Kitap Künyesi

Yazar: Celil Oker

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9789752116900

Sayfa Sayısı: 456

Ateş Etme İstanbul Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu şehir hepimize kaç kere ateş etti...

Uzun süredir herhangi bir vaka almadığı için artık paslanmakta olduğunu düşünen Dedektif Remzi Ünal'ın kapısı nihayet çalındığında, karşısında onun bütün "şartlarını" koşulsuz olarak kabul eden bir müşteri adayı vardır. Bu kişi, kayıp hemşire sevgilisini arayan genç doktor Kemal Arsan'dır. Bir hafta önce sırra kadem basan hemşire Begüm Kalyon ne telefonlara cevap vermektedir ne de onu bir gören olmuştur. Evinde ise in cin top oynamaktadır.

Araştırmalarına kayıp hemşirenin yakın çevresini sorgulayarak başlayan Remzi Ünal, onun bir şeylerden çok korktuğuna kanaat getirir ve samimi arkadaşlarından birinin evinde saklandığından şüphelenerek oraya gider. Karşısında sıradan bir kayıp vakasını planlı bir cinayet davasına dönüştüren alışılmadık bir manzara vardır: Kalbinden tek kurşunla vurularak öldürülmüş genç bir adamın cesedi. Gördüğü bu manzaradan daha da şaşırtıcı olan şey ise maktulün kimliğidir...

Polisiye edebiyatın usta kalemi Celil Oker, Ateş Etme İstanbul romanıyla okurları insan zekâsının sınırlarının test edildiği, sürprizlerle dolu bir maceraya sürüklerken, gerilim ile ince mizahın dâhice harmanlandığı mükemmel bir kurguyla meraklılarının elinden bırakamayacağı bir polisiye serüvene imza atarak gönülleri fethediyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Ateş Etme İstanbul Alıntıları - Sözleri

  • İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı.
  • Bu şehir hepimize kaç kere ateş etti
  • Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar.
  • İtiraf, neresinden bakarsanız bakın seksi bir kavramdır. Heyecanlandırır. Kilitli kapıların açılıp, arkasındakilerin ortalığa dökülmesi değildir yalnızca. İtiraf sahibinin içinde yaşadığı bir sürecin dönüm noktasıdır. Vicdan hesaplaşmasının altına çekilen çizgidir. İtiraf edenin de, itirafı duyanın da kocaman bir soluk verdiği andır.
  • Remzi Ünal ben... Kafası karışık, kafası net, ne istediğini bilen, ne istediğini bilmeyen Remzi Ünal. Yeniden işbaşındaydım. Yeniden birinin peşindeydim. Yeniden nefes alıp veriyordum.
  • “Adalet diye bir şey yok bu dünyada,” dedim. “Tanrısal adalet ya da karma varsa da görmedim ben.”
  • “Nasrettin Hoca’ya bir gün kıyameti sormuşlar. İki tür kıyamet vardır demiş. Benim hatun ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet...”
  • "Kaldırımları ile dost olmuşsam bir şehrin, başka şehirlerde ne işim vardı? "

Ateş Etme İstanbul İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Güzel bir polisiye roman. Beğendim. Celil oker remzi Ünal gibi karizmatik bir karekter yaratmış. Toprağı bol olsun. Akıcı anlaşılır. İnsanı içine çekiyor. (Beytullah yıldızgörer)

ncelikle Celil Oker kitaplarını net söylüyorum sırasına göre okuyun neden mi yazardan diğer Remzi Ünal maceralarına dair ağır spoiler yiyebilirsiniz. Remzi Ünal serisinin bitmesine son kitap kaldı ama net söylüyorum bu karakteri sevemedim. Kadınlara bakışını,küfürlerini ve bu küfürlerin sık sık tekrarlanışını,gereksiz betimlemelerini ve de en rahatsiz eden şey -ki ben de sigara içiyorum- sigara güzellemesinden dolayı karakterden hoşlanmadım. Bu kitaptaki olayın kurgusu iyiydi beni şaşırttı. Katil için tahminimde yanıldım. Ve ayrıca o illegal hastane konusuna da değinmesinden dolayı yazara teşekkür ederim. Allah gani gani rahmet eylesin. Evet Remzi Ünalı bir türlü sevemesem de kaleminize sağlık... (Arzu Onuklu)

