Kitap Künyesi
Yazar: Cihan Aktaş
Yayın Evi: İz Yayıncılık
İSBN: 9789753559478
Sayfa Sayısı: 159
--reklam--
Ayak İzlerinde Uğultu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Cihan Aktaş yeni öyküleri ile yeniden okurun karşısında. Ayak İzlerinde Uğultu adı altında toplanan öykülerin ortak yanı, kalmakla gitmek, mekânla mekânsızlık, gitmekle kalmak, aşina olunanla yabancı olunan, ertelenen dönme düşüncesi, evin eşiğinde bekletilmek, mültecilik, umutlar, göçmenlik, kırgınlıklar, ve elbette keşfetmenin tedirginliği… Öyküler çok farklı seslere; yakındaki dünyalara, uzak diyarlara ait, fakat yeterince duyulmayan seslere başka dünya hayallerine kulak veriyor. Sınırlar ve sınırsızlığın imkânı arasında dönüp dolaşan kurgunun içinde bir yerde, birkaç yerde ister istemez bu duygular/durumlar anlatının içinden çıkıverir. Öyküleri okurken mutlaka sınıra ilişkin bir şeyler duyacaksınız. Anlaşılan o ki sınır kavramı Cihan Aktaş'ın öykülerinde hep vardı ve var olmaya devam edecek.
--reklam--
Ayak İzlerinde Uğultu Alıntıları - Sözleri
- Okyanusun ötelerinde annem, elimi uzatsam tutamayacağım yerde değil. Üstelik bana hızla kendine benzeme ödevini yükledi giderken, aynada görüyorum. Sebebini bilmediğim bir aceleyle yetiştirmeye çalışıyorum üzerime düşen ödevi. Yüz çizgilerime yerleşiyor, bedenimi esir alıyor annem ve bir kafesten kurtulma hırsı uyandırıyor içimde.(...) Kalbim ince ince sızlıyor, hasrete benzer bir duygu yüzünden:biri beni buralarda tutacak kadar çok sevmeli.
- Birine güven duymamak için sebepler bulabiliyor insan, arada aşk yoksa.
- Tertipli düzenli olmak bir çaba ister.
- İnsan kendi evinde her şeyi konuşur.
- Üç yıl sokakta gülmek yasak bana.
- Dünyadaki en büyük varlığı olduğunuzu söyleyen kişiye yetmemeye başladığınızı anladığınız bir an geliyor..
- Bir gürültü patırtı, koşuşturma içinde insan kendi haline terk ettiği ülkülerini düşünmeye daha az fırsat buluyor.
- Okyanusun ötelerinde annem, elimi uzatsam tutamayacağım yerde değil. Üstelik bana hızla kendine benzeme ödevini yükledi giderken, aynada görüyorum. Sebebini bilmediğim bir aceleyle yetiştirmeye çalışıyorum üzerime düşen ödevi. Yüz çizgilerime yerleşiyor, bedenimi esir alıyor annem ve bir kafesten kurtulma hırsı uyandırıyor içimde.(...) Kalbim ince ince sızlıyor, hasrete benzer bir duygu yüzünden:biri beni buralarda tutacak kadar çok sevmeli.
- Nasıl emin olabilir ki insan, birbirini sevdiğini söyleyen bir çiftin duygularının sahiciliği konusunda..
- Gürültü çıkartarak sürdürüyor hazırlığını. Yaydığı seslerin dikkatimi çekmeye dönük olduğunu düşünüyorum, tepki göstermemi bekliyor ki ne kadar haklı sebepleri olduğunu bir kez daha haykırsın. Susmayı tercih ediyorum çoğu zaman, ne söylersem söyleyeyim o haklı olacak, benim itirazlarım ise bayat ve klişe olarak dalgalanmayı bir kez daha hak edecekler.
- Birine güven duymamak için sebepler bulabiliyor insan.
- Benim anne-baba ocağının yumoş kokusunu bile özlediğim vatanımda toplumsal saygınlığı, itibarı olan bir eşin yoksa, insan sınıfından sayılmıyorsun.
- Gözlerime bir rahibenin bakışı oturduğu oturacak.Yaprakları saymaya devam ettim, aklımda hiç gerçek olmayabilecekmiş gelen nişanlım, eşim, can yoldaşım.Bir rahibe olmak istemiyorum.Bir yaprak, bir yaprak daha; hayata tutunmayı sağlayacak sayısız sebep.
- Kalabalığa ilişmemeye çalışarak uzattım yolumu.
- Herkes bisikletli, kaldırımlara bile çıkıyorlar bisikletle.
--reklam--
Ayak İzlerinde Uğultu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap 12 öyküden oluşuyor. Her bir öyküde ayrı bir yaşanmışlık var. Öykülerin ortak özelliği mültecilik bazen ayrılık. Ve tabi zor hayat şartları.. Öyküler gercek hayattan alınmış kesitler gibi çıkıyor karşımıza. Oldukça gerçekçi ve samimi bir dille anlatılmış. İçlerinden en sevdiğim öykü Japon Resmi adlı öykü oldu . Çünkü diğerlerine göre daha mutlu insanlar vardı içerisinde .. ;) Lisans tezimi Cihan Aktaş’ın öykülerinde gündelik hayat seçtiğim için şanslı olduğumu hissediyorum öykülerini okudukça .. (Hazan)
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Dili akıcı ve sade. Kitap birbirinden güzel oniki öyküden oluşuyor. Sıkılmadan okuyabileceğiniz güzel bir kitap. Öykü seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz. (Güler Bilkay Aygün)
--reklam--
Ayak İzlerinde Uğultu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cihan Aktaş - Ayak İzlerinde Uğultu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ayak İzlerinde Uğultu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cihan Aktaş Kimdir?
Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.
--reklam--
Cihan Aktaş Kitapları - Eserleri
- Üç İhtilal Çocuğu
- Hz. Zeyneb
- Bana Uzun Mektuplar Yaz
- Kızım Olsan Bilirdin
- Hz. Fatıma
- Duvarsız Odalar
- Bacıdan Bayana
- Suya Düşen Dantel
- Son Büyülü Günler
- Ayak İzlerinde Uğultu
- Halama Benzediğim İçin
- Kusursuz Piknik
- Şark'ın Şiiri: İran Sineması
- Fotoğrafta Ayrı Duran
- Acı Çekmiş Yüzünde
- Sistem İçinde Kadın
- Şirin'in Düğünü
- Ağzı Var, Dili Yok Şehrazat
- Azize'nin Son Günü
- Seni Dinleyen Biri
- Kılık - Kıyafet ve İktidar
- İslamcılık
- Şehir Tutulması
- Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği
- Şair ve Gecekuşu
- Unutulmayan
- Bir Hayat Tarzı Eleştirisi: İslamcılık
- Turuncu Günler
- Sınıra Yakın
- Mahremiyetin Tükenişi
- Türbanın Yeniden İcadı
- Kardeşliğin Dili
- Tesettür ve Toplum
- Hayallerin Ötesi
- Hatırladığım Filmler
- Kadının Serüveni
- Dünün Devrimcileri Bugünün Reformistleri
- Vahiy Sürecinde Kadın
- Yakın Yabancı
- İktidar Parantezi
- Veda Hutbesi İnsanın Temel Hakları
- Seattle Günlüğü
- Pakistan Dosyası
- Rüzgarla İyi Geçinmek: Esenler'in Kuruluşu
--reklam--
Cihan Aktaş Alıntıları - Sözleri
- Y a Ümmü Gülsüm? O, Hz. Ali ve Fatıma’- nm ikinci kızlan ve Allah Resulünün öpüp kok- ladığı bir yavru... Küçük yaşta diğer kardeşleri gibi anasını ve dedesini yitiren bu küçük kız, babasının denetiminde büyüdü. (Hz. Fatıma)
- “İlk tanıdığı insana hemen güvenip içinde ne varsa dökmek gibi onu hep belalara sürükleyen bir huyu vardı.” (Acı Çekmiş Yüzünde)
- Mahalle aslında aileden kamuya öğretici bir geçiş rolü üstlenen "sıcak kamu" alanı. (Şehir Tutulması)
- “Bir zamanlar düşler, ümitler, sunulmayı bekleyen sevgiler vardı. Geçmiş diye bir zaman yoktu, her şey gelecekti bir zamanlar. Geleceğin renkleri canlı, pırıl pırıldı. O zamanlar...” (Üç İhtilal Çocuğu)
- Konuşmak istediği, kendisini anlayabilecek, kendisine destek verebilecek birinin özlemi içinde. (Üç İhtilal Çocuğu)
- "Icsellestirilmemis, şekilde kalan bir dindarlıkla veya dini fanatizmle ruhsal iflas arasındaki mesafe çok kısadır. Ne kadar ilkelerimize bağlı olduğumuzu söylersek söyleyelim, bu bağlılığın sahiciligi ancak, ilkelerimizin sınandığı seçim ve karar anlarında anlaşılacaktır. (Bacıdan Bayana)
- Gerçek insanlar tanımak istiyorum, diye haykırmış babasının yüzüne; bunu duymuştum. (Duvarsız Odalar)
- "Çok çok oku, senin süsün okuduğun kitaplar olsun," diyor babam... (Son Büyülü Günler)
- “İran sineması ile ilgili bilinçli bir cehaletin sürüldüğü görüşü yaygındır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
- Kadının örtünmesi, cinsi içgüdünün tahrikine, kışkırtılmasına meydan vermeyen bir korunma biçimidir ve örtülü bir kadının toplumsal katılımı, gerçekçi bir gözle bakılacak olursa, daha çok yararlı olacaktır insanlığa (Sistem İçinde Kadın)
- Bu dünyada kurduğu hayallere tamamen kavuşan insan var mıdır bilmiyorum. (Şair ve Gecekuşu)
- Dünyevileşme ve mahremiyetin yitimiyle aşk da anlam kaybına uğramıştır. (Mahremiyetin Tükenişi)
- Örtülü Üniveriste Mezunları adına da Dr. Aysel Çelikkol Sadi Irmak'a şöyle yazmıştı: .... Şuna emin olmanızı isteriz ki, Türk halkı kızının " imanla yaşamak mı?" yoksa "tahsil mi?" tercihine mecbur tutulmazsa, ilmin kadın ve erkek her Müslüman'a farz olduğu bilinci içinde yavrusunu okutacak, yurdumuzda tek cahil fert kalmayacaktır. (Türbanın Yeniden İcadı)
- '...büyük hayaller kurmadığı için mutlu olmayı başarmış bir adam, diye düşündü.' (Son Büyülü Günler)
- "...korkunçtu hayat... Gelecek ne, belirsizdi. Ürperdi; insan yükü ağır olur, derdi annesi hep. Başkalarına muhtaç, sığıntı, göze diken olan yaşlı bir kadın olarak yaşmak düşüncesi bile böyle ağırken ne zordu kim bilir?" (Acı Çekmiş Yüzünde)
- Birine kendini sevdirip sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada. (Duvarsız Odalar)
- Ulaşılması zor, yasak, yanlış bir yerde duruyordun. (Son Büyülü Günler)
- Gelecek kuşaklara daha hafif binalar ve şehirler borçluyuz. (Şehir Tutulması)
- Kadını çalışma hayatına zorlayan sistem, bununla birlikte gerekli hizmetleri vermediği için; çalışma hayatı Türkiyeli kadınların ekseriyeti için yorucu ve yıpratıcı, para kazanmak ve emekli olmak üzere katlanılan bir yük, bir çile anlamına geliyor. (Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği)
- “Haram yemek tatlıdır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
Yorumlar
0 yorum