Kitap Künyesi
Yazar: Ferit Edgü
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750708398
Sayfa Sayısı: 126
--reklam--
Av Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu garip olaylar, can çekişmekte olduğuna inandığım ak kuğunun (sanatın), bende yansıyan son düşlerinden, sanrılarından birkaçıdır. Ama kuğunun ölmesiyle her şey ölecek değildir, sanatın ölümsüzlüğüne inanan bazı saf kişilerin sandığı gibi. Tam tersine, insanoğlu yeni bir mevsimde, içinde yaşadığı çelişkilerden yararlanmasını bilirse, ortaya birbirinden güzel, birbirinden derin ve anlamlı binlerce ak ya da kara kuğunun düşünü, gerçeğini koyabilir.
Av'da bir araya gelen on öykü, Ferit Edgü'nün 1953-1967 yılları arasında yazdıklarından bir seçme. Aradan geçen zamanın ve kurtulmak istenen geçmişin zorunlu kıldığı bir seçme. "Celladın Ölümü" öyküsüyle genişletilmiş olarak yeniden okuyucuyla buluşuyor. Av'daki öyküler, gerçeğin içindeki düş, düşün içindeki gerçekle el ele yürüyen yaratıcılığın ürünleri...
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Av Alıntıları - Sözleri
- Yalnızız. Hepsi bu.
- Aldanmalar, aldatmalar, yalanlarla taşınmaz duruma gelen varlık. Başkasına dayanarak yürümek isteği. O yanından çekilince, kütt!
- Hep aynı... Dün de bugün de....
- Uyumak istiyordum. Ama hayır, ordan oraya atlıyordu düşüncem.
- Sözcükleri bilmek, güçlerine inanmak ve onları yerli yerinde kullanmak gerek.
- Günün birinde umudu hazırlayan, yeşerten nedenler de çekip gidiyor, yitiyor, ölüyordu. Bugünkü gibi.
- insanların birer uyurgezer olarak dolaştığı, cellatları çocuklarının sütüyle beslediği, kurtuluşlarını gerçekleştirmek için küçük parmaklarını oynatmak istemedikleri bir ülkede yapılacak tek şey, insanın kendi paçasını kurtarması, başka bir deyişle o ülkeden tası-tarağı toplayıp kaçmasıdır, diye düşünüyordum.
- Bilincinde olmak? Büyük söz!
- Yerden bir kitap aldı. Açtı: “Kötü. Yalan.” Fırlattı attı kitabı.
- Bir beraberliğin, anlaşmanın kıvancından çok, bir acının, yan yanayken bile aralarında bir uzaklığın bulunduğunu biliyordu.
- Nicedir dünyanın dışındaydı.
- “[...] gönül rahatlığıyla ve bıkkınlığıyla, ve tiksintiyle ve usançla öldürüyorum kendimi.”
- “Sözcükleri bilmek, güçlerine inanmak ve onları yerli yerinde kullanmak gerek.”
- Nicedir yalnızlığı korunak seçmişti. Günün birinde hazırlayan, yeşerten nedenler de çekip gidiyor, yitiyor, ölüyordu. "Bugünkü gibi." Böylece o hiçliğin, o boşluğun ortasında eskisinden de beter kalakalıyordu
- Gün geçtikçe uzaklaşıyoruz birbirimizden ve kendimizden...