Son derece güzel bir Remzi Ünal polisiyesi daha. Remzi Ünal sevgilisi psikolog Yıldız Turanlı ile beraber yaşayamamış ve bir otelde kalmaya başlamıştır. İyice bitip tükendiği bir zamanda Kemal Arsan adında bir doktor sevgilisi olan hemşire Begüm'ün kaybolduğunu söyler ve bulmasını ister. İşe geri dönen özel dedektif Remzi işe ikisinin de çalıştığı Manhattan Medical hastanesinden başlar. Bir hemşirenin kaybolması ile başlayan işin içinde bir de cinayet vardır ve öldürülen isim hastanenin hissedarlarından biridir. Polisi bulaştırmamak için kaçak bir klinik kurulmuştur. Kısacası pek çok suç vardır ama doktor Hilmi Akalın'ı kim öldürmüştür. Begüm, arkadaşı hemşire Firdevs, aynı hastanedeki Sinem Akalın, doktor Ayla, Ümran hanım, başhekim İsmet Günaldı ve bir kaç isim daha. Tetik Osman, Ayakçı Burhan, Deli gibi isimlerle tanışan ve canı yanan Remzi en son hastanede bir toplantı yapar. Hercule Poirot gibi gerçek katili açıklayacak bir toplantı yapacaktır. Ancak Neriman hanımın sağlığı bütün dengeleri alt üst eder. Neriman, kaçak klinikte tedavi gören bir kadındır ve bütün olaylar onda düğümlenmektedir. Katil gerçekten sürpriz bir isimdir. Ancak Remzi'den kaçamayacaktır. Soluksuz okunan bir roman. (Serdar Poirot)

Kitabın Yazarı Celil Oker Kimdir?

1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.

Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.

Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.

Celil Oker Kitapları - Eserleri

  • Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu
  • Çıplak Ceset
  • Kramponlu Ceset
  • Bin Lotluk Ceset
  • Rol Çalan Ceset
  • Ateş Etme İstanbul

  • Son Ceset
  • Yenik ve Yalnız
  • Bir Şapka Bir Tabanca
  • Sen Ölürsün Ben Yaşarım
  • Beyaz Eldiven Sarı Zarf

Celil Oker Alıntıları - Sözleri

  • İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı. (Ateş Etme İstanbul)
  • Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar. (Ateş Etme İstanbul)
  • "Ustayla tartışmayacaksın," (Yenik ve Yalnız)
  • "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin." (Bin Lotluk Ceset)
  • "Anladım," dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
  • “Bazı yasalar bazı çevrelerde geçmiyor,” (Rol Çalan Ceset)

  • "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var." (Kramponlu Ceset)
  • İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor. (Bin Lotluk Ceset)
  • ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı'' (Bir Şapka Bir Tabanca)
  • Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY'den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir "frequent flyer"ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator'ün Cessna'sını bile indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal. (Rol Çalan Ceset)
  • Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen. (Kramponlu Ceset)
  • Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi. (Sen Ölürsün Ben Yaşarım)
  • Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam. (Bin Lotluk Ceset)

  • "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum." (Bir Şapka Bir Tabanca)
  • “Anladım” dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
  • Ancak yazdığın zaman " yazar" olursun. "Yaratıcılık" doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir. Dünya üzerindeki bütün hikayeler aslında aynı şeyi anlatır: kahramanın yolculuğu. Anlatacağın her yolculuğu eksiksiz bir bütünlük içinde vermelisin. Yolculuğun nereye varacağını bilmek için bir yol haritası çizmelisin. Yol haritanın, temelinde net bir çatışma olmalı. Tek çatışma ile yetinmemeli, çoğaltmalısın... (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
  • "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez. (Bin Lotluk Ceset)
  • Bazı misafirler çağrılmadan gelir. (Rol Çalan Ceset)
  • "Seni seviyorum," diyenin "beni sev," dediği gibi. (Yenik ve Yalnız)
  • Yazmış mısın, yoksa yazar olmayı çok ama çok istiyorum duygusunda takılıp kalmış mısın? (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)