Kitap Künyesi
Yazar: Henry James
Çevirmen: Hasan Fehmi Nemli
Editör: Orhan Pamuk
Editör: Belce Öztuna
Tasarımcı: Suat Aysu
Orijinal Adı: The Aspern Papers
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750507694
Sayfa Sayısı: 135
--reklam--
Aspern' in Mektupları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Henry James, Aspern’in Mektupları adlı kısa romanını, Lord Byron’ın sevgilisinin yaşadığı gerçek bir olay üzerine kurar. Tıpkı Lord Byron gibi ünlü şair Jeffrey Aspern de, sevgilisi ve hayatının en büyük aşkı Juliana’ya mektuplar yazar. Aspern öldükten sonra mektupların izini kimse bulamaz. Mektuplarıyla birlikte kayıplara karışıp Venedik’te münzevi bir hayat yaşamaya başlayan Juliana kimsenin dikkatini çekmez, ta ki tutkulu bir Aspern hayranı olan editör, Juliana ile Aspern’in mektuplarının peşine düşene kadar. Aspern’in kayıp mektuplarını saplantı haline getiren editör, artık yaşlanmış olan Juliana’nın evine kiracı olarak yerleşir ve Juliana’nın aynı zamanda bakıcılığını da yapan yeğeni Miss Tina ile arkadaş olur. Tek amacı mektupları saklandıkları yerden çıkarıp dünyaya duyurmaktır... Henry James’in başarılı kurgusuyla, mektupların sırrı ve ortaya çıkıp çıkmayacakları konusundaki gizem, son sayfaya kadar süren yüksek bir gerilimle okuru sürüklüyor. 19. yüzyıl sonu muhteşem Venedik manzaraları fonunda geçen Aspern’in Mektupları’nı Hasan Fehmi Nemli’nin özenli çevirisi ile sunuyoruz.
--reklam--
Aspern' in Mektupları Alıntıları - Sözleri
- "Kişi tanrısını savunmaz: Kişinin tanrısı kendi içindeki bir savunmadır."
- Kitap yazmak, eğer biri büyük bir dâhi değilse - hatta olsa bile - zenginliğe giden son yoldur.
- Kişi tanrısını savunmaz: Kişinin tanrısı kendi içindeki bir savunmadır.
- Duvardaki bir gedikten zorlayarak ilerleyebilirsin ama kapısı, penceresi bile olmayan düz duvarı yıkamazsın.
- "İnsan inandığı tanrıyı savunmaz. İnsanın tanrısı kendi içinde bir savunmadır zaten."
- Bir erkeğin bunu söylemesi size tuhaf gelebilir, ama ben çiçeksiz yaşayamam.
- Miss Bordereau hemen cevap vermedi; teklifimi onaylamadığını anladım. Kendini geri çekmesi az çok beklediğim bir hareketti, ama soğuk bir tavırla, "Ben, böyle şeylerin âdet olmadığı bir çağa aitim," dedi.
- "Ama bence en iyisi o nedenlere boşverip, temelli gitmek." "Sevgili Miss Tina," dedim, "o nedenlere boş vermek o kadar kolay değil."
- İnsan inandığı tanrıyı savunmaz: İnsanın tanrısı, kendi içinde bir savunmadır zaten.