--reklam--
Av İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ferit Edgü dendiğinde herkesin aklına ilk gelen her ne kadar Hakkari'de Bir Mevsim adlı romanı olsa da yazar aslında daha çok öykü ve deneme üzerine eserler vermiştir. Av'da Ferit Edgü'nün 1953-1967 yılları arasında yazdığı öykülerden oluşan bir seçki kitaptır. Belki de yazarın kitapları arasında en az bilineni aynı zamanda. Kitapta yer alan toplam on bir öykü Karanlık ve Av adlı iki bölümde toplanmış sonradan eklenen Celladın Ölümü ile de genişletilmiş bir seçki oluşturulmuş. Öykülerde değişik zamanlar ve değişik mekanlarda toplumun türlü kuralları içinde hayattan bunalan, yalnızlaşan, hayata ve düzene alışamayan, kendi çıkmazları içinde kaybolan insanların öyküleri var. Ben Celladın Ölümü ve Durum adlı öyküleri diğerlerinden biraz daha fazla severek okuduğumu söyleyebilirim. Av benim Ferit Edgü'den okuduğum dördüncü kitap oldu. Yazarın düz metinleri bile şiirsel bir dille yazışı, farklı anlatım tarzı ve dil kullanımı yazarı her okuduğumda beni en etkileyen şey oluyor. Son olarak bu kitabı okumama vesile olan Siyahbeya_z Ömer Hocama da teşekkürü borç bilirim. Keyifle okunsun... (Filiz)
Uykuyla uyanıklık arasında bir yerde "Av": Ferit Edgü benim çok sevdiğim bir yazar. Genellikle cümle kuruşundaki, olayları aktarışındaki o kendine has üslubunu çok seviyorum. Hatta çoğu zaman ne anlattığından çok o anlatım şeklini özlediğim için Ferit Edgü okuyorum. Garip bir şekilde buradaki ilk Ferit Edgü incelememi, yazarın okuduğum diğer kitaplarına nazaran en az beğendiğim kitabına yazmaya karar verdim. Av, Edgü’nün ilk dönem hikayelerinden oluşuyor. Kitap iki bölüme ayrılıyor (aslında baskıya sonradan eklenen küçük bölümü eklersek üç bölüm de denebilir.) İlk bölüm “Karanlıkta”. Bu kısımda yedi öykü var. Bu öykülerin bana verdiği his rüyalar ve kabuslar oldu. Rüyanın içinden rüyayı anlatmak gibi. Hani rüyalar, rüyayı görürken çok doğal ilerler de uyandığınızda aklınızda kalan sanrılar olur. Rüyanın ne denli gerçek dışı olduğunu ancak uyandığınızda anlarsınız. Ve olur da rüyayı anlatacak olursanız birine uyanık zihninizle anlatırsınız. Belki bazı saçmalıkları es geçerek ya da düzelterek. İşte bu öykülerde sanki Edgü rüyaları rüyanın içinden anlatıyordu. Rüyavari bir anlatım. Bilinçaltıyla oynarcasına. Bazı öyküleri sevmedim. Okurken beni oldukça rahatsız etti. Ama o bahsettiğim anlatım ve o rüya hissini oldukça ilgi çekici buldum öyküler ilerledikçe. Hatta bir ara öykülerdeki cinsellik temasının karmaşık ve tekrarlayan yapısı aklıma Freud, rüyalar ve bilinçaltı teorilerini getirdi. Ve merak ettim; acaba Edgü de öyküleri benzer şekilde düşünerek mi yazdı diye… İkinci bölüm ise “Av”. Burada üç öykü var. Bu kısımda uyanmışız. Zihnimiz uyanık. Ama hafif bir uyku sersemliği var. Anlatımın daha yere basan bir hali var bu öykülerde. Bu kısımda “Yargıç Karak” öyküsünü oldukça beğendim. 1960-63 yıllarında yazılan öykü ve anlatılan yozlaşma tıpkı bugün gibi. Yaşadığımız bir çok şey aslında çürük zihniyetlerin ürünü. O gün de, bugün de aynı motif kendini bir kehanet gibi gerçekleştiriyor aslında. Son bölümde ise, bir cellatın oğlunun kaderinden kaçışının\kaçamayışının hikayesini okuyorsunuz. Biraz fazla tekrar olduğunu düşünsem de konu olarak bu kısmı da etkileyici buldum. Yazıyı bitirirken, en az beğendiğim yine de beni en çok etkiyelen kısmın ilk kısım olduğunu söyleyebilirim. Hikayeleri anlat deseniz, anlatamam belki. Ama kesik sahneler canlanıyor her bir hikaye için zihnimde, rüyalar gibi, hatta belki de kabuslar gibi… Zihninizle biraz oynamak, rahatsız etmek isterseniz bu kitaba bir göz atabilirsiniz derim. İyi okumalar. (İclâl)
Ferit Edgü’nün tarzını bilerek başladım, üslubu güzel, düz yazıda bile şiirsellik barındırması bunlar çok güzel ama bu kitabı (öyküleri) sevemedim ben. Tamam yalnızlık, tamam yabancılaşma ama bu kadarı biraz sıktı. Birkaç öykü dışında sevemedim. Anlaşılmayan bir şey insana güzel gelir kesin o kadar ince ki ben anlamadım diye düşünür, açıkçası öyle düşünmüyorum ben ya okura az da olsa tutunacağı bir şey uzatmalı yazar. (cansu)
--reklam--
Av PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ferit Edgü - Av kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Av PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ferit Edgü Kimdir?
