Kitap Künyesi
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Çevirmen: Barış Emre Alkım
Orijinal Adı: Sentinel
Yayın Evi: Dex Yayınevi
İSBN: 9786050918502
Sayfa Sayısı: 368
--reklam--
Avcı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Melez Sözleşmeleri’nden unutulmaz bir final!
Ölümlü dünya yavaş yavaş tanrıların yarattığı kaosa teslim olurken, Alexandria Andros, onu kendi yeteneklerinden şüpheye düşüren korkunç mağlubiyetin yaralarını bir an önce sarıp, savaşı sona erdirmek zorunda.
Alex ve sonsuz aşkı Aiden St. Delphi engelleri aşıp, tüm zamanların en tehlikeli tanrısını serbest bırakmak için Yeraltı’na giderken, ezeli düşmanlarına güvenmeliler.
Alex korkunç bir seçimle karşı karşıya: ya her şeyi ve ona güvenen herkesi imha edecek… ya da kendini.
New York Times ve USA Today’in çoksatan listelerinden uzun süre inmeyen Melez Sözleşmeleri; Melez, Safkan, Tanrı ve Apollyon’dan sonra beşinci kitap Avcı ile çarpıcı bir şekilde son buluyor!
--reklam--
Avcı Alıntıları - Sözleri
- “Kimileri der ki, hayat sana limon verirse limonata yaparsın. “
- “Galiba sen boş zamanlarında söylenecek doğru şeyler kitabını ezberliyorsun.” Hafifçe güldü, sonra küçük bir öpücükle dudaklarıma dokundu. “Yok Alex, seni seviyorum, o kadar.”
- “Tüm hayatım boyunca yoksunluğunu hissettiğim kucaklamaydı bu. Çok geç kalmamış, tam zamanında gelmişti.”
- Bir bağımlı uyuşturucu parası bulmak için birini öldürürse yaptığının sorumlusu değil midir? Yoksa uyuşturucu satıcısının mıdır bütün günah?
- “Seni gülerken görmeye bayılıyorum,” dedi yanağımı okşayıp. “Gülmediğin zaman da özlüyorum.”
- "Onun uğruna her şeyi yapardım. Bir melez iblis ordusuyla savaşmak mı dediniz? Lafı bile olmaz. Kudurmuş furilerle dalaşmak mı? Tutmayın beni. Yasak bir öpücük uğruna bir düzine kural çiğnemek mı? Yaptım gitti."
- "Aiden şimdi bile yanımda olmak için her şeyini riske atıyordu. İhtiyaç duyduğumda gücüm, beni sakinleştirebilecek biri gerektiğinde dostum, kanunlar önünde hep ondan aşağı olacağım bir dünya da dengim ve tanrılar biliyor ya, hayatımın aşkıydı."
- "Umurumda değil" dedim fısıltıyla. "Hayır, umurunda." Başımı iki yana salladım. "Eğer bedeli buysa, hayır, umurumda değil. Değil."
- İhtiyaç duyduğumda gücüm, beni sakinleştirecek biri gerektiğinde dostum, kanunlar önünde hep ondan aşağı olacağım bir dünyada dengim ve tanrılar biliyor ya, hayatımın aşkıydı.
- "Madem beni vurmayacaksın, ayağa kalkabilir miyim?" "Dediğim gibi, hiçbir şey için söz vermiyorum," diye yanıtladı Aiden dudaklarında acı bir tebessümle." Seth göğsünü şişirdi. "Sana sormadım." "Ama kafanın arkasına namluyu dayayan benim." "Iyi o zaman," diye homurdandı Seth. . .