--reklam--
Aspern' in Mektupları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Genç bir editörün Amerika'nın en önemli ozanlarından birinin hayatını merak etmesiyle, ozanın gençliğinde büyük bir aşk yaşadığına inanılan yaşlı bir kadına ulaşması ve kadının elindeki ozana ait mektuplara ulaşma arzu ve tutkusuyla Venedik'e gidip, kadının evine zengin bir kiracı olarak yerleşmesi ile başlayan olaylar, sayfalar ilerledikçe sakin ve dingin bir üslubun eşliğinde, merak duygusu artarak ilerliyor. Henry James'in bu ilk novellasına romantik şairler Byron ve Shelley'in ilham olmuşlar. Karakter ile adım adım siz de mektuplara ulaşmaya çalışıyorsunuz ve tüm bu merak duygusunun içerisinde kitaptaki karakterlerin duygu durumlarını bire bir hissediyorsunuz. Genç editörün mektuplara ulaşma tutkusu ve takıntısı, insanların arzu ve tutku tuzağına düştüğünde nerede durması gerektiğini hatırlatan, sade bir dille yazılmış, alt metni kuvvetli bir kitap. Severek okudum. (Mine Oral)
Modernizm düşüncesinin etkileriyle birlikte gelenekselleşmiş, üstü kapatılmış, gerçek şekli gizlenmiş birtakım gerçekler ortaya çıkarılmıştır. Modernizm hareketleri Rönesans’la başlamış ve Ortaçağ’ın din merkezli düşüncesine ve bu düşüncenin etkilerine isyan etme, karşı koyma şeklinde kendini göstermiştir. Modernizm, var olan kültürün artık bir kenara atılması gerektiğini ve yeni bir kültüre ihtiyaç olduğu düşüncesini benimser. (Muhammed Siyah)
Aspern'in Mektupları'nda Lord Byron'un sevgilisinin yaşadığı gerçek bir olayı anlatıyor Henry James. Aspern çok ünlü bir şairdir ve hayatının aşkı Juliana'ya mektuplar yazar. Öldükten sonra mektupları kimse bulamaz ama Aspern'in hayranı editör John Cumnor onlarin peşine düşer ve onları ele geçirmek için her şeyi yapar. Kitabı sonuna kadar acaba mektupların akibeti ne olacak diye merakla okudum. Daha sonra da araştırma yaparken bu konuyla ilgili "Yakıp Kül Etmek" isimli bir makaleye denk geldim: Yasarken kontrol yazarlardadır ancak hayata gözlerini yumduklarında ise şöhretlerini korumak başkalarına düşüyor. Bu yüzde Leh şair Czeslaw Milosz , bir yazar bir aileye gözlerini açtığında o ailenin sonu gelmis demektir, diyor. George Orwel biyografiye hayır diyen bir yazarmış. Thomas Hardy de utanca yol açacak bir biyografisi yazılır korkusuyla ikinci eşine hakiki bir biyografi yazdırmaya başlamış. Yine ilgimi en çok çeken bu kitabın yazarı H. James'in kişisel ve özel belgelerini devasa bir şenlik ateşinde yakması. Ayrıca yazarlar daha çok günlüklerinin yakılmasını istiyor. Yine Franz Kafka ölmeden önce arkadaşı Brod'dan geride bıraktığı her şeyin yakılması istemiş. Şükür ki arakadaşı onu dinlememiş yoksa Dava , Şato, Amerika gibi eserleri bugün elimizde olmazdı. (Belkıs Balcı)
--reklam--
Aspern' in Mektupları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Henry James - Aspern' in Mektupları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aspern' in Mektupları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Henry James Kimdir?
1843'te New York'ta doğdu. Babası dönemin önde gelen dinbilimci ve filozoflarındandı; ağabeyi William da tanınmış bir filozoftu. New York'ta başladığı eğitimine Londra, Paris ve Cenevre'de devam etti. 1862'de Harvard'da Hukuk Fakültesi'ne girdi. 1865'ten itibaren dergi ve gazetelerde kısa hikayeler yazmaya başladı. 1875'te bir seneliğine Paris'e taşındı, burada Flaubert, Turgenyev ve dönemin ünlü yazarlarıyla tanıştı. Ertesi yıl Londra'ya geçti, 1915'te İngiliz vatandaşı oldu ve 1916'da öldü. Kısa hikayeler, oyunlar, eleştiriler, seyahat kitapları ve özyaşam öyküsü dışında yirmi roman yazdı.
19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılan William James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur. Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.
