çocuk musun lan ağlanır mı hiç? Biz de aşık olduk, biz de çok sevdik. Bütün dünya tek kişi sandık. Ama öyle değil.
  • "Annem babama niye aşık olmuş sence abi?" "Bana ne soruyorsun, git ona sor." "Sordum. Hatırlamıyorum dedi."
  • “Aşkın o kadar da mühim bir şey olduğuna inanmıyorum. Sarhoşluk gibi.. Sofradayken iyi hoş ama ardından günlerce hasta yatıyorsunuz. Acıdan kıvranıyorsunuz”
  • Bebekler doğduktan bir süre sonra konuşmayı öğrenir ya, annem de tam tersi, konuşmayı yavaş yavaş unutmaya çalışıyordu galiba. Bunun bir tür isyan olduğunu yıllar sonra anladım. Çaresiz insanların sessiz isyanı.
  • Aşkın o kadar da mühim bir şey olduğuna inanmıyorum . Sarhoşluk gibi ... Sofradayken iyi hoş ama ardından günlerce hasta yatıyorsunuz . Acıdan kıvranıyorsunuz.

--reklam--

Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sondan başa doğru okuyabilsek, bütün aşk öyküleri mutlu biterdi." syf 107 Baştan sona doğru okuduğumuzdaysa yaşadığımız çoğu kez hüsran.️ Hikmet Hükümenoğlu romanlarından sonra bir öykü kitabıyla çıktı karşımıza.Öykü sever olarak oldukça mutlu oldum. Kitaba adını veren Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri ve Arıların Yön Duygusu öyküleri benim için öne çıkan öyküler oldu. (Özlem Akbaş)

Hikmet Hükümenoğlu'nu ben çok seviyorum. Körburun'u okumayan kalmamıştır herhalde diye düşünüyorum, kaldırysa da bir zahmet okuyun lütfen. Yazarın "47 numaralı kamara" kitabı ile başladığım yolculuğu "kar uykusu" ile devam ettirdim, bu saydıklarım romandı fakat son kitabı "Aşka inanmayanlar için aşk öyküleri" adından da anlaşıldığı gibi öykülerden oluşuyor. Öyle kitabın adına, kapağına bakıp vıcık aşk öyküleri beklemeyin. Aşkın en bildiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız haliyle öykülerine taşımış Hükümenoğlu. Okurken çok keyif aldım eminim siz de seveceksiniz. Özellikle bu yaz günlerinde sizi yormayacağına eminim. (Burcu Bergen)

Aşka inanmayanlar ya da aşka inancı kalmamışlar mı demeli. Romanlarıyla beni fazlasıyla etkileyen Hikmet Hükümenoğlu'nun hikayelerini de fazlasıyla sevdim. 2 sayfada koca bir hayatı özetleyen Aşk Öyküleri kısımlarını özellikle çok sevdim. Genelde yazarın kitaplarında gözlemlediğim gerçeğin çarpıcılığı. Yani öyle gerçek ki şaşırıyorsunuz ya da öyle gerçek ki kesinlikle bu konu anlatılsa ancak böyle anlatılabilirdi diyorsunuz. Ya da gündelik hayatta yakaladığınız küçük ayrıntıları tam da burada bu kitapta buluyorsunuz. Bunun yanında yazarın kelimelerle oynayışı okurken tebessüm ettiriyor. Aslında kitap konu itibariyle hüzünlü bir kitap ama yine de sevmeden duramıyorsunuz. (Neslihan A)

--reklam--

Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hikmet Hükümenoğlu - Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hikmet Hükümenoğlu Kimdir?

1971 yılında İstanbul’da doğdum. Üniversite sınavlarında tek bir fizik sorusuna bile doğru cevap veremeden fizik bölümünü kazandım. Baktım dersler hoşuma gidiyor, dişimi sıkıp mezun oldum. Ama fizikçi olmaya cesaret edemedim. 2004′e kadar finans sektöründe çalıştım. Sonra işi gücü bırakıp roman yazmaya başladım.  İnternette bulduğunuz eski fotoğraflara aldanmayın, bir zamanlar daha kiloluydum ve saçlarım vardı. İlk romanım, Kar Kuyusu 2005′de yayımlandı. Daha sonra Küçük Yalanlar Kitabı, 47 Numaralı Kamara ve son olarak 2012′de 04:00 çıktı.  Roman dışında öykü yazıyorum ve arada sırada çeviri yapıyorum. Aslına bakarsanız şimdilik sadece bir tane çeviri yaptım (İnsan Çatlatan Hayvan Öyküleri, Hannah Tinti) ama fırsat olursa devamı gelsin isterim.

