Kitap Künyesi
Yazar: Michel Faber
Çevirmen: Kağan Çam
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9789758733354
Sayfa Sayısı: 281
--reklam--
Aslında Hepimiz Aynıyız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Isseley, adaleli ve yalnız otostopçuları arabasına alıyor. Kendisi ise direksiyonun üstünden zorlukla bakmaya çalışan küçücük bir çocuk gibi. Çarpıcı bir yüzü ve kavanoz dipli gözlükleri var. Duruşu, omurgasında bir yamukluk varmış izlenimi uyandırıyor. Göğüsleri mükemel; belki de silikonludur. Görünüşü acayip olsa da tuhaf bir çekiciliği var, kırılgan olduğu kadar ürkütücü de...
Arabasına aldığı otostopçular işçilerden üniversite mezunlarına, katillerden felsefecilere kadar, her kesimden birtakım adamlar. İskoçya'da bu iri adalilere sık rastlayabilirsiniz, o yüzden Isserley'in keyfi yerinde. Peki, adalelileri özellikle tercih eden Isserley, bu otostopçuları arabasına alıp ne yapıyor?
Hayatta beklenmedik şeyleri seviyorsanız, Aslında Hepimiz Aynıyız tam size göre bir kitap...
"Kendine has ve huzursuz edici. Aslında Hepimiz Aynıyız, ustalıkla yazılmış bir sosyal yergi. Yeni yüzyıl için bir Hayvan Çiftliği"
-The Wall Street Journal-
(Arka Kapak)
--reklam--
Aslında Hepimiz Aynıyız Alıntıları - Sözleri
- Gözlerine bakınca ne gördüğümü anlatabilirim sayfalarca...
- Bir gün sıkılmaktan sıkılırsam belki sıkılmam.
- Vazoya koysaydın sevgini, acaba bir kaç gün dayanır mıydı?
- Gözlerine bakınca ne gördüğümü anlatabilirim sayfalarca...
- ‘Bazen asıl konuşmaya değer şeylerin, insanların konuşmayı kesinlikle reddettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum.’
- Nefes aldığım sürece seveceğim…
- Zirvede hava çok soğuk,
- Herkes kalmak zorunda değil ama birileri gitmesin…
- Malum, her insan gibi görünen tam olarak insan da değil.
- Şu erkekler yok mu! Kadınlar pis işleri yapmaya gönderilirken, çoğu oturduğu yerden kahramanlık taslardı.
- Aynı acıların çekilmesinin yakın arkadaş olmaları için yeterli olmadığını görmüştü Isserley.
- "Biliyor musun," dedi, sanki rüya görüyor gibi, "bazen asıl konuşmaya değer şeylerin, insanların konuşmayı kesinlikle reddettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum."
- ,bazen asıl konuşmaya değer şeylerin, insanların konuşmayı kesinlikle reddettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum.
- Nefes aldığım sürece seveceğim...
--reklam--
Aslında Hepimiz Aynıyız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Derinin Altında gerçekten sürprizlerle dolu bir kitap. Bir şeylerin patlamak üzere giderek büyüdüğünü hissediyor ama tam olarak da emin olamıyorsunuz. Sonra küçük küçük ipuçları beliriyor ve nihayet kesin bir yargıya varabiliyorsunuz. Ancak hemen belirteyim Michel Faber okuru rahatlatma endişesi olan bir yazar değil. Kitap da zaten tüm güzelliğini etrafında dönüp durduğu gizemden alıyor. Bu gizem öyle hemen ortaya çıkmasa da insanda beklemenin aslında güzel bir şey olabileceğini hissini uyandırmıyor da değil. Isserley ise son zamanlarda okuduğum en ilginç karakterlerden. Kitap hakkında spoiler vermeden konuşmak biraz zor olduğundan en iyisi alın da okuyun diyeceğim. Filmi izlemediyseniz lütfen izlemeyin ve önce kitabı okuyun. Sonrasında filmi seyrederken kafanızda canlandırdığınız karakterlerin nasıl olduğunu görmek gerçekten hem çok keyifli hem de “ilginç” bir deneyim olacak. Keyifle! (Yeliz Kanmış)
Kitabın başlarda yavaş gelen temposu okuma hızınızı düşürebilir.Hatta sıkıcı da gelebilir ama sabredip okumaya devam ettiğinizde konunun rahatsız ediciliği veya bazı kişilere saçma gelebilecek konusunun altında güzel bir insanlık özeleştirisi mevcut. En azından bana öyle geldi. Hoşa gitmeyecek rahatsız edici bu av bir nevi insanlık eleştirisi. Biz de başka canlılara aynısını yapmıyor muyuz? (cicoretti)
--reklam--
Aslında Hepimiz Aynıyız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michel Faber - Aslında Hepimiz Aynıyız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aslında Hepimiz Aynıyız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michel Faber Kimdir?