--reklam--
Henry James Kitapları - Eserleri
- Yürek Burgusu
- Daisy Miller
- Bir Hanımefendinin Portresi
- Son Derece Tuhaf Bir Durum
- Geçmişin İzi
- Ustanın Dersi
- Washington Meydanı
- Kısa Romanlar Uzun Öyküler
- Dostlarımızın Dostları
- Güvercinin Kanatları
- Aspern' in Mektupları
- Pandora
- Ormandaki Canavar
- Tutkun Seyyah
- Halıdaki Motif
- Bir Başyapıtın Öyküsü
- Amerikalı
- Hayalet Hikayeleri
- Güven
- Kurgu Sanatı
- Tutku
- Portreler
- The Ambassadors
- Altın Kase
- Londra Kuşatması
- Yürek Burgusu - Ormandaki Canavar - Daisy Miller
- The Jolly Corner
- Poynton’daki Ganimetler
- A Bundle of Letters
--reklam--
Henry James Alıntıları - Sözleri
- "Yitirecek bir şeyim olduğunu sanmıyorum, ancak, kuşkusuz, kazanacak bir şeyim var" dedi Newman (Amerikalı)
- Fransızca bilir misin evladım? (Son Derece Tuhaf Bir Durum)
- "Beni muhtemelen, asla anlamayacaksın; zaten anlasan da bu neyi değiştirir ki?" (Pandora)
- -sahte tanrılara tapınmanın hüzünlü, acınacak bir görüntüsü olmayın. (Ustanın Dersi)
- "....Bir insanı on yıl önce olduğu yere geri götürmek çok korkunç...." (Ormandaki Canavar)
- Nasıl böyle kötü , böyle acımasız olabilirsin ? Ben ne yaptım ki sana ? Neden rahat bırakmıyorsun beni ? Her şeyi bozacağından korkuyorum, çünkü sen elinin değdiği her şeyi bozarsın ! (Washington Meydanı)
- İnsan inandığı tanrıyı savunmaz: İnsanın tanrısı, kendi içinde bir savunmadır zaten. (Aspern' in Mektupları)
- Hoşnutsuzluğunu iki üç dilde akıcı olarak anlatabilir; işte entelektüellik budur. Ben İngilizce dışında küfredemediğim için, bana tam anlamıyla veryansın ediyor. (Amerikalı)
- “Ruhun ölümsüz bir şey olduğuna hiç inanmıyorum. Yok edilebileceğine inanıyorum. “ (Bir Hanımefendinin Portresi)
- Kitap yazmak, eğer biri büyük bir dâhi değilse - hatta olsa bile - zenginliğe giden son yoldur. (Aspern' in Mektupları)
- İlk belirtilerini gösteren olağanüstü olaylara karşı tavır takınmak için olağanüstü olmam gerekiyordu. (Yürek Burgusu)
- Bazen takip edemeyeceğimiz yollara sapıyoruz. .... ~... (Geçmişin İzi)
- "En iyi şeyi yapmış olmanın verdiği his - sanatçının gerçek hayatı olan ve yokluğunun sanatçının ölümü olduğu hissi; doğanın entelektüel çalgısında gizlediği harika bir müzik parçasını çıkarma ve onu çalınması gerektiği gibi çalma hissi." (Ustanın Dersi)
- "Nasıl da acımasız geçiyor zaman, değil mi? Kendi kendine mi geçiyor; fark edilmeden, ölçülüp biçilmeden? (Tutkun Seyyah)
- Sen öyle benden bir parçasın ki; kendi içinde bulunan ancak benim varlığımın sonucu olan bir şey gibi. (Ormandaki Canavar)
- Newman, düşündüğü gibi, kendini suyun akışına bırakmaya karar vermişti, akıntıya kapılınca çığlık atmayacaktı. (Amerikalı)
- Bir kadının güzelliğini ayrıntılarıyla anlatmaya ya da çürütmeye kalkışmanın temelinde bir kabalık hatta felsefeye ters düşen bir şeyler vardır ve bir erkek sonuçta çeşitli hatların toplamının bütünü oluşturmadığını farkedince tam anlamıyla layığını bulur. (Bir Başyapıtın Öyküsü)
- Onunla birlikteyken her şey çok yolunda ama ondan uzaktayken sanki canlıların dünyasından dışlanmışım gibi hissediyorum kendimi. (Bir Başyapıtın Öyküsü)
- Hiçbir mutluluk coşkusu, içindeki iyi bir insanın aldatılmış olduğu duygusunu gideremeyecekti. (Amerikalı)
- “Demek insan hayran olsa da ihtiyatı elden bırakmamalı.” (Halıdaki Motif)
Yorumlar
0 yorum