Kitap Künyesi
Yazar: Sunay Akın
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası
İSBN: 9789944887526
Sayfa Sayısı: 235
--reklam--
Ay Hırsızı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sunay Akın yeni kitabı Ay Hırsızı'nda gözünü Ay'a dikiyor ve bir arkeoloğun sabrıyla kazıyor insanlığın ortak birikiminin üzerine çöken tozu toprağı... Ortaya çıkardığı bilgiyi şair duyarlığıyla ilmek ilmek dokuyor ve okurunu hayrete düşürecek öyküler bir bir diziliyor karşımıza. Cervantes ve Mimar Sinan hangi caminin inşaatında buluştu?.. Enver Paşa'nın uçağı kaç kez düştü?.. Piri Reis'in haritası Topkapı Sarayı'nda nasıl bulundu?.. İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçen Attila Hülagü'nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro Ağa'nın Amerika seferi... Atatürk neden hiç uçağa binmedi?..
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Ay Hırsızı Alıntıları - Sözleri
- “Yıldızları tutukla geceden, at hapse ve yok et... Sonra başını kaldır ve yukarıya bak... Ne kaldı geriye?”
- Bir toplum, altınları için bankalar yapıyor ama hayallerini bir çatı altında toplayacak müzeler kuramıyorsa, siyasetçileri, ekonomist leri istediği kadar konuşsun, yoksullaşıyor demektir.
- Bir toplum, altınları için bankalar yapıyor ama hayallerini bir çatı altında toplayacak müzeler kuramıyorsa, siyasetçileri, ekonomistleri istediği kadar konuşsun, yoksullaşıyor demektir.
- Ve bilmezdim Annemin yaşantısındaki Renkliliğin sadece Raflara dizili Kavanozların içindeki Reçeller olduğunu
- “Çocukluğumda Tanrı’ya her gece bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Baktım böyle olmuyor, ben de tuttum bir bisiklet çaldım ve geceleri Tanrı’ya beni affetmesi için dua etmeye başladım!..
- Bazen başını alıp gidebilecek kadar cesur, bazense kalıp her şeye göz yumacak kadar yürekli olmalısın.
- Bilim ve sanat toplumlar için bir kuşun iki kanadı gibidirler. Bu iki kanadı kullanan toplumlar uçarlar ve özgür olurlar. Kullanamayanlar ise tavuğa dönüşürler. Tavuk toplumlar birileri önüne yem atsın diye bekler. Uçamayan, kanatları körleşen toplumlar önüne atılan yemleri kafaları önde gagalamak için uğraşırlarken, arkalarından yumurtaları alınır!
- Gece, gökyüzünün kazanını dolduran Ay ve yıldızlar, insanın hayallerini ve yaratıcılığını kışkırtan altınlar gibi dirler. Uygarlık tarihinde asıl zenginlik dünyadaki değil, gökyüzündeki altınları toplayabilmektir. Bir toplum, altınları için bankalar yapıyor ama hayallerini bir çatı altında toplayacak müzeler kuramıyorsa, siyasetçileri, ekonomistleri istediği kadar konuşsun, yoksullaşıyor demektir.
- Dünyanın en güzel, en estetik bayraklarından birine sahibiz. Bayrağımızın üstünde Ay resmi var ama Ay'da bayrağımızla fotoğraf çektiren bir bilim insanımızı göremiyoruz. Çünkü biz, hayatta tek doğru yol olan bilimin yolunun çok uzağında yürütülüyoruz.
- Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var; hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendi kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinme benim için.
- Göl suyun belleğidir oysa. Dünyanın oluşumunda başrol oynayan suyun müzesi göllerdir...
- Gece, gökyüzünün kazanını dolduran Ay ve yıldızlar, insanın hayallerini ve yaratıcılığını kışkırtan altınlar gibidirler. Uygarlık tarihinde asıl zenginlik dünyadaki değil, gökyüzündeki altınları toplayabilmektedir. Bir toplum, altınları için bankalar yapıyor ama hayallerini bir çatı altında toplayacak müzeler kuramıyorsa, siyasetçileri, ekonomistleri istediği kadar konuşsun, yoksullaşıyor demektir.