1960’ta Hollanda’da doğdu. 1967’de ailesi Avustralya’ya göç etti. Melbourne Üniversitesi’nde felsefe, retorik ve İngiliz Edebiyatı eğitimi aldı. Temizlikçilik vb. işler yaptı. Hemşirelik eğitimi aldıktan sonra, 1990’ların ortasına kadar bu mesleği sürdürdü. 1993’te ikinci eşiyle birlikte İskoçya’ya göç etti. Halen burada yaşamaktadır.
On dört yaşından beri yazan Michel Faber’in ilk romanı Aslında Hepimiz Aynıyız (2000) Whitbread İlk Roman Ödülü’nde finale kaldı ve Dublin Impac Ödülü’ne aday gösterildi. Yağmur Yağmalı, Yüz Doksan Dokuz Basamak ve Cesaret Beşlisi kitaplarıyla yaygın bir okur kitlesine hitap etti.
Yazımı yirmi yıl süren Günahkâr Kırmızı Masum Beyaz romanını 2002 yılında yayınladı.
Yazarın ayrıca The Apple (2006) adında bir öykü ve The Fire Gospel (2008) adında bir de romanı bulunmaktadır.
--reklam--
Michel Faber Kitapları - Eserleri
- Derinin Altında
- Yüz Doksan Dokuz Basamak
- Ateş Müjdesi
- Cesaret Beşlisi
- Günahkar Kırmızı Masum Beyaz
- Yağmur Yağmalı
- Aslında Hepimiz Aynıyız
--reklam--
Michel Faber Alıntıları - Sözleri
- "Biliyor musun," dedi, sanki rüya görüyor gibi, "bazen asıl konuşmaya değer şeylerin, insanların konuşmayı kesinlikle reddettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum." (Derinin Altında)
- Kuşları sevmek için yaşamak gerekliydi.. (Yağmur Yağmalı)
- Kimsenin onunla konuşmaması çok önemli değildi aslında, dinleyecek hali yoktu zaten . (Yağmur Yağmalı)
- "Sorun da buydu: içine edilmiş bir ülkede, kimlerin seni canından bezdirmek için sonsuza dek yaşayacağını, hangilerinin yeryüzünde geçirdikleri değerli son dakikalarını sana ayırdıklarını bilemezdin." (Ateş Müjdesi)
- Aynı acıların çekilmesinin yakın arkadaş olmaları için yeterli olmadığını görmüştü Isserley. (Derinin Altında)
- ‘Bazen asıl konuşmaya değer şeylerin, insanların konuşmayı kesinlikle reddettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum.’ (Aslında Hepimiz Aynıyız)
- Herkes kalmak zorunda değil ama birileri gitmesin… (Derinin Altında)
- Malum, her insan gibi görünen tam olarak insan da değil. (Derinin Altında)
- Vazoya koysaydın sevgini, acaba bir kaç gün dayanır mıydı? (Aslında Hepimiz Aynıyız)
- Az önce yedikleri için şükür duası etti. Bu onun tuhaflıklarından biriydi; önce değil sonra şükretmek. Bir fırsat yakalamakla onun tadını çıkarmak arasında pek çok şey ters gidebilirdi , dolayısıyla elden kaçacak bir şey için Tanrı'ya şükretmek acıklı bir durumdu. (Yağmur Yağmalı)
- şu ana kadar sapasağlam kalabilmiş olmasına rağmen tuhaf bir şekilde kırılgandı. (Yağmur Yağmalı)
- Ben sadece ,ileriye doğru gitmeye karar verdikten sonra geriye dönmekten pek hoşlanmam. (Yağmur Yağmalı)
- Tanrı elbetteki gezegendeki tüm insanları tanıyordu. (Yağmur Yağmalı)
- İnsanlar, birinin kendin yaşamının ötesinde bir şeyi umut etmesini düşünemiyorlar artık. (Yağmur Yağmalı)
- Birkaç dakika sonra yemek yemenin ona göre olmadığı düşüncesine kapıldı. (Yağmur Yağmalı)
- Nefes aldığım sürece seveceğim... (Derinin Altında)
- Nefes aldığım sürece seveceğim… (Aslında Hepimiz Aynıyız)
- Ancak yaşıyor gibi yapmalıydı, umudu, canlılığı , duyguları varmış gibi yapmalıydı, kızının hatırı için , böylece kızı da pes etmezdi. Kızı için güçlü olmalıydı , onu rahat ettirmeli , eve yatağına götürmeliydi, ihtiyacı varsa onu taşımalıydı hatta. (Yağmur Yağmalı)
- "Biliyor musun," dedi, sanki rüya görüyor gibi, "bazen asıl konuşmaya değer şeylerin, insanların konuşmayı kesinlikle reddettikleri şeyler olduğunu düşünüyorum." (Aslında Hepimiz Aynıyız)
- Aynı acıların çekilmesinin yakın arkadaş olmaları için yeterli olmadığını görmüştü Isserley. (Aslında Hepimiz Aynıyız)
Yorumlar
0 yorum