--reklam--
Avcı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
5 kitaplık bir seri bu kitapla sona eriyor. Güzel bir final kitabıydı. Sürükleyiciydi. Yine sürprizler vardı ve hem şaşırdık hem sevindik. Mutlu sonlar bu tarz kitaplara yakışıyor. (Buket zeki)
Seriyi bitirdim ve gerçekten duygu yoğunluğum çok fazla son kısımda o kadar üzüldüm ki ama bi baktım aslında sevinmem gerekiyor. Yani yazar çok iyi bir sonla gelmişti hem okuru memnun edebilen bir son hemde kurgu için gereken bir son olmuştu. Seriyi çok sevdim okurken de zevk aldım. Kesinlikle öneririm. Dur durak bilmeyen olaylar silsilesi, duygular, mantık, aşk herşeyi içinde bulacağınızdan emin olabilirsiniz. (Hüsna Ağca)
Avcı inceleme: Serinin en akıcı ve heycanlı kitabıdıydı. Seri boyunca açılan bir cok kapının gayet guzel kapatıldığıni düşünüyorum. Bu anlamda keyifli ve temiz bir son okudum. Seth konusunda önceki kitaplarda yaratılan tutarsızlık olsun Alex'in olgunlasmamis (yer yer şımarık) karakteri olsun bu kitapta gayet toparlanmis gözüküyordu. Bir tek son kitaba kadar kahin nin dediklerininin olaylarin gidişatına daha etkili bir yeri olmasını bekledim. Piperi Nine nın öldügü son ana kadar Alex suratina kaba bir sekilde dalga gecti resmen, hic ciddiye almadi ve olaylar gerceklestikce kahinin dedigi çıktı demekten baska hic bir sey yapmadi. Bu etkenin ilk kitapta annesi ile olan dinamik dışında neyi beslendiğini de tam olarakta anlayamadım. Bir yerden sonra surekli hatırlaması tekrara düşürdü. Yinede gayet guzel yazılmış bir son ile tatmin edici bir final kitabıydı benim icin. (gwenec)
--reklam--
Avcı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jennifer L. Armentrout - Avcı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Avcı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jennifer L. Armentrout Kimdir?
Jennifer Batı Virgina’da, Martindburg şehrinde yaşıyor. Onun hakkında duyduğunuz her söylenti doğru değildir. Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak, kocası ve Jack Russel köpeği Loki ile vakit geçiriyor.
Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikâyeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir. Jennifer genç okurlar için paranormal, bilim-kurgu, fantezi ve modern aşk hikâyeleri yazıyor. Ayrıca J. Lynn takma adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyor.
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Kitapları - Eserleri
- Obsidiyen
- Oniks
- Opal
- Köken
- Direniş
- Melez
- Safkan
- Tanrı
- Apollyon
- Avcı
- Kimi Öptüğüne Dikkat Et!
- Hep Seni Bekledim
- Sağdıç
- Saplantı
- Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
- Kış Güneşi
- Kan ve Külden
- Kimi Seçtiğine Dikkat Et
- Bodyguard
- Oyuncu
- Unutuluş
- Lanetli
- Geri Dönüş
- Hep Seni İstedim
- Güç
- Paramparça
- Mücadele
- Sonsuzluğun Sonuna Dek
- Ölene Dek Beraberiz
- En Karanlık Yıldız
- Cesur
- A Kingdom of Flesh and Fire
- Kehanet
- The Crown of Gilded Bones
- Ya Yarın Yoksa
- En Aydınlık Gölge
- The War of Two Queens
- Elixir
- A Shadow in the Ember
- Hold Om Mig
- Trust İn Me
- Scorched -
- The Dead List
- Forever with You
- Fall With Me
- Fire In You
- Stay with Me: A Novel
- The Queen: A Wicked Novella
- The Prince: A Wicked Novella
- The King: A Wicked Novella
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Alıntıları - Sözleri
- "Orada dikilip duracak mısın yoksa gerçekten bir işe yarayacak mısın?” diye söylendi Tink, Ren’e. “Benim için kutuları yerden alır mısın?” “Tink,” diye çemkirdim. “Kutuları ben alırsam, onları bahçeye fırlatıveririm,” dedi Ren. Tink ellerini yanaklarına vurarak aniden geriye sıçradı. “Buna cesaret edemezsin.” “Hem de öyle bir ederim ki.” “Ah, Tanrım,” diye homurdandım, Ren’in etrafından dolaşarak. Kutuları yerden alıp içeri taşıdım, sonra da kanepeye fırlattım. “Dikkat et!” diye ciyakladı Tink. “İçlerinde paha biçilemez, kırılacak şeyler olabilir.” Ren arkasından kapıyı kapatırken, havada süzüldü. “Ve sen! Sen kutuları bir hanıma taşıttın.” Gözlerimi devirdim. Ren gürültülü bir nefes verdi. “Tanrım; çok sinir bozucusun.” “Ne olmuş?” Tink kanatları hararetle havayı döverek, kanepeye doğru uçtu. “Ben lastiğim, sen yapışkan!” Ren ufaklığa doğru döndü. “Ne?” “Ne söylersen söyle benden sekip gelir sana yapışır!” (Paramparça)