- Futbol kalesi de üç direkle kurulur, idam sehpası da... Kaybedilen bir maçın suçlusu bellidir: Kaleci Hakem bitiş düdüğünü çalınca, tribündeki bakışlar daha ceza alanından dışarı çıkmadan idam ederler, sırtında "1" numaralı formayı taşıyan oyuncuyu. Ne trajedidir ki, Adnan Menderes, "1" numaralı adam olarak, hayatında bir kalecinin de, bir siyasetçinin de en kötü ve en hüzünlü anlarını yaşamıştır.
- Ne diyor hayatı roman değil, şiir olan Şensoy Usta: "Duvardaki resmin duvar durdukça duracak orada..."
- Mektuplar, tarihin gökyüzü haritasıdır.
--reklam--
Ay Hırsızı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İncelemem: Sunay Akın’ın bilgilendirici hikayelerinden oluşan kitabı Ay Hırsızı, herkesin okuması gereken sürükleyici bir kitap. Kitabın konusu Sunay Akın’ın, ünlü şairlerimizin ve dünya çapındaki tanınmış başarılı insanların astronomi ve uzaya olan merakını anlatmaktadır. Atatürk’ten başlayarak Ergün Günçe’ye kadar birçok örnek vardır bu kitapta. Uzayla ilgili şiirlerden tutun da, uzaya giden astronotlara ve onların yaşadığı olaylara kadar birçok ilgi çekici konu bulunmakta. Bölüm sonlarında da kendi milletimizin uzay konusunda köklü bir geçmişi olmasına rağmen henüz gerçekleşen bir icraati olamayışına da yakınmıştır. Çok keyifliydi okuması. Tavsiye ederim... (Emine)
Sunay Akın'la Ay'a yolculuk..: Birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda yaşanan olaylar, Sunay Akın'ın samimi ve şiirsel anlatımıyla bize aktarılmış. 'Ay'a yolculuk' ana teması etrafında kitapta; ay, uzay, uçak konuları işlenmiş. Anlatılanlar tarihe detaylı bir bakışla elde edilen bilgilerden oluşuyor. Cervantes ve Mimar Sinan hangi cami inşasında buluştu? Enver Paşa'nın uçağı kaç kez düştü? Pirî Reis'in haritası Topkapı Sarayı'nda nasıl bulundu? İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçen Attila Hülagü'nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro Ağa'nın Amerika seferi.. Atatürk neden hiç uçağa binmedi? Tarihimizde ilklere imza atan pilotumuz Vecihi Hürkuş gibi birbirinden ilginç araştırma yazılarından oluşan bir kitap. Sunay Akın için tam bir ayrıntı ustası diyebiliriz. Anlatırken güldürür, şaşırtmayı sever, hayata başka pencereden de bakılacağını gösterir. Denemelerinde sohbet tarzı bir üslûbu vardır. Bu anlatımı da okumayı kolaylaştırıyor. Sanki yazarla bir çay eşliğinde oturmuş sohbet eder gibi.. Öylesine sıcak ve samimi bir dil kullanıyor. Rahat bir şekilde okuyabileceğiniz bir kitap. Sunay Akın zaman zaman programlarını izlediğim birikimli bir insan. Anlatımı hem merak uyandırıcı hem cezbedici. Sunay Akın denince, aklıma ilk onun şairliği ve oyuncak müzesi geliyor. Bir çocuk için oyuncak ne anlama geliyor peki? Oyuncak, bir çocuğu oyalayan bir araç olmaktan öte, onun hayal gücüne katkı sağlayan, ufkunu genişleten bir nesnedir. Hele ki çağımızda çocuklara oyalansın diye ellerine tutuşturulan tablet ve akıllı telefonlar bir oyuncak olmasa da ilgisiz bir aileler için çocuğa oyuncak niyetine sunuluyor. Pedagoglar ve öğretmenler uyarsa da ebeveynlerin işine geliyor bu durum. Ve göz göre göre çocukların geleceklerine zarar veriliyor. İşte Sunay Akın kitapta oyuncakların önemine dikkat çekmiş. Hattâ kimi yerlerde tarihe şahitlik eden bazı oyuncaklara yer vermiş. Müzelerin öneminden bahsetmiştir. ''Belleğini önemseyen, güçlendiren, geleceği için müzeler yani bilgi mâbetleri kuran bir toplum mehtâba çıkar.'' demiştir. Yalnız, kitabı okurken benim gibi olayları araştırma duygusuna kapılabilirsiniz. Sayfaların aralarına serpiştirilen ay, uçak temalı şiirlerle desteklenmiş. 'Ay'a İlk İnsanı Biz Gizledik' bölümünde daha insanoğlu Ay'a çıkmadan biz Türklerin bu hayallere ve kapasiteye sahip olduğumuza, ancak bilimin yolunu tıkayan insanlar yüzünden Ay'da ayyıldızlı bayrağımızla fotoğrafımız olmadığına haklı bir serzenişte bulunur Akın. Doğrudur, ne yazık ki etrafımızdaki insanların hayalleri yıkmak gibi, 'yapamazsın, sana mı kaldı' gibi söylemlerle hayallerden vazgeçirme gibi meziyetleri var. Böyle olunca da hayaller daha kıvılcımlanmadan sönüyor maalesef. Hayallerinizi söndürmelerine izin vermeyin; yıkıldı mı yenisini, daha güzelini kurmak bizim elimizde. Hayat çabalamaya değer. Kitapla ve sevgiyle kalın. (Müverrihe)
Ay'a Yolculuk Garantili Kitap: Bu kitap sayesinde Sunay Akın'la gökyüzüne bir yolculuk daha yapıp geldim. 'Daha' diyorum çünkü 2019 yılında Stuttgart seferinde denk geldik. Uçuşun son safhalarına doğru arka galleyde bir fotoğrafımız da oldu. O zamanlar yalnızca bir kitabını okumuştum. Kendisinin yaşanmışlıkları böylesi güzel hikayeleştirip, okuyucularına sunmasını çok seviyorum. Hikayeleri okuyucusunu içine çekerek misafir ediyor, kendinden bir parça bulunca da insanın ayrılası gelmiyor. Bu kitaptaki en sevdiğim hikayeler şunlar oldu: Van Gogh ve Ay Yıldız, Cervantes İstanbul'da, Atatürk Neden Hiç Uçağa Binmedi?, Ay Işığı Altında Afrika, Aşiyan'a Çakılan Uçak... Mezar taşındaki uçağın bir kanadında doğduğu, bir diğerindeyse hayatını kaybettiği tarih yazılı olan, değerli meslektaşım Rona Altınay'ın hikayesinde beni çok etkileyen cümle: "Kanatların oyun oynamak isteyen çocukların kırdığı, uçak şeklindeki bir mezar taşı..." Keyifli okumalar dilerim. (ÖZLEM AYDIN)
--reklam--
Ay Hırsızı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sunay Akın - Ay Hırsızı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ay Hırsızı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sunay Akın Kimdir?
Şükrü Sunay Akın (d. 12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.
12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu.
İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler.
1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü'nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler şiiri ile kazandı.
Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir.
23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.
TRT 2 ve CNN Türk'te "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan ve bunlara katkıda bulunan Sunay Akın, TV8'de de "Gezgin Korkuluk" ve "Mahya Işıkları" adlı programları hazırlayıp sundu.
Yaşam Radyo, Radyo Kent ve Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretim görevlisi olarak ders verdi.[5] Atv'de Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve Nebil Özgentürk ile birlikte "Yaşamdan Dakikalar"da yer aldı. Skyturk360'ta "Hayat Deyince" programını sunmuştur.
--reklam--
Sunay Akın Kitapları - Eserleri
- Bir Çift Ayakkabı
- Geyikli Park
- Antik Acılar
- Ay Hırsızı
- İstanbul'da Bir Zürafa
- Kız Kulesi'ndeki Kızılderili
- Kırdığımız Oyuncaklar
- İstanbul'un Nazım Planı
- Onlar Hep Oradaydı
- Kalede 1 Başına
- Önce Çocuklar ve Kadınlar
- Tuncay Terzihanesi
- Ayçöreği ve Denizyıldızı
- Hayal Kahramanları
- Kule Canbazı
- Aslanlı Yol
- Kaza Süsü
- Makiler
- 62 Tavşanı
- Şiirli Yastık
- Çorap Kaçığı
- Şiir Cumhuriyeti
- Kırılan Canlar
- Veşaire...Veşaire...
- Şairler Matinesi
--reklam--
Sunay Akın Alıntıları - Sözleri
- "Çocukluklarını bütün bütün kaybedenler, bir daha çiçek açmak gücü bütün bütün yok olan kurumuş ağaç gibidirler. Tahtalarından maroken koltukları iskelet de yapılabilir, sobaya odun da olabilirler. Ancak bir damlacık çiçek vermezler bir daha!.." (Hayal Kahramanları)
- At eyersiz, insan eğersiz güzeldir. (İstanbul'da Bir Zürafa)
- “Merdiven çıkarken bir başkasının önüne geçmek,uğursuzluktur.Merdiven altından geçmeye kalkışmak da öyle.Bunun nedeni,merdivenlerin Tanrılara uzanan yollar olduğu inancıdır.” (Tuncay Terzihanesi)
- Anadolu'yu sömürüden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk'ün "manevi mirasım" dediği bilim ve sanatın yolundan yürüyen beyaz kukuletalılar ile devrimlerini yok etmeye çalışan uzun boylu Gargamel arasındaki serüven Cumhuriyet tarihinde de devam etmektedir. (Hayal Kahramanları)
- “Bir müzik şövalyesidir her sokak çalgıcısı…İşsizliği,açlığı herkesin gözü önünde düelloya davet eden birer müzik şövalyesi!…” (Tuncay Terzihanesi)
- "Önünüz karanlık, farlarınızı yakınız." (Onlar Hep Oradaydı)
--reklam--
- "Bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. Mücadeleden yılmak yok." Mustafa Kemal Atatürk (Şiirli Yastık)
- Hepimiz üşüyorduk... (Şiir Cumhuriyeti)
- Ters düşmesin diye yaşamın gerçeklerine şair olmasını istemez çocuğunun kitabı yalnızca başucunda masal okumak için eline alan bir anne (Çorap Kaçığı)
- Kadından şair olamayacağını iddia edenler, ilk aşk şiirinin bir kadın tarafından yazıldığını elbette bilmezler. (İstanbul'un Nazım Planı)
- Eşit olmadığı Söylenir insanların Aynı boyda olmayan Beş parmağı Gibi bir elin Oysa uzanır Nice yorgun Emekçinin dudağı Su dolu Avucuma Elimin Eşit olmayan Beş parmağının ucunu Getirince Biraraya (Şiir Cumhuriyeti)
- Artık dağdan dağa kaçmak istemiyorum; büyük bir antlaşma yapmak istiyorum. Taşlar eriyinceye dek tutacağım sözümü. (Kız Kulesi'ndeki Kızılderili)
- Aşırı derecede miyop olan ve gözlüğünü çıkardığı zaman "ileriyi" göremeyen Fenerbahçeli Orhan Menemencioğlu'nun lakabı "Vallah" idi. Vallah Orhan, ilk gece maçında sahaya çıkarken arkadaşlarını uyarır: "Topu bana atarken seslenin..." Kendisine pas atan arkadaşları "Orhaaan" diye bağırırken, sahada Adana şivesiyle şu ses duyulur: "Nirde?.. Nirde?.." (Ayçöreği ve Denizyıldızı)
--reklam--
- Değiştirilmesi önerilen ülke bayrağı Amerika Birleşik Devletleri'ninkidir. Değişimi öneren de ünlü romancı Mark Twain'den başkası değildir. Yazar şunları söyler: "Bayraktaki beyaz çizgileri siyaha boyayalım. Yıldızların yerine de kurukafa ile çapraz kemik amblemi koyalım." (Ayçöreği ve Denizyıldızı)
- Neden mi, onlara "Atatürk düşmanı" demeyeceğiz? Çünkü onlar Atatürk'ün düşmanı bile olamazlar! (Şiirli Yastık)
- Oyuncakları onun Yırtık kutuları Sarı hıyarları Ve küçük patlicanlardı. (Kırdığımız Oyuncaklar)
- Yoksul bir çocuk görsem Yağmur altında üşüyen Köprü olmak geçer Hiç değilse İçimden (Makiler)
- Heinrich Bünting'in Asya haritasında dikkatle bakmamız gereken yer, "Küçük Asya" olarak tanıttığı Anadolu'dur. Bu toprak parçasından gözümüzü ayıramayaşımızın nedeni Anadolu'nun Pegasus'un başı olarak çizilmesidir. Bu benzetme akılları elbette Nâzım Hikmet'in ünlü dizelerini getirir: Dört nala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan Bu memleket Bizim (Hayal Kahramanları)
- "Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin İstiklal." 'Benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim ve en beğendiğim vecizeler işte bunlardır.' Mustafa Kemal Atatürk (Geyikli Park)
- Gitme kal demeni bekliyorum ama yalnızca rüzgar çekiştiriyor atkımı (62 Tavşanı)
Yorumlar
0 yorum