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde başladığı eğitimini Paris'te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu'de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne'da felsefe, Louvre'da sanat tarihi kurslarına katıldı.
Yedek subay öğretmen olarak Hakkari ve Beypazarı'nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris'te kalıp İstanbul'a yerleşti (1968). Man Ajans'ta reklam yazarlığı yaptı. Buradan ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu.
Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. 1977 'den beri Ada Yayınları'nı yönetiyor. Kaynak dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü ocak 1954'te Yeni Ufuklar dergisinde çıktı . Aynı yıllarda Şairler Yaprağı (1954), Mavi'de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları Yeni Ufuklar, Vatan Sanat Eki, Mavi, Pazar Postası, Dost'taki öyküleriyle (1954-1959); Ataç, Yeni Dergi, Eylem, Papirüs, Ant, Soyut, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı.
Bir Gemide kitabıyla 1979 Sait Faik Hikaye Armağanı, Ders Notları'yla 1979 TDK Deneme Ödülü, Eylül'ün Gölgesinde Bir Yazdı adlı??seriyle Sedat Simavi 1988 Edebiya Ödülü'nü aldı. Ayrıca O adlı romanı Hakkari'de Bir Mevsim adıyla ve Onat Kutlar'ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali'nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde ödüller aldı (1984).
Ferit Edgü Eserleri
Roman
Kimse (1976)
O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977)
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)
Öykü
Kaçkınlar (1959)
Bozgun (1962)
Av (1968)
Bir Gemide (1978)
Çığlık (1982)
Binbir Hece (1991)
Doğu Öyküleri (1995)
İşte Deniz, Maria (1999)
Do Sesi (2002)
Avara Kasnak (2005)
Nijinski Öyküleri (2007)
Senaryo
Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)
Deneme
Tüm Ders Notları (1978)
Yazmak Eylemi (1980)
Şimdi Saat Kaç? (1986)
Yeni Ders Notları (1991)
Seyir Sözcükleri (1996)
Devam (2001)
Sözlü/ Yazılı (2003)
İnsanlık Halleri (2003)
Şiir
Ah Minel Aşk (1978)
Dağ Şiirleri (1999)
Anı
Görsel Yolculuklar (2003)
Biyografi
Abidin (2003)
Avni Arbaş (2001)
Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri (1986)
Çocuk Kitabı
Doğa Dostları (2004)
Çeviri
Düşüş (Albert Camus, 1961),
Godot'yu Beklerken (Samuel Beckett, 1963),
Bugünün Dünyasında Felsefe (Jean Wahl, 1965), A
Aydınlar ve Toplum, (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran'la, 1967),
Amerika: Şiirler (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976).
Monografi
Bunların dışında Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri var.
Ödülleri
Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide)
Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları)
Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ferit Edgü Kitapları - Eserleri
- Hakkari'de Bir Mevsim
- Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
- Yazmak Eylemi
- Selma Gürbüz İçin Üç Yazı
- Çığlık
- Her Şeyin Sonundayım
- Yaralı Zaman
- İşte Deniz, Maria
- Do Sesi
- Buluşmalar
- Av
- Tüm Ders Notları
- Bir Gemide
- Kaçkınlar
- Şimdi Saat Kaç
- Doğu Öyküleri
- Leş
- Kimse
- Nijinski Öyküleri
- Giden Bir Kedinin Ardından
- Cahil
- Van Gogh - Yüz Yıl Sonra
- Biçimler, Renkler, Sözcükler
- Yüksel Arslan: İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü'den Arture'lere
- Avara Kasnak
- İlk Öyküler Kaçkınlar / Bozgun / Devam
- Yeni Ders Notları
- Özyurdunda Yabancı Olmak
- Korkuyorum
- Ah Min-el Aşk
- Binbir Hece
- Abidin
- Seyir Sözcükleri
- İnsanlık Halleri
- Paraboller
- Kaza Sözleri ve Öteki Metinler
- Devam
- Görsel Yolculuklar
- Sözlü - Yazılı
- Kültür Emperyalizmi
- Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok - Mektuplar
- Ergin İnan
- Dengê Doyê
- Duo
- Osman Hamdi Bilinmeyen Resimleri
- Yolun Gittiği Yer
- Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra
- Fikret Muallâ - Albastı Defterleri
- Bozgun
--reklam--
Ferit Edgü Alıntıları - Sözleri
- ... bir insanın ne kadar gizi varsa, o kadar. (Biçimler, Renkler, Sözcükler)
- Başkalarının değil, kendi sözcüklerinle konuşmasını öğren. (Leş)
- "Gelmiş geçmiş hiçbir yazar Kafka kadar kendi çöplüğünde eşelenmedi." (Tüm Ders Notları)
- Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile. Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
- Cahil hukuk tanımaz. (Cahil)
- Çaresizlik, dedim, çaresizlik, çaresizlik, çaresizlik. Ağlama dedi Canan. Sus, ağlama, çaresizliğe bir çare bulunur elbet. O da biliyordu bizim çaresizliğimizin çaresi yoktur. Biz bu yaşamın içinde bir başka yaşamın yolcusuyuz ve bu yolculuk çok uzun sürmez. (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
- Ateşle çevrili -ya da boşlukla- bir yalnızlık içindeyiz. (Özyurdunda Yabancı Olmak)
- Jiyan, nexweşîyekê rih e. Novalis (Yaşamak, ruhsal bir hastalıktır) (Dengê Doyê)
- Dünyadan dargın ayrıldım. (Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra)
- Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile. Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
- "- Bana unuttuğun bir öykünü anlatsana? - Hangi öykümü? - Yaşadığın ve unuttuğun bir öykünü. - Tüm öykülerimi mi demek istiyorsun?" (İşte Deniz, Maria)
- Yaşamak, yaşamayı sürdürebilmek için kişiliğini bulmak zorundasın. (Hakkari'de Bir Mevsim)
- O sıralar bir sözcük arıyordum. Bir sözcük. Bir tek sözcük. Bilmiyorum neydi? Hiçbir şey anlatmayacak olan? (Bozgun)
--reklam--
- Hep aynı... Dün de bugün de.... (Av)
- Bir beraberliğin, anlaşmanın kıvancından çok, bir acının, yan yanayken bile aralarında bir uzaklığın bulunduğunu biliyordu. (Av)
- Bu karanlığın en yoğun noktasından kopmuş ben ben bu muyum? (Paraboller)
- ''Ben bir insan müsveddesiyim" diyor Kierkegaard " (Tüm Ders Notları)
- Gün geçtikçe uzaklaşıyoruz birbirimizden ve kendimizden... (Av)
- Yaz boz tahtası yaşam. Sen ne kadar ölürsen öl. (Kaza Sözleri ve Öteki Metinler)
- Umutsuzluk insanı her yere götürür. Evet, tabii, intihara bile. (Yazmak Eylemi)
Yorumlar
0 yorum