- “Beni kalbimden bıçaklayacak mısın? Tekrar?" "Neden bileğimi bırakıp öğrenmiyorsun?" "Bu kulağa evet gibi geliyor.” (A Kingdom of Flesh and Fire)
- "Alexandria'nın Apollyon olması beklense de sizin kaderinizde hep çok daha fazlası olmak vardı." Karina bana baktı. "Kabullenmesi güç olabilir fakat bunu kabullenmeniz gerekiyor." "Yoda gibi konuşuyorsun," diye mırıldandım. "Anlamadım?" "Önemli değil." (Mücadele)
- Kendimi nasıl hissetiğimle ilgili konuşmak konusunda hiç iyi değildim. Kahretsin, kendimi nasıl hissettiğim hakkında düşünmekte bile iyi değildim. (Melez)
- “Nasıl cadaloz bir şeysin sen böyle,” (Hep Seni Bekledim)
- “Öyle güzelsin ki, Layla. Sonsuzluğun geri kalanında bakabileceğim bir şey seçme imkanım olsaydı seni seçerdim.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- "Aptal aptallık yapandır..." (Hep Seni İstedim)
- “I’m not afraid of her,” I whispered to my reflection. “I’m a Queen. I’m a god. I’m not afraid of her.” (The War of Two Queens)
- “Aşktı bu; aşk değiştirebilirdi insanları.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- Kitaplar. Kitaplar her yerdeydi. Beş adet kitap düzgünce kanepenin köşesine dizilmişti. iki tane de sehpanın üstünde duruyordu. Bir tanesinin içinde parlak bir ayraç vardı. Diğer sehpada üç kitap daha. Bir tane de televizyon sehpasının üstünde. O kitaba da bir ayraç konmuştu. İki kitap birden mi okuyordu acaba? Yoksa daha da mı fazla? Ben bir taneyi zar zor okurken... (Unutuluş)
- Yıldızlar... ne kadar güzel olsalar da, çok uzaktaydılar (Hep Seni Bekledim)
- “Seninleyken kendimi bir canavar gibi hissetmiyorum. Öyle olduğumu unutuyorum. Bana bunu hak ettirmeyen şeyleri yaptığımı unutuyorum.” (Geri Dönüş)
- Bazen… bazen sanki bir tuzak kurulmuş da hepimiz dörtnala koşup tuzakla düşmüşüz gibi geliyordu. (Opal)
- She was hugging me, and I didn’t know how to respond to that for several seconds. My senses were overloaded as I lifted my arms and wrapped them around her, returning the gesture stiffly. The hug felt awkward and strange…but then it felt like something wonderful. Ezra embraced me—squeezed me tightly—and then let go. “I love you, Sera.” Overwhelmed, I watched her step back and smile shakily. I stood there as she turned and made her way back to the carriage. I didn’t breathe until she was inside. I swallowed thickly, briefly closing my eyes. “I love you, too,” I whispered. (A Shadow in the Ember)
- I loved him. I was in love with him, even though that love had been built on a foundation of lies. I loved him even though there was so much I didn’t know about him. I loved him even though I knew I was a willing pawn to him. (A Kingdom of Flesh and Fire)
- Korku zayıflık değildir. Sadece üstesinden gelmen gereken bir durumun işaretidir. (Tanrı)
- Herkes rahat olabilir. Buraya kargaşa çıkarmaya ya da çatıyı başınıza yıkmaya gelmedim." "Nasıl?" diye mırıldandı Deacon. "Sen nasıl..." "Uzun hikâye ve içimden açıklama yapmak gelmiyor hiç." (Mücadele)
- "Biliyor musun?" Aiden'a meydan okuyan bir bakış fırlattım. "Gidelim. Hadi, Seth. Âşık kavgamıza devam edelim biz." Duvardan ayrılan Seth tek kaşını kaldırdı. "Evet, aşkım, bu kulağa çok hoş geliyor. Hançeri unutma da gözümü oyabilesin" (Safkan)
- Aiden boğuk bir kahkaha atıp Alex'e baktı. Alex ona güven telkin eden bir gülümsemeyle karşılık verdi. İkisinin hemfikir oldukları belliydi. Zihinleri ve ruhları birbirine bağlıymış gibi. (Güç)
- “I need you,” he groaned against my lips. “I need you, Poppy.”“You have me,” I told him, echoing the words I’d said to him once before. Now, they felt like an unbreakable vow. “Always.” “Always,” he repeated. (The Crown of Gilded Bones)
Yorumlar
0 yorum