Yazı yazmaktan zaman kaldığında elektronik müzik yapmayı seviyorum…

…ama para kazanmak için değil, sadece kendi kendimi eğlendirmek için. Doğrusu müzik yaparak para kazanmak hiç fena olmazdı, kendime daha çok elektronik müzik oyuncağı alabilirdim ve hiç suçluluk duygusu hissetmezdim. Hala İstanbul’da yaşıyorum ama günün birinde şöyle bir yere yerleşme hayallerim var. Ya da şöyle bir yere. En sevdiğim film  Blade Runner ve en sevdiğim şarkı sözü “…teach me the value of restraint / of saving my strength / and long pauses.” Jun Miyake’nin Turn Backisimli şarkısından bu sözler. 04:00 isimli romanımın sonunda, önemli bir sahnede karşınıza çıkabilir. 

--reklam--

Hikmet Hükümenoğlu Kitapları - Eserleri

  • Körburun
  • Atmaca
  • 04:00
  • Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri
  • 47 Numaralı Kamara
  • Kar Kuyusu
  • Küçük Yalanlar Kitabı
  • Eşit Masallar
  • Pamuk Kalpli Prens ve Yedi Cüceler

--reklam--

Hikmet Hükümenoğlu Alıntıları - Sözleri

  • Aşka dair bütün acılar unutulabilir, en azından dondurulup uzun süre bozulmadan saklanabilir. Çünkü gerekli koşullar bir araya geldiğinde, olasılıkları tüketmemek adına her türlü zorluğu ve acıyı unutmak, kadınlar için sıradan bir yetenektir. Çünkü kadınlar önce affeder, sonra uygun bir anı yakalayıp intikam alır. (47 Numaralı Kamara)
  • "Annem babama niye aşık olmuş sence abi?" "Bana ne soruyorsun, git ona sor." "Sordum. Hatırlamıyorum dedi." (Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri)
  • Artık kabuk bağlamıştır dediğim yaralar hala açıkmış… (Atmaca)
  • "Sondan başa doğru okuyabilseydik, bütün aşk öyküleri mutlu biterdi." (Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri)
  • Ben nasıl mutlu olacağını asla keşfedemeyecek insanlardan biriyim sanırım (Kar Kuyusu)
  • eline kalem alan herkes başta kendini anlatır derler. (47 Numaralı Kamara)
  • Böyle rasgele bir evrende kendi hayatımıza yön verebileceğimize inanmamız çok acıklı değil mi? (04:00)
  • Hepimiz gözlerimizi kapatıp unutuyoruz. Hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam ediyoruz. Bütün şehir çıldırdı, gökdelenlerin tepesinden kanalizasyonların dibine hepimiz kafayı sıyırdık ama baksana hiç belli etmiyoruz. (04:00)
  • “Aşkın o kadar da mühim bir şey olduğuna inanmıyorum. Sarhoşluk gibi.. Sofradayken iyi hoş ama ardından günlerce hasta yatıyorsunuz. Acıdan kıvranıyorsunuz” (Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri)
  • Hem insanın televizyonu olunca kocaya ne gerek var, değil mi ama? (Kar Kuyusu)
  • İnsanlara hala okudukları kitaplara göre kafamda not veriyordum;fiziksel özellikler ikinci sırada geliyordu. (Atmaca)
  • Gerçek sanıp sırtımızı yasladığımız her şeyin çatlaklarla dolu olduğunu görünce, korku anlık bir şey olmaktan çıkıp hiç bitmeyen bir kabusa dönüşüyordu. (04:00)
  • ‘Ben iyi kötü ne yaptığımı biliyorum. Seni kafamda küçük bir kutuya kapattım, dışarıya taşmana izin vermeyeceğim.’ (Atmaca)
  • Biraz geç doğmuştuk, dünyaya yirmi yıl önce gelseydik bu kadar cahil olmazdık büyük olasılıkla. Bize anlatılanlarda Cumhuriyet’ in ilanıyla Özal’ ın başbakan olması arasında sisli bir dönem vardı, o arada önemli şeyler olmuştu…. (Atmaca)
  • Ama bir tek şeyi anladım, o da her gün bir önceki gün gibi geçip giderken kendimi otomatik pilota bağlayıp sonra da mutsuzum diye söylenmek işe yaramıyor. Dönüp geri baktığımda mutlu olabilmek için elimden gelen her şeyi yaptım diyebilmen lazım. (Kar Kuyusu)
  • “İnsan kalemini kaybeder, anahtarını kaybeder. Sonra da bulur. Babasını kaybetmez ki ! O kadar saçma geliyor ki ! Nereye koyduğumu unuttuğum bir eşya gibi günün birinde karşıma çıkmayacak. Çünkü artık öyle birisi yok.” (Körburun)
  • Düzen güven verir ama her zaman mutlu etmez. (Kar Kuyusu)
  • Bir şeyin değerli olması için çok pahalı olması, ışıklar saçması gerekmiyor. En zoru basitliğin içindeki güzelliğe erişebilmek. (Atmaca)
  • Çaresizlik denilen şeyin lafın gelişi değil de gerçek olanını bir defa tadan, neye benzediğini asla unutmaz. (04:00)
  • "Aşkın o kadar da mühim bir şey olduğuna inanmıyorum. Sarhoşluk gibi... Sofradayken iyi hoş ama ardından günlerce hasta yapıyorsunuz. Acıdan kıvranıyorsunuz." (Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri)