Kitap Künyesi
Yazar: Mustafa Ulusoy
Yayın Evi: Kapı Yayınları
İSBN: 9786054683925
Sayfa Sayısı: 325
--reklam--
Aynalar Koridorunda Aşk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aynalar Koridorunda Aşk, romanın vaatlerini genişletiyor.
Ateşe pervane ruhlar, daha ne kadar kül olmadan aynalar koridorunda yürür? Kendi varlığımızın labirentinde kaybolmuşken, kim bize çıkışı gösterir? Bir başkasının dünyasında var olma çabası, bir çift göz bebeğinde yansıma arzusu, bizi nerelere sürükler?
Elimizi tutacak bir el arıyoruz ümitsizce, o el bizi ne kadar taşıyabilir?
Aradığımız cevap, çoğu zaman sormayı en son düşündüğümüz kişide gizlidir. O kişi kim?
Dr. Mavi, bir psikiyatrist. Beyaz, yaşlı bir yaşam. Kırmızı, Sarı ve Gri, ruhumuzdaki acıların farklı renkleri.
Mustafa Ulusoy her birimizin ruhunun röntgenini çekiyor. Bize, bizim sorunlarımıza, kalp kırıklıklarımıza, çıkmazlarımıza, çaresizliğimize, isyanımıza, arzularımıza, ruhumuza dokunuyor. Yürekten gelen ve içimize akan satırlarda, bu dünyada insan olarak var olmanın bedelini sorguluyor.
Aynalar Koridorunda Aşk'ı okuyunca aşka dair ne kadar az şey bildiğinizi keşfedecek ve soracaksınız: "Bir insan bir başkasının kalbini doldurabilir mi?"
Bu roman aşkı kaybedip kendini bulanların hikâyesidir.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Aynalar Koridorunda Aşk Alıntıları - Sözleri
- Hayat akıp gidiyordu.Nesnelerin akıp gitmesi,değişmesi ve hâlden hâle dönüşmesiyle zaman dediğimiz varlık ortaya çıkıyordu.
- Kimsenin hayatı bir ömür boyu güllük gülistanlık gitmez . Her çocuk büyür ve yaşlanır . Tok olan acıkır. Her zincir kopar. Her gündüz kararır . Her yolun bir sonu vardır .
- Aşk içinde barındırdığı kaybetme korkusuyla kişiyi şüpheci eder, endişe dehlizine daldırır çıkarır. Çünkü aşkı aşk yapan karşılık beklentisidir.
- Aşk acı çekmektir. Bu kadar masum bir duygu, an olur insanın en temel acı kaynaklarından biri haline gelir. Aşkı taşımak zordur. Aşk sadece yoğun bir sevgi değildir, aşk karşılıksız yapamayan yoğun bir sevgi halidir çünkü.
- Hayat ne güzeldi..
- Her parıltı bir gün kaybolur. Hayat böyle kurgulanmıştır.
- Hikmetli bir yoruma tabi tutulan hatıralar, artık kıymık gibi insanın hafızasını rahatsız etmiyor. İnsanın kendini değiştirmesinin bir yolu da budur; zihnindeki imgelerin anlamını değiştirmek.
- Hayatta insana en çok sıkıntı veren kendi “ben”idir. İnsanların sorunları “ben”inin kendisiyle ilişkisinden kaynaklanıyorsa, o derdin devasını da başka yerde bulamaz.
- Hayatta en mutsuz insanlar, mutlu olmak için çılgınca uğraşanlarlardır
--reklam--
Aynalar Koridorunda Aşk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnsanın aradığı cevap nerededir? Kimdedir? Aranılan tüm cevaplar soruyu sorandadır aslında. Ama insanlar soruların cevabını hep başka kapılarda arar. Soruyu soran cevabın kendi içinde olduğunu bilse cevap hayatına daha hâkim olmaz mı? Zira başkasına sorulan sorunun cevabı, yine başkasına anlatılan bilgi kadarıyla sınırlı olduğundandır ki, bu da cevabın genişlik alanını daraltır. Neden soruyla başladım? Soru, yaşamın temel gâyesidir. Soru varsa ilerleme, soru varsa düşünme vardır? Mesela "Aşk nedir?" sorusu... Felsefe, psikoloji, mantık, din, edebiyat, bilim... Her alan bu sorunun peşinde. Peki gerçekten de aşk nedir? Dön ve sor kalbine aşk nedir? Aynalar Koridorunda Aşk, soruları itibariyle insan hayatına psikolojik bir bakış sunuyor. Tahliller yapıyor, aslında hepimiz kendimiz için tahliller buluyoruz kitapta. Çünkü bahsedilen sorunlar, sorulan sorular sadece kitapta adı geçenlerin değil, toplumun soruları, sorunları. Örnek veriyorum: "İnsanların sevmek gibi bir dertleri yoktu, sadece sevilmek istiyorlardı (81. sf)." Bu bir şahsın sorunu mıdır, toplumun sorunu mu? Bunca acımasızca kadın cinayetlerinin aslî sebebi bu değil mi? Kitaptaki kahramanların isimleri renklerden oluşuyor. Renkler bir anlamdır. Renklerin kişilik üzerindeki etkileri vardır. Sayıların ya da harflerin de böyle özel anlamlar içerdiğine inanılır. Kitap ana teması itibariyle öz değerden bahsediyor. Bu ne demektir? Ben kavramı -içinde kibir barındırmadan- yaratıcının muhatap kılıp yaratması itibariyle biriciktir, özeldir. Varlık olarak ben kavramı başka varlıklara ihtiyaç duymadan da değerlidir. Diğer varlıklarla (insanlar, diğer canlılar ya da eşya) insan değeri katmerlenir, ancak insanın değeri bunlarla beraber vardır anlayışı doğru değildir. "İnsanın en değerli varlığı kendisiydi (5. sf)." İnsan kendi öz varlığını sevdiği müddetçe etrafına, eşyaya karşı daha sevgi dolu, daha merhametli yaklaşır. "Değerli olduğunu hissedemeyen biri gerçekten sevemez, daima sevilmek ister. (81. sf)" Değer yargısının farkında olmayan insan dış dünyaya muhtaçtır. İhtiyaç duymak ile muhtaç olmak arasında ince bir çizgi vardır. Değerine değer katmak için bir insana ya da şeye ihtiyaç duyabilir insan. Okuyan birinin kitaba ihtiyaç duyması gibi. "Birinin beni anlamasına öyle çok ihtiyacım var ki. (55. sf)" Bu da yazarın ihtiyaca verdiği örnek. Ezcümle; bu eser, özü itibariyle bizi bize anlatmakta. Öğüt vermek yerine hikâye etmiş söylenecekleri yazar. Farkında mısınız? Hayatımız, hayatın farkına varmadan bitiyor. Bize her fırsatta bunu fark ettiriyor ve biz bunu görmezden geliyoruz, çokça ömrümüz varmış gibi! Özümüze ne zaman ulaşacağız? Ne vakit değerimizin farkına varıp tarlalarımızdan pişmanlık biçmeyi sonlandıracağız? (Öğretmenden Notlar)
Psikolojik bir kitap okumak için lisede edebiyat hocamın hızla kitap isimlerini sayarken not aldığım bir kitap. Bir hevesle başlayıp o başlığa gelene dek her şey mükemmeldi. Bir okyanustan ne kadar su taşıyabilirim merakı ile çekiyordum içinde ki değerleri normları. Sonrasında malum başlık.. Bu burada neden var diye sorgulama ve zorla hemen bitirmek için uğraşlarım.. (Zeynep)
--reklam--
Aynalar Koridorunda Aşk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mustafa Ulusoy - Aynalar Koridorunda Aşk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aynalar Koridorunda Aşk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mustafa Ulusoy Kimdir?
1965 yılında Sungurlu'da doğdu.
Temel eğitimini Sungurlu'da, lise öğrenimini Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde tamamladı.
1982'de girdiği İÜ Çapa Tıp Fakültesini 1988' de bitirdi.
1993 yılında psikiyatri uzmanı oldu.
1999 yılından beri, kendi ofisinde terapilerini sürdürmektedir. Mustafa Ulusoy'un temel çalışma alanı Kognitif ve Varoluşçu Psikoterapilerdir.
Çeşitli dergilerde deneme yazıları yayınlanan Ulusoy'un ulusal ve uluslararası kongrelere sunduğu, özellikle kognitif psikoterapiyle ilgili bir dizi mesleki çalışması vardır. Ülke içinde ve dışında, psikiyatri dergilerinde makaleleri yayınlanmıştır.
Nietzsche ve Babaannem ve Yakınlık adlı iki deneme kitabının, Ay Terapisi isimli öykü kitabının ve aşk konusunda farklı açılımlarıyla adından söz ettiren insanın temel acıları üçlemesinin ilki Aynalar Koridorunda Aşk isimli romanın yazarıdır. Mustafa Ulusoy'un insanın temel acıları üçlemesinin ikincisi olan Giderken Bana Bir Şeyler Söyle isimli romanı ise yazarın halen yayınlanmış son kitabıdır.
Ulusoy editörlüğünü İbrahim Abu-Rabi'nin yaptığı ve Suny Press (State University of New York Press) tarafından Amerikada ingilizce olarak yayınlanan "Spiritual Dimensions of Bediuzzaman Said Nursi's Risale-i Nur" adlı kitabın yazarlarından biridir.
Fotoğrafçılığa ve sinemaya özel ilgisi olan Mustafa Ulusoy TVNET de Film Şeridi isimli programın yapımcılığını ve sunuculuğunu sürdürmektedir. (Film şeridi programının videoları www.tvnet.tv.tr adresinden izlenebilmektedir)
Amerika Psikiyatri Birliği (American Psychiatric Association) uluslar arası üyesidir.
Mustafa Ulusoy, evli ve üç çocuk babasıdır ve İstanbul’da yaşamaktadır.
--reklam--
Mustafa Ulusoy Kitapları - Eserleri
- Aynalar Koridorunda Aşk
- Giderken Bana Bir Şeyler Söyle
- Ay Terapisi
- Nietzsche ve Babaannem
- Yakınlık
- Hayat Apartmanı
- Dünyanın Üç Yüzü
- Evlilikler Yalnızlıklar Umutlar
- Bir Kere Daha Son
--reklam--
Mustafa Ulusoy Alıntıları - Sözleri
- “İnsanın nereye daldığını ve dalıp gittiğinde neler olup bittiğini çözümlediğin zaman, işte o zaman, insanın omuzlarında kaldıramayacak gibi hissettiği yükü de anlamış olacaksın." (Giderken Bana Bir Şeyler Söyle)
- Kalbin , gözlerinin göremediklerini gösterecek sana. (Yakınlık)
- İnsan vermeyi biliyorsa, almayı da bilmeliydi. (Ay Terapisi)
- Pencereyi kapatarak dışarıdan gelen seslere mâni olmuştu. Ya içindeki sesler?. (Hayat Apartmanı)
- Gözü dönmüş hırslarımıza kabirler gösterilmeli. Al işte demeli. Sonun bu. Öfkelerimize kabirler gösterilmeli. Bak işte sen de sağ yanına yatacaksın. Yüzün kıbleye dönük. Endişelerimize kabirler gösterilmeli. Al işte demeli. Neden korkuyorsun hayatta? Başımıza gelmesinden korktuğumuz şeylerin en büyüğü bu ve bu bizim yazgımız. Yazgısını sevmeli insan. Razı olmalı. İncinmiş yanımıza kabirler gösterilmeli. İşte bu. Hepsi bu. İncitenlerin de incinenlerin de sonu. Tüm yaşadıklarımız sağ yanına yatacak. Yüzleri kıbleye dönük. (Dünyanın Üç Yüzü)
- Yüz, duyguların aynasıdır. (Nietzsche ve Babaannem)
- Hikmetli bir yoruma tabi tutulan hatıralar, artık kıymık gibi insanın hafızasını rahatsız etmiyor. İnsanın kendini değiştirmesinin bir yolu da budur; zihnindeki imgelerin anlamını değiştirmek. (Aynalar Koridorunda Aşk)
- Günahlar kadar, günahlara götüren yollar da günahtır. (Yakınlık)
- İnna lillahi ve inna ilahi raciun, dedi. O'ndan geldik, O'na döneceğiz. (Giderken Bana Bir Şeyler Söyle)
- Aşk eğer sırf sevmekse , neden sevilmekle meşgulsün? (Evlilikler Yalnızlıklar Umutlar)
- Şiddetsizlik yaşamın kendisini yok edecek bir edilgenlik ya da eylemsizlik değildir. Said Nursî şiddete başvurmayan bir eylemci, yani şiddetsiz bir eylemcidir. "Eğer kuvvet ile ve hâdise çıkarmak ile muhalefet etsem, husulü meşkûk bir maksad için binler günaha girmek ihtimali var. Birinin yüzünden çoklar belaya düşer. Hem on ihtimalden bir iki ihtimale binaen günahlara girmek, masumları günaha atmak; vicdanım kabul etmiyor," diyen Said Nursî, şiddete ve kine dayalı eylemlerden kaçınır. "Her şeyimi Cenab-ı Hakk'ın tevekkülüne bağlamıştım," derken de, onun tevekkülü, kendisine yapılan tecavüzlere bir eylemsizlik hâli değil, travmatik deneyimlerini bir çözümleme hâlidir. (Bir Kere Daha Son)
- Hayatta en mutsuz insanlar, mutlu olmak için çılgınca uğraşanlarlardır (Aynalar Koridorunda Aşk)
- Ha, başımıza gelmesinden endişelendiğimiz şeyler gerçekleşmez mi? Gerçekleşebilir elbette. O zaman da, Zamanın Bedii'nin yazdığı gibi şöyle demekle mükellefiz: "Ben Mâlikimin hizmetindeyim. Ey musibet! Eğer Onun izin ve rızasıyla geldinse, merhaba, safa geldin. Çünkü elbette bir vakit O'na döneceğiz ve O'nun huzuruna gideceğiz ve O'na müştâkız. Madem herhâlde bir zaman bizi hayatın tekâlifinden âzâd edecektir. Haydi, ey musibet, o terhis ve o azad etmek senin elinle olsun, razıyım." (Bir Kere Daha Son)
- Yolların içinde en aydınlığı kalpten kalbe olandır. Bu yolun adı, bağlanmaktır. (Evlilikler Yalnızlıklar Umutlar)
- Her parıltı bir gün kaybolur. Hayat böyle kurgulanmıştır. (Aynalar Koridorunda Aşk)
- Bu yüzden, başını alıp gitmek her zaman sorunları çözmez. İnsan, kalbini ve kalbindekileri gözden geçirmek için başını alıp gidecekse bunun bir faydası olabilir. Ama uzaklaşıp gitmek sorunlardan kaçınmak içinse işe yaramaz. (Yakınlık)
- Bugün de bizi insan olarak ilgilendirmeyen konulara daldık. Hükümetler kurduk. Hükümetler yıktık. Teoriler ürettik. O sırada duygularımız anbean değişiyordu. Yararsız konuları konuşmaktan sıkılmıştı ruhumuz. Neden sıkıldığımızı bile anlayamadık. Sıkıntımızı dağıtmak için daha çok gaflete daldık. O sırada güneş batıyordu. Bizde ne kendimizin ne de kainatın farkındaydık. (Nietzsche ve Babaannem)
- Her acı taşınabilir,acıyı taşınmaz hale getiren ona razı olmayışımızdır. (Giderken Bana Bir Şeyler Söyle)
- "Hey, dalıp gitme vehim ve vesveseli hayallerine. Önündeki yaprağı küstürme." (Dünyanın Üç Yüzü)
- Ölümü düşünmeye başlamak, dilinin sürekli dolgusu düşmüş bir dişe takılmasına benzer. Diliniz bir takıldı mı asla bırakamazsınız. Onu kurcalamak, çevresinde dönüp durmak zorundasınızdır. Zevkli olduğundan değil, aklınıza takılıp kaldığından ve hiç çıkmadığından. (Giderken Bana Bir Şeyler Söyle)
Yorumlar
0